Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1146 E. 2026/1071 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1146
- Karar No
- 2026/1071
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1146
KARAR NO: 2026/1071
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 24/05/2024
NUMARASI: 2023/70 E. - 2024/87 K.
DAVANIN KONUSU: Markanın iptali aksi halde hükümsüzlüğü
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait 2006/11162 numara ile tescilli "CHAMAY" markasının müvekkili şirket yetkilisi tarafından yaratıldığını ve daha sonra müvekkili şirkete devredildiğini, müvekkili şirketin markayı tanınan bir marka haline getirdiğini, müvekkilinin CHAMAY ibareli üç markanın tescilli olduğunu, davalı tarafa ait markanın müvekkili markası ile iltibasa neden olduğunu, davalının son 5 yıl içerisinde markasını kullanmadığını, müvekkiline ait tescilli markalardan da görüleceği üzere, müvekkilinin hem 25.sınıfta, hem 35.sınıfta 3 adet markası için tescili olduğunu, davalının ise ayniyet derecesinde benzer marka ibaresi ile aynı sektörde müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlandığını ve bu şekilde her iki marka arasında iltibas ve iktibas tehlikesi oluştuğunu, "CHAMAY" markasının, müvekkili şirkete devredilmeden önce dava dışı Teşvikiye Moda Tekstil Giyim San. Ltd. Şti.'ye ait olduğu dönemde, davalı şirket yetkilisi şengül yeşil ile bir bayilik sözleşmesi imzaladığını, davalı şirket yetkilisinin 2008-2010 yılları arasında müvekkiline ait markanın bayiliğini yaptığını, bayilik süresi sona erdikten sonra ise 2011 yılında müvekkiline ait marka ile okunuşu birebir aynı olacak şekilde sadece görselini değiştirmek suretiyle marka tescili başvurusu yaptığını, bu durumun davalı şirketin açıkça kötü niyetli olduğunun açık göstergesi olduğunu, açıklanan nedenlerle, davalı tarafa ait 2011/89459 numara ile tescilli markanın kullanmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine, terditli olarak iptal edilmemesi halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafın davaya cevap vermediği tespit edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2023/70 esas, 2024/87 karar sayılı, 24/05/2024 tarihli kararı ile; "1-Davacının kullanılmama nedeniyle iptal davasının KABULÜ ile;
2-Davalı yana ait 2011/89459 tescil numaralı markanın kullanılmama nedeniyle iptaline, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine,
3-Davacının hükümsüzlük davasının REDDİNE" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davalı asil istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 24.05.2024 tarihli ve 2023/70 E. 2024/87 K. sayılı kararının hukuka aykırı olduğunu, hükümsüzlük talebinin reddi yönündeki kararın yerinde olduğunu ancak kullanılmama nedeniyle iptal davasının kabulüne dair hükmün hatalı olduğunu, dava dilekçesinin e-tebligat yoluyla gönderilmesi nedeniyle geç görüldüğünü, cevap dilekçesi verilmemesinin vakıaların reddi anlamına geldiğini, bilirkişi raporuna süresinde itiraz edildiğini, markaların farklı sınıflarda ve farklı tasarımlarda olduğunu, 35. sınıfta tescilli olan markanın hükümsüzlüğünün söz konusu olamayacağını, mahkemenin Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine atıf yaparak somut delil olmaksızın sessiz kalmaya hukuki sonuç bağladığını, Ferah Giyim ve Mücevherat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile Teşvikiye Moda Tekstil Giyim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 26.09.2008 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, markanın el değiştirmesi ve yaşanan mağduriyetler neticesinde 2011/89459 tescil numaralı markanın 35. sınıfta şirketleri adına tescil edildiğini, tescil başvurusunun 03/11/2011 tarihinde yapıldığını ve 24/09/2013 tarihinde tescil edildiğini, yaklaşık 12 yıldır markanın tescili hususunda herhangi bir ihtilaf yaşanmadığını, kötü niyetin bulunmadığını, mahkemenin ilgili icra dosyaları ve diğer dosyalar hakkında yeterli araştırma yapmadığını belirterek Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak kullanılmama nedeniyle açılan davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı taraf, davaya konu markayı kullandığını ispatlayacak delil sunamadığı gibi aksine kullanmadığını özellikle ikrar ettiğini, Bakırköy 2. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/70 E. 2024/87 K. Sayılı ilamı usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek davalı tarafın istinaf itirazlarının esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; davalı adına tescilli 2011/89459 numaralı "CHAMAY" ibareli markanın kullanılmama nedeni ile iptali aksi halde hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından markanın kullanılmama nedeni ile iptali talebinin kabulüne, hükümsüzlük talebinin reddine karar verildiği, davalı tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Her ne kadar terditli davada HMK'nın 111. maddesi uyarınca asli talebin reddine karar vermedikçe mahkemenin feri talebi inceleyip karara bağlaması mümkün olmadığından, mahkemenin öncelikle asli talep olarak davacı tarafça ileri sürülen markanın iptali talebini inceleyip kabulüne karar vermekle hükümsüzlük talebini inceleyemeyeceği açık iken hem asli talebin kabulüne hem de feri talebin reddine karar verdiği saptanmış ise de bu yönde ileri sürülmüş istinaf sebebi bulunmadığından ve davacı tarafın istinaf başvurusu mevcut olmadığından eleştiri konusu yapılması ile yetinilmiştir.
İstinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri kapsamında değerlendirme yapılması gerekmekle somut uyuşmazlıkta markanın kullanılmama nedeni ile iptali koşullarının oluşup oluşmadığı tetkik edilmiştir. Markanın kullanılmama nedeni ile iptali istemi yönünden SMK'nın 192/1. maddesi uyarınca 26. maddesinin, Kanun'un yayımı tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceği belirtilmekle SMK'nın geçici 4. maddesine göre SMK'nın 26. madde hükmünün yürürlüğe girmesinden önce açılan dava kapsamında iptal yetkisinin mahkemeye ait olduğu, bu kapsamda dava tarihi itibari ile henüz anılı yasal düzenleme yürürlüğe girmediğinden dolayı uygulanması gereken SMK'nın 26/1-a bendi ile 9/1. maddesi kapsamında tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği anlaşılmıştır. Markanın kullanıldığını ispat yükü ise davalı taraf üzerinde olup davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığının ispatlanması gerekmektedir. Somut uyuşmazlık kapsamında; davalı tarafça ciddi kullanımı gösterir delil sunulmadığı, davalının dava konusu markayı, iptali istenen sınıf ve emtialarda ciddi olarak kullandığına ilişkin ispat külfetini yerine getiremediği, kullanmama nedenine dayalı iptal isteminin incelenmesinde "sessiz kalma yoluyla hak kaybına" dayalı savunmanın ileri sürülemeyeceği, davalı tarafın markasını kullanamadığına yönelik ileri sürdüğü sebeplerin mücbir sebep niteliğinde olmaması nedeniyle buna yönelik istinaf sebeplerine itibar edilemeyeceği, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan malların menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığı ispatlanamadığından, markanın iptaline ilişkin ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri kapsamında davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin .../05/2024 tarih ve 2023/... E. 2024/.. K. sayılı kararına karşı, davalının vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/06/2026