Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2909 E. 2026/1923 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2909
- Karar No
- 2026/1923
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/4 E., 2022/98 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ........ ili ......... ilçesi ........ köyü çalışma alanında bulunan 45, 87, 93, 106, 128, 130, 131, 219, 289, 312, 326, 345, 371, 381, 404, 436, 490, 509, 561, 8 25... parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu oldukları belirtilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. 2. Davacı ... ........ ve arkadaşları dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülkiyet iktisap edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazların hisseleri oranında adlarına tescilini talep etmişlerdir. 3. ..........................., ..., ... taşınmazları davacılardan satın aldıkları iddiasıyla asli müdahil olarak davaya katılmıştır. 4. Yargılama sırasında dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinden, dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.09.2012 tarihli ve 1976/1 Esas, 2012/2 Karar sayılı kararı ile davacı ... .............. ve ............ ve mirasçıları açısından vaki feragat nedeniyle davanın reddine, diğer davacılar yönünden davanın kabulüne, taşınmazların miras hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.03.2014 tarihli ve 2014/1196 Esas, 2024/3427 Karar sayılı ilamıyla özetle; "kadastro tespit tutanakları davalı olarak Kadastro Mahkemesine aktarıldığından, nitelikleri ve maliklerinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 30/2. madde gereğince mahkemece re'sen yapılacak araştırmayla belirlenmesi ve dava konusu taşınmaz sınırında tescil harici bırakılan yerler bulunmasına rağmen, dava konusu taşınmazların öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığını araştırılmadığı..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen dosya kapsamında verilen kararda özetle; "... bozma ilamı doğrultusunda dosya kapsamına aldırılan orman mühendisi bilirkişisinin 03.10.2022 tarihli raporunda 1948-1955 tarihli hava fotoğrafları ve 1958-1986 tarihli memleket haritalarının incelendiği, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan alanlarda kaldığı, orman bütünlüğü içerisinde yer almadığı, toprak muhafaza karakteri taşımadığının belirtildiği, böylelikle dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığının anlaşıldığı, ziraat bilirkişisi raporunda dava konusu taşınmazların mera, bayır ve taşlık olmadığı, kadimden beri hep tarım arazisi olarak kullanıldıklarının belirtildiği gözetildiğinde, dinlenilen mahalli bilirkişi beyanları ile dava konusu taşınmazlarda davacıların malik sıfatıyla zilyetliğinin bulunduğu, 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesindeki koşulların davacılar lehine oluştuğu, davacılardan ............ ............ ve ........... .......... mirasçısı eşi kendisine asaleten küçük çocuklarına velayeten ...........taşınmazlarda hiçbir haklarının kalmadığını belirttikleri" gerekçesiyle davacılar ........... ve ................ ve mirasçıları açısından vaki feragat nedeniyle davanın reddine, davanın diğer davacılar açısından kabulü ile adlarına tapuya tespit ve tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, davacılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı ve taşınmaz üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.