Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1139 E. 2026/1219 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1139
- Karar No
- 2026/1219
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1139 Esas
KARAR NO: 2026/1219
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/12/2023
NUMARASI: 2022/704 E. - 2023/844 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı aleyhine davalı ...tarafından İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/351 D.İŞ 2022/349 sayılı kararı ile 357.500 TL üzerinden verilen ihtiyati haciz kararı gereği .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını ancak davacı şirketin alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmaması, takibe konu evrakın teminat senedi olmasından dolayı kambiyo vasfı taşımaması nedeniyle hukuka aykırı olarak başlatılması, bu teminat senedinin sahte olarak doldurulması ve bu teminat senedinin davacı şirketin rızası hilafında bonoya çevrilmesi nedeniyle davacının icra dosyasından ve takibe konu aslında teminat senedi olan davacının rızası hilafında takibe koyulan teminat senedinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, , somut olayda söz konusu teminatın sözleşmesel ilişkiye dayanarak verilen teminat senedi olduğunu, davacı şirket ... .... A.Ş. ile 12.11.2015 tarihinde ... Hizmet Binası - MOH Mekanik Tesisat Montaj İşleri Sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 48. sayfasının 14.1 maddesinde davacı şirket tarafından ... Şirketine 357.500 TL avans verileceği, yine aynı sözleşmenin 49. sayfasında bulunan 17.1 maddesinde 357.500 TL değerli teminat senedi verileceğinin düzenlendiğini, takibe konu işbu senedin, sözleşmede belirtilen teminat senedi olduğunu, ilgili sözleşme maddesi incelendiğinde davaya konu bononun iddia edilen teminat senedi olduğuna ilişkin düzenleme tarihini vs. içeren açıkça bir atıf olduğunun görüleceğini, davacı şirket ile takibe konu teminat senedinde lehtar olarak görünen ... Şirketi arasındaki sözleşmeye istinaden davacı şirket tarafından ... Şirketine teminat senedi verildiğini, ... Şirketi tarafından hukuka aykırı olarak işbu teminat senedinin cirolandığını, kambiyo vasfını haiz olmayan işbu teminat senedine dayalı olarak başlatılan icra takibine ilişkin davacı şirketin davalılara herhangi bir borcu bulunmadığını, ... .... A.Ş.'nin söz konusu teminat senedini elden teslim aldığını ve senedin fotokopisi üzerine, senedi elden teslim aldığına dair ıslak imzalı şerh düştüğünü, ıslak imzalı fotokopi incelendiğinde, teminat senedinin ... Şirketi tarafından elden teslim alındığı sırada vade tarihinin yazılmamış olduğunun görüleceğini, takibe dayanak olan senede sonradan davacının bilgisi dışında vade tarihi eklendiğini, davacının iradesi, teminat senedi vermeye yönelik olup bu nedenle de vade tarihi yazmadığını ancak buna rağmen davalı tarafça davacı şirketin iradesi hilafına vade tarihi eklenerek ihtiyati hacze konu edildiğini, dolayısıyla işbu takibe dayanak olan teminat senedine ilişkin sahtelik iddiaları bulunduğunu, davacı şirket, ticaret şirketi olduğundan tüm iş ve işlemlerinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, . kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı şirketin 357,500 TL'lik bir borcu olsaydı bu durum ticari defter ve kayıtlarında, banka hesaplarında kayıtlı ve tespit edilebilir nitelikte olduğunu, bu nedenle tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi inceleme yapılmasını talep ettiklerini, ayrıca ... .... A.Ş.'nin davacı şirkete 2.5 Milyonun üstünde borcu bulunduğunu ancak bu alacağını tahsil edemediğini, davacı şirketin 10.11.2022 tarihinde haciz tehdidi altında 357.500.00 TL'yi esas icra dairesine ödemek zorunda kaldığını, buna rağmen davacı şirkete ait değeri 357.500.00 TL'nin çok üstünde mallara haciz konulduğunu, ihtiyati haciz miktarı dikkate alındığında davacı şirketin yüksek tutarlı mal varlığına ihtiyati haciz konulmasının taşkın hacze de sebebiyet verdiğini, ödemeye ilişkin olarak haciz tutanağında işbu tutarın alacaklıya ödenmemesi yönünde beyanda bulunulduğunu, icra dosyasına da bu yönde talep gönderildiğini, ayrıca İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/914 Esas sayılı ile .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasındaki borca itiraz edildiğini, yargılamanın devam ettiğini, beyan ederek; öncelikle icra takibinin tutarı göz önüne alındığında telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğramasına yol açacağından, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin HMK m.209 uyarınca öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatteyse uygun gördüğü teminat karşılığında ya da %115 teminat karşılığında durdurulmasına, icra takip dosyasının %115 teminat karşılığında durdurulmasına karar verilmesi halinde davacı şirketin haciz tehdidi altında icra dosyasına depo ettiği 357.500,00-TL'nin %115 teminat tutarından mahsup edilerek kalan kısmın dosyaya depo edilmesine, depo edilen tutarın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacı şirketin malvarlıkları hakkında uygulanan ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından ve takibe konu bonodan davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine, takibe konu evrakın davacı şirkete iadesine, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesindeki talebinin yerinde olmadığını, beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, teminat senedinden söz edilebilmesi için senet metninin ön yüzünde teminat senedidir ibaresinin yer alması ve senedin arka yüzünde hangi konu için teminat senedinin hazırlandığı özetlenmesi gerektiğini, icra takibine ve davaya konu senet incelendiğinde senet metininde bu hususların yer almadığını, yani senedin teminat senedi olmadığının açık olduğunu, davalının iyiniyetli olduğunu, davacının iddialarının davalıya karşı ileri sürülemeyceğinden davanın reddi gerektiğini, davalı ...'a karşı davacının kendilerinden sonraki cirantalarla aralarındaki şahsi ilişkileri ileri sürülebilmesi için hamilin kötü niyetli olması gerektiğinin vurgulandığını, ...'ın davaya konu senette 3. kişi iyi niyetli hamil durumunda olduğunu, keşideci ile lehtar arasında senedin veriliş koşullarını ve verilme sebebini araştırmak durumunda olmadığı gibi bunu bilebilecek durumda da olmadığını, bu nedenle iyi niyetli davalı ...açısından davanın reddi gerektiğini, davaya konu senedi icra takibine konu edilen şekilde teslim alındığını, davacının senedin sonradan doldurulduğu iddialarının gerçeği taşımadığını, kabul etmemekle birlikte davalı ile davacı arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığından davacı tarafından davalıya karşı iş bu davanın yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay kararlarında da sabit olduğu üzere senedin üçüncü kişiye ciro veya teslim yolu ile devredilmesi halinde bu definin iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın teminat senedi olarak verilen ve bu sebeple vade günü belirtilmeyen senedin kendi bilgisi dışında ve rızası hilafında sonradan vade tarihi eklendiğini iddia ettiğini, bu beyanlarının kabulünün mümkün olmadığını beyanla davacının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu, iddiaların kabulü anlamına gelmemekle birlikte boş senet verdiğini iddia eden basiretli tacirin senedin lehtar tarafından istenilen şekilde doldurulmasını kabul ettiği anlamına geldiğini, davacı tarafın iş bu iddialarının kişisel defi olup 3. kişi iyi niyetli davalıya karşı ileri sürülemeyeceğini, davalının, davacının iddialarını bilmesinin veya bilebilecek konumda olmasının mümkün olmadığını, davacının, dava konusu senedin rızası dışında doldurulduğu iddiası bir an için kabul edilse dahi; dava konusu senedin cirolanmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının davacı tarafından isnat edilen olayı bilmesinin senedin ödeme aracı niteliğinden dolayı kendisinden beklenmesinin hayatın olağan akışına göre mümkün olmadığını, davacının, davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu hareket ettiği iddiasını ispata dair sunabildiği hiçbir delilin mevcut olmadığını, sunabilmesinin de mümkün olmadığını, davalı ...'ın huzurdaki olayda herhangi bir kötü niyeti yahut kusuru bulunmadığını, takip konusu senedin ciro yoluyla davalıya intikal ettiğini, bu durumda davalının, davacı ve lehtar, ciranta arasındaki borç ilişkisi olup olmadığını bilebilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğundan ...'ın iyi niyetli hamil olduğunun kabulü gerektiğini, ayrıca takip konusu senedin ciro zinciri incelendiğinde hukuka aykırı bir durum olmadığının, imzaların sahte olmadığı, davalının alacaklı olduğunun ortada olduğunu beyan ederek; keşideci - lehtar - ciranta arasındaki şahsi def'iler hamile karşı ileri sürülemeyeceğinden, iyi niyetli hamil olan davalı ...'a karşı açılan davanın reddine, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ve ...'e dava dilekçesi ve tensip tutanağının usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamış oldukları anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Davacının davasının reddine,
2-Davacı tarafın davasında kötüniyetli olmadığı anlaşıldığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin aleyhine başlatılan icra takibine konu olan senedin aslında ... firmasıyla yapılan ... projesine ilişkin sözleşmenin 49. sayfasındaki maddeye istinaden verilmiş bir teminat senedi olduğunu, bu senedin sözleşmeden bağımsız bir kambiyo vasfı taşımadığını ve ciro edilemeyeceğini yazılı delillerle ispatladığını, senedin ... şirketi tarafından elden teslim alındığına dair ıslak imzalı fotokopide vade tarihinin boş olduğunun açıkça görüldüğünü ancak bu senedin sonradan müvekkilin rızası dışında ve sahte bir şekilde doldurularak takibe konulduğunu, mahkemenin ne senet üzerinde ne de ticari defterler üzerinde hiçbir bilirkişi incelemesi yapmadan eksik incelemeyle karar verdiğini, müvekkil şirketin defterlerinde böyle bir borcun bulunmadığını aksine karşı tarafın müvekkile borçlu olduğunu, haciz baskısı altında icra dosyasına ödenen paranın mahkemenin kararı sonrası haksız yere davalıya gönderildiğini ve müvekkilin zarara uğradığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin, davanın reddine ilişkin verdiği asıl kararın hukuka uygun olduğunu ve itirazının bulunmadığını, davacının cevap dilekçesinde imzasını açıkça ikrar etmesine ve müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi hamil olduğunu bilmesine rağmen sırf alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla haksız yere bu davayı açtığını, davacının hiçbir hukuki dayanağı olmayan soyut iddiaları yüzünden bir yıldan fazla süren bir tedbir kararı verildiğini, bu durumun müvekkilini mağdur ettiğini, bu yüzden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken talebin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının senedin teminat senedi olduğu yönündeki istinaf iddialarının ise senet metninde bu yönde bir ibare bulunmaması ve sözleşmede senede dair açık bir atıf yer almaması nedeniyle yerel mahkemece doğru bir şekilde reddedildiğini, vade tarihi yazılmasa bile senedin görüldüğünde ödenecek bono sayılacağını belirterek, davacının istinaf başvurusunun reddine, sadece kötü niyet tazminatının reddi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davalı ...tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 357.500 TL bedelli bonoya dayalı kambiyo takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalılara herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı ile davalı ... .... A.Ş. arasında 12.11.2015 tarihli "... Hizmet Binası-MOH Mekanik Tesisat Montaj İşleri Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin 17.1 maddesi uyarınca 357.500 TL bedelli teminat senedi verildiğini, takip konusu senedin de bu teminat senedi olduğunu, , senedin teslim alındığı sırada vade tarihinin boş olduğunu, daha sonra davacının bilgisi ve rızası dışında doldurulduğunu, senette tahrifat bulunduğunu, haciz baskısı altında icra dosyasına 357.500 TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek takip dosyasından ve takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, senedin iadesine ve davalılar aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...vekili; takip konusu senedin teminat senedi olmadığını, senet üzerinde teminat kaydı bulunmadığını, davalının senedi iyi niyetli üçüncü kişi hamil sıfatıyla iktisap ettiğini, keşideci ile lehtar arasındaki temel ilişki ve şahsi defilerin kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini, senedin sonradan doldurulduğu ve anlaşmaya aykırı şekilde düzenlendiği yönündeki iddiaların kendisine karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının boş senet verdiğini kabul etmesi halinde bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğuna ilişkin herhangi bir delil bulunmadığını belirterek davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/351 D.İş, 2022/349 Karar sayılı dosyası: Davalı ...tarafından 357.500 TL bedelli senede dayanılarak davacı şirket, ... A.Ş. ve ... aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığı ve .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile davacı ....ŞTİ. ... A.Ş ve ... aleyhine 357.500,00 TL asıl alacak ,150.424,24 TL işlemiş faiz , olmak üzere toplam 507.924,24TL üzerinden 07.11.2022 tarihinde kambiyo takibi yaptığı, takibin dayanağının 12.11.2015 düzenleme tarihli, 01.01.2020 vade tarihli keşidecisi davacı şirket, lehtarı davalı ... şirketi olan 357.500 TL bedelli bonoya olduğu, senedin arka yüzünde sırasıyla lehtar ..., ... ve ...tarafından cirolandığı görülmektedir.
İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/914 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından şikayet yoluna başvurulduğu, mahkemece davacı şirket malvarlığı üzerindeki ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına, takibin iptali talebinin ise reddine karar verildiği görülmüştür.
Mahkemece; dava konusu bononun kambiyo vasfını taşıdığı, davacının senedin teminat senedi olduğu ve sonradan anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu yönündeki iddialarını ispatlayamadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı şirket ile ... Şirketi arasında düzenlenen 12.11.2015 tarihli ... Hizmet Binası-MOH Mekanik Tesisat Montaj İşleri Sözleşmesinin 14.1 maddesinde işveren ... Şirketi tarafından yüklenici davacı şirkete 357.500 TL avans verileceğinin, 14.2 maddesinde ise yüklenici davacı şirket tarafından avans ödemesinden önce madde 14.1 de belirtilen avans tutarında garanti süresi sonuna kadar geçerli, işverenin ilk istediği anda ödenebilir bir teminat senedini işveren şirkete sunacağı ve sözleşmenin bu avans teminatı senedin sunulması ile yürürlüğe gireceğinin hususunun düzenlendiği görülmektedir.
Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. Senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin senet metninden veya 2004 Sayılı Kanun'un 169/a maddesinde öngörülen bir belge ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir.
Teminat senedi (bedelsizlik) iddiası ise, Türk Ticaret Kanunu’nun 687. Maddesi kapsamında kişisel defidir. Burada, kambiyo senedinden doğan kambiyo ilişkisi dışındaki nedenlere (temel borç ilişkisine) dayanılmaktadır. Bedelsizlik, bir kişisel defi olduğundan keşideci tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Çünkü keşidecinin sadece lehtarla arasında bir temel borç ilişkisi vardır.Fakat borçlu, senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak koşuluyla hamile karşı da bedelsizlik def’ini ileri sürebilir ve bu iddiaların yazılı delil ile ispatı gereklidir.
Aynı şekilde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun, 680.maddesinde "Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğer ki, hamil poliçeyi kötü niyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun" hükmü bulunmaktadır.Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, bu hüküm uyarınca açığa senet düzenlenmesi mümkündür. Senedin boş olan kısımlarının sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerekir.
Her ne kadar dava konusu bononun kambiyo vasfı taşımadığı ileri sürülmüş ise de, senette düzenleme yerinin açıkça gösterilmemiş olması hâlinde TTK'nın 776 ve 777. maddeleri uyarınca düzenleyenin adının yanında yazılı yerin düzenleme yeri sayılacağı, dava konusu senette düzenleyenin adının yanında “Balgat/Ankara” ibaresinin bulunduğu, bu nedenle senedin düzenleme ve ödeme yerinin belirlenebilir olduğu, bu haliyle bononun kambiyo vasfını taşıdığı anlaşılmıştır. Vade tarihinin sonradan doldurulduğu iddiası da tek başına senedin kambiyo vasfını ortadan kaldırmaz.
Somut olayda davacı şirket ile davalı ... .... A.Ş. arasında düzenlenen 12.11.2015 tarihli ... Hizmet Binası-MOH Mekanik Tesisat Montaj İşleri Sözleşmesi'nin 14.1 maddesinde işveren ... tarafından yüklenici davacı şirkete 357.500 TL avans verileceği, 14.2 maddesinde ise yüklenici davacı şirket tarafından avans ödemesinden önce 14.1 maddede belirtilen avans tutarında, garanti süresi sonuna kadar geçerli, işverenin ilk talebinde ödenebilir bir teminat senedinin işverene sunulacağı ve sözleşmenin bu avans teminat senedinin sunulmasıyla yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.
Dava konusu bononun da 12.11.2015 düzenleme tarihli ve 357.500 TL bedelli olduğu gözetildiğinde, sözleşme tarihi, senet düzenleme tarihi ve senet bedelinin sözleşmede öngörülen avans teminatı tutarı ile birebir örtüştüğü ve teminat senedinin verilmesinin sözleşmenin yürürlüğe girmesi için bir ön koşul olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, takip konusu bononun davacı şirket ile davalı ... .... A.Ş. arasındaki temel ilişki kapsamında davacıya avans ödemesi yapılabilmesi ve sözleşmenin yürürlüğe girmesi için teminatı olarak verildiği hususu, anılan sözleşme hükümleriyle davalı ... yönünden yazılı delille ispatlanmış kabul edilmelidir.
Davalı lehtar ... .... A.Ş. yönünden, dava konusu bononun sözleşme kapsamında avans teminatı olarak verildiği kabul edildiğinden, bu davalı yönünden davacının borçlu olup olmadığının tespiti bakımından taraflar arasındaki temel ilişki incelenmeli,, davacının işi ifa edip etmediği, teminat senedinin bedelsiz kalıp kalmadığı , tarafların ticari defter ve kayıtları ile sözleşme kapsamındaki hakediş, ödeme, avans ve teminat ilişkisi değerlendirilerek davacının ...'a karşı borçlu olup olmadığı belirlenmelidir.
Mahkemece, davalı ... yönünden sözleşme hükümleri ve temel ilişki incelenmeden, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, avans ödemesi ve teminat senedinin bedelsiz kalıp kalmadığı araştırılmadan, yalnızca bononun kambiyo vasfı taşıdığı ve davacının teminat iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle eksik incelemeye dayalı olarak davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Diğer yandan, davacı şirketin icra dosyasına depo ettiği 357.500,00 TL'nin %115 teminat tutarından mahsup edilerek kalan kısmın dosyaya depo edilmesi talebi ise yerinde görülmemiştir.
Bu nedenle, davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalı ... .... A.Ş. yönünden taraflar arasındaki temel ilişki, ticari defter ve kayıtlar, avans ödemesi, hakediş ve teminat koşulları araştırılarak sonucuna göre yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2- İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../12/2023 tarih, 2022/... E. 2023/...4 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4- Davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
5- İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
6- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
7- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026