Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/2484 E. 2026/3248 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2484
Karar No
2026/3248
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2508 E., 2026/169 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ...5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/144 E., 2025/178 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

Davacılar vekili; davacıların 19.11.2021 tarihinde ölen muris ...'ın yasal mirasçıları olduğunu, murisin ölmeden önce ...ili, Merkez ilçesi, ...Mahallesinde bulunan 1469 parsel, 1576 parsel, 1158 parsel ve 220 parsel sayılı taşınmazlarını 22.10.2020 tarihinde ... yevmiye numaralı işlem ile davalıya bağışladığını ve intifa hakkının da ölünceye dek muriste kalacağına dair şerh düşürdüğünü öğrendiklerini, bunun dışında murisin hayatta iken herhangi bir tasarrufunun olmadığını, murisin taşınmazları bağışladığı tarihlerde ayırtım gücü bulunmadığını öne sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras hisseleri oranında davacılar adına tapuya tesciline, mümkün olmadığı takdirde davacıların ihlal edilen saklı paylarının tazmini adına fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara miras payları oranında ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava dilekçesi, davalı ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının e-tebligat adresine 18.04.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

Davalı Vakıf 23.09.2022 havale tarihli dilekçesinde; ...'ın sağlık kurulu raporu alınarak taşınmazın vakıflarına bağışladığını ve tescil işlemi gerçekleştiğini, temlik tarihinde ...'ın akli melekelerinin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu raporlarına göre murisin tapudaki devir esnasında fiil ehliyetinin tam olduğunun anlaşıldığı, davacıların murisin saklı pay mirasçısı oldukları ve de taraf ehliyetine sahip oldukları, murisin davalı Vakfa 20.10.2020 tarihinde bağışlama iradesini aynı tarihte yazılı olarak yaptığı, 19.11.2021 tarihinde ise öldüğü, 20.10.2020 tarihinde murisin sağlığında yaptığı yazılı bağışlama iradesinde, bağışlamasının ölümünden sonra gerçekleşmesini ayrıca yazılı olarak belirttiği, dolayısıyla TMK'nın 565/3. maddesi gereğince, murisin ölümünden önceki bir yıl içinde yapılan bağışlamaların, koşulsuz tenkise tabi olup ölümünden önceki bir yıl, ölümünden sonra yapılanlarda ise saklı payı ihlal kastının araştırılacağı nazara alındığında hem murisin ölüm tarihi (19.11.2021) hem de murisin bağış iradesini içerir 20.10.2020 tarihli yazılı bağış dilekçesi birlikte ele alındığında, murisin ölümünden önce 1 yılı aşacak şekilde yazılı ölüme bağlı bağış tasarrufunun tenkise tabi olacağının davacılarca ileri sürülemeyeceği, kaldı ki tapudaki bağış iradesinin de yine 20.10.2020 tarihinde yapıldığı sabit olup dolayısıyla murisin ölümünden önceki 1 yılı aşan devir tasarrufları yönünden tenkis istekli dava açılamayacağı konusunda şüphe ve duraksama bulunmadığı, yine murisin ölüm tarihi olan 19.11.2021 tarihinden sonra murisin ölüme bağlı başkaca bir tasarrufu da ileri sürülmediğinden davacıların tenkis isteklerinin dinlenemeyeceği, davacıların gerek ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, gerekse tenkis isteklerine ilişkin davanın mevcut delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların iddiasına göre dava konusu taşınmazları devrettiğinde fiil ehliyeti bulunmayan ...'ın 19.11.2021 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacılar ile dava dışı bir mirasçısının kaldığı, davacıların dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile miras hisseleri oranında adlarına tescili isteğinde bulunduğu, başka bir anlatımla davacıların miras ortaklığı adına değil yalnızca kendi adlarına miras payı oranında tapu iptal ve tescil istemiyle dava açtıkları ve ehliyetsizlik iddiasına dayalı olarak terekeye ait bir hakka ilişkin tasarruf işlemi niteliğindeki tapu iptali ve tescil davasının mirasçı olmayan 3. kişi konumundaki davalıya yöneltildiği, iştirak hâlinde mülkiyet hükümlerine tabi bir terekede, mirasçıların bir kısmının üçüncüye kişiye karşı kendi paylarına hasren açtıkları tapu iptali ve tescil davasının dinlenilmesinin mümkün olmadığı, böyle bir dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından davaya diğer mirasçıların katılmasına (icazet vermesine) ya da terekeye temsilci tayin edilerek onun huzurunda davaya devam edilmesine de olanak bulunmadığı, Yerel Mahkemece aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar tesisinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni nedeniyle kabulü ile, Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle murisin ehliyetsizliği nedeniyle tapu iptali ve tescil talebine ilişkin davanın usulden reddine karar verilmiş, ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 111/2. maddesinde Mahkemece davacının asli talebinin esastan reddine karar verilmedikçe, fer’î talebinin incelenemeyeceği açıkça düzenlenmiş olduğundan, davacıların asli talebi usulden reddedilmekle, davacıların feri talebi olan tenkis yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı belirtilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki; Bölge Adliye Mahkemesince iştirak hâlinde mülkiyet hükümlerine tabi bir terekede, mirasçıların bir kısmının üçüncüye kişiye karşı kendi paylarına hasren açtıkları ehliyetsizlik nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasının dinlenilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ancak tenkis talebi, tapu iptali-tescil talebinden bağımsız olarak farklı koşulları barındıran bir talep niteliğinde bulunduğundan, tenkis talebi bakımından davanın esasına girilerek araştırma yapılması gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir.

Temyiz eden davacılar vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın ...Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/2484, K. 2026/3248, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-2484-e-2026-3248-k-d6186c676d2c