Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1137 E. 2026/1268 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1137
- Karar No
- 2026/1268
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1137
KARAR NO: 2026/1268
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/05/2024
NUMARASI: 2023/138 E. - 2024/370 K.
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Asıl ve Birleşen Dava: Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; Asıl davaya konu senet keşidecisi .... A.Ş olduğunu, 125.000,00 TL miktarlı 06/06/2022 tanzim tarihli, 31/07/2022 vade tarihli bir adet çek olduğunu, birleşen davaya konu senet keşidecisi .... A.Ş olduğunu, 125.000,00 TL miktarlı 06/06/2022 tanzim tarihli, 31/08/2022 vade tarihli bir adet çek olduğunu, davalının işbu çekleri ....İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takiplere konu ettiğini, ancak takiplerde haksız ve hukuksuz olarak müvekkil de borçlu olarak gösterildiğini, müvekkili ...'in söz konusu çeklerin tanzim edildiği tarihte, ... Vergi Kimlik Numaralı ... Anonim Şirketinin yönetim kurulu üyesi olduğunu, bahse konu çeklere şirket adına kaşe ve paraf attığını, ancak kendi adına herhangi bir imzası yer almadığını, buna ilişkin olarak davalıya şahsi bir borcu da bulunmadığını, ayrıca çekler incelendiğine üzerinde ... ibaresi ile imza atıldığını, müvekkilinin böyle bir ibare yazmadığını ve imza atmadığını, davalı şirket tarafından tamamen haksız olarak senedin tahsili için belgede sahtecilik ve imza taklidi yapılarak bu ibarelerin ve imzanın eklenmesiyle senedin icra takibine konulduğunu ve müvekkilinin de borçlu olarak dosyaya eklendiğini, davalı hile ve dolandırıcılık yönetimi ile müvekkilinin imzasını ve yazısını taklit etmek sureti ile takibe koyduğu davaya konu bonoyu, salt müvekkilin yasal haklarını kullanmasını zorlaştırmak için şirketin borca batıklığı sebebi ile alacağın tahsilinin zor olduğunun düşüncesi ile hareket ederek işlem başlatıldığını beyanla çekler nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, çekin yetkili ve meşru hamil olan müvekkile iadesine, haksız ve mesnetsiz olarak icra takibi yapan kötü niyetli davalı taraf hakkında %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Asıl ve Birleşen Davada Cevap: Davalı vekili cevap dilekçelerinde özetle; ...'in davaya konu bonolara şirket adına imza attığını, kişisel bir borcunun bulunmadığını, ...'in imzasının taklit edildiği iddia edilmişse de bu hususların kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin uzun dönem araç kiralama işi ile uğraştığını, dava dışı .... Anonim Şirketi ile müvekkili şirket arasında 03/06/2021 tarihinde ... sayılı araç kiralama sözleşmesi, akabinde ise sözleşmenin ayrılmaz parçası olan 30/11/2021 tarihli ve... ek protokol akdedildiğini, akdedilen bu sözleşmede de ...'in imzası bulunduğunu, müvekkili şirketin, araç kiralama yaparken müşterilerin ticaret sicil evraklarını da ve imza sirkülerini de talep etmekte olduğunu, dava dışı .... Anonim Şirketi'ne ait imza sirküleri de sözleşme aşamasında bu suretle temin edildiğini, ticari ilişki çerçevesinde, dava dışı firmanın vermiş olduğu başkaca senetler üzerinde davacının avaller söz konusu olduğunu, bu aval verdiği senetlerdeki imzalarla da davaya konu senet üzerindeki imza aynı olduğunu, davacının senetlerdeki imzanın sahte olduğunu, kendisine ait olmadığını ve hatta daha ileri giderek müvekkili şirketin sahtecilikle suçlama boyutundaki iddialarının tamamen asılsız olduğunu, huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, İİK 72/4 uyarınca alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; Toplanan deliller ışığında, davanın kambiyo senetlerindeki taahhüdün imza inkarı nedeniyle hükümsüzlüğüne dayalı olup, senetteki taahhüdün hükümsüzlüğü herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'ilerdendir. Dosya kapsamında davacının işbu bonoların içeriğini zımnen ve eylemli olarak benimsediğine dair hiçbir beyanına ya da işlemine rastlanılmadığı, nitekim icra takiplerine konu bonolarda yer alan imzanın davacının eli ürünü olmadığının alınan raporla sabit olduğu, kambiyo senetlerinde aval olarak imzanın mutlak ve zorunlu unsur olduğu, imzanın aval olan kişiye ait çıkmaması halinde kambiyo senedinden doğan sorumluluğunun söz konusu olmayacağı göz önünde bulundurularak dosya kapsamında tanzim edilen grafoloji uzmanı raporuna göre, bonolarda yer alan imzanın davacıya ait olduğu" gerekçesi ile,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacının, keşidecisi ...Anonim Şirketi, lehdarı ...Anonim Şirketi, 06/06/2022 tanzim ve .../07/2022 ödeme tarihli, 125.000,00-TL bedelli, ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına konu bono nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davacının bononun iadesine ve istirdatına yönelik talebinin reddine,
3-Yasal koşulları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
Birleşen dava olan İstanbul ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... Esas davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacının, keşidecisi ...Anonim Şirketi, lehdarı ...Anonim Şirketi, .../06/2022 tanzim ve .../08/2022 ödeme tarihli, 125.000,00-TL bedelli, ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına konu bono nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davacının bononun iadesine ve istirdatına yönelik talebinin reddine,
3-Yasal koşulları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığını, davacının keşidecisi ... Anonim Şirketi, lehdarı ...Anonim Şirketi olan 06/06/2022 tanzim ve 31/07/2022 ödeme tarihli 125.000,00-TL bedelli bono ile 06/06/2022 tanzim ve 31/08/2022 ödeme tarihli 125.000,00-TL bedelli bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine yönelik hükmün hukuka aykırı olduğunu, davacının imza inkarı üzerine alınan bilirkişi raporunun grafoloji biliminin gerekliliklerine uygun olmadığını, mukayese imzaların hangi yıla ve evraka ait olduğunun belirtilmediğini, 1995-2023 yılları arasındaki imzaların kendi içinde dahi kıyaslanmadığını, raporun denetime elverişsiz olduğunu, davacının imzanın sahte olduğu iddiasına rağmen icra takibine süresinde itiraz etmediğini, herhangi bir sahtecilik şikayetinde bulunmadığını, senet zayi davası açmadığını, davacının şirket ile olan ticari ilişkisi kapsamında daha önce aval verdiği senetlerdeki imzalar ile dava konusu senetlerdeki imzaların aynı olduğunu, davacının yönetim kurulu üyeliğinden ayrılmış olmasının avalist sıfatıyla sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, davacının borcu ödemekten kaçınmak amacıyla kötü niyetli hareket ettiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Asıl ve birleşen davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.
Davacı tarafından, dava konusu senetlerin, davalı tarafından, ....İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu ettiğini, icra takibine konu senetlerde, keşidecinin .... A.Ş olduğunu, 125.000,00 TL miktarlı 06/06/2022 tanzim tarihli, .../07/2022 vade tarihli ve 06/06/2022 tanzim tarihli, 31/08/2022 vade tarihli bir adet bono olduğunu senette bulunan "..." yazısının ve imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürmüştür.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
27/02/2024 tarihli Adli grafolog bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; inceleme konusu, borçlu “Birko Birleşik Koyunlulular Mensucat
Tic.ve San.A.Ş.” aval... ve ... , alacaklısı “....A.Ş.”, olan 06.06.2022 (okunur) düzenleme, 31.07.2022 ödeme tarihli, ve 31.08.2022 ödeme tarihli her biri “ 125.000-Yüzyirmibeşbin TL” tutarlı toplam 2 adet senette bulunan “...” yazıları ve “Aval” imzaları ile ...’e ait mevcut mukayese yazı ve imzaları arasında ; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da farklılıklar saptandığından inceleme konusu konusu yazı ve imzaların mevcut mukayeselerine imzalarına kıyasla ...’İN ELİ ÜRÜNÜ OLMADIĞI" belirtilmiştir.
Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.
İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı ... tarafından dava konusu çeklerin tanzim edildiği tarihte, ... Anonim Şirketinin yönetim kurulu üyesi olduğunu, bahse konu çeklere şirket adına kaşe ve paraf attığını, ancak kendi adına herhangi bir imzası yer almadığını, buna ilişkin olarak davalıya şahsi bir borcu da bulunmadığını, ayrıca çekler incelendiğine üzerinde ... ibaresi ile imza atıldığını, böyle bir ibare yazmadığını ve imza atmadığını, davalı şirket tarafından tamamen haksız olarak senedin tahsili için belgede sahtecilik ve imza taklidi yapılarak bu ibarelerin ve imzanın eklenmesiyle senedin icra takibine konulduğunu ileri sürdüğü, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava konusu çeklerin üzerinde yer alan aval imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edildiği bilirkişi raporunun yargıtay kriterlerine uygun olarak düzenlendiği, denetlemeye elverişli olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../05/2024 tarih ve 2023/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Asıl dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.538,75TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.877,6 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.661,15 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Birleşen dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.538,75TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1391,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.146,99 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
7- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/07/2026