İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/78 E. 2026/147 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/78
- Karar No
- 2026/147
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/78 Esas KARAR NO : 2026/147 DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/10/2017 KARAR TARİHİ : 18/06/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin dünyanın en büyük kablolu yayın şirketi olduğunu, bünyesinde -------, --------, -------- gibi televizyon kanallarını, ----------- gibi film yapım şirketlerini ve ---------- gibi film stüdyolarını barındırdığını, ürün ve hizmetlerinin bir kısmını unvanının da bir parçası olan "---------" markası ile tüketicilerle buluşturduğunu, davalının TPMK nezdinde davacının markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer olan "--------" markasını --------- numara ile tescil ettirdiğini, davalının bu markayı tescil ettirdiği mallar için 5 yıl müddetle ciddi ve etkin şekilde kullanmadığını, davacının markasının tanınmış marka olduğu, Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesi uyarınca tanınmış markanın karıştırılmaya yol açacak derecede benzeri olan bir markanın tescil edilemeyeceğini, davalı şirketin de davacı şirket gibi elektrik-elektronik alanında faaliyet gösterdiğini, davacının faaliyet alanı ile ilişkili olduğunu, davalının davacının markasından haberdar olduğunu, tescilin kötü niyetli yapıldığını, davalının markasının davacının ticaret unvanı ile benzer olduğunu belirterek, bu sebeplerle davalıya ait---------- numaralı "---------" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP / Davalı vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; kullanmama nedeniyle iptal hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalının --------- numara ile tescilli markasını kullandığını, bu markalı ürünler için 2014 yılında ithalat yapıldığını, halen davalı stoklarında davaya konu markayı içeren malların mevcut olduğunu, internette de satışa devam edildiğini, davacının medya sektöründe, müvekkilinin ise bilgisayar aksesuarları ve wifi cihazı sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının markasını "---------" şeklinde bir logo ile kullandığını ve markasının bu logo ile bütünleşmiş olduğunu, müvekkilinin markasında ise herhangi bir şekil bulunmadığını, her iki markanın yazı karakterlerinin de farklı olduğunu, davacının tescilsiz markasının 41.sınıf kapsamına girdiğini, ancak müvekkili markasının 9.sınıfta tescilli olduğunu, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Davacının ticaret ünvanını ve ---------- markasına dayanarak davalının ----------- markasının hükümsüzlüğünün talep edilip edilemeyeceğini, Davalının ,----------- tescil sayılı markasının dava tarihinden önce 5 yıllık süre içinde kullanılıp kullanılmadığı, iptalinin istenip istenemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dosyaya ----------- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---------- numaralı "---------" ibareli markanın 18.11.2011 tarihinde davalı şirket adına 9.sınıfta tescil edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu teknik bilgi gerektirdiğinden Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilişim uzmanı, marka uzmanı ve mali müşavirden oluşan heyetten alınan 18.02.2019 havale tarihli raporda bilirkişiler; "----------" firma adı ile 38.sınıfta internet, kablolu televizyon ve telefon hizmetlerinde kullanıldığı anlaşılan "----------" markasının ---------bilinirliğinin bulunabileceği, ancak dava dosyasındaki açıklama ve delillerin "----------" ibaresinin ürün markasından ziyade firma adı olarak bilinirliğini destekler mahiyette olduğu, "-----------" markasının Türkiye'de ne ölçüde bilindiği konusunda ise dava dosyasında delil bulunmadığı, --------- internet, kablolu televizyon ve telefon hizmetlerinde kullanılan "-----------" markasını duymuş/bilen ortalama dikkati haiz Türk tüketicilerinin varlığı halinde bunların kablosuz internet alıcısı ürününde kullanılan "----------" markasını, gerek markaların benzerliği, gerek markaların ilişkin bulunduğu hizmet ve malın birbirini tamamlar mahiyeti nedeniyle ilişkilendirmesi ihtimalinin söz konusu olabileceği, internet üzerinde yapılan incelemede davalının "--------" markasını ciddi ve etkin biçimde kullanıldığına dair kanaat edinilemediği, ticari defter incelenmesinde davalı tarafça "---------" markası altında 2012 yılından başlamak üzere alımların yapılmış olduğu, yine alımlar ile birlikte dava dışı firmalara "-----------" markası ve ibaresi ile wireless ve adaptör satışlarının 2014 yılı sonuna kadar devam ettiği yönünde görüş bildirilmiştir. Kaldırma kararı sonrasında alınan 02.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı adına --------- sayı ile “ ----------” markası 09’uncu sınıfta tescilli olup fiilen "wireless (kablosuz) alıcı" ürününde kullanıldığı "Wireless (kablosuz) alıcı" 09’uncu sınıf kapsamına giren bir ürün olduğu,Bu ürünler dışında 09 sınıfta belirtilen başka bir üründe kullanılmadığı, Davalı yetkilisi ---------- ile yapılan görüşmede ve belgeler üzerinde yapılan incelemede adı geçen ---------- ve --------- adlı iki ürünün ----------- firmasından 2012-2014 yılları arasında ithal ettiği ve bu ithalatlara ait Gümrük Beyannmelerini dava dosyasına ibraz ettiği, Davalı şirket tarafından daha önce dava dosyasına ibraz edilen satış faturalarının incelenmesinde defter kayıtları ile uyuştuğu, 3 adet satış faturasının defter kayıtlarında gözükmediği,2 adet satış faturasının da toplu olarak tek kayıt şeklinde yasal defterlere işlendiği,toplu şekilde işlenen faturaların -------- ve ----------- sayılı faturalar olduğu, --------,-------- ve --------- sayılı faturaların da yasal defterlere işlenmediği, Davalının -------- ve ----------- iki ürünün 2012-2014 yılları arasına alım satımını yaptığı ---------- arama sonuçlarından, -------- üretilen --------- markalı cihazların Türkiye'de ---------, .---------, --------- gibi sitelerde tanıtım ve satışının yapıldığı ----------- arama motoru üzerinde yapılan inceleme --------- markasının --------- kurulu ----------- tarafından üretilen ve satılan kablosuz ağ ekipmanlarında kullanılan bir marka olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Tarafların itirazları dikkate alınarak alınan 02.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı adına iptali talep edilen ----------- tescil numaralı ---------- markasının 09. Sınıfta tesci edildiği ancak süresi içinde yenilenmediği için 08.11.2022 tarihinde işlemden kaldırıldığı, halen tescilli olmadığı, Her ne kadar dosyaya mübrez raporlarda Internet üzerinde yapılan araştırma neticesinde markanın “ciddi kullanımına” rastlanmadığı beyan edilmiş ise de dosyada yer alan faturalar, gümrük kayıtları, yabancı şirketlerce kesilmiş faturalar dikkate alındığında markanın davalı tarafça 2012-2013-2014 yıllarında adaptör ve wireless adaptör ürünleri bakımından ciddi kullanıma konu edilmiş olduğu, Muhterem mahkeme tarafından -------- ve --------- ürünlerinin tam olarak hangi emtia grubuna denk geldiğinin belirlenmesinin istendiği, WIPO tarafından yayınlanan sınıf listesinde 09. Sınıf kapsamında yer alan -------- ve ---------- emtiasının Türkiye’de kullanılan emtia listesinde yer almadığı, ancak ---------- adaptör ve adaptör emtiaları; davalı markasında yer alan “Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydanagetirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar bilgisayar yazılımları ve bilgisayar çevre donanımları dahil)” emtiasına karşılık geldiği, tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davalıya ait ---------- numaralı "----------" markasının, öncelikle kullanılmama dolayısyla markanın iptali, bu talep yerinde görülmez ise davacının tanınmış olduğunu iddia ettiği "-----------" markası ile iltibas oluşturacak şekilde benzer olması nedeniyle markanın hükümsüzlüğüne ilişkin terditli davadır. Mahkememizce ----------- sayılı kaldırma kararı öncesinde yapılan yargılamada; 'davacının ticaret unvanında yer alan ve 1986 yılından bu yana -----------, bunun dışında en eskisi ---------- ülkeleri olmak üzere 2006 yılından bu yana yurt dışında 9. sınıfa yer alan mal ve hizmetler de dahil olmak üzere 16,28,35,38,41 ve 42. sınıflarda tescilli olan "------------" ibaresinin davalı tarafından 18.11.2011 tarihinde 9.sınıfta yer alan mal ve hizmetler için tescil edildiği, davacı şirketin faaliyet alanına göre davalının markayı tescil ettirdiği mal ve hizmetlerin davacının faaliyet alanı ve yurt dışında tescilli markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetler ile bağlantılı olduğu, ortalama tüketici kesimine hitap eden bu markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, davacının markasının Türkiye'de kullanıldığı ve tanınmış marka olduğu ispatlanamamışsa da, yurt dışında tanınan bir şirket olduğu, ---------- ülkelerinde markalarının tescilli olduğu, davalının faaliyet alanına göre davacı şirketten haberdar olması gerektiği, davalının markasının tesadüfen bulunabilecek bir marka olmadığı, ayrıca davalının 2011 yılında tescil edilen markasını yalnızca 2012-2014 yılları arasında kullandığı, bu kullanımının da ciddi bir kullanım olmadığı, bu nedenlerle davalının marka tescilinin kötü niyetli olarak yapıldığı, hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, kötü niyet nedeniyle sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşmayacağı anlaşılmakla, davanın kabulüne karar karar verilmiş, Verilen bu karar ---------- sayılı kararı ile Davacı vekilinin netice-i talebinde davalı markasının iptali veya hükümsüzlüğüne karar verilmesinin talep edildiği, ön inceleme duruşmasında davacı vekili tarafından markanın kullanılmaması ve iltibas nedeniyle hükümsüzlük ve iptalinin talep edildiğinin açıklandığı, davacı vekilinin istinaf dilekçesine cevabında ise, HMK 111. Madde gereğince talepler arasında aslilik ferilik ilişkisi kurularak birden fazla talebin ileri sürülebileceğinin beyan edildiği anlaşılmıştır. Aynı dava dilekçesinde birden fazla talebin bir arada ileri sürülebileceği (HMK 110. Madde taleplerin yığılması) gibi, birden fazla talep arasında aslilik ferilik ilişkisi kurularak terditli olarak da (HMK 111. madde birinin kabul edilmemesi halinde diğeri) ileri sürülmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece davacı vekiline, taleplerini dava yığılması şeklinde mi, yoksa terditli dava olarak mı ileri sürdüğü açıklattırılarak, talep yığılması şeklinde ileri sürülmüşse, her iki talebin ayrı ayrı değerlendirilerek hüküm kurulması, terditli olarak dava açılması halinde HMK 111/2 maddesi gereğince öncelikle asli talebin değerlendirilerek esastan reddine karar verilmesi halinde, feri talebin incelenerek hükme bağlanması gerekmektedir. İlk derece mahkeme kararının gerekçesinde davanın nitelendirilmesinde; "Dava; davalıya ait ---------- numaralı "-----------" markasının, davacının tanınmış olduğunu iddia ettiği "----------" markası ile iltibas oluşturacak şekilde benzer olması nedeniyle hükümsüzlüğüne ilişkindir." denildiği, gerekçe kısmında ise "... davalının 2011 yılında tescil edilen markasını yalnızca 2012-2014 yılları arasında kullandığı, bu kullanımının da ciddi bir kullanım olmadığı..." yönünde tespite yer verildiği, kullanmamadan dolayı iptal talebinin kabul veya red edilip edilmediği açıklanmadan davanın kabulüne karar verilerek, çelişki oluşturulduğu' gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir Verilen bu karar sonrası dosya Mahkememizin ----------- Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuş, ve yargılama sonrasında davacının ticaret unvanında yer alan ve 1986 yılından bu yana ---------, bunun dışında en eskisi ----------- ülkeleri olmak üzere 2006 yılından bu yana yurt dışında 9. sınıfa yer alan mal ve hizmetler de dahil olmak üzere 16,28,35,38,41 ve 42. sınıflarda tescilli olan "-----------" ibaresinin davalı tarafından 18.11.2011 tarihinde 9.sınıfta yer alan mal ve hizmetler için tescil edildiği, davacı şirketin faaliyet alanına göre davalının markayı tescil ettirdiği mal ve hizmetlerin davacının faaliyet alanı ve yurt dışında tescilli markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetler ile bağlantılı olduğu, ortalama tüketici kesimine hitap eden bu markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, davacının markasının Türkiye'de kullanıldığı ve tanınmış marka olduğu ispatlanamamışsa da, yurt dışında tanınan bir şirket olduğu, ---------- ülkelerinde markalarının tescilli olduğu, davalının faaliyet alanına göre davacı şirketten haberdar olması gerektiği, davalının markasının tesadüfen bulunabilecek bir marka olmadığı, davacı tarafa ait markanın Türkiye'de kullanılmasa da Paris Sözleşmesinin 1. Mükerrer 6. Maddesine göre Türkiye'de korunması için Türkiye'de imalat, ithalat, satış gibi yollarla kullanılması ya da tescilli olmasının gerekmediği, bu haliyle davacının markasının birçok ülkede tescilli ve bilinen marka olması dolaysıyla ülkemizde de korumasının bulunduğunun kabul edildiği, bu kapsamda 556 sayılı koruma kapsamından yararlanacağı, ayrıca davalının 2011 yılında tescil edilen markasını yalnızca 2012-2014 yılları arasında kullandığı, bu kullanımının da ciddi bir kullanım olmadığı, bu nedenlerle davalının marka tescilinin kötü niyetli olarak yapıldığı, hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, kötü niyet nedeniyle sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşmayacağı, anlaşılmakla, davanın davacı tarafın terditli taleplerinden hükümsüzlük talebi yönünden kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Şeklinde karar verildiği davalı taraf istinaf etmiş olup ---------- sayılı ilamı ile Davacının terditli taleplerinden iptal talebinin incelendiği gerekçe kısmında ; "...bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dosyaya mübrez raporlarda Internet üzerinde yapılan araştırma neticesinde markanın “ciddi kullanımına” rastlanmadığı beyan edilmiş ise de dosyada yer alan faturalar, gümrük kayıtları, yabancı şirketlerce kesilmiş faturalar dikkate alındığında markanın davalı tarafça 2012-2013-2014 yıllarında adaptör ve wireless adaptör ürünleri bakımından ciddi kullanıma konu edilmiş olduğu, -------- ve ----------- ürünlerinin WIPO tarafından yayınlanan sınıf listesinde 09. Sınıf kapsamında yer alan -------- ve --------- emtiasının Türkiye'de kullanılan emtia listesinde yer almadığı, ancak -------- ve --------emtiaları; davalı markasında yer alan "Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar bilgisayar yazılımları ve bilgisayar çevre donanımları dahil)” emtiasına karşılık geldiği bu haliyle davalı tarafa ait markanın etkin kullanımın davalı tarafça ispatlandığı..." belirtildiği görülmüş ise de hükümsüzlük talebi yönünden yapılan incelemede; "... ayrıca davalının 2011 yılında tescil edilen markasını yalnızca 2012-2014 yılları arasında kullandığı, bu kullanımının da ciddi bir kullanım olmadığı,..." şeklinde tespit yapıldığı görüldüğünden, karar gerekçesi kendi içinde çelişkili olduğu gibi mevcut durum gerekçe hüküm çelişkisi de doğurmuştur. Şeklinde kararı kaldırmış ve mahkememizin iş bu dosyasına esas kaydı yapılmıştır. TPMK'ya müzekkere yazılarak ---------- tescil numaralı markanın güncel tescil bilgilerinin gönderilmesi istenmiş olup başvuru tescilinin geçersiz olduğu bildirilmiştir. Bu açıklamalar sonrasında dava konusu somut uyuşmazlık incelendiğinde; davacı tarafın kaldırma kararı sonrasında davacı vekilinin 13.10.2022 tarihli duruşma beyanında davayı terditli olarak açtıklarını ve öncelikle kullanmama nedenine dayalı olarak iptal , aksi halde hükümsüzlük istemleri bulunduğuna dair beyanda bulunulduğu görülmüş, bu talep dikkate alınarak davacı tarafın öncelikle iptal talebi incelenmiştir. Davacı tarafın davalı adına tescilli marka olan --------- tescil numaralı -----------" markasının dava tarihi olan 02.10.2017 tarihi itibariyle iptalini talep ve dava ettiği, markanın TPMK kayıtlarına göre 08.11.2022 tarihinde yenilenmediğinden işlemden kaldırıldığı, bu hali ile davacının markasının geçerliliğini koruduğu sürenin dava tarihinden sonraki tarih olduğu dikkate alındığında davacının markanın geçersiz hale geldiği 08.11.2022 tarihine kadar olan dönem için iptal talebinin yerinde olduğu, bu talep dikkate alınarak terditli talep olan markanın iptali talebi değerlendirildiğinde davacı markasının tescil tarihinin 2.08.2010 tarihi olduğu, Mahkememizce alınan 04.0.42023 ve 25.10.2023 tarihli bilirkişi raporlarında belirlendiği üzere davalı markasının dosyada yer alan faturalar, gümrük kayıtları, yabancı şirketlerce kesilmiş faturalar dikkate alındığında markanın davalı tarafça 2012-2013-2014 yıllarında adaptör ve ----------- ürünleri bakımından ciddi kullanıma konu edilmiş olduğu, muhterem mahkeme tarafından --------- ve ---------ürünlerinin tam olarak hangi emtia grubuna denk geldiğinin belirlenmesinin istendiği, WIPO tarafından yayınlanan sınıf listesinde 09. Sınıf kapsamında yer alan -------- ve ---------emtiasının Türkiye’de kullanılan emtia listesinde yer almadığı, ancak --------- ve ---------- emtiaları; davalı markasında yer alan “Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar bilgisayar yazılımları ve bilgisayar çevre donanımları dahil)” emtiasına karşılık geldiği dikkate alındığında davalı markasının tescilden itibaren tescilli olduğu emtialar yönünden 5 yıllık süre içinde ve dava tarihinden geriye doğru 5 yıl içinde ciddi kullanımın bulunduğu kabul edilerek davalı markasının iptal koşullarının oluşmadığı kabul edilmiştir. Bu tespitten sonra davacı tarafın hükümsüzlük talebi incelenmiş, davalı adına tescilli marka olan ---------- tescil numaralı ----------" markasının dava tarihi olan 02.10.2017 tarihi itibariyle hükümsüzlüğünü talep ve dava ettiği, markanın TPMK kayıtlarına göre 08.11.2022 tarihinde yenilenmediğinden işlemden kaldırıldığı, hükümsüzlük kararının makayı ilk tescilden itibaren geçersi kılacağı dikkate alındığında davacı tarafın davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava hakkı bulunduğu kabul edilerek davacının hükümsüzlük talebi incelenmiş; toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında, davacının ticaret unvanında yer alan ve 1986 yılından bu yana ----------, bunun dışında en eskisi ----------- ülkeleri olmak üzere 2006 yılından bu yana yurt dışında 9. sınıfa yer alan mal ve hizmetler de dahil olmak üzere 16,28,35,38,41 ve 42. sınıflarda tescilli olan "-----------" ibaresinin davalı tarafından 18.11.2011 tarihinde 9.sınıfta yer alan mal ve hizmetler için tescil edildiği, davacı şirketin faaliyet alanına göre davalının markayı tescil ettirdiği mal ve hizmetlerin davacının faaliyet alanı ve yurt dışında tescilli markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetler ile bağlantılı olduğu, ortalama tüketici kesimine hitap eden bu markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, davacının markasının ----------- kullanıldığı ve tanınmış marka olduğu ispatlanamamışsa da, yurt dışında tanınan bir şirket olduğu, ----------- ülkelerinde markalarının tescilli olduğu, davalının faaliyet alanına göre davacı şirketten haberdar olması gerektiği, davalının markasının tesadüfen bulunabilecek bir marka olmadığı, davacı tarafa ait markanın Türkiye'de kullanılmasa da Paris Sözleşmesinin 1. Mükerrer 6. Maddesine göre Türkiye'de korunması için Türkiye'de imalat, ithalat, satış gibi yollarla kullanılması ya da tescilli olmasının gerekmediği, bu haliyle davacının markasının birçok ülkede tescilli ve bilinen marka olması dolaysıyla ülkemizde de korumasının bulunduğunun kabul edildiği, bu kapsamda 556 sayılı koruma kapsamından yararlanacağı, bu nedenlerle davalının marka tescilinin kötü niyetli olarak yapıldığı, hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, kötü niyet nedeniyle sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşmayacağı, anlaşılmakla, davanın davacı tarafın terditli taleplerinden hükümsüzlük talebi yönünden kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KABULÜNE, 1-Davacı tarafın terditli taleplerinden hükümsüzlük talebinin kabulü ile, --------- tescil numaralı ----------- markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 2- 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 700,60-TL harcın istek halinde karar kesinleştiğinde yatıran ilgilisine iadesine, 3- Davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 55.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 4- Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 31,40 TL başvurma harcı, 31,40 TL peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 67,40 TL giderin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi gideri tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 11.771,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/06/2026