Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1134 E. 2026/1218 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1134
Karar No
2026/1218
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1134 Esas

KARAR NO: 2026/1218

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 28/11/2023

NUMARASI: 2021/183 E. - 2023/610 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında geçmiş döneme ilişkin sona ermiş franchise ilişkisi bulunduğunu, anılan ticari ilişki kapsamında cari hesap ilişkisinin mevcut olduğunu, cari hesap ilişkisi kapsamında oluşan bakiye borç miktarının davalı tarafça ödenmediğinden müvekkili tarafından davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine haksız itirazları neticesinde takibin durduğunu belirterek davanın kabulü ile takibin devamına, karşı tarafın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın taleplerinin haksız olduğunu, davacı tarafın alacağına dayanak yaptığı cari hesap ekstresi içeriğinin müvekkili tarafından kabul edilmediğini ve cari hesaba konu fatura kapsamındaki malların müvekkil firmaya teslim edilmediğini, davacı firmanın müvekkilinin siparişlerine konu ürünleri fatura edip cari hesaba işlemesine rağmen bu malları müvekkiline göndermediğini ve taraflar arasında uyuşmazlık meydana geldiğini, müvekkilinin davaya konu ilişki kapsamında borçlu değil alacaklı olduğunu belirterek davanın reddi ile karşı tarafın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Davanın kısmen kabulü ile davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında 354.401,37-TL asıl alacak üzerinden yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin takip talebindeki hal ve şartlar devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-Alacağın %20'si oranında hesaplanan 70.880,27-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, herhangi bir ispat edici bulguya dayanmayan faturalarının mahkemece hiçbir teslimat verisi değerlendirilmeden otomatikman geçerli sayıldığını, yerel mahkemenin sadece davacının ticari defterlerine ve HMK 222/3 maddesine dayanarak haksız bir alacak kurduğunu, müvekkil şirket ile davacı arasında hiçbir sözleşme bulunmadığının bilirkişi raporuyla sabit olmasına rağmen var olmayan bir sözleşmedeki cezai şart hükmüne istinaden kesilen faturaların müvekkile yüklendiğini, ilk bilirkişi raporunda ticari ilişkinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, alacağın kanıtlanamadığının açıkça belirtildiğini, mahkemenin sonradan istediği irsaliye ve teslim belgelerinin dosyaya sunulamamasına karşın üçlü bilirkişi heyetinin ispat yükünü yasaya aykırı şekilde müvekkile yüklediğini, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre malın teslim edildiğini ispat yükünün davacıda olduğunu ve faturanın tek başına alacağa delil teşkil etmeyeceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın, yerel mahkeme kararına karşı yaptığı itirazların haksız olduğunu, taraflar arasında önceden var olan ve sona ermiş bir franchising ilişkisinin bulunduğunu, davalının gıda ürünleri alımına dair teslimat usulünü kabul eden beyanlarının bu ilişkiyi doğruladığını, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın kötü niyetli olduğunu, müvekkil şirketin kestiği faturalara davalı tarafından yasal sekiz günlük sürede itiraz edilmediği için faturanın kesinleştiğini ve alacağın varlığının kanuni karine halini aldığını, davalının kendi ticari defterlerini borçlu göründüğü için kasten ibraz etmediğini, bu durumun HMK 222/3 uyarınca müvekkil lehine kesin delil oluşturduğunu, 09.04.2021 tarihli dilekçeyle dosyaya sunulan ve imzasına itiraz edilmeyen Franchising Sözleşmesi’nin geçerli olduğunu ve cezai şartın bu sözleşmeye dayandığını, bilirkişi raporlarının da bu hukuki haklılığı teyit ettiğini, davalının teslimat ve sözleşme yokluğu iddialarının tamamen soyut ve mesnetsiz kaldığını belirterek, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

Dava, franchise sözleşmesi ve cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı vekili, taraflar arasında geçmiş dönemde franchise ilişkisi bulunduğunu, bu ticari ilişki kapsamında cari hesap ilişkisinin oluştuğunu, cari hesap bakiyesinden kaynaklanan alacağın davalı tarafından ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafından dayanak gösterilen cari hesap ekstresinin kabul edilmediğini, fatura konusu malların müvekkiline teslim edilmediğini, davacının siparişe konu ürünleri faturalandırmasına rağmen teslim etmediğini, bu nedenle taraflar arasında uyuşmazlık çıktığını, müvekkilinin davacıya borçlu değil aksine alacaklı olduğunu ileri sürerek davanın reddini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

.... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında, 291.809,19 TL cari hesap alacağı ile 15.000 Euro cezai şart alacağı olmak üzere toplam 393.194,19 TL'nin 23.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek %19,50 temerrüt faizi ile tahsili talep edildiği, takibin dayanağı olarak cari hesap ekstreleri gösterildiği ve borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.

07.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, ancak davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, davaya konu edilen sözleşmenin davalı şirket ile yapılmadığının kuvvetle muhtemel olduğu, sözleşmeye dayalı olarak düzenlenen internet hizmet bedeli, yazar kasa hizmet bedeli, müzik hizmet bedeli, ciro payı, reklam katılım payı, cezai şart ve benzeri faturaların sözleşmenin geçersiz kabul edilmesi halinde düzenlenemeyeceği, faturaların teslim ve tebellüğ şartlarını taşıdığına ilişkin yeterli veri bulunmadığı, mevcut belgeler itibarıyla davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespit edilemediği yönünde görüş bildirilmiştir.

10.09.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda ise davacının ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun şekilde tutulduğu, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, HMK'nın 222. maddesi kapsamında davacı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinde olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla 253.016,37 TL cari hesap alacağının bulunduğu, faturaların davalıya tebliğ edildiğinin kabulü halinde davalının süresinde itiraz etmemesi nedeniyle fatura içeriklerini kabul etmiş sayılacağı belirtilmiştir.

Dosya kapsamında taraflar arasında 20.02.2013-20.02.2018 tarihleri arasında geçerli franchise sözleşmesi bulunduğu, 08.10.2018 tarihli ...numaralı 35.393 TL (5.000 Euro) ve 23.10.2018 tarihli ... numaralı 65.039 TL (10.000 Euro) bedelli “sözleşme gereği cezai şart” açıklamalı faturaların düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece; takip tarihi itibarıyla 253.016,37 TL cari hesap alacağı bulunduğu, ayrıca 15.000 Euro karşılığı 101.385 TL cezai şart alacağının mevcut olduğu, toplam 354.401,37 TL alacağın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında 354.401,37 TL asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca %20 oranında 70.880,27 TL icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca, faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır. Bu durumda, fatura konusu mal veya hizmetin verildiği ve tahakkuk eden bedelin borç doğurduğu kabul edilir.Somut uyuşmazlıkta, davalı istinaf başvurusunda davacı ile ticari ilişkiyi inkar etmiş ise de cevap dilekçesi ile bu ilişkiyi kabul ettiği, BA formları ile de taraflar arasında ticari ilişkinin sabit olduğu görülmüştür. Diğer yandan franchise sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki çerçevesinde düzenlenen faturalar ve bu ilişkiye dayalı cari hesap bakiyesinin ve cezai şart alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, cari hesap ilişkisi kapsamında davacı tarafından davalıya fatura düzenlendiği, faturaların davacı ticari defterlerine kaydedildiği anlaşılıyorsa da; faturaların VUK'na uygun şekilde davalının e-fatura sistemindeki adresine yada fiziken usulünce tebliğ edilip edilmediği, dolayısıyla davalı tarafça süresi içerisinde fatura içeriklerine itiraz edilip edilmediğinin araştırılıp somutlaştırılmadığı, mahkemece taraflara ait BA-BS formları celbedildiği halde bunların içeriklerinin karşılaştırılmadığı, ayrıca davacı kayıtlarında ve cari hesapta borca dayanak gösterilen faturaların içeriğinin hizmet satışı olduğu ancak sözleşme hükümleri incelenerek bu hizmetlere yönelik davalının ödeme yükümlülüğü altında olup olmadığının değerlendirilmediği anlaşılmıştır.

Bu hali ile kararın yetersiz rapor hükme esas alınmak suretiyle eksik incelemeye dayalı olduğu belirtilen şekilde inceleme içeren yeni bir rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2- İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../11/2023 tarih, 2021/... E. 2023/... K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1134, K. 2026/1218, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1134-e-2026-1218-k-d26897d56872