Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1236 E. 2026/1192 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1236
Karar No
2026/1192
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO : 2024/1236

KARAR NO: 2026/1192

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 03/05/2024

NUMARASI: 2022/744 E. - 2024/295 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak ...İcra Md. ...esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinden ödeme emrinin 02.11.2022 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, takibin kesinleşmesine müteakip müvekkili aleyhine cebri icra işlemlerine devam edileceğinden öncelikle ve ivedilikle İİK.m.72/3 gereği ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edildiğini, davaya konu icra takibine dayanak 13.07.2015 tanzim 05.11.2019 vadeli 70.000 TL bedelli bono nakden ahzolunduğu, şerhi mevcut olduğu, davalı alacaklı 6102 Sayılı TTK m. 16 gereği tüzel kişi olduğu senet bedelini müvekkiline nakden ödediğini ikrar etiğini, müvekkili tarafından takibe dayanak yapılan bir bono tanzim etmediğini, mahkemece gerek görüldüğünde bu hususun imza incelemesi de yapılması talep edildiğini, müvekkilinin davalıdan her hangi bir miktarda nakit bedel aldığı iddiası gerçek dışı olduğunu, müvekkili ile davalı arasında takibe konu bononun düzenlenmesini gerektirir ticari ve hukuki bir ilişki bulunmadığını, takibe konu bono ile lehtar alacaklı davalı bono bedelinin nakden ahzolunduğu bonoya şerh ettiğini, tüzel kişi davalının müvekkile verdiğini iddia ettiği 70.000 TL'nin ticari defterlerine işlemesi ve bu para çıkışının banka yoluyla yapılması gerektiğini, bu hususta davalının ticari defterlerinin münhasıran delil olarak dayanıldığının bildirildiği, (6100 Sayılı HMK ticari defterlerinin ibrazı ve delil olması...) emsal ve müstakar içtihatlar uyarınca hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıda olduğunu, borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa bu durumda ispat yükü davalı olmasına karşın alacaklıya düştüğünü, davalının alacaklı olduğunu ispat etme yükümlülüğünde olduğunu belirterek, öncelikle İİK.m.72/3 gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ....İcra Md ...E sayılı dosya borcunun ferileri dahil tamamı bakımından müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ihtilafın kaynağı araç kiralama sözleşmesi olduğunu ve ihtilafın çözümünde görevli mahkemenin HMK'nın ilgili maddeleri gereğince Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğundan görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, müvekkili şirketten araç kiraladığını, kiraladığı aracı hasarlı olarak teslim ettiğini, kaza tutanakları davacı tarafından müvekkiline teslim edilmediğini, kaza tespit tutanağı tutulup tutulmadığı hususunda dahi bilgi verilmediğini, taraflar arasındaki sözleşmede kaza halinde tutulması ise hasar ve aracın değer kaybı ve aracın serviste kaldığı sürece müşteri tarafından ödemekle yükümlü olduğu davacı tarafından kabul edilmiş ve davacı taraf müvekkile olan borcu için dava konusu senedin altına imza attığını, bono üzerindeki imzanın bilirkişi incelemesi için bilirkişiye tevdii edilmesine karar verilmesinin talep edildiğini, müvekkilinin, ... ...Şti- ... Şti, ..., ... Şirketleri ile kiralanan araçların tamir, bakımlarında cari hesap çalıştığını, ilgili şirketlere müzekkere yazılarak kiralama sözleşmesinde yer alan aracın 02.08.2015 sonrası tamiratlarına ve bakımlarına, ne kadar serviste kaldığı, hangi hasarların tamir edildiğine ilişkin bilgi ve belgelerin celbi talep edildiğini, dava konusu bonoya ilişkin temel borç ilişkisinin varlığı ispatlanmış olup, bononun davacı tarafından imzalandığını, bono üzerinde yer alan bedelin esas alınması gerektiğini, bononun bağımsız borç ikrarını içeren senet olduğunu, bu nedenle bir millet bağı olmasının gerekmediğini, davacı borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabileceğini, kural olarak vakıadan kendi lehine haklar çıkaran iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecbur olduğu (TMK.m.6) davacının İhtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin talebinin reddi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, görevsizlik kararı verilerek davanın usulden reddine, haksız ve dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, davacı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesi 2022/744 esas, 2024/295 karar sayılı, 03/05/2024 tarihli kararı ile; "Davalı/alacaklı tarafından takibe konu senedin elde edilmesine ilişkin Kiralama konusu ... Plakalı aracın davacının uhdesinde (Kiralama süresi için) iken aracın kaza ile hasarlandığını ve işbu hasarın onarımı için yapılan harcamaların somut ödeme belgeleri ile ispata muhtaç olduğu (Davalı Şirket adına İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna müzekkere yazıldığı ve davalı şirket hakkında birçok Ticaret Mahkemesinde ve diğer mahkemelerde yargılamanın devam ettiği anlaşılmakla) hususunun tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda,

1-Davacının davasının KABULÜ İLE;

-...icra dairesinin ...takip sayılı dosyasında( takibe dayanak 13/07/2015 tanzim 05/11/2019 vade tarihli, 70.000,00-TL bedelli )DAVACININ DAVALIYA BORÇLU OLUNMADIĞININ TESPİTİNE" karar vermiştir.

İSTİNAF:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketten kiraladığı aracı hasarlı olarak teslim ettiğini, oluşan maddi zararı, kazanç kaybını ve değer kaybını tazmin etmek amacıyla davacı tarafından müvekkili lehine bono düzenlendiğini, vade tarihinde ödenmeyen bono nedeniyle başlatılan icra takibine davacının haksız yere itiraz ettiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığını ve bu nedenle görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi gerekirken yargılamaya devam etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının bono üzerindeki imzayı ikrar ettiğini ve ispat yükünün bedelsizlik iddiasında bulunan davacı üzerinde olduğunu, davacının iddialarını yazılı delille ispatlayamadığını, ilk derece mahkemesinin eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, davalı tarafından talep edilen deliller toplanmadan ve imza itirazı değerlendirilmeden bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddini, davacının icra inkar ve kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Davacı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.

GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava; İİK'nin 72.maddesi kapsamında, icra takibine dayanak bonoya yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından usule ve esasa yönelik yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.

İstinaf incelemesi kapsamında ilk olarak davalı vekilinin usuli itirazının tetkik edilmesi gerekmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde, davaya konu bononun araç kiralama sözleşme ilişkisi kapsamında düzenlendiğini, bononun araç kiralama sözleşmesi ile davacıya teslim edilen araca hasar verilmesi nedeniyle davacıdan alındığını savunmuş ise de davacının davaya konu bononun araç kiralama sözleşmesi kapsamında düzenlendiğini gösterir kabulünün bulunmadığı gibi davalı tarafın bu yönde ispata elverişli delil sunmadığı, ibraz edilen sözleşme suretinin imzalı olmadığı tespit edilmiş olup dava konusu bononun araç kiralama sözleşmesi kapsamında düzenlendiğinin dosya kapsamında ispata muhtaç kaldığı, menfi tespit isteminin kambiyo senedine dayalı olması nedeni ile mutlak ticari dava kapsamında Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalının aksi yöndeki usuli istinaf sebebine itibar edilmesi mümkün olmamıştır.

Esasa yönelik istinaf incelemesi neticesinde; .... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine dayanak dava konusu bononun incelenmesinde; lehtarının /davalı ....Şti, keşidecisinin /davacı ... olduğu, 13/07/2015 düzenlenme tarihli, 05/11/2019 ödeme tarihli, 70.000-TL bedelli senet olduğu, dava konusu bononun ''nakden'' düzenlendiği, davalının ise araç kiralaması ile ilgili olarak ... plakalı ...model araç ile davacının kaza yaptığını, kaza tespit tutanaklarını teslim etmediğini, aracın tamir ve bakımını kendisinin yaptırdığını, araç hasarları karşılığında söz konusu senedin davacı tarafından düzenlendiğini ileri sürmekle senedin ihdas nedenini talil ettiği, bu nedenle ispat yükünün davalının üzerinde olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte davalı yanın beyanı üzerine mahkemece ....Şti, ...e ayrı ayrı müzekkere yazıldığı, ...'e yapılan tebligatın iade edildiği, ... Şti'ye yazılan müzekkereye cevap verilmediği, davalının kiralama konusu araç ile ilgili olarak davacının kazası sonucu araçta oluştuğu iddia edilen hasarlara dair ilgili servislere yaptırılan onarımlara ilişkin hasar ödemelerine ilişkin herhangi bir somut belge ibraz edemediği,

söz konusu araca ilişkin trafik veya kasko sigorta poliçeleri kapsamında herhangi bir başvuru olup olmadığına dair dosyaya somut herhangi bir belge, beyan sunulmadığı, bu kapsamda davalı/ alacaklı tarafından takibe konu senedin elde edilmesine ilişkin kiralama konusu ... plakalı aracın davacının uhdesinde iken kaza neticesinde hasarlandığı iddiası ile işbu hasarın onarımı için yapılan harcamaların ispata muhtaç kaldığı anlaşılmakla, mahkemece davacının menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../05/2024 tarih ve 2022/... E. 2024/... K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.781,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.196,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.585,70-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1236, K. 2026/1192, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1236-e-2026-1192-k-6132ab95e212