Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5726 E. 2026/4109 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5726
Karar No
2026/4109
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/941 E., 2025/2177 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/199 E., 2023/367 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle duruşma talebi değerden reddedilip; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - Dava, ... muvazaası hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil ile ecrimisil, tapu iptali ve tescil talebi kabul edilmediği takdirde bedel, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Davacı vekili; davacının paydaşı olduğu taşınmazda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, 45 07... parseldeki dükkanın davacıya ait olduğunu, davacının annesinin talebi üzerine davacının dükkanı murise temlik ettiğini, murisin aslında gerçek mal sahibi bulunan davacı oğlunu mirasından mahrum bırakmak saikiyle 30.07.2013 tarihinde taşınmazı davalı kızına muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın keşif tarihindeki değeri üzerinden davacının miras payı isabet eden bedelin devir tarihinden itibaren işleyen ve işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bunun da mümkün olmaması halinde tenkise ve ayrıca ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; dava konusu taşınmazın davalı tarafından 30.10.2018 tarihinde satıldığını, taşınmazın tüm ailenin kazancı ile satın alındığını ve davacı adına tescil edildiğini, taşınmaz üzerine yapılan binada 2 daire ve bir dükkanın kendilerine isabet ettiğini, murisin de paylaştırma kastı ile hareket ettiğini, davacıya da daire verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın dava tarihinden önce dava dışı 3. bir kişiye temlik edildiği, HMK’nın 111. maddesi gereğince terditli talebin incelenebilmesi için asli talebin esastan reddine dair karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile tapu iptali ve tescil talebinin pasif husumet yokluğundan, terditli talepler yönünden ise asıl talep incelenemediğinden karar verilmesine yer olmadığına ve davacının ... muvazaası iddiası değerlendirilmediğinden davacının ecrimisil talebi yönünden de aktif husumeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; ... ...’nun 21.08.2018 tarihinde öldüğü, geride eşi ..., davacı oğlu ..., davalı kızı ... ve dava dışı oğlu ...’un mirasçı olarak kaldığı, murisin eşi ...’nin 27.08.2024 tarihinde öldüğü, davacının dava konusu taşınmazdaki 16/24 payını 16.11.2007 tarihinde ... ve dava dışı kişilere temlik ettiği, murise devrettiği payın 1211/24900 olduğu, murisin daha sonra dava dışı kişilerden de pay satın aldığı ve toplam 7/100 payı olduğu, murisin 7/100 payını 30.07.2013 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiği, davalının da anılan payın tamamını 30.10.2018 tarihinde dava dışı 3. kişiye temlik ettiği, eldeki davanın 16.07.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki, tapu iptali ve tescil davalarının kayıt maliki aleyhine açılması zorunlu olup eldeki davada kayıt malikine husumet yöneltilmediğinden tapu iptali ve tescil talebinin pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının reddine.

Davacı vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK’nın “Terditli dava” başlıklı 111. maddesinde; “ (1) Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik-ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır. (2) Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda; davacı tarafından husumetin davalı ...’e yöneltildiği ve aslilik-fer'ilik ilişkisi kurulmak suretiyle tapu iptali ve tescil isteğinin kabul edilmemesi halinde bedel ve tenkis talebinde bulunulduğu açık ise de yukarıda yer verilen HMK’nın 111. maddesinin eldeki davada uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Zira, tapu iptali ve tescil için davanın kayıt malikine, yani ayrı bir davalıya yöneltilmesi gerekmekte olup HMK’nın 111. maddesinde ise terditli davanın aynı davalıya karşı ileri sürülebilen taleplere ilişkin olarak düzenlendiği; bir başka ifade ile davalının kayıt malikine husumet yöneltmemiş olmasının, davacının ... muvazaası iddiasına dayalı olarak davalıya husumet yönelterek bedel, olmadığı takdirde de tenkis talep etmesine engel oluşturmayacağı kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca; tahkikat aşamasına geçilerek davalı ...’e ... tarafından 30.07.2013 tarihinde yapılan temlik yönünden ... muvazaası iddiasının değerlendirilmesi, temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı yapıldığı kanaatine varılır ise davacının bedel, ecrimisil ve bedel talebi yerine görülmezde tenkis talebi yönünden bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi isabetsizdir.

Davacı vekilinin değinilen yönden yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5726, K. 2026/4109, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5726-e-2026-4109-k-2f0bfa022973