Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1 E. 2026/1911 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1
- Karar No
- 2026/1911
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 11.09.2025 SAYISI : 2017/323 E., 2018/24 K.
İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı ... dava dilekçesinde; .......... ilçesi ........ Mahallesinde bulunan tespit harici taşınmaz üzerinde lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile fen bilirkişisi tarafından tanzim edilen 04.12.2013 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 277,45 metrekarelik taşınmazın ev ve bahçe vasfıyla davacı adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.02.2022 tarihli ve 2021/8490 Esas, 2022/825 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş ve karar düzeltme isteminin de Dairemizin 18.10.2022 tarihli ve 2022/3283 Esas, 2022/8202 Karar sayılı ilamıyla reddedilmesi üzerine hüküm aynı tarihte kesinleşmiştir. 3. Bilahare 15.05.2023 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında taşınmaz hakkında 17 52... parsel numarası ile kadastro tutanağı düzenlenmiş ve taşınmaz Hazine adına tespit edilerek davacı lehine muhdesat şerhi verilmiştir. 4. Davacı ... 10.01.2024 tarihli tavzih dilekçesinde; Asliye Hukuk Mahkemesi kararının Tapu Müdürlüğü tarafından infaz edilemediğini belirterek, tescil işlemi için tarafına koordinatlı kroki verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.04.2024 tarihli ek karar ile, davacının tavzih talebinin kabulü ile Mahkemenin 16.01.2018 tarihli ve 2017/323 Esas, 2018/24 Karar sayılı ilamın hüküm fıkrasının 1. numaralı bendinin "... ili ........ ilçesi .......... köyü Köyüstü mevkinde bulunan 07.03.2024 tarihli rapor ekinde tescile esas krokide 17 52... parselin 253.03 metrekarelik kısmı "ev ve bahçesi" vasfıyla davacı adına tapuya tesciline, bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına, şeklinde tavzihine, hükmün diğer bendlerinin aynı şekilde korunmasına," karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 30.04.2024 tarihli ek kararına karşı davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 19.02.2025 tarihli ve 2025/550 Esas, 2025/1302 Karar sayılı ilamıyla "Eldeki uyuşmazlıkta, Asliye Hukuk Mahkemesinin tescil hükmünün kesinleşmesinden sonra taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği ve taşınmazın Hazine adına tescil edildiği, davacının talebinin kendisine koordinatlı kroki verilmesinden ibaret olmasına rağmen hükmün kesinleşmesinden sonra yapılan kadastro sonucu oluşan ada ve parsel numaraları belirtilmek suretiyle kadastro sonucu oluşan hukuki durum gözetilmeden taşınmazın tavzih yoluyla davacı adına tesciline karar verildiği, davacı tarafından hükmün kesinleşmesinden sonra kadastro sonucu oluşan hukuki durumun iptali için ayrıca dava açılması gerekmesine rağmen temyize konu tavzih kararı ile hükmün değiştirilmesine yol açacak şekilde tavzih talebinin kabulüne karar verildiği açıklanarak, bahsi geçen karar az yukarıda açıklanan kanuni düzenlemelere aykırı tavzih talebinin reddine karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen ek kararla, davacının tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; tavzih talebinin kabulünü talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Talep, tapusuz taşınmazın tesciline ilişkin kesinleşen hükmün tavzihine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tavzih isteminin kabul edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi ek kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen ek karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi ek kararının ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.