İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/292 E. 2026/667 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/292
Karar No
2026/667
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/292 Esas KARAR NO : 2026/667

DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/05/2019 KARAR TARİHİ : 22/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve davalı ...Tic. Ltd. Şti. arasında Kaba Yapı- İnce Yapı Bitirme- Elektrik- Mekanik- Peyzaj- Altyapı işleri sözleşmesi gereğince “...” adlı, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 2279 parselde müvekkil adına kayıtlı arsa üzerinde bir villa projesi inşaat sözleşmesi yapıldığını, ne var ki, inşaatın tesliminden sonra pek çok hatalı üretim, gizli ayıp olduğu ortaya çıkmış halihazırda yaşamın devam ettiği projedeki söz konusu ayıplar, villa projesi kapsamında gayrimenkul satın alan 3. kişileri ve müvekkilini olumsuz etkilediğini ve etkilemekte olduğunu, müvekkili şirketin ise bu ayıplar nedeniyle hem ekonomik olarak zarara hem de müşterilerine karşı itibar kaybına uğradığını, nitekim her yağışlı hava sonrası villaların içleri su dolduğunu, duvarların, kapı ve pencereler, parkelerin, dolu olan villalarda mobilyaların zarar gördüğünü, satılan bazı villaların bu nedenlerden dolayı iade edildiğini, müvekkili ile davalı “..” arasında “... Projesi” Adlı Proje Yönetim Sözleşmesi akdedildiğini, “...” şiketinin dava konusu projenin ... kontrolünü sağladığını, İnşaat Projesindeki Hata/Eksiklikler ... Sulh Hukuk Mahkemesinin... Değişik İş Esas sayılı dosyası ile tespit edildiğini, müvekkili şirketin davalya ayıp ve hatalar ile ilgili çeşitli bildirimleri sonrası, davalı, müteaddit defa şantiyede çalışmalar yaptığını, hatalı ve ayıplı imalatları gidermeye çalıştığını, buna rağmen her yağışlı havada sorunun giderilmediğinin görüldüğünü, yapılan son görüşmede ise müteahhit-davalının, sorunun ne yapılırsa yapılsın çözülemeyeceği ve istenirse uzman bir şirket ile tadilat sözleşmesi yapılmasının aracılığının yapılabilieceği, fakat masrafa kendisinin katılamayacağını bildirdiğini, bunun üzerine ve durumun acilyetine binaen, en azından ilk bakışta göze çarpan ayıp ve hatalı imalatların tespiti amacıyla ... Sulh Hukuk Mahkemesinde ...değişik İş esas numaralı dava açıldığını ve 14.03.2018 tarihli bilirkişi tespit raporunun hazırlandığını, Söz konusu bilirkişi raporundan da görüleceği üzere her bir villadaki hatalı ve ayıplı imalatların tespiti yapılmış olup raporun sonunda fotoğraflarda detaylı olarak gösterildiğini, söz konusu 2279 nolu parsel üzerinde, etrafi duvarlarla çevrili, eğimli bir arazi üzerinde toplam 10 adet blokta ikiz konumda 10x2=20 adet bağımsız villa, dubleks meskenlerin olduğu alanda bazı villalarda (...) yapılan inceleme ve değerlendirmelerde görüleceği üzere; villalardaki su sızıntıları, villa çatı ve tavanlarda gözle görülür hatalı imalatlar, villa çatı ve tavanlardaki küfler, villa duvarlarındaki çatlak ve yer yer oluşan sıva düşmeler gibi ayıplı imalat sonucu ortaya çıkmış zararlar neticesinde kendi alanında tannan bir portföye sahip olan müvekkili şirketin içinde bulunduğu bu durumunun, hem ekonomik zarara yol açtığını hem de müvekkilinin gayrimenkul piyasasındaki itibarını zedelediğini belirterek; müvekkilinin zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere ve fazlaya ilişkin hakları sâklı kalmak üzere şimdilik 1000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA / Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili alt yüklenici ile davacı işverenin aralarında ... adlı kazı- istinat duvarları- kaba yapı- ince yapı ve bitirme- elektrik- mekanik- peyzaj- alt yapı işleri sözleşmesi yaparak anahtar teslim sabit götürü bedel esası çerçevesinde anlaştıklarını, sözleşme kurulurken ... A.Ş. işveren tarafından proje yöneticisi olarak atandığını, daha sonra proje yöneticisi firmanın, ... A.Ş. nin konu projeyle ilgilenen personeli tarafından yeni kurulan... Şirketi olarak değiştiğini, sözleşmeden ve müvekkilimin, çalışan ve taşeronlarının beyanından anlaşıldığı üzere; Proje yöneticisi olarak anılan, eski İskan yeni ... işverenin talepleri doğrultusunda arazinin projelendirilmesine, imalat için her kalemde uygun malzemeye karar verilip, teknik şartname hazırlanmasına, bu şartname üzerinden yüklenici firmalardan teklif alınmasına, tekliflerin değerlendirilip, işverenin hangi yükleniciyle çalışacağına karar vermesinden sonra, işveren ve yüklenici arasında sözleşme düzenlenmesine, sözleşmenin akabinde sahada bizzat malzemenin ve imalatın şartnameye ve projesine uygun uygulanıp uygulanmadığının kontrol edilmesine, uygun gördüğü-görmediği malzemenin ve imalatın kabul-ret edilmesine, gerekli gördüğü durumlarda ve işverenin talebi doğrultusunda malzeme ve imalat yöntemlerinde değişikliğe gidilmesine karar verilmesine ve bu kararın yükleniciye uygulatılmasına memur olduğunu, istinat duvarlarının projesine uygun pabuç genişliği, demir örgü ve beton sınıfında proje yöneticisi firmanın tarif ve kontrolünde yapıldığını, imalat esnasında müvekkilinin hatalı yönlendirilmesine binaen yanlış kurulan ve proje sahası dışına taşmayan fakat saha içerisinde villa bahçesinden villa bahçesine 1,5 m² yer değişimine neden olan perdeyi, müvekkilinin yapımı-yıkımı ve yıkılıp yıkılmamasına karar verilmesi için beklenen süredeki ciddi maddi zararına rağmen yıktırmaları bunun ispatı olduğunu, istinat duvarının çatlamasına neden olan en büyük nedenlerinden biri; proje yöneticisi olan firmanın kontrolü altında yapılan 5-6 metre yüksekliğindeki istinat duvarının üst kısmında olması gereken su tahliye borularının, proje yöneticisinin talimatı doğrultusunda duvarların dip kısmına bırakılması olduğunu, müvekkilinin toprak dolgudan yağmur suyunun 5m aşağı inip drene edilmesinin güç olduğunu düşündüğü için her ne kadar imalat aşamasında kontrol firması talimatıyla hareket edilmiş olsa dahi gerekli gördüğü yerlere üstten karotla ilave delik açılmasını sağlamaya çalıştığını, proje yöneticisinin kontrolünde yapılan istinat duvarında müvekkilinin tüm iyiniyetini göstererek ek olarak üste koyduğu su tahliye borusuna rağmen herhangi bir çatlak oluştuysa dahi müvekkilinin hiç bir kusuru olmadığını, proje hatası olarak nitelendirilmesi gerektiğini, proje yöneticisi firmanın yönlendirmesiyle, bitümlü membran ve drenaj borusu döşeme ile yapılan temel izolasyon işlemi, proje resmi toprak dolgunun üst seviyesine kadar, davacının ve kontrol firmasının uygun gördüğü ve onayladığı şekilde imal edildiğini, sonrasında resmi dolgu kodu göz ardı edilerek yükseltme perdesinin üst koduna denk gelecek şekilde dolgunun membransız bölgeye 40 cm kadar geçmesinin de villa satın alan müşterilerin, balkonla bahçeyi aynı seviyede istedikleri gerekçesiyle ve işveren ve proje yöneticisi firma tasarrufuyla yapılan bir imalat olduğunun, konuyla alakadar herkes tarafından bilindiğini, hatalı imalatlar nedeniyle; binaların dibinde toplanan yağmur suyunun izolasyonsuz kalan dolgu altındaki betondan yukarılara doğru suyu emmesi sonucu duvarlarda ardı arkası gelmez bir nem tabakası oluştuğunu ve bu hatalı imalatların hiç birinden müvekkilinin sorumluğu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde, her ne kadar müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen proje yönetim sözleşmesinden bahsedilmiş ise de, müvekkili şirkete nasıl bir kusur yüklenebileceği konusunda herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini, müvekkili şirketin, davacı ile akdettiği proje yönetim sözleşmesine eksiksiz bir şekilde uyduğunu ve sözleşmeden kaynaklı edimlerini eksiksiz bir biçimde yerine getirdiğini, sözleşme şartlarına uygun olarak kontrolleri yaptığını, diğer davalı müteahhit firmaya gerekli hatalı imalatlar ile ilgili gerekli uyarıları fotoğraflı olarak ilettiğini ve düzeltilmesi için gerekli tüm ikazları yaptığını, aynı şekilde işveren olan davacı şirkete de gerekli raporlama ve bilgilendirmeleri yaptığını, kaba yapı sonrası kullanılacak malzeme onayları için de davacı işveren kararı ile örnek dairenin, davalı müteahhit tarafından yapıldığını ve onaylandığı şekilde diğer kalan villa imalatlarına devam edildiğini, bunun dışında davacı ile diğer davalı müteahhit arasında akdedilen sözleşme gereği 04.05.2015 tarihinde yer teslimi yapılmış olup işin 31.12.2015 tarihine kadar teslim edilmesi gerekirken, 2015 yılsonu itibarı ile ancak betonarme kaba yapı seviyesine gelinebildiğini, yıl sonu tespit raporu ile davalı müteahhit firmanın 4 defa teslim taahhüdünde bulunmasına rağmen bu taahhüdünü yerine getiremediğini, Geçici Kabulün, ancak Ekim 2016 tarihinde yapılmış olup müvekkili şirket tarafından tespit edilen eksikliklerir, müvekkil şirketin tüm uyarılarına rağmen, davalı müteahhit tarafından yerine getirilemediğini, işin uzamasından dolayı davacı işveren ile 22.12.2016 tarihinde durum tespiti yapılarak, gerekli müteahhit hak ediş kesintileri, eksik işler ile ilgili teminat tutulması ve ilgili hak ediş ve resmi evraklar kendilerine tutanak ile teslim edilerek sözleşme ilişkisinin sona erdirildiğini, bu tarihten sonra müvekkili şirketin, oluşan kusurlu imalatlardan ve taraflar arasındaki görüşmelerden bilgisi bulunmadığını, aynı şekilde davalı müteahhit firma ile davacı işveren arasındaki, müvekkil şirketin sözleşmesinin sonra ermesinden sonra devam eden hukuki süreç hakkında da müvekkili şirketin bilgisi ve herhangi bir hukuki sorumluluğunun da bulunmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin, bu şekilde bir uyuşmazlık olarak gelmesinin temel sebebinin müvekkili şirketin tüm sözlü, yazılı ve fotoğraflı ikazlarına ve raporlamalarına rağmen, davalı müteahhit firmanın, kusurlu imalatlara devam etmesi, ikazlara rağmen gerekli düzeltmeleri yapmaması, yeterli kalifiye teknik eleman çalıştırmaması, çalışanların şantiyeye düzenli gelmemesi, taşeronları yönlendirecek / kontrol edecek teknik elemanın olmaması, teslim edilmesi gereken imalatların müvekkil şirkete bilgi verilmeden imalatlarına devam edilmesi, bu hususta yine müvekkil şirketin ikazlarına rağmen davalı müteahhit firmanın uyarıları görmezden gelmesi ve davalı müteahhit firma sahibinin şantiyeye hiç gelmemesi olduğunu, bu sebeplerden ötürü kabul edilebilir imalat seviyesine gelinememiş ve birçok ayıplı imalat söz konusu olduğunu, aynı şekilde hafriyatın dışarı taşınmayıp komşu arazisine stoklanması, alt komşu villa projesi ile hafriyattan dolayı problemler yaşanması, teknik eleman eksikliği, iş programına uyulmaması, malzeme onayları, müteahhitin ikazlara rağmen sorumluluklarını yerine getirmemesi, hatalı, kusurlu, kabul edilmeyecek imalatlarla karşılaşılmasına sebebiyet verdiğini belirterek; müvekkili şirketin, özen yükümlülüğünü eksiksiz bir şekilde yerine getirdiği açık olduğundan müvekkili şirkete herhangi bir kusur yüklenebilmesi ve müvekkil şirketten herhangi bir tazminat talebinde bulunulabilmesi mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava; taraflar arasında villa projesi inşaat sözleşmesi kapsamında yapılan ayıplım imalatlar nedeniyle oluşan zararın tazmini talebine ilişkindir. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, tanık beyanları alınmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporları alınmıştır. Talimat marifeti ile ve celsede dinlenen davalı tanıklarından...; "Ben 1996 - 97 yılları arasında ... firmasında ustabaşı olarak çalıştım, biz hiç bir zaman ... ile muhatap olmadık, ... tarafından tüm denetlemeler ve kabuller yapılırdı, biz ...'nun bildirdiği proje ve taleplere göre inşa yapardık, dava konusu İstinat duvarını da ...'nun bildirdiği şekilde yaptık, ancak sonra kendileri bunu beğenmeyerek tüm duvarı yıktırdılar, tekrardan onların istediği şekilde inşa edildi, binada ki diğer ince işlerle ile ilgili olarak da sürekli eksilik tespit ederlerlerdi, ancak kontrole gittiğimizde bir sorun bulamazdık, bu şekilde huzursuz bir iş ortamı yaratmışlardı, netice olarak ben oradan ayrılmadan önce tüm işlemler tamamlanarak ... tarafından kontrol edilerek kabul edildi, bir sorun olsa kabul edilmezdi, onların talep ettiği şekilde villaların kotları yükseltildi, bu nedenle binalarda nemlenme sorunu oldu, ancak yapılan tüm işler tamamen ...'nun talebi üzerine yapıldı, biz onlar ne isterlerse onu yapardık, örnek bir villadaki kullanılan çatı malzemeleri sonradan ...'nun isteği üzerine değiştirildi, biz yeni seçilen malzemenin uygun olmadığı konusunda uyardık, benzer durumlarda da biz uyardığımızda biz Avrupa'da dahi iş yapıyoruz diyerek dikkate almazlardı, kullanılan tümn malzemeler... onayından geçerdi." şeklinde, Tanık ...; "Ben davalı ... LTD ŞTİ'nin alt taşeronu olarak kazı işlerini yapmaktayım. Ben de davalı şirketin yapmış olduğu ... Villa projesinin temelinden çatısının yapımına kadar oradaydım. Bu projenin temelini ben kazdım. Villalar yapıldı. Kanalizasyonun foseptik çukurunu da ben kazdım ve inşaat alanındın ayrıldım. Benim ücretimi ... LTD ŞTİ vermiştir. Orada sorumlu firma olarak bulunan ... firmasının görevlisi olan ... bey bizim yaptığımız işlere karışıyordu. ... bey bizi yönlendiriyordu. Yanlış yönlendirse bile yeniden yıktırıp yeniden yaptırıyordu. Yine villaların üst yolunu yaparken ben eğimi villaların yana değilde arazilerden yana verilmesini, yağmur yağdığında villalara zarar gelmemesi için bu şekilde yapılmasını söyledim ancak ... bey de kendi dediği gibi eğimin düz olarak yapılmasını istedi. Biz bu şekilde yaptık. Ancak ilk yağmur yağdığından villalara sel bastı ve ilk katında ki parkeleri zarar gördü. Parkeleri bize ... bey değiştirtti. Yine rütübet olayından dolayı izalosyanların üstüne toprak çıktığı için villalar su aldı ve rütübet oldu. Bu yanlışlık da yine ... beyin yönlendirmesinden sebep oldu. Davalı şirketin kendi kendine karar verme şansı yoktu. ... bey yönlendiriyordu. Bizde yapıyorduk. ... bey zaten "benim dediğimi yapacaksınız. İşi ben size veriyorum. Siz bana iş vermiyorsunuz diyordu. İstinat duvarlarının yıkılarak yeniden yapılmasının sebebi de arazinin kendi kotuna inmeden yapılmaya başlanmasından kaynaklanmaktadır. Arazi kendi kotuna inince istinat duvarı hava da kaldı. Tekrar yıktık ve tekrar yaptık. Bazı işleri yapmak için 2 gün beklediğimiz günler oluyordu. Reimco isimli bu şirket karar vereceği ve bizimde uygulayacağımız için bu şekilde beklediğimiz günler oluyordu. Malzeme seçimlerini de yine ... Bey yapıyordu. " şeklinde, Tanık ...; "Ben davalı şirkette davaya konu inşaatın yapımının başlanmasından sonuna kadar inşaat sorumlusu olarak görev yaptım. Kendim hali hazırda endüstri mühendisiyim. Şuan davalı şirketten ayrıldım. Ancak söylemiş olduğum gibi ... villa projesinin başından sonuna kadar başındaydım. Biz ... şirketi olarak alt taşeron firma olarak çalıştık. Projeyi hazırlayan, alınan malzemeleri denetleyen ve neyi nasıl yapacağımızı söyleyen üst taşeron şirket ise ... şirketidir. Mesela istinat duvarı yaptığımızda tamamen bitirdikten sonra koordinatlarında 40 cm'lik kaymadan dolayı bize bu istinat duvarını yıktırdılar. Akabinde tekrardan inşa ettirdiler. Yeni yaptığımız duvarda en ufak bir imalat hatası yoktu. Yine çatılarında da projede hata olduğunu söylemiş isek de onlar bize hata olmadığını, projeyi bire bir uygulamamızı istediler. Biz villaların çatısı için kiremit getirmiştik ancak bunu diğer davalı firma onaylamadı. Hatta teknik şartnamede kiremit yazmasına rağmen şingıl istediler. Bizde şingıl getirerek bu malzeme ile yaptık. Halbuki arazinin yapısına uygun olan kiremitti. Bir binaya biz kiremiti uygulamıştık. Ancak gelip söktürdüler. Yani kısaca bizim şantiye alanında bizim yapmak istediğimiz ne varsa ... firması böyle yapacaksınız dedi. Bizde ona uygun olarak yaptık. Farklı bir şey yaptığımızda bize söktürdüler. Bunlarında zaten bir çoğu maillerle ispatlıdır. " şeklinde, Tanık ... ; "Dava konusu olayı biliyorum, ... kapsamında projenin mermer işleri benim ve ekibim tarafından yapılmıştır, benim işimle alakalı olarak villaların ikinci katındaki balkonlara mermer döşemeden önce izolasyon yapılmadan önce ... Ltd. Şti.'nin yetkilisine söyledim, o da kontroler firma olan şuan ismini bilmediğin firmaya söyledi, o firmadan iki tane arkadaş vardı sürekli işin başında duran ve bizim yaptığımız işlere karışan kişilerdi, onların oluru olmadan hiçbir iş yapamıyorduk, ben mermer işlerini ... Ltd. Şti.'nin yüklenicisi olarak yaptım, kontrolörler bana balkon kapanınca izolasyona gerek kalmayacağını söylediler, biz de öyle yaptık, bir de alt balkonlar var veranda gibi olan oranın da izolasyon yapılması gerektiğini yine ... Ltd. Şti. Yetkililerine söyledim, o da kontrolörlere söyledi, kontrolörler veranda kapanınca su içeriye girmeyecek dediler, ben de onun üzerine verandayı mermerle kapladım, binanın zemini toprakla sıfır olarak yapılmış, alt balkon ve verandalara mermer döşendiğinde mermerin kenarlarından içine su alır burada da büyük ihtimalle öyle olmuştur, ben bunu o zaman da yaparken söyledim, binanın etrafındaki toprak zeminin binanın girişinden 30cm aşağıda olması gerektiğini söyledim, ... Ltd. Şti. Tarafından izolasyon uygulanırken ben yanlış izolasyon uygulandığını gördüm onları uyardım, kontrolör başlarındaydı. Kontrolörlerin hangi firma çalışanları olduğunu bilmiyorum, ... Ltd. Şti.'nden değildi, onları denetleyen firmaydı, malzeme seçimlerini kontrolörler yapıyorlardı, orada yapılan herşeye kontrolör karar veriyordu, ... Ltd. Şti.'nin tercih hakkı yoktu." şeklinde beyanda bulunmuşlardır. ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. talimatıları ve ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesininin 08.07.2021 tarihli inceleme tutanağı ile Davalllardan ...LTD.ŞTİ.’nin 2015 – 2020 dönemlerine ilişkin defter ve kayıtların bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek iddia, savunma ve dosya kapsamı itibariyle tespit edilen uyuşmazlıkların halli bakımından incelenerek rapor alınması istenmektedir. Dosyanın bir inşaat mühendisi, bir eser sözleşmeleri konusunda uzman, bir mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi ile iddia, savunma ve dosya kapsamı itibariyle uyuşmazlığın halli bakımından defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılmak suretiyle hazırlanan 01/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı şirketin yevmiye defterinin yıllık açılış ve kapanış kayıtları kanuni süresi içerisinde yaptırıldığı ve TTK hükümlerine göre usuline uygun tutulmuş olduğu, eksik işlere ilişkin; dış cephelerde mantolamanın tamir ve tadılarların yapılarak dış cephenin yeniden boyanmasının malzemeli işçilik bedeli takdiren: 200.000,00 TL, çatı ile parapet bağlantısının insaat yapım tekniklerine uygun olarak yeniden yapılmasının malzemeli işçilik bedeli takdiren : 75.000,00 TL, villa iç mahallerindeki dış cepheye bakan duvarların sıva-boyası, tavan sıva-boyası ile parke tadılarları için malzemeli işçilik bedeli takdiren: 20.000,00 TL, isnat duvarlarının toprak cephelerinde drenaj hatı kurularak barbakan sistemlerinin düzlenmesi ve duvar tadılarları için malzemeli işçilik bedelinin takdiren 50.000,00 TL olacağı, davacı ... Ltd. Şti. ise Villa Projesi kapsamında, kazı işleri, istinat duvarı işleri, kaba yapı işleri, bitirme ve işle yapı işleri, elektrik işleri, mekanik işleri, peyzayı işleri ve alt yapı işlerinden oluşan hizmetleri işini altı yüklencileri sıfatıyla ...Şti.'ne, proje yönetimi işini ise ... A.Ş.'ye Sözleşmeler kapsamında verdiği, tespit edilen kursluluk imalatların, öncelikle menerlerle tamamı görev ve sorumluluklar bakımından ... Ltd. Şti. Sorumluluğunda olduğu, diğer yandan, ... Tic. A.Ş. sorumluluğunda olan, imalatların kalite kontrolüne ilişkin, değerlendirme, kalite kontrol takibi gibi işlerin kaydının tutulduğu bilgi veya belgeye rastlanmadığı, ayrıca, dava konusu işin geçici kabulüne ilişkin belgenin de dava dosyasına sunulmadığı belirtilerek, dava konusu taşınmazın eksik veya kurshulu imalatların "gizli ayıp" kapsamında değerlendirilmiş olup, eksik ve kurslurlar giderilmesi için toplam KDV dahil 295.000,00 TL gerekeceği, eksik ve kusurlu imalatların giderilmesi için takriben 60 günlük süreye ihtiyaç olduğu bildirilmiştir. Davalılardan ... Ltd. Şti.'nin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat marifeti ile hazırlanan bilirkişi raporunda, davalılardan ...Tic.Ltd.Şti.’nin 2015 – 2020 dönemlerine ilişkin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle hazırlanan bilirkişi raporunda; Davacı ve davalı firmalar arasında ticari bir ilişkinin olduğu, ticari defter tasdiklerinin usulüne uygun bir şekilde ve zamanında yapıldığı, 2015 – 2016 – 2017 yıllarında hesap hareketlerinden de anlaşılacağı üzere ticari hareketliliklerin olduğu, 2018 – 2019 – 2020 yıllarında hesap hareketliliği olmadığı, 2017 yılı Aralık ayı sonunda 120.1.S101 Alt Hesap Kodlu Muavin Defter kaydından da anlaşılacağı üzere davacı firma ...ŞTİ.’nin davalı ...LTD.ŞTİ.’nden 30.252,09 TL. tutarında alacaklı olduğu, müteakip yıllarda da (2018-2019-2020) her hangi bir ticari hareketlilik olmadığında 2020 yılı Aralık ayı sonunda da aynı şekilde 30.252,09 TL tutarında alacaklı olduğu bildirilmiştir. Dosyanın kök rapor sunan bilirkişi heyetine tevdi ile davacı ve davalı ... şirketinin ticari defterleri ayrı ayrı incelenerek sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı ... şirketine hakediş ödemelerinin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödeme tarihleri miktarı ve neye istinaden ödeme yapıldığı hususlarında hazırlanan 28/03/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda; Dava konusu taşınmazın ekiklik veya konusu ımalatların "gizli ayıp" kapsamında değerlendirilmiş olup, eksik ve kursların giderilmesi için toplam KDV dahil 345.000,00 TL gerekeceği, eksik ve kusurlu imalatların giderilmesi için takriben 60 günlük süreye ihtiyaç olduğu, davacı şirketin daval ... Ltd. Şti. den cari hesap bilgilerine göre 30.252,00 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. Dosyanın önceki rapor düzenleyen bilirkişilere tevdi ile SMMM bilirkişiden, davacı ve davalı ... şirketinin ticari defterleri ayrı ayrı incelenerek sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı ... şirketine hakediş ödelerinin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödeme tarihleri miktarı ve neye istinaden ödeme yapıldığı hususunda değerlendirme yapılması ile, dava konusu ... nolu parsel üzerinde bulunan (A-1, A-2, A-3, A-4, A-6, A-7, A-8, A-10, B-1, B-2, B-3, B-4, B-6, C-1, C-2)villaların davacı şirkete davalı yüklenici tarafından ne zaman teslim edildiği, belirtilen bağımsız bölümlerde iddia edilen su sızıntılarının, villa çatı ve tavanlarda iddia edilen hatalı imalatların, villa çatı ve tavanlardaki iddia edilen küflenmenin , villa duvarlarındaki iddia edilen çatlak ve yer yer oluşan sıva düşmelerinin, istinat duvarlarında iddia edilen çatlamaların neden kaynaklandığı,( her bağımsız villanın ayrı ayrı değerlendirmek suretiyle) hatalı bir imalat varsa ayıbın niteliği(açık ayıp gizli ayıp), iddia edilen hatalı imalatların villaların tesliminden sonraki herhangi bir tadilat ve tamirattan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, istinat duvarındaki varsa hatalı imalatın neden kaynaklandığı, davalı yüklenici tarafından yerine getirilen imalatların sözleşme ve eklerine uygun olup olmadığı, işçilik, malzeme veya proje hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti bakımından hazırlanan 09/01/2023 tarihli ek raporda; dava konusu taşınmazların, zemin katında ve 1 normal katındaki mahallerin tavanlarında ve gerek cephesi bakan duvarları, siva boya dökülmeleri vb. Sorunların dük mantolama ve gerekse çapit edilim rutabetler, siva boya dökülmeleri vb. sorunların uygulamalardan ve daha ziyade işçilik hatalarından kaynaklandı, taşınmazlarla ortaya çıkan bu sorunların sondan yapılan müdahaleler nedeniyle ortaya çıkmadığı, müdahale ve tadilatlar öncesi alınan ve dava dosyası ekinde yer alan ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 06.04.2018 tarih ve ...D.İş raporu ile tespit edildiği, sitede yer alan hemen hemen tüm villalarda çatıdan akan su kısıntıları ve akmalar nedeniyle çatı imalatlarının elden geçirildiği, yenilendiği, aynı şekilde bir çok villada ve özellikle villaların kuzey cephesinde (Deniz cephesi) yaşanan aksaklıklar, rutubet, sıva ve boya dökülmeleri nedeniyle cephelerinin yenilendiği, villalarda yer alan hatalı ve kusurlu imalatların, ilk bakışta görülmüş tespit edilemeyecek, sonradan ve süreç içinde ancak ortaya çıkan ayıplar olması nedeniyle gizli ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiği, taşınmazların çatı ve mantolama imalatlarının (Mantolama öncesi kara sıva yapılmaması) tekniğine uygun yapılmamasından dolayı villa tavan ve duvarlarında rutubet, sıva boya dökülmelerine neden olduğu değerlendirilirerek rapor tarihi itibariyle her bir villa için; Çatı imalatlarının elden geçirilmesi, çatı dere içi ve parapet duvarlarının yalıtımlarının yeniden yapılması için malzeme ve işçilik bedelinin takdiren: 4.000.-TL, Villa dış cephelerde mantolama, tamir ve tadilatların yapılarak dış cephenin yeniden boyanmasının malzemeli işçilik bedelinin takdiren: 12.000.- TL, villa iç mahallerindeki dış cepheye bakan duvarların sıva-boyası, tavan sıva-boyası malzemeli işçilik bedeli takdiren: 1.500.- TL, olmak üzere 1 Villa için (4.000 + 12.000 +1.500) = 17.500.-TL, 20 Adet Villa için : 20 x 17.500.-TL = 350.000.-TL olarak hesap edildiği, 2 istanıda duvarında daha ziyade işçilik arasından kaynaklı köşe birleşme yerlerinde çatlak meydana geldiğisi, kısmen de sıva boya dökülmeleri olduğu görülmüş olup, mevcut imalat kusurlarının giderilmesi ve tadilatı için malzeme işçilik bedeli için 20.000.- TL hesap ve takdir edildiği, villa bespitan kontuda Mimari Projeye aykırı olarak ülgravlama yapıldığı, Mimari Proje‘ de bahçe kotunun +0,00 olduğu, subasman (Villa Giriş) kotunun ise +0,50 olduğu, mevcutta ise bahçe ve villa giriş – teras kotlarmının aynı olduğu, projeye aykırı olarak değiştirilen subasman kotu ve toprak dolgunun davalı kontrol firması olan ... Tic. A.Ş.’ nin izin ve talimatı ile yaptırdığı, dava konusu taşınmazların davalı yüklenici tarafından, davacı şirkete ne zaman teslim edildiği ile mahilg dosya mezkamza herhangi bir teslim tutanağı ve alamakla beraber, Mahkemece villalarla ilgili tutulan ... ön geçici kabul eksik listesi tutanaklarında yer alan eksikliklerin giderilmesi için 20.10.2016 tarihine kadar süre verildiği hususu nazara almırşa teslim tarihinin 20.10.2016 tarihi olarak kabulünün mümkün olabileceği, dosyaya mübrüğü belgelerden gizli niteliğinde olduğu tespit edilen ayıpların hangi tarihte ortaya çıktığı ve davalılara gereklik bildirimde bulunululduğunun tespit edilebilirliği, bununla birlikte davacı tarafından davavalara herhangi bir ihbarda bulunulduğunun da tespit edilemediği, ancak işsahibi ayırbın tespiti için delil tespiti yoluna başvurmuş ve bunu işsahibine göndermişse bu hususun ihbar külfetinin yerine getirilmesi için yeterli olacağı, somut ihtilafta davacının ... Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurmak kafetini ile ayıplı ifanın tespitini talep ettği, bu tespitlerin 06.04.2018 tarihinde yapıldığı, mahkemece gerek teslim tarihinin 20.10.2016 tarihi olduğu gerek ayıpların gizli ayıp netiliğini haiz olduğu gerekse de davacının başka ihbar bildiriminde bulunmadığı kanaatinde olunması halinde ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D. İş dosyasına sunulan raporun davallara teblig edildiği tarihi bildirim tarihi olarak kabul edilebileceği, ancak teslim tarihinin 20.10.2016 tarihi olduğunun kabulünde dahi gizli ayıp netiliğini haiz olan ayıpların hangi tarihte meydana geldikleri dosya münderecatından tespit edilemediği, davacı tarafından gerekli bildirim külfetinin yerine getirildiğinin başka bir delille ispatlanmadığı takdirde, mahkemece gizli ayıpların ortaya çıktığı tarihten, ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D. İş dosyasına sunulan raporun davallara teblig edildiği tarih arasındaki sürenin kanunun lafzına uygun olmadığı kanaatinde olunması halinde Kanun’un 477/f.3 uyarınca eseri kabul etmiş sayılacağında ayıp hükümlerine dayalı olarak talepte bulunmasının mümkün olmayacağı, şayet aksi kanaatte olunması halinde ise ihbar külfetini yerine getirmiş olduğundan ayıp hükümlerine istinaden talepte bulunabilmesinin mümkün olabileceği ve bu talebin 20 adet villa için (20 x 17.500.-TL) toplamda 350.000.-TL olabileceği bildirilmiştir. Dosyanın son rapor veren bilirkişi heyetine tevdi ile taraf vekillerinin itiraz dilekçesindeki teknik hususlardaki itirazlarının incelenip değerlendirilmek ve dava tarihi itibarile ayıp miktarı hesaplanması hususunda hazırlanan raporda, Yerinde yapılan incelemelerle belirtildiği üzere villa subasman kotunda Mimari Projeye aykırı olarak uygulama yapıldığı, Mimari Proje 'de bahçe kotunun + 0.00 olduğu, subasman (Villa Giriş) kotunun ise +0,50 olduğu, mevcutta ise bahçe ve villa giriş – teras kotlarnın doğru aykırı olarak değerlendirilen subasman kotas ve toprak dolgunun davalı kontrol firması olan ... Tic. A.Ş.' nin izin ve talimatı ile yaptırıldığı, taşınmazların çatı ve mantolama imalatlarının (Mantolama öncesi kara sıva yapılmaması) tekniği uygun yapılmamasından dolayı villa tavan ve duvarlarında rutubet, sıva boya dökülmelerine neden olduğu değerlendirilerek rapor tarihi itibariyle her bir villa için, çatı imalatlarının elden geçirilmesi, çatı dere içi ve parapet duvarlarının yalıtımlarının yeniden yapılması için malzeme ve işçilik bedeli: 4.000,00-TL, villa dış cephelerin mantolamanın tamir ve tadilatların yapılarak dış cephenin yeniden boyanmasının malzemeli işçilik bedeli 12.000,00-TL, villa iç mahallerindeki dış cepheye bakan duvarların sıva-boyası, tavan sıva-boyası malzemeli işçilik bedeli 1.500,00-TL olmak üzere; 1 illa için (4.000 + 12.000 +1.500) = 17.500,00-TL; 20 Adet Villa için: 20 x 17.500,00-TL = 350.000,00-TL, 2 istinat duvarında daha ziyade işçilik hatasından kaynaklı köşe birleşme yerlerinde çatlak meydana geldiği, kısmen de sıva boya dökülmeleri olduğu görülmüş olup, mevcut imalat kusurlarının giderilmesi ve tadilatı için malzeme işçilik bedeli için 20.000,00- TL, 2 istinat duvarında orta ve üst kısımlarında yeterli sayıda barbakan delikleri açılması 30.000,00-TL, taşınmazların çatı ve mantolama imalatlarının (Mantolama öncesi kara sıva yapılmaması) tekniği uygun yapılmamasından dolayı villa tavan ve duvarlarında rutubet, siva boya dökülmelerine neden olduğu değerlendirilerek rapor tarihi itibariyle her bir villa için çatı imalatlarının elden geçirilmesi, çatı dere içi ve parapet duvarlarının yalıtımlarının yeniden yapılması için malzeme ve işçilik bedeli: 4.000,00-TL, villa dış cephelerde mantolamanın tamir ve tadilatların yapılarak dış cephenin yeniden boyanmasının malzemeli işçilik bedeli 12.000,00-TL, villa iç mahallerindeki dış cepheye bakan duvarların siva-boyası, tavan siva-boyası malzemeli işçilik bedeli 1.500,00-TL olmak üzere; 1 illa için (4.000 + 12.000 +1.500) = 17.500,00-TL; 20 Adet Villa için: 20 x 17.500,00-TL = 350.000,00-TL, 2 istinat duvarında daha ziyade işçilik hatasından kaynaklı köşe birleşme yerlerinde çatlak meydana geldiği, kısmen de siva boya dökülmeleri olduğu görülmüş olup, mevcut imalat kusurlarının giderilmesi ve tadilatı için malzeme işçilik bedeli için 20.000,00- TL, 2 istinat duvarında orta ve üst kısımlarında yeterli sayıda barbakan delikleri açılması 30.000,00-TL, dosyaya mübrez davalı ... tarafından imzalanan “... Hizmetleri Sözleşmesi” ve davacı ile davalı ... arasında imzalanan “...” nolu sözleşme incelendiğinde; müteselsil sorumluluğa işaret eden bir ibareye rastlanmadığı, TBK m. 162’nin mefhumu muhalifi gereğince; davalılar arasında müteselsil sorumluluktan söz edilemeyeceği, davalı ...’nun kontrolör, davalı ...’nun ise yüklenici olduğu; kusur oranlarının davalı... için %70 davalı ... için ise %30 olarak hesaplanabileceği, davacının toplam zararının 416.000,00-TL olduğu kusur oranları nazara alındığında 291.000,200-TL’sinin davalı ...; 124.800,00-TL’sinin ise dava ... tarafından tazmin edilmesinin uygun olabileceği bildirilmiştir. Davacı vekili 15/10/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle, Taleplerini 3.106.443,46 TL ıslah ederek 3.107.443,46 TL’nin 25.06.2025 tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda, 2.175.210,42 TL’nin Davalı ...; 932.233,04 TL’nin ise davalı ... olmak üzere ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, bu talep kabul görmemesi halinde karşı vekalet ücretinden kaçınmak adına, yine davanın kabulüne ve bilirkişilerce tespit edildiği üzere dava tarihi 16.05.2019 itibariyle ayıp miktarı olan 416.000 TL’nin kusur oranları dikkate alınarak 291.000,20 TL’sinin davalı ...; 124.800 TL’nin Davalı ... tarafından dava tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiği ve 3.106.443,46 TL üzerinden noksan harcı ikmal ettiği görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı ile davalı ... arasında “... Sözleşmesi” ve davacı ile davalı ... arasında “2015-2” nolu sözleşmelerden kaynaklı zararın tazmini talep edilmektedir. Anılan sözleşmelerden anlaşıldığı üzere Davalı ... kontrolör, davalı ... ise yüklenicidir. Eser sözleşmelerinde eser meydana getirme borcu altında olan yüklenici, ilgili sözleşme konusu edimi tamamlayıp sözleşmede kararlaştırılan süre zarfı içerisinde gereği gibi teslim etme borcu altındadır. Yüklenicinin üstlenmiş olduğu eserin imal etme borcunu gereği gibi ifa etmemesi halinde ise ayıptan doğan sorumluluğuna gidilmesi söz konusu olacaktır. Bunun sonucunda ise iş sahibi, ayıptan doğan haklarını kullanma hakkına sahip olacaktır. Zira yüklenici eseri meydana getirmekle ve bu eseri eksiksiz olarak teslim etmekle mükelleftir. Eser sözleşmesi bağlamında geçerli ve kabul edilebilir bir ifanın varlığından söz edebilmek için sözleşme konusu eserin tam ve doğru bir şekilde yerine getirilmesi ve buna bağlı olarak alacaklının tatmin edilerek borcun sona erdirilmesi gerekmektedir. Zira her borç veya borç ilişkisi, ifa edilmek amacıyla kurulur. Bu anlamda ifa borcun amacıdır. Bu suretle alacaklı alması gerekeni almış; borç ilişkisine amacına ulaşmıştır. Bu borç yüklenicinin, “taşınmazın teslimi” şeklindeki ana borcuna bağlı ve onu tamamlayan bir talî borçtur. Ayıp, yüklenicinin meydana getirip işsahibine teslim ettiği eserdeki, sözleşmeye ve fenne aykırılıklardır. Bir başka ifade ile, eserde normal olarak ondan beklenen veya sözleşme ile belirlenmiş olan niteliklerin bulunmamasıdır. Somut olayda, davacı tarafça ayıplı ifa iddiasına dayalı zarar tazmini talep edilmektedir. Ayıp nedeniyle sorumluluk hükümlerinin işletilebilmesinin koşulları, (1) Eserin teslim edilmiş olması, (2) Eserin ayıplı olması, (3) Teslim alınan eserde TBK m. 474 uyarınca gözden geçirme ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerekmesidir. Mahkememizce aşamalarda aldırılan keşfen inceleme ve yerinde inceleme sonucu tanzim olunan bilirkişi raporlarında, dava konusu taşınmazların, zemin katında ve 1 normal katındaki mahallerin tavanlarında ve dış cepheye bakan duvarlarında tespit edilen rutubet, sıva boya dökülmeleri vb. sorunların gerek mantolama ve gerekse çatı yalıtım imalatlarının tekniğe aykırı olarak yapılan uygulamalardan ve daha ziyade işçilik hatalarından kaynaklandığı, taşınmazlarda ortaya çıkan bu sorunların sonradan yapılan müdahaleler nedeniyle ortaya çıkmadığı, müdahale ve tadilatlar öncesi alınan ve dava dosyası ekinde yer alan ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi’ nin 06.04.2018 tarih ve... D.İş raporu ile tespit edildiği, sitede yer alan hemen hemen tüm villalarda çatıdan akan su sızıntıları ve akmalar nedeniyle çatı imalatlarının elden geçirildiği, yenilendiği, aynı şekilde bir çok villada ve özellikle villaların kuzey cephesinde (Deniz cephesi) yaşanan aksaklıklar, rutubet, sıva ve boya dökülmeleri nedeniyle cephelerinin yenilendiği, taşınmazların çatı ve mantolama imalatlarının (Mantolama öncesi kara sıva yapılmaması) tekniği uygun yapılmamasından dolayı villa tavan ve duvarlarında rutubet, sıva boya dökülmelerine neden olduğu tespitlerine yer verilmiştir. Anılan tespitlerden sözleşme konusu eserlerin ayıplı bir şekilde ifa edildiği anlaşılmaktadır. Eserdeki ayıbın niteliği yönünden yapılan değerlendirmede ise, teknik bilirkişilerce villalarda yer alan hatalı ve kusurlu imalatların, ilk bakışta görülüp tespit edilemeyecek, sonradan ve süreç içinde ancak ortaya çıkan ayıplar olması nedeniyle gizli ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Gizli ayıplarda muayene külfeti bulunmadığından iş sahibinin sonradan ortaya çıkan gizli ayıbı fark ettiği; bir başka ifade ile gizli ayıbın varlığı hakkında kesin bir kanaate ulaştığı andan itibaren uygun bir süre içerisinde ihbar etmelidir. Şayet bu külfetin uygun süre içerisinde yerine getirilmemesi halinde eseri kabul ettiği faraziyesi doğar ve dolayısıyla ihbar süresinin geçmesiyle birlikte yüklenicinin ayıba karşı tekeffül sorumluluğu ortadan kalkar. (TBK m. 477/f.3 ) Gizli ayıplarda ihbar külfetinin gizli ayıbın ortaya çıktığı tarihten itibaren uygun süre içerisinde yerine getirilmesi için gerekmekte olup, somut olayda uyuşmazlığa konu villaların 2016 yılında teslim edildiği, ilk bildirimin ise dosya kapsamına sunulan belgelerden davacının ... Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurmak sureti ile 2018 yılında yaptığı anlaşılıyor ise de, gizli ayıba konu kusurların zaman içerisinde ortaya çıkan ayıplar olduğu, ilk bildirim tarihinden önce gizli ayıbın varlığının davacı tarafından öğrenildiğine dair aksi bir delil bulunmadığından, ihbar külfetinin süresi içerisinde yerine getirildiği kanaatine varılmıştır. Davalıların hizmetlerini kusurlu ifa ettikleri, edimlerinin gizli ayıplı olduğu, davacı tarafından da ayıba ihbar sürelerine uyulduğu tespitleri uyarınca davacının gizli ayıplı ifadan kaynaklı zarar bedelini davalılardan talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Aşamalarda aldırılan bilirkişi raporlarında, davalı ... tarafından imzalanan “... Yönetimi Hizmetleri Sözleşmesi” ve davacı ile davalı ... arasında imzalanan “...” nolu sözleşme incelendiğinde; müteselsil sorumluluğa işaret eden bir ibareye rastlanmadığı, dolayısıyla TBK m. 162’nin mefhumu muhalifi gereğince; davalılar arasında müteselsil sorumluluktan söz edilemeyeceği, Davalı ...’nun kontrolör, davalı ...’nun ise yüklenici olduğu; kusur oranlarının davalı ... için %70 davalı ... için ise %30 olarak hesaplanabileceği, Dava tarihi 16.05.2019 itibariyle ayıp miktarı 416.000,00-TL olduğu kusur oranları nazara alındığında 291.000,200-TL’sinin davalı ...; 124.800,00-TL’sinin ise davalı ... tarafından tazmin edilmesinin uygun olabileceği bilirkişi kurulunca istikrarlı olarak ifade edilmiştir. Anılan tespitlerin keşfen inceleme sonucu yapıldığı, dosyadaki veriler ile uyumlu olduğu kanaatine varılmakla hükme esas alınmıştır. Bilindiği üzere her dava, açıldığı tarihteki hal ve şartlara göre değerlendirilip, açıldığı tarihteki verilere göre yapılacak tespitlere göre hüküm tesis edilir. Somut olayda, davacı taraf, ayıplı ifadan kaynaklı uğradığı zarar bedelini talep etmekte olup ıslah dilekçesi ile zarar bedelini karar tarihine yakın değerler üzerinden ıslah etmiş, seçenekli olarak ise dava tarihindeki veriler talep edilmiştir. Terditli davayı düzenleyen HMK 111 maddesinde "Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır." düzenlemesi mevcuttur. Alacak miktarının terditli sunulması HMK 111 maddesi kapsamında değerlendirilemeyecek olup, davacının asli ve harçlandırılmış alacak talebi nazara alınarak hüküm tesis edilmiştir. Netice itibari ile, davalıların ayıplı ifaları nedeniyle davacının uğradığı zarardan kusur oranlarına göre davacıya ayrı ayrı sorumlu oldukları kanaatine varılmakla, davanın kısmen kabul - kısmen reddi ile,416.000 TL'nin 291.200,00-TL’sinin davalı ...Şirketi'nden, 124.800,00-TL’sinin ise davalı ...Şirketi'nden dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabul - kısmen reddi ile, 416.000 TL'nin 291.200,00-TL’sinin davalı ...Şirketi'nden, 124.800,00-TL’sinin ise davalı... Şirketi'nden dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 28.416,96-TL nispi karar ve ilam harcından alınan 44,40-TL peşin harç ile 56.303,69-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 56.348,09-TL harcın mahsubu ile artan 27.931,13-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından peşin yatırılan 44,40-TL başvurma harcı, 44,40-TL peşin harç ve 56.303,69-TL tamamlama harcından iadesine karar verilen 27.931,13-TL harcın düşülmesi ile 28.461,36-TL harçtan; -19.638,33-TL' sinin davalı ... Limited Şirketi'nden, -8.823,02-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 21.100,00-TL bilirkişi gideri ile 3.418,10-TL posta / tebligat gideri olmak üzere toplam 24.518,10-TL yargılama giderinden tarafların haklılık oranına göre; -2.026,44-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, -868,47-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan nispi vekalet ücretinden, -46.592,00-TL'nin davalı ... Şirketi'nden, -45.000-TL'nin davalı ... Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan vekalet ücretinden, -281.761,46 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Şirketi'ne, -127.114,96-TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Şirketi'ne verilmesine, 7-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan 410,00-TL yargılama giderinden tarafların haklılık oranına göre; 355,11-TL'nin davacıdan tahsili ile davalı ... Şirketi'ne verilmesine, 8-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 9-HMK 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 107,53-TL'sinin Davalı ...Şirketi'nden, 48,31 TL'sinin davalı ...Şirketi'nden, bakiye 1.164,84-TL'sinin ise davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda, verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/09/2026

Başkan ¸e-imzalıdır

Üye ¸e-imzalıdır

Üye ¸e-imzalıdır

Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/292, K. 2026/667, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-292-e-2026-667-k-131b1119f8d9