Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1131 E. 2026/1236 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1131
Karar No
2026/1236
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/1131 Esas KARAR NO: 2026/1236 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/05/2024 NUMARASI: 2021/189 E. - 2024/276 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili 09/03/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili dava dışı İstaç A.Ş.'nin davalılardan Bzm Çelik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ile aralarında Kömürcüoda Şile Tesisleri ve Seymen Silivri Tesisleri yapımı konusunda sözleştiklerini, müvekkilinin iş gereği aralarında 27.02.2019 tarihinde Kömürcüoda Çelik Konstürksiyon Hangar Yapım İşi ve Seymen Çelik Konstürüksiyon Hangar Yapım İşini alt taşeron olarak BZM Çelik San. Ve Tic. A.Ş.'nin görevlendirildiğini ve sözleşme imzaladıklarını, işbu sözleşme uyarınca davalının taşeron sözleşme gereği kendisine yüklenen işi 03.05.2019 tarihine kadar bitireceğini ve bunun karşılığında müvekkilinin davalı taşerona 772.760,00+KDV ödeme yapacağını, sözleşme gereği davalının taşeron işi sözleşme süresini aştığını ve kömürcüoda hangar yapım işinin geçici kabulü 23.05.2019’da; seymen hangar yapım işinin geçici kabulü 28.05.2019 alınmış olmakla; davalının taşeronun işini gerçekte bitirdiği tarihin 12.06.2019 tarihi olduğunu, akabinde davalı taşeronun taraflarına, sözleşmedeki gecikme nedeniyle oluşacak ceza-i şartları ödememiş olup, müvekkilinin davalı taşerona belirtilen iş karşılığında 11.05.2019 tarihli 7655357 numaralı 30.000,00-TL bedelli Halkbank çeki, 18.05.2019 7655358 numaralı 30.000,00-TL bedelli Halkbank çeki, 25.05.2019 tarihli 7655359 numaralı 60.000,00-TL çeki, 01.06.2019 7655360 numaralı 50.000,00-TL bedelli çeki, 08.06.2019 tarihli 7655361 numaralı 50.000,00-TL bedelli çeki, 15.06.2019 tarihli 7655362 numaralı 50.000,00-TL bedelli çeki, 22.06.2019 tarihli 7655363 numaralı 50.000,00-TL bedelli çeki, 06.07.2019 tarihli 7655364 numaralı 50.000,00-tl bedelli çeki, 13.07.2019 tarihli 7655365 numaralı 50.000,00-TL bedelli çeki, 20.07.2019 tarihli 7655366 numaralı 50.000,00-TL bedelli çeki, 27.07.2019 tarihli 7655367 numaralı 50.000,00-TL bedelli çeki, 03.08.2019 tarihli 7655368 numaralı 50.000,00-TL bedelli çeki, 10.08.2019 tarihli 7655369 numaralı 60.000,00-TL bedelli çeki, 17.08.2019 7655370 numaralı 60.000,00-TL bedelli çeki, 21.09.2019 tarihli 8243227 numaralı 30.000,00-TL bedelli çeki, 12.10.2019 tarihli 8243228 numaralı 40.000,00-TL bedelli çeki, 19.10.2019 tarihli 8243229 numaralı 60.000,00-TL bedelli çeki, 26.10.2019 8243230 numaralı 70.000,00-TL bedelli çeki davalı taşerona verildiğini, davalı taşeronun ise yaptıkları iş ve aldıkları çek için müvekkiline 29.04.2019 tarihli 004845 seri numaralı 684400-TL tutarlı fatura, 31.05.2019 tarihli 004861 seri numaralı 236.000,00-TL tutarlı fatura, 06.08.2019 tarihli 004894 seri numaralı 30.154,70-TL tutarlı fatura gönderdiğini, bunun yanında müvekkilinin kendi çalışanı Onur KOÇ üzerinden, BZM şirketinin yönlendirdiği Mürsel ÇAKIR isimli şahsa MFO İnşaat Cari Ödeme açıklaması ile 05.11.2019 tarihinde 30.000,00-TL gönderdiğini, bunun yanında davalı şirketin, kendi çalışanlarının SGK ödemelerini yapamadığı için fatura alacaklarına mahsup edilmek üzere müvekkili şirketten ödeme yapılmasını istediğini ve 31.7.2019 tarihinde 13.252,75- TL davalı şirket adına SGK ödemesi, 31.07.2019 tarihinde 4.755,27-TL davalı şirket adına SGK ödemesi, 06.09.2019 tarihinde 3.424,91-TL davalı şirket adına SGK ödemesi, 06.09.2019 tarihinde 8.325,00-TL davalı şirket adına SGK ödemesi yapıldığını, bunun yanında davalı şirkete verilen çeklerin bir kısmının gününde ödenmiş olup 10.08.2019 tarihli 7655369 numaralı 60.000,00-TL bedelli çeki, 17.08.2019 7655370 numaralı 60.000,00-TL bedelli çeki, 21.09.2019 tarihli 8243227 numaralı 30.000,00-TL bedelli çeki, 12.10.2019 tarihli 8243228 numaralı 40.000,00-TL bedelli çeki, 19.10.2019 tarihli 8243229 numaralı 60.000,00-TL bedelli çeki, 26.10.2019 8243230 numaralı 70.000,00-TL bedelli çekler için davalı şirketin işbu ödemelerin borçlusu olduğu diğer davalı Gördemsan Görele Gemi Ve Demir San. Ve Tic. A.Ş. hesabına ödenmesini istediğini, akabinde müvekkilinin İstaç A.Ş.’den alacağı miktar yönünden yukarıda yazılı çekler ile birlikte müvekkilinin başka bir iş sebebiyle borçlu olduğu diğer davalı Gördemsan Görele Gemi Ve Demir San. Ve Tic. A.Ş. lehine 06.07.2019 tarihli 7655373 numaralı 30.000,00-TL bedelli çeki, 13.07.2019 tarihli 7655374 numaralı 43.000,00-TL bedelli çeki, 20.07.2019 tarihli 7655375 numaralı 50.000,00-TL bedelli çeki, 07.09.2019 tarihli 8243226 numaralı 7.300,00-TL bedelli çeki ide içerir şekilde Sultanbeyliği 1. Noter 40164 yevmiye numaralı 10.10.2019 tarihli temlikname ile ödenmesinin kararlaştırıldığını, işbu temliknameye dayalı olarak İstaç A.Ş., diğer davalı Gördemsan Görele Gemi Ve Demir San. Ve Tic. A.Ş.’ye 13.11.2019 tarihinde 450.300,00-TL ödeme yaptığını, bunun yanında davalı Gördemsan Görele Gemi Ve Demir San. Ve Tic. A.Ş. 8342236 numaralı 7.300,00-TL bedelli çeki, 7655373 numaralı 30.000,00-TL bedelli çeki, 7655374 numaralı 43.000,00-TL bedelli çeki, 7655375 numaralı 50.000,00-TL bedelli çeki Halkbank Eyüp Şubesine teslim ettiğini, bunun yanında davalı Gördemsan Görele Gemi Ve Demir San. Ve Tic. A.Ş.'ye çek bedellerinin ödendiğini, işbu çek bedellerinin kimler için ve ne kadar olduğunun belirtildiğini, buna mukabil olarak aradaki tüm taraflar arasındaki borç ilişkisinin bitirilerek çeklerin iadesinin sağlanması gerektiğine ilişkin yazı gönderildiğini, ancak davalı Gördemsan'ın bedelini tahsil ettiği çekleri müvekkile ya da ödendiği kaydıyla bankaya iade etmesi gerekirken sebebini bilmediğimiz bir şekilde davalı BZM Grup'a haksız şekilde iade ettiğini, akabinde, davalı BZM Grup ise 17.08.2019 tarihli 7655370 numaralı 60.000,00-TL bedelli çeki bankaya ibraz ettiğini, çek tazminatını bankadan tahsil ettiğini ve müvekkil aleyhine İstanbul 25. İcra Müdürlüğü 2020/10806 Esas numaralı dosya ile müvekkil aleyhine Kambiyo Senedine Dayalı İcra Takibi başlattığını ve ihtiyati haciz kararı aldırarak müvekkilinin hem evinde hem de işyerinde haciz işlemi gerçekleştirdiğini ve aynı zamanda müvekkilinin aracını da haczettiğini, bu itibarla müvekkilinin davalılara herhangi bir borcu olmamasına karşın İstanbul 25. İcra Müdürlüğü 2020/10806 Esas numaralı dosyasında yapılan takip ve hacizler karşısında müvekkilinin davalıya borcu olmadığına ilişkin işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, hem çek üzerinde görüldüğü hem de sundukları mersis kayıtları üzerinden görüleceği üzere BZM Çelik A.Ş. İle BZM Grup İnşaat Ltd.'nin adreslerinin aynı olup birlikte kasten müvekkilini zarara uğratmak ve haksız kazanç elde etme amacını güttüklerinin ortada olduğunu, her ne kadar BZM Grup icra takibinde başka bir adres vermişse de çek üzerine basılan kaşelerinden ve mersis araştırmasından adreslerin aynı olduğu görüleceğini beyan ederek, dava sonuna kadar İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün 2020/10806 Esas sayılı takibin durdurulması ile aynı dosyada haczedilen taşınır malların satışının durdurulmasını, müvekkili ile davalılar arasında hiçbir surette bir borcun olmadığının tespitini, Sultanbeyli 1. Noterliği 40164 yevmiye numaralı 10.102019 tarihli temliknamede belirtilen çeklerin davalılar tarafından iadesini, iade mümkün olmuyorsa işbu çeklerin zayi kararının verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı Gördemsan Görele Gemi ve Demir San. Ve Tic. A.Ş. Vekili 14/04/2021 tarihli dilekçesinde özetle; Davanın, icra takibi sonrasında açılan menfi tespit olduğunu, davacı tarafından dava konusu edilen T.Halk Bankası Sultanbeyli Tem Şubesine ait 7655370 no'lu 60.000,00 TL bedelli 17/08/2019 vade tarihli çekin müvekkili şirketle hiçbir ilgisi bulunmadığını, söz konusu çek üzerinde müvekkilinin cirosu bulunmadığı gibi müvekkili çekin takibe konulduğu İstanbul 25.İcra Müdürlüğü'nün 2020/10806 E. Sayılı dosyasının tarafı da olmadığını, bu sebeplerle davacının menfi tespit taleplerinin müvekkille bir ilgisi olmadığını, müvekkilinin söz konusu çekle ne alacaklı ne borçlu ne de ciranta sıfatına haiz olmadığını, bu sebeple T.Halk Bankası Sultanbeyli Tem Şubesine ait 7655370 no'lu 60.000,00 TL bedelli 17/08/2019 vade tarihli çekle ilgili menfi tespit talepleri yönünden husumet itirazları bulunduğunu, müvekkilinin ticari faaliyeti kapsamında fatura karşılığında hem davacı Fuat Koç hem de dava dışı BZM Çelik San. ve Tic. A.Ş. ( BZM Çelik ) ticari ilişkisi olduğunu, davacıya 20.03.2019 tarihli 332807 no'lu , 04.04.2019 tarihli 332872 no'lu , 05.04.2019 tarihli 332873 no'lu faturalarla ürün satmış olduğundan davacıdan o tarihte alacağın mevcut olduğunu, bu alacaklarına karşılık olarak davacı tarafından müvekkile teslim edilen çeklerden 4 tanesinin karşılıksız çıkmış olup taraflar arasındaki temliknamenin bu sebeplerle düzenlendiğini, davacının müvekkiline olan borcuna karşılık alacağını temlik ettiğini, ayrıca yine borçlu olduğu BZM Çelik şirketinin müvekkili nezdindeki borcunu ödediğini ancak Müvekkile borçlu olan BZM Çelik'in dava dışı tutulduğunu, işbu davanın müvekkili haricinde davalı olarak gösterilen BZM Grup İnş. ve Tic. Ltd. Şti. İle BZM Çelik'in farklı tüzel kişilikler olduğunu ve BZM Grup İnş. Ve Tic. Ltd. Şti. İle müvekkilinin ticari ilişkisi olmadığını, sözleşmenin taraflarının dava dışı BZM Çelik (BZM Gruptan farklı bir tüzel kişilik) ile davacı Fuat KOÇ olduğunun anlaşıldığını, ancak davacının, dava dilekçesinin muhtelif yerlerinde gerek sözleşmeyi ifade ederken gerekse delil listesini ve eklerini sunarken hataya düştüğünü ve sözleşmeye taraf olmayan davalı BZM Grup ile sözleşme akdedilmiş gibi ifadelerde bulunulduğunu, müvekkilinin davacı ile ticari ilişkisinden kaynaklanan alacaklığına karşılığı olarak davacının Sultanbeyli 1.Noterliği'nin 10.10.2019 tarih ve 40164 no'lu temlik sözleşmesi ile İSTAÇ İstanbul Çevre Yönetimi San. ve Tic. A.Ş.'den olan alacaklarından 450.300 TL'lik kısmını müvekkiline temlik ettiğini, müvekkilinin tahsil ettiği bedelin 130.300 TL'sini davacının borcuna karşılık olarak cari hesabına işlediğini ve böylece davacının müvekkiline olan borcunun sona erdiğini, davacı tarafından imzalı ve kaşeli olarak düzenlenen 14.11.2019 tarihli yazılı talimat ile temlik edilen bedelin 320.000 TL'lik kısmının BZM Çelik hesabına virman yapılmasını talep edildiğini, bu talebin müvekkili tarafın dava dilekçesinde de ikrar ettiği üzere taşeron olarak iş yaptırdığı ve borçlu olduğu şirket olan BZM Çelik şirketi hesabına 320.000 TL'lik kısmının virman yapılmasının talep edildiğini, bunun müvekkili şirket tarafından 320.000 TL BZM Çelik cari hesabına virman edilerek, dava dışı BZM Çelik şirketinin borcu itfa edildiğini, müvekkilinin ilgili 14/11/2019 tarihli talimatın gereğini yerine getirerek BZM Çelik şirketinin borcunu itfa etmiş ve alacak fazlası temlik bedelini BZM Çelik nam ve hesabına carisine işlediğini, bu işlemin sonucu olarak BZM Çelik tarafından müvekkile teslim edilen çeklerin cari hesapta fazlalık oluşturduğundan hukuken ödeme yapan ve müvekkilden alacaklı hale gelen BZM Çelik'e iade edildiğini, davacının işbu menfi tespi t davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığını, müvekkil tarafından davacıya yöneltilen bir alacak talebi olmadığını beyan ederek, davanın reddi ve BZM Çelik San. ve Tic. A.Ş.'ye ihbar edilmesini arz ve talep etmiştir. İhbar Olunan Bzm Çelik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili 15/04/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının takip konusu çeki kapsayacak şekilde borcuna karşılık İstaç AŞ den olan alacağını Gördemsan firmasına noter temlik sözleşmesi ile devrettiğini iddia ettiğini ancak belirtilen temlik sözleşmesinin tarafının davalı alacaklı BZM Grup firması olmadığını, BZM Grup firmasında olan takip konusu ödenmemiş çekin dolayısıyla çekin tarafı olmayan Gördemsan firmasına alacağın temlik edilmiş olmasının davacının BZM Grup firmasına olan çek borcundan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı hususunun her türlü şüpheden uzak olduğunu, davacı ile Gördemsan arasında yapılmış olan alacağın temliki sözleşmesinin BZM Grup firmasını bağlamadığını, BZM Grubun o sözleşmenin tarafı olmadığını, BZM Grup'tan gelen ve kabul ettikleri toplam faturanın 950.554,70 TL olduğunu, 890.000 TL çeşitli miktarlı çek verdiklerini (şikayete konu çekin de içinde olduğunu ), bu çeklerin 320.000 TL' lik kısmının vadesinde ödenmediğini ve karşılıksız kaldığını, 30.000 TL'nin Onur Koç üzerinden Mürsel Çakır isimli şahsa ödeme yaptıklarını iddia ettiklerini, bu ödemenin BZM Grup firmasına yapılmadığını ve kesinlikle bu hususta BZM Grup firmasının yazılı veya sözlü bir yönlendirmesi olmadığını, dolayısıyla bu ödemenin sözleşme kapsamında ve karşılıksız çıkan çeklere karşı yapıldığının kabulünün hukuken mümkün olmadığını, toplam 29.757,93 TL BZM Grup firmasının çalışanlarının SGK ödemelerini yapamadığı gerekçesi ile BZM Grup çalışanlarının SGK ödemesini yaptığını beyan ettiğini, yapıldığı iddia edilen bu ödemelerin neye istinaden yapıldığının belli olmadığını, müvekkili BZM Grup tarafından işlerin zamanında tamamlandığını ve teslim edildiğini, 320.000 TL'lik çeklerin vadesinde ödenmediğini ve karşılıksız kaldığını, BZM Grup firmasının bu karşılıksız kalan çekler dolayısı ile de esasında davacı taraftan %10 çek tazminatı alacakları ve ödemeleri zamanında tahsil edememiş olmasından kaynaklı zararların mevcut olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacının çeklerin zayi olduğuna yönelik talebinin incelenmesi; TTK'nun 757 vd. maddelerinde yer alan kambiyo senedinin zayi nedeni ile iptal davası, iradesi dışında kambiyo senedi elinden çıkan kişiye kambiyo senedi yerine mahkemeden alacağı zayi kararını ibraz sureti ile TTK'nun 739. maddesinde düzenlenen hamilin ibraz yükümlülüğünü ortadan kaldırma amacı taşıyan bir başka deyişle zayi ettiği kambiyo senedini ibraz edemeyen hamile, keşideciye karşı senet yerine geçecek olan zayi kararını ibraz sureti ile keşidecinin ödeme yapmasını sağlayan hukuki bir olanaktır. Kıymetli evrakta hakkın çeke bağlı olması nedeniyle, çekin zayi edildiği durumlarda, çeke bağlı hakkın çeksiz de ileri sürülebilmesi için TTK 651.ve 652.maddelerinde hamile iptal davası açma hakkı getirilmiştir. Dolayısıyla keşidecinin iptal davası açma hakkı bulunmadığından davacı vekilinin bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve çeklerin istirdadına yönelik talebinin incelenmesi; Dava konusu edilen çek, davacı tarafından bizzat keşide edilmekle; çekteki imzanın davacıya ait olduğu sabit olmakla, bu hususta ihtilaf bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK’nin 792. maddesi; "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünü haiz olup, yetkili hamil, yasa gereği üzerine düşün ispat külfetini yerine getirmesi halinde çek bedelinin istirdadını çeki kötüniyetle veya ağır kusurlarıyla iktisap etmiş olan hamilden talep edebilecektir. Bu anlamda, çeke dayalı olarak çekin yetkili hamili olduğunu iddia eden hamile karşı bir takip yöneltilmemesi ve çek bedelinin de üçüncü bir kişi tarafından ödenmiş olması, istirdat talep eden hamilin yasa hükümlerine göre sahip olduğu haklarına halel getirmeyecektir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 10/06/2019 tarih, 2019/2048 Esas ve 2019/4163 Karar sayılı ilamı). Ancak davacı yan yukarıda da anlatıldığı ve çekten de anlaşılacağı üzere keşideci olmakla çekin istirdadı yönündeki yasanın bu hükmünden yararlanamaz. Takip konusu Halkbank 17.08.2019 vade tarihli 7655370 çek nolu 60.000TL bedelli çek davalı BZM Grup İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yetkili hamil tarafından muhatap bankaya ibraz edilip, karşılıksız çıkması üzerine icra takibi başlatılmıştır. Kambiyo senetlerinin soyutluğu, takip konusu çekin lehtarının BZM Çelik San. Ve Tic. A.Ş. olması, lehtar ve hamil olan BZM şirketlerinin 10/10/2019 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesine taraf olmamaları göz önüne alındığında, davacının keşide ettiği edip dava dışı lehtar BZM Çelik San. Ve Tic. A.Ş.ye verip tedavüle çıkarttığı çekten dolayı, davalı çek hamili ve takip alacaklısı BZM Grup İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. karşı sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim davacının ticari kayıtlarında dahi borçlu olduğu ve ticari kayıtların kişinin aleyhine değerlendirilebileceği de anlaşılmaktadır. Yine anı şekilde davalı BZM İnşaat ile dava dışı BZM Çelik şirketinin aynı adreste bulunması tek başına kötüniyetin ispatı olarak görülemeyeceğinden davanın menfi tespit talebi yönünden de açılan davanın reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Yerel mahkeme tarafından çek iadesi taleplerinin zayi talebi olarak değerlendirildiğini ancak huzurdaki davanın, taraflarınca ödemesi yapılan ancak haksız yere taraflarına iade edilmeyen çekin iadesi talebi olduğunu, yanlış bir gerekçe yazıldığını ve iade talebine ilişkin gerekçeli kararda ve hükümde herhangi bir gerekçe ve bağlı hüküm tesis edilmediğinden işbu hükmün tamamen kaldırılması gerektiğini, -Yerel Mahkeme gerekçeli kararında "...Davacı yan, dava dilekçesinde çekin elinden rızası dışında çıktığını ya da çalındığını da iddia etmemektedir. Dolayısıyla dava konusu çekte hak iddiasında bulunan ciranta/hamil tarafından öne sürülebilecek hususların keşideci tarafından ileri sürüldüğü görülmektedir. Çek istirdatı davası ve çekin iptalini yetkili hamil talep edebilecek ancak keşidecinin bu yönde talebi olmayacaktır. Çeki elinde bulunduranın kötüniyeti ve ağır kusuru ispat edildiği takdirde çekin iadesi talep edilebilecektir. Nitekim dava konusu uyuşmazlıkta olduğu gibi çek rıza ile verilmiş ise iptal talep edilemeyecektir. Bu kapsamda tahrif edilmemiş, teminat olarak verilmemiş, kişinin elinden rızası dışında da çıkmamış çekten ötürü ciranta ya da yetkili hamil tarafından yapılabilecek defi ve itirazların keşideci tarafından yapılamayacağı Ortadadır. ..." şeklinde gerekçe açıklandığını ancak çek bedellerinin çek cirantalarının bilgisi dahilinde Gördemsan'a ödendiğini ve dava dilekçesi ekinde sunulan mailde de görüleceği üzere ödeme yapıldıktan sonra Gördemsandan çeklerin iadesi talep edildiğini, ancak Gördemsan'ın hem çek bedelini aldığını, hem de diğer davalı ile arasındaki alacak verecek meselesini iddia ederek çekleri, bedelini ödeyene değil borçlu olduğu kişiye iade ettiğini, yani aynı parayı çek üzerinden kendi menfaati için iki kere kullandığını, dolayısıyla, ortada çekin taraflarınca rızaen verildiği sonucu çıkmadığını, çek bedeli ödenip çekin iadesi istenmesine rağmen, hem ödeme hem de iade talebinden aylar sonra icra takibinin açılmış olması da nazara alındığında çekin ellerinden rıza dışı olarak icra alacaklısına geçtiğini ispatladığını, -Gördemsan Görele çekleri elinde bulunduran sıfatıyla ödeme almasına ve icra alacaklısı çekleri Gördemsandan aldığını söylemesine rağmen (her iki davalı da olayı böyle ikrar etmektedir) çekin arkasına bakıldığında Gördemsan'ın herhangi bir cirosunun bulunmadığını, ciro zinciri kırılarak yapılan işlemler nedeniyle de huzurdaki davanın kabulü gerektiğini, -Diğer dilekçelerinde açıkladıkları hususlara ek olarak (BZM AŞ ile BZM Grup LTD'nin aynı kişilerce idare edilen ve kötüniyetli hareketi iddiaları) Gördemsan'ın elindeki çekleri yabancı olduğunu düşündüğü başka bir şirkete değil BZM AŞ olarak gördüğü ve bu ilişkinin tarafı olarak düşündüğü BZM LTD'ye çekleri teslim etmesi de işbu iki şirketin aynı kişiler tarafından yönetildiğini ve 3. Kişilerin de bunu bilerek buna göre hareket ettiğini gösterdiğini, Yerel Mahkeme tarafından çekin karşılıksız olduğu değerlendirmesini de cari hesap tabloları üzerinden yapmasının iki yanlışı olduğunu, cari hesaplar incelendiğinde BZM AŞ'nin borcu çek bedelinden fazla çıktığını, çekin karşılıksız olduğu iddiası cari hesaplara değil Gördemsan'a yapılan ödeme nedeniyle olduğunu, işbu iki husus değerlendirilmeden huzurdaki davanın reddi de usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, Mahkeme tarafından sunulan ödeme belgeleri, temlik belgeleri ve davalılar tarafından yapılan ikrarlar nazara alınmadan huzurdaki davanın reddi aynı çek borcunun iki kere ödenmesine neden olduğunu, - Duruşma zaptında beyan ettikleri BZM AŞ ile BZM LTD'nin aynı adreste, aynı faaliyet kolunda, aynı kişilerce hareket edenler tarafından yönetildiğini, beyanlarının hemen ardından davalı taraf isim değişikliğine gittiğini, bu husus dahi nazara alınmadığını ve gerekçeli kararda değerlendirilmediğini bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı (Ahir Çelik İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti) vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çeklere ilişkin ciranta/hamil tarafından öne sürülebilecek hususların hak sahibi bulunmayan keşideci tarafından ileri sürüldüğünü, davaya konu çeklerin davacı yan tarafından rıza ile verildiğini, çeklerde tahrifat bulunmadığını, çeklerin teminat olarak verilmediği, kişinin elinden rızası dışında çıkmamış çekten ötürü ciranta ya da yetkili hamil tarafından yapılabilecek defi ve itirazların keşideci tarafından yapılamayacağı esasına dayanan karar doğrultusunda davacının istinaf talebinin reddi gerektiğini, Davacı dava dilekçesinde müvekkilinin davalılara herhangi bir borcu olmamasına karşın İstanbul 25. İcra Müdürlüğü 2020/10806 Esas numaralı dosyasında yapılan takip ve hacizler karşısında davalıya borcu olmadığına ilişkin işbu davayı açtığını belirttiğini, dolayısıyla davacının iddialarının aksine yerel mahkemece davacı borçlunun borçlu olup olmadığı ve dosyaya konu çeklerin istirdadı ile takibe konu edilen 7655370 seri numaralı çek açısından yapılan inceleme davacının davaya konu ettiği talepleri ile uyuştuğunu, davacının yanlış talep üzerinden yanlış gerekçe yazılmış olduğu iddiası mesnetsiz olduğunu, her ne kadar dosyaya konu çeklerin davalı müvekkil bilgisi dahilinde diğer davalı Gördemsan A.Ş.'ye devredildiği ve ödendiği iddia edilmişse de gelinen aşamada davacı tarafından buna ilişkin hiçbir delil sunulmadığını, BZM GRUP firmasında olan takip konusu ödenmemiş çek dolayısıyla çekin tarafı olmayan GÖRDEMSAN firmasına alacağın temlik edilmiş olması davacının BZM GRUP firmasına olan çek borcundan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, Borçlu tarafından sunulmuş olan Sultanbeyli 1. Noterliği 40164 yevmiye numaralı 10.10.2019 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesinde dosyaya konu çeklerin kendi rızası ile devredildiği görüldüğünü, Yerel mahkemece verilen kararda da belirtildiği üzere davacı yan, dava dilekçesinde çekin elinden rızası dışında çıktığını ya da çalındığını da iddia etmediğini, Davacı tarafça bir kısım çeklerin ödenmediği belirtildiğini, dava dilekçesinde de açıkça yazıldığı üzere takibe ve davaya konu 17.08.2019 tarihli 7655370 numaralı 60.000,00 TL bedelli çekin de ödenmediği açık olduğunu, davacının kabulünde olduğunu, Davacının müvekkiline borçlu bulunduğunun dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ve sunulan deliller kapsamında kanıtlandığını, BZM GRUP firmasına 890.000 TL çeşitli miktarlı çek verdiklerini, bu çeklerin 320.000 TL'lik kısmı vadesinde ödenmediğini, 30.000 TL Onur Koç üzerinden Mürsel Çakır isimli şahsa ödeme yaptıklarını iddia ettiklerini, bu ödeme BZM GRUP firmasına yapılmadığını ve kesinlikle bu hususta BZM GRUP firmasının yazılı veya sözlü bir yönlendirmesi olmadığını, dolayısıyla bu ödemenin sözleşme kapsamında ve karşılıksız çıkan çeklere karşı yapıldığının kabulü hukuken mümkün olmadığını, toplam 29.757,93 TL BZM GRUP firmasının çalışanlarının sgk ödemelerini yapamadığı gerekçesi ile BZM GRUP çalışanlarının SGK ödemesini yaptığını beyan ettiğini, yapıldığı iddia edilen bu ödemelerin neye istinaden yapıldığı belli olmadığını, yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiğini, Davacı tarafından kambiyo senedinden kaynaklı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, çekin iadesi ve zayi nedeniyle açılan davada; TTK m. 651 vd. gereği keşideci bulunan davacının iptal hakkı bulunmadığı, Davaya konu edilen çekin, davacı tarafından bizzat keşide edildiği; çekteki imzanın davacıya ait olduğu sabit olup, bu hususta ihtilaf bulunmadığı ve yine çeklerin borçlu davacının elinden kendi rızası ile çıkmış bulunması dolayısıyla çeki geri alma hakkının bulunmadığı, Kambiyo senetlerinin soyutluğu, takip konusu çekin lehtarının BZM Çelik San. Ve Tic. A.Ş. olması, lehtar ve hamil olan BZM şirketlerinin 10.10.2019 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesine taraf olmamaları değerlendirildiğinde davacının borçlu olarak müvekkili davalıya karşı sorumluluğunun devam ettiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller ve ilk derece mahkemesi tarafından verilen gerekçeli karar doğrultusunda davacının davacının haksız olduğu kanıtlanmış olup istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı (Gördemsan Görele Gemi Ve Demir Sanayi Ve Ticaret A.Ş) vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; çek üzerinde müvekkilinin cirosu bulunmamakta olup aynı zamanda müvekkilinin çekin takibe konulduğu 25. İcra Müdürlüğü'nün 2020/10806 E. sayılı dosyanın tarafı olmadığını, Müvekkili Şirketin çekin alacaklısı, borçlusu veya cirantası sıfatlarını haiz olmadığını, husumet itirazı bulunduğunu, Müvekkilinin dava dışı şirket BZM Çelik San. Ve Tic. A.Ş. ve Davacı Fuat Koç ile fatura karşılığında ticari ilişkisi mevcut olduğunu, müvekkilinin BZM Grup İnş. Ve Tic Ltd. Şti ile ticari ilişkisi bulunmadığını, davacıya 20/03/2019 tarihli 332807 no'lu, 04/04/2019 tarihli 332872 no'lu, 05/04/2019 tarihli 332872 no'lu faturalar dahilinde ürün satıldığını, ilgili tarihte müvekkilinin davacıdan alacağı bulunduğundan, davacı tarafından müvekkiline çekler teslim edildiğini, bu çeklerin 4 tanesi karşılıksız çıktığından, davacı müvekkiline olan borcuna karşılık olarak alacağını temlik ettiğini ve borçlu olduğu BZM Çelik şirketinin müvekkili nezdindeki borcunu ödediğini, buna karşılık müvekkiline borçlu olan BZM Çelik dava dışı tutulduğunu, Davacı, Sultanbeyli 1. Noterliği'nin 10/10/2019 tarih ve 40164 no'lu temlik sözleşmesi ile İSTAÇ İstanbul Çevre Yönetimi San. Ve Tic. A.Ş.'den olan alacaklarından 450.300 TL'lik kısmını müvekkilinin davacıdan olan alacaklarına karşılık olarak temlik ettiğini, Müvekkilce yapılan tahsil sonucunda 130.300 TL'lik kısım davacının borcuna karşılık cari hesabına işlenmiş ve müvekkile olan borç sona erdiğini, akabinde davacı tarafından imzalı ve kaşeli bir şekilde düzenlenen 14/11/2019 tarihli yazılı talimat ile temlik edilen bedelin 320.000 TL'lik kısmının BZM Çelik hesabına virman yapılması talep edildiğini, müvekkil şirket tarafından 320.000 TL'lik kısım BZM Çelik cari hesabına virman edilerek, dava dışı BZM Çelik şirketinin borcu itfa edildiğini, Müvekkil Şirketin, davacı tarafından imzalı ve kaşeli olarak düzenlenen bahsi geçen talimat yazısına uygun olarak hareket ettiği delillerle de sabit olduğunu, virman işlemi akabinde BZM Çelik tarafından müvekkiline teslim edilen çekler; cari hesapta fazlalık oluşturmuş, hukuken ödeme yapan ve müvekkilinden alacaklı hale gelen BZM Çelik'e iade edildiğini, davacının ticari defter kayıtları incelenmiş, kendi ticari defterlerinde BZM Çelik'e karşı 60.554,70 TL borçlu olduğu tespit edildiğini, bu tespitin müvekkili şirket ile değil diğer davalıyla ilgisi bulunduğundan menfi tespite ilişkin karar da ancak diğer davalı ile ilgili olarak verilebileceğini, Davacı yanın çeki tedavüle sokarken bir diğer deyişle başlangıçta çek teslim edilirken Davacı'nın rızası hilafına herhangi bir işlem icra edilmediğini, Davacının da bu şekilde bir iddiayı yerel mahkeme nezdinde değil istinaf başvuru dilekçesinde dile getirdiğini, çek istirdatı ve çek iptali taleplerinin yalnızca yetkili hamile tanınan imkanlar olduğu, Davacı keşidecinin böyle bir imkana sahip olmadığını, Davacı, Müvekkili Davalı'nın hem çek bedelini tahsil ettiğini hem de çekleri bedeli ödeyene değil borçlu olduğu kişiye iade ettiğini istinaf dilekçesinde beyan ettiğini, söz konusu çek ve diğer çeklerin Davalı şirket hesabına virman yapılmasını Davacı talep ettiğini virman işleminden sonra ise çekler Davalı şirkete iade edildiğini, çekler üzerinde Davacı'nın bilgisi ve rızası dışında herhangi bir tasarrufta bulunulmadığını, davacı tarafın, BZM A.Ş. ile BZM LTD.'nin aynı adreste, aynı faaliyet kolunda, aynı kişiler tarafından yönetildiğini, bu beyandan hemen sonra ise diğer Davalı'nın unvan değişikliğine gittiğini iddia ettiğini, bu hususun kötüniyet olduğu hususunun ispata yetmediğini, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, keşidecinin açtığı kambiyo senedinden kaynaklı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, çekin iadesi ve zayi nedeniyle iptali davasıdır. 27/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dosya mevcudu, davacının sunulan ticari defterleri, dava dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin tetkiki sonucunda ve raporumuz içinde açıklanan nedenlerle; 1- İncelenen ve davacı yana ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, bu anlamda davacı yanın 2019-2020 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tasdik edildiği ve kendi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, 2- İkinci Davalı yan 29.07.2021 tarihinde saat 14,15 de Mahkeme Duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmadığı, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı,3- Davacı yanın incelenen 2019 yılı Ticari defterlerinde davalı yana 31.12.2019 tarihi itibariyle 60.554,70 TL borçlu olduğu,4- Davacı yanın incelenen 2019 yılı Ticari defterlerinde İkinci davalı konumunda olan Gördemsen Görele Gemi sanayi AŞ.'den 2,65 TL alacaklı olduğu, 5- Davacı yanın 17.08.2019 tarihli 7655370 numaralı 60.000,00 TL tutarlı çek ile ilgili menfi tespit talebinin hukuki yorum gerektirdiği, bu talebin takdirinin Sayın mahkemeye ait olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. 01/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalı BZM Grup İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi resmi defterlerinde 2020 yılında 128.508,17 TL Alacak Bakiye ile Davacı Fuat Koç lehine kapanış kaydının yapılmış olduğu Davacının, Davalı BZM Grup İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi “nin müşterisi olduğu asıl ticari faaliyetin 2019 yılında mevcut bulunduğu tespit edilmiştir. Takdir Yüce Mahkemenize ait olmak üzere Davacı Fuat KOÇ'un 128.508,17 TL alacaklı olduğu neticesi ile taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut bulunduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. 19/08/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "1. Davacı ile 2 nolu davalı Gördesan A.Ş. Arasında 10/10/2019 tarihli alacağın temliki sözleşmesi akdedildiği, ivazlı şekilde akdedilen işbu alacağın temliki sözleşmesi uyarınca 2 nolu davalı Gördesan A.Ş.nin temliknamede bilgileri bulunan çekleri davacıya geri iade etmesi gerektiğinin söylenebileceği, 2 nolu davalı Gördesan A.Ş.nin alacağın temliki sözleşmesine aykırı olarak temliknamede sayılan çekleri iade etmemesinden dolayı davacının uğradığı zararları tanzim etmesi gerektiğinin ifade edilebileceği (TBK m. 122); ancak davacının 2 nolu davalıdan bu yönde bir talebinin olmadığı,2. 0/10/2019 tarihli alacağın temliki sözleşmesinde belirtilen 10 adet çekin 4 tanesiyle ilgili (06.07.2019 vade tarihli 7655373 çek nolu, 13.07.2019 vade tarihli 7655374 çek nolu, 20.07.2019 vade tarihli 7655375 çek nolu, 07.09.2019 vade tarihli 8243226 nolu çek) davacının iade veya zayi talebi olmadığı; 17.08.2019 vade tarihli 7655370 çek nolu bir nolu davalı tarafından takibe konulması ve diğer çeklerin de 2 nolu davalı Gördesan A.Ş. tarafından dava dışı BZM Çelik San. Ve Tic. A.Ş.ye verilmesi sebebiyle davacıya aynen iadesinin mümkün olmadığı, kambiyo senetlerinin zıya ve iptaline ilişkin TTK'daki şartların somut olayda gerçekleşmemesi sebebiyle zayi ve iptal kararının verilmesinin de zor olduğunun söylenebileceği; 3. Halkbank 17.08.2019 vade tarihli 7655370 çek nolu 60.000TL bedelli çekin 1 nolu davalı BZM Grup İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından tarafından muhatap bankaya ibraz edilip, karşılıksız çıkması üzerine icra takibi başlatıldığı; 1 nolu davalı BZM Grup İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti.nin 10/10/2019 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesine taraf olmaması ve kambiyo senetlerinin soyutluğu ilkeleri göz önüne alındığında, davacının keşidecisi olduğu söz konusu çekten dolayı 1 nolu davalıya karşı sorumlu olduğunun ifade edilebileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır. 24/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Bilirkişi heyetlerinin sunduğu 1. ek rapora karşı itiraz ve beyanlar kapsamında yaptıkları ek inceleme sonucunda, taraflarca görüş ve kanaat değişikliğini gerektiren yeni bir bilgi ve belge de eklenmemesi sebebiyle, 1. ek rapordaki görüş ve kanaatlerini korudukları" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekili davasında Halkbankası Sultanbeyli Tem Şubesine ait keşidecisi davacı Fuat Koç lehtarı ihbar olunan Bzm Çelik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olan 17.08.2019 vade tarihli 7655370 çek numaralı 60.000,00 TL bedelli çek nedeniyle İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün 2020/10806 Esas sayılı dosyasından herhangi bir borcunun olmadığının tespitini talep etmiş ikinci olarak işbu takibe konu çek ile Halkbankası Sultanbeyli Tem Şubesine ait keşidecisi davacı Fuat Koç lehtarı ihbar olunan Bzm Çelik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olan 10.08.2019 tarihli 7655369 numaralı 60.000,00 TL bedelli çek, 21.09.2019 tarihli 8243227 numaralı 30.000,00 TL bedelli çek, 12.10.2019 tarihli 8243228 numaralı 40.000,00 TL bedelli çek, 19.10.2019 tarihli 8243229 numaralı 60.000,00 TL bedelli çek, 26.10.2019 8243230 numaralı 70.000,00 TL bedelli çek, 07.09.2019 tarihli 8243226 numaralı 7.300,00 TL bedelli çeklerin iadesini talep etmiştir. Davacı ile davalı Gördemsan A.Ş. Arasında imzalanan 10/10/2019 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesiyle davacı alacaklı, dava dışı İstaç A.Ş.den olan 450.300,00 TL alacağını davalı Gördemsan'a, temliknamede belirtilen çeklerin iadesi karşılığında - ivazlı olarak- devretmiştir. Dava dosyasına sunulan 13/11/2019 tarihli dekonttan anlaşıldığı üzere, alacağı temlik alan davalı Gördemsan A.Ş. dava dışı İstaç A.Ş.den 450.300,00 TL alacağı tahsil etmiştir. Takibe konu çeklerden 17/08/2019 tarihli 7655370 numaralı 60.000,00 TL bedelli olanı Mürsel Çakır Tarafından bankaya ibraz edilip karşılıksızdır işlemi yapılan çekin İstanbul 25. İcra Müdürlüğü 2020/10806 Esas sayılı dosyasıyla takibe konulduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki temlik sözleşmesi incelendiğinde, çeklerin 10.08.2019 vade tarihli 7655369 çek nolu, 17.08.2019 vade tarihli 7655370 çek nolu, 21.09.2019 vade tarihli 8243227 çek nolu, 12.10.2019 vade tarihli 8243228 çek nolu, 19.10.2019 vade tarihli 8243279 çek nolu, 26.10.2019 vade tarihli 8243230 çek nolu, 06.07.2019 vade tarihli 7655373 çek nolu, 13.07.2019 vade tarihli 7655374 çek nolu, 20.07.2019 vade tarihli 7655375 çek nolu, 07.09.2019 vade tarihli 8243226 nolu çek oldukları, bu çeklerden 10.08.2019 vade tarihli 7655369 çek nolu, 17.08.2019 vade tarihli 7655370 çek nolu, 21.09.2019 vade tarihli 8243227 çek nolu, 12.10.2019 vade tarihli 8243228 çek nolu, 19.10.2019 vade tarihli 8243279 çek nolu, 26.10.2019 vade tarihli 8243230 çek nolu çeklerin iadesinin istendiği anlaşılmıştır, yapılan bilirkişi incelemesine göre, davacı tarafça alacağın temliki sözleşmesinin ifası ile davacının davalı Gördemsan A.Ş.'ye borcunun kapandığı, temlik sözleşmesine göre 10.08.2019 vade tarihli 7655369 çek nolu,21.09.2019 vade tarihli 8243227 çek nolu, 12.10.2019 vade tarihli 8243228 çek nolu, 19.10.2019 vade tarihli 8243279 çek nolu, 26.10.2019 vade tarihli 8243230 çek nolu çeklerin iadesinin gerektiği, Mahkemece bu çekler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmış , davacının bu konudaki istinaf isteminin kabulünün gerektiği anlaşılmıştır. Davacının 17.08.2019 vade tarihli 7655370 çek nolu bedelsizlik iddiası bakımından da , bu çekin de temlik sözleşmesine konu olduğu ancak davalı Gördemsan... A.Ş. Tarafından dava dışı BZM Grup A.Ş'ye devredildiği ancak sonrasında Halkbank 17.08.2019 vade tarihli 7655370 çek nolu 60.000TL bedelli çekin 1 nolu Mürsel Çakır tarafından tarafından muhatap bankaya ibraz edildiği, çekin karşılıksız çıkması üzerine çekin Mürsel Çakır tarafından BZM GRUP İnşaat Ltd. Şti. (Yeni ünvan Ahir Çelik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.) Ne cirolandığı, ibrazdan sonra alacaklının çekte hamil olabilmesi için TTK 793. Madde gereğince "alacağın temliki sonucunu doğuran" bir cironun bulunması şarttır. Somut olayda, çekin arkasında Mürsel Çakır tarafından, davalı BZM Grup İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti.' ne temlik beyanını içeren bir ciro ile temlik edilmediği, davalı şirketin çeki usulüne uygun şekilde temlik almadığı, yetkili hamil olmadığı anlaşılmakla, davacının davalı BZM Grup İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti.' ne borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Davacının, davalılara borçlu olmadığının tespitinin de talep edildiği, bilirkişi raporlarına göre, Davacı ile davalı Gördemsan A.Ş. Arasında 10/10/2019 tarihli alacağın temliki sözleşmesi akdedildiği, ivazlı şekilde akdedilen işbu alacağın temliki sözleşmesi uyarınca 10/10/2019 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesiyle davacı alacaklı, dava dışı İstaç A.Ş.den olan 450.300,00-TL alacağını 2 nolu davalı şirkete, temliknamede belirtilen çeklerin iadesi karşılığında, ivazlı olarak devrettiği, davacının davalı Gördemsan A.Ş.'ye borcunun bulunmadığı, bu hususun davalı Gördemsan vekilinin davaya cevap dilekçesinde de bu hususun kabul edildiği ancak çeklerden kaynaklanan borcun ödenmesine rağmen çeklerin iade edilmemesi nedeniyle davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitini talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, davacı tarafın Gördemsan aleyhine borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından imzalı ve kaşeli bir şekilde düzenlenen 14/11/2019 tarihli yazılı talimat ile temlik edilen bedelin 320.000 TL'lik kısmının BZM Çelik hesabına virman yapıldığı anlaşılıyorsa da BZM Çelik şirketinin davada taraf olmadığı anlaşılmakla, davacının davalı Gördemsan Şirketine borçlu bulunmadığının tespiti talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı Gördemsan A.Ş.'nin, İstanbul 25.İcra Müdürlüğü'nün 2020/10806 E. Sayılı dosyasının tarafı da olmadığı, bu nedenle bu dosya kapsamırdaki talebin pasif husumet yoklğundan reddinin gerektiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/05/2024 tarih, 2021/189 E., 2024/276 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Açılan davanın kısmen kabulü ile, -Davacının davalıGÖRELE GEMİ VE DEMİR SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'ne borçlu olmadığının TESPİTİNE, 10.08.2019 vade tarihli 7655369 çek nolu,21.09.2019 vade tarihli 8243227 çek nolu, 12.10.2019 vade tarihli 8243228 çek nolu, 19.10.2019 vade tarihli 8243229 çek nolu, 26.10.2019 vade tarihli 8243230 çek nolu çeklerin davalı Gördemsan Şirketi tarafından davacıya İADESİNE, - İstanbul 25. İcra Müdürlüğü 2020/10806 Esas sayılı icra takibinde davalı GÖRDEMSAN GÖRELE GEMİ VE DEMİR SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ 'nin taraf olmadığı anlaşılmakla, icra takibinin iptali talebi yönünden pasif husumetten davanın REDDİNE, -İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün 2020/10806 Esas sayılı dosyasında davacının davalı BZM Grup İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti.'ne (Yeni ünvan Ahir Çelik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.)'ne borçlu olmadığının TESPİTİNE, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 17.760,00 TL karar harcından peşin alınan 1.024,65 TL'nin mahsubu ile 1.006,88 TL harcın davalılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 1.024,65 TL başvurma harcı, 59,30 peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 4.650,00 TL bilirkişi ücreti, 1.606,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 7.348,45 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, kabul ve red oranına göre 2.450,00 TL'sının davalı Gördemsan Şirketinden, 2.450,00 TL'sının davalı BZM Grup (Yeni ünvan Ahir Çelik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.)'den tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı BZM Grup (Yeni ünvan Ahir Çelik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.)'den tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı Gördemsan Şti'ne verilmesine, 4/e-Menfi Tespit ve istirdat istemi yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı Gördemsan Şti'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 4/e-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafınca yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.169,40-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 320,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.489,40-TL'nin davalılardan 1/2 oranda tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1131, K. 2026/1236, T. 06.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1131-e-2026-1236-k-9badf53b198d