Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1320 E. 2026/1198 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1320
Karar No
2026/1198
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1320 Esas

KARAR NO: 2026/1198

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 19/03/2024

NUMARASI: 2023/702 E. - 2024/225 K.

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 27/10/2023

BİRLEŞEN İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN

2024/89 E. 2024/117 K. SAYILI DOSYASI

BİRLEŞEN DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 02/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile müvekkiline karşı kambiyo senetlerine mahsus icra takibine başlatıldığını, takip konusu “... Şubesine ait keşidecisi ...-...olan hamiline düzenlenen ... seri numaralı 31/06/2023 keşide tarihli 100.000,00 TL tutarlı çek” müvekkilinin elinde iken kaybolduğunu, bunun üzerine çek iptali için yapılan başvuru sonucunda; Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/04/2023 tarih ve 2023/6 E.-258 K. sayılı ilamı ile zayi nedeni ile iptal kararı verildiğini ve istinaf kanun yolundan feragat edilmek sureti ile 17/04/2023 tarihinde kesinleştiğini, takibe konu çekin müvekkilinin elinde iken kaybolmuş ve müvekkilinin gerekli başvuruları yaptıktan sonra çeke ilişkin iptal kararı almış olduğunu, ödeme emri ekinde gönderilen çek suretini incelemek sureti ile öğrendiği kendisinden sonraki ilk ciranta olan “.... Limited Şirketi” ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmayıp bu şirketin müvekkili tarafından tanınmamakta olduğunu, şirketle yapılan bir alışveriş olmadığı gibi herhangi bir fatura giriş çıkışı ve çek teslim tesellümüne ilişkin düzenlenmiş bir belge de olmadığını, kaybolan ve iptal edilmiş çekin,

müvekkili tarafından tanınmayan bu şirketin eline nasıl geçtiği konusunda da bir bilgisi olmadığını, çekin iptaline ilişkin süreçteki ilan aşamalarında da çekin hamili olduğu ya da elinde bulunduğu iddiası ile hiçbir gerçek /tüzel kişi tarafından bankaya herhangi bir başvuru da yapılmamış olduğunu, takip yolu ile öğrendikleri ciro silsilesindeki “...Anonim Şirketi” ile takip alacaklısı konumundaki davalı “.... Şti.” de müvekkili tarafından tanınmamakta ve hiçbir ticari ilişki ve geçmiş olmayan firmalar olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle takibin durması için tedbir kararı verilmesini, davalıya takip miktarı kadar borçlu olmadıklarının tespiti ile icra takibinin iptalini, davalının kötü niyetli olması nedeniyle %20’dan az olmak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

davacının dava konusu çekte birinci ciranta olup çekteki imzasına bir itirazı bulunmadığını, dava konusu çekin iptali için çek iptal davası açılmasının davaya taraf olmayan müvekkilini bağlamadığı gibi davacıyı borçtan kurtaran bir sebep de olmadığını, zaten çekte ödeme yasağı bulunması çekin icra takibine konu edilmesine engel teşkil etmediği gibi müvekkilinin kötüniyetli olduğunu da göstermeyeceğini, çekteki ciro silsilesinden anlaşılacağı gibi müvekkilinin dava konusu çeki aralarındaki ticari ilişkiye istinaden ...Anonim Şirketinden almış olduğunu, ödeme yasağı nedeniyle çek bedelini tahsil edememiş, bu nedenle de büyük bir mağduriyet yaşamış olduğunu, bu nedenle davacıların dava konusu çekten ötürü müvekkiline karşı sorumlu olup menfi tespit davasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA:

Birleşen davada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, söz konusu çekin davacı tarafından ...'e verildiğini ve ...'in söz konusu çeki kaybettiğini, ardından Ankara 9.ATM 2023/6 esas sayılı dosyası ile açtığı davada takibe dayanak ... numaralı 31/06/2023 keşide tarihli 100.000-TL bedelli çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, bunun üzerine davacı tarafından ...'e ... seri numaralı yeni bir çek yazılarak çekin ödendiğini, iptaline karar verilmiş çek ile ilgili olarak başlatılan icra takibinde borçlulardan biri olan ... tarafından söz konusu borcun olup olmadığına dair İstanbul 9.ATM 2023/702 esas sayılı dosya ile kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davası açıldığını, bu nedenlerle davacının takipten ve takibe konu edilen çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, ... tarafından açılan dava ile işbu davanın davalı tarafı, konusu ve aynı icra takibine dayanması ve ayrıca hukuki yarar bulunup usul ekonomisi sebebi ile işbu davanın İstanbul 9.ATM dosyası ile birleştirilmesine, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibin tedbiren durdurulmasına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı keşidecinin imzasına itiraz etmeyerek çekin, bizzat keşideci tarafından düzenlendiği ve ...'e gönderildiğini, ...'in çeki kaybettiğini belirttiğini, davacının iddialarının şahsi def'i niteliğinde olup müvekkili açısından herhangi bir sonuç doğurmayacağını, müvekkilinin yetkili hamil olup ispat yükünün davacıda olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen işbu davanın reddine, karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesi 2023/702 esas, 2024/225 karar sayılı, 19/03/2024 tarihli kararı ile; "Asıl dosya davacısı (1. cirantanın) ve birleşen dosya davacısı (keşidecinin) kendi imzalarına herhangi bir itirazda bulunmadıkları, asıl ve birleşen dosya davacılarının, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran davalının kötü niyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmeleri gerektiği, TTK 790. Maddesi gereğince, davaya konu çekteki ciro silsilesinin müteselsil ve birbirini takip ettiği, şeklen düzgün olduğu, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, ödeme hususunun şahsi def'i olduğu ve iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceği, davacıların, dava konusu çeki, davalının kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu hususunda iddiaları olmadığı gibi, buna ilişkin de davacılar tarafından yeterli ve inandırıcı delil sunulmadığı, (İstanbul BAM 16.HD., 05/03/2021 T.,2018/1484 E.-2021/436 K., İstanbul 44.HD. 22/09/2022 T., 2022/1109 E.-2022/1287 K.,03/03/2022 T.,2020/820 E.-2022/349 K., İstanbul BAM 16. HD 20/03/2024 T., 2022/1417 E-2024/519 K.), dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen dosya davacılarının, davalının, çekin iktisabında kötü niyetli olduğu, bile bile borçluların zararına hareket ettiğinin kanıtlanamadığı kanaati oluştuğundan asıl ve birleşen İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/89 E. sayılı davasının REDDİNE" karar vermiştir.

İSTİNAF:

Asıl dosyada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin vergi kayıtlarının incelenmediğini, incelenmiş olması halinde davalının gayrı-faal bir şirket olduğunun görülebileceğini, takibin durdurulması ve davalı şirketin kötü niyetini kanıtlamak amacıyla talep ettikleri diğer mahkemelerdeki davalıya karşı açılan menfi tespit ve istirdat davalarının incelenmediğini, bu dosyaların incelenmesi halinde davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğinin ortaya çıkacağını, yerel mahkemenin davacıların çekin kötü niyetle iktisap edildiği konusunda yeterli ve inandırıcı delil sunmadığı yönündeki değerlendirmesine katılmadıklarını, zira sundukları menfi tespit ve istirdat dosyaları celp edilerek incelenmiş olsaydı davalı şirketin kötü niyetli olduğunun ortaya çıkacağını, ayrıca dava dilekçelerinin sonuç kısmında davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talebinde bulunduklarını, müvekkilinin kendi cirosu altında davalı dahil hiçbir cirantayı tanımadığını, ticari bir bağları olmadığını, takibe konu çekin müvekkili elindeyken kaybolduğunu ve çekin iptali için dava açarak iptal kararı aldığını, kötü niyetli davalı şirketin çekle ilgili kambiyo takibi yapmasına ve takibi kesinleştirmesine rağmen durdurduğunu ve icrai işlemlere devam etmediğini, müvekkili tarafından Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/6 sayılı dosyasıyla çek için iptal kararı alındığını ve bu kararın istinaftan feragat edilerek kesinleştirildiğini, bu iptal kararı sonucunda davalı şirketin haciz işlemlerini durdurduğunu, tüm bu olguların değerlendirilmesi neticesinde davalı şirketin gerçek alacaklı olmadığının anlaşıldığını belirterek, yerel mahkemenin gerekçeli kararının istinaf talepleri ve itirazları yönünden incelenmek suretiyle kaldırılmasını, istinaf incelemesi sonucunda belirlenecek vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Asıl ve birleşen dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, çalınma iddiasına dayalı olarak çek yönünden menfi tespit istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği, asıl dosyada davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.

Dosyanın tetkikinde; dava konusu çekin .../Ankara Şubesi’ne ait, keşide tarihi 31/06/2023, çek numarası ..., çek bedeli 100.000-TL olan ve hamiline düzenlenen çek olduğu, keşidecisinin (birleşen dosya davacısı) ..., A.Ş., 1. cirantanın (asıl dosya davacısı) ..., 2. cirantanın (dava dışı)....Şti., 3.cirantanın (dava dışı) .... A.Ş. olan çeki, 03/07/2023 tarihinde ibraz eden hamilin (asıl ve birleşen dosya davalısı)....Şti. olduğu görülmüştür.

TTK'nın 790. maddesi; "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır." şeklinde düzenleme altına alınmış olup Kanun'un 710/3 c. 2 hükmüne göre; ''Ödeyen kişinin, cirolar arasında düzenli bir silsile bulunup bulunmadığını incelemekle yükümlü ise de cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda olmadığı'' açıklanmıştır. Anılı kanuni düzenlemeler gereğince çeklerde şeklen yetkili hamil, cirolar arasında muntazam bir teselsülün mevcut olup olmamasına göre belirlenmekte olup bu ilkelere göre kopma yapmayan muntazam bir ciro zincirine göre hamil olduğu anlaşılan kişi o çekin şeklen yetkili hamili sayılmaktadır.

Somut olaya bakıldığında; dava konusu çek üzerindeki ciro silsilesinin muntazam bir ciro zincirine göre devam ettiği görülmüş olup davalının şeklen yetkili hamil olduğu saptanmıştır. Her ne kadar mahkemece, davalı hamilin dava konusu çeki iktisap ederken çekin çalıntı olduğunu bildiğini ya da bilebilecek durumda olduğunu gösteren somut delil bulunmadığı, davalının düzgün ciro silsilesine dayanarak çeki iktisap ettiği, yetkili hamil sıfatını haiz olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de davacının bu konuda gösterdiği delillerin yeterince değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Nitekim TTK'nın 792. maddesinin uygulamasında ispat yükü kural olarak çeki rıza dışı kaybeden tarafa ait olmakla birlikte, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerinin yerleşik kararlarında, çok sayıda benzer hırsızlık/ kargoda kaybolma olayı, aynı veya benzer ciro zincirleri, aynı kişiler veya şirketler üzerinden tekrarlanan iktisaplar bulunması halinde, yeni hamilin artık iyi niyet karinesinden yararlanamayacağı, bu durumda ağır kusurun varlığının kabulü gerektiği benimsenmiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. H.D'nin 08/07/2021 Tarih ve 2020/1236 E.- 2021/1120 K. Sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2021/1268 Esas – 2023/386 Karar sayılı kararı, Dairemizin 2022/1634 Esas –2022/1626 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26/05/2021 tarih, 2020/5570 Esas – 2021/4450 Karar sayılı ilamı) Dolayısıyla TTK'nın 792. maddesi gereğince, istinaf eden asıl dosyada davacının /(1.ciranta), dava konusu çekten kaynaklı sorumluluğundan kurtulabilmesi için çekin davalı tarafından kötüniyetli ya da ağır kusurlu olarak iktisap edildiğini kanıtlamasının gerektiği, bu yönde davalı hakkındaki benzer dava dosyalarına delil olarak dayanıldığı, işbu dosyalar tetkik edilmeden ve akıbeti beklenmeden karar verildiği tespit edilmekle, istinaf eden asıl dosyada davacının bu yöndeki delilleri toplanıp tetkik edilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur. Bu nedenlerle asıl dosyada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının asıl dava dosyası yönünden kaldırılmasına, dosyanın belirtilen eksikliklerin tamamlanması için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Asıl dosyada davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2-İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../03/2024 tarih, 2023/... E. 2024/... K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1320, K. 2026/1198, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1320-e-2026-1198-k-4eb7858db35f