Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1141 E. 2026/1252 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1141
- Karar No
- 2026/1252
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1141 Esas
KARAR NO: 2026/1252
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/05/2024
NUMARASI: 2023/346 E. - 2024/353 K.
BİRLEŞEN İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2023/429 ESAS 2023/563 KARAR SAYILI DOSYASI:
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Asıl Dava Dosyasında davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Davalı tarafından, davalı aleyhine taraflar arasında hiçbir herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı halde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ihtiyati haczi kararı alındığını, icra takibi başlatıldığını ve haksız ve kötüniyetli olarak icra tehdidi altında bırakıldığını, davalı tarafça icra takibine konu edilen çekin davacı tarafından ... A.Ş. firmasına taraflar arasında yapılan iş için kararlaştırılan ücrete ilişkin depozito bedeli olarak keşide edilerek ciranta ... A.Ş. firmasına teslim edildiğini, taraflar arasında yine bu hususta 30.11.2022 tarihli depozito makbuzu düzenlendiğini ve bu makbuz ile çek ciranta olan yine ünvanı ... A.Ş.'ye teslim edildiğini, ... A.Ş. tarafından çekin ciro edildiğini ve davalı tarafın bu suretle bu çeki teslim aldığını, davacı şirketin, davalı .... A.Ş. ile herhangi bir suretle herhangi bir ad altında ticari iş ilişkisi olmadığını, taraflar arasında borç / alacak oluşturabilecek bir durum oluşmadığını, davalı tarafın ciranta konumunda bulunan eski ünvanı ... A.Ş. olan yeni ünvanı ... A.Ş. olan firma arasında da ticari ilişkileri olmadığını, ciranta ... A.Ş.'nin de davalı ile ticari ilişkisi olmadığını, ciranta davalı taraf ile değil .... Ltd. firması ile ticari iş ilişkisi içerisinde bulunduğunu, buna rağmen davalı tarafça ciranta aleyhine usulsüz faturalar düzenlenerek davaya konu çeke alacak oluşturulmak istendiğini ancak ciranta ... A.Ş. şirketi tarafından davalı .... A.Ş. firması ile ticari ilişkilerinin olmaması nedeni ile düzenlenen işbu faturalara karşılık iade faturaları düzenlendiğini, davacı şirketin, doğrudan veya dolaylı olarak davalı taraf ile hiçbir surette alacak - borç ilişkisi doğurabilecek iş ilişkisi ve fiili durumu olmadığını, ciranta konumundaki ... A.Ş. firmasının da ticari iş ilişkisi içerisinde bulunduğu asıl firmanın .... Ltd. olması sebebiyle, bu firma ile yürütülen ticari iş ilişkisi kapsamında bu firma tarafından ciranta ... A.Ş. Firmasına; ... numaralı, 17.05.2022 tarihli, 22.900,00-USD bedelli, ... numaralı, 15.06.2022 tarihli, 11.000,00-USD bedelli, ...numaralı, 24.08.2022 tarihli 5.600,00-USD bedelli, ... numaralı, 27.06.2022 tarihli, 42.150,00-USD bedelli, ...numaralı, 21.06.2022 tarihli, 71.281,00-USD bedelli olmak üzere 5 adet fatura düzenlendiğini, ancak cirantanın da davalı tarafla ticari iş ilişkisi bulunmaması, hiçbir dönem iş iş ilişkilerinin olmaması ve dolayısıyla da alacak / borç konusu olabilecek herhangi bir fiili durum oluşmadığını, davalı .... A.Ş. Firması tarafından ortada bir ticari ilişki veya hizmet olmamasına rağmen .... Ltd. ile devam eden iş ilişkisi içerisinde ... firması tarafından düzenlenen faturalara konu aynı iş ve aynı alacak tutarları için olduğu ileri sürülerek, çekte ciranta olan ... A.Ş. yeni ünvanı ... A.Ş. firmasına faturalar düzenlendiğini, davalı tarafça çekte ciranta konumunda bulunan ... A.Ş. ile dahi bir ticari ilişkisi bulunmamasına rağmen, davaya konu çeke alacak oluşturmak amacıyla usulsüz fatura düzenlendiğini ve dolaylı yoldan davacı şirketin icra tehdidi altında bırakıldığını, ... A.Ş. tarafından davalı firma .... A.Ş. tarafından mükerrer olarak düzenlenen; 29.11.2022 tarihli ... numaralı 42.150,00 USD tutarlı, 29.11.2022 tarihli ... numaralı 11.150,00 USD tutarlı, 29.11.2022 tarihli ...numaralı 22.900,00 USD tutarlı, 16.11.2022 tarihli ... numaralı ve 71.281,00 USD tutarlı, 16.12.2022 tarihli ve ... numaralı ve 5.650,00 USD tutarlı faturalara karşılık iade faturaları düzenlendiğini, davaya konu çekte ciranta konumunda olan ... A.Ş.'nin, ticari iş ilişkisi içerisinde bulunduğu asıl firmanın, .... Ltd. firması olduğunu, Çin menşeili bu firmanın icra takibinde alacaklı görünen ...Anonim Şirketi ile herhangi bir organik bağı bulunmadığını, her iki şirketin birbirinden bağımsız olarak ticari faaliyet yürüten ayrı tüzel kişiliklere sahip 2 ayrı şirket olduğunu, ... firmasının Türkiye sınırları içerisinde bu unvanı ile hiçbir ticari kaydının bulunmadığını, davacı şirketin davalı taraf ve .... Ltd. firması ile davacı şirketin hiçbir surette hiçbir ad altında iş ilişkisi olmadığını, çekte ciranta konumunda olan, ... A.Ş.'nin ticari ilişkisi bulunan esas firma olan .... Ltd. tarafından ... ile aralarındaki ticari iş ilişkisine istinaden; ... numaralı, 17.05.2022 tarihli, 22.900,00-USD bedelli, ... numaralı, 15.06.2022 tarihli, 11.000,00-USD bedelli, ...numaralı, 24.08.2022 tarihli 5.600,00-USD bedelli, ... numaralı, 27.06.2022 tarihli, 42.150,00-USD bedelli, ...numaralı, 21.06.2022 tarihli, 71.281,00-USD bedelli, olmak üzere 5 adet fatura düzenlendiğini, bu fatura bedellerinin ciranta ... A.Ş. tarafından ... firmasına cari hesap alacağı olarak ödendiğini, davalı tarafça davaya konu çeke alacak oluşturmak amacıyla çekte ciranta olan ... A.Ş. firmasına, ... firmasının düzenlediği aynı alacağa istinaden ticari iş ilişkisine taraf olmamasına rağmen aynı bedellerde karşılığında ciranta tarafından iade faturası düzenlenen mükerrer 5 adet fatura düzenlendiğini, icra takibinde alacaklı görünen, ... A.Ş. firması tarafından düzenlenen faturaların usulsüz olarak düzenlendiğinden işbu usulsüz faturalara karşılık çekte ciranta konumunda olan ... A.Ş. tarafından, ... numaralı, 17.02.2023 tarihli, 42.150,00-USD bedelli fatura, ... numaralı, 17.02.2023 tarihli, 11.150,00-USD bedelli fatura, ... numaralı, 17.02.2023 tarihli, 22.900,00-USD bedelli fatura, ... numaralı, 17.02.2023 tarihli, 71.281,00-USD bedelli fatura, ... numaralı, 17.02.2023 tarihli, 5.560,00-USD bedelli faturalar düzenlendiğini, davalı tarafın hem hiçbir surette ticari iş ilişkisi içerisinde bulunmadığı davacı şirketten hem de cirantadan hiçbir alacağı bulunmadığını, ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalı tarafça birçok usule aykırı işlem yapıldığını ve davacı şirketin mağduriyetinin kat be kat arttırıldığını, davalı tarafça ihtiyati haciz kararının 20.000,00 USD üzerinden talep edildiğini, esas icra takibi 77.000,00-TL üzerinden açıldığını, ödeme emrinde davacı şirketin değil, .... Şti. isimli farklı bir vergi numarasına sahip (...) farklı bir firmanın borçlu olarak gösterildiğini, bu isim ile ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiğini, davalı tarafça daha sonra icra takip dosyasına davacı şirketin borçlu olarak eklenmesi ve vergi numarasının düzeltilmesi, yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesinin talep edildiğini ancak davacı şirkete usulüne uygun düzenlenmiş bir ödeme emri tebliği yapılmadığını, bu sebeple de kanaatlerince henüz davaya konu çeke dayalı olarak davacı aleyhine usulüne uygun olarak açılmış icra takibi bulunmadığını, mahkemece öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte olması halinde, dava değerinin %15'i tutarında teminat bedeli ile, bunun da mümkün olmaması halinde ise mahkemece belirlenecek teminat oranı karşılığında icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davaya konu çekin süresinde bankaya ibraz edilmediği halde davalı taraça açılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinde 5.000 USD karşılıksız çek tazminatı alacağı talebinde bulunulduğunu, çekin esas vade tarihinin 06.01.2023 olduğunu, davalı tarafça süresinde bankaya ibraz edilmediğini ve çeke ilişkin karşılıksız işlem yapılmadığını, buna rağmen yasaya aykırı olarak davalı tarafça icra takibinde karşılıksız çek tazminatı talebinde bulunulduğunu, icra takibi ile talep edilen asıl alacağa feri olarak eklenen alacak kalemlerinin de gerçeği yansıtmadığını beyan ederek; .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dosyaya konu çeke dayalı olarak kötüniyetle davacı aleyhine icra takibi başlatan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/429 Esas 2023/536 Karar sayılı dosyasında davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde; davalı tarafça müvekkili aleyhine tarafların arasında hiçbir surette herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını ve haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ihtiyati haczi kararı alındığını ve icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını ve müvekkili davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak icra tehdidi altında bırakıldığını, icra takibinin durdurulması ve müvekkilin davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti talebi ile mahkemeniz huzurundaki işbu davayı ikame etme zaruretimiz hasıl olduğunu, davalı tarafça davaya konu 30.03.2023 keşide tarihli (gerçek keşide tarihi 06.01.2023), ... seri numaralı, ..., .../İstanbul şubesine ait 50.000,00-USD tutarındaki çek'e ilişkin olarak .... İcra Müdürlüğünün ...-Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi hatalı, eksik, haksız ve kötüniyetli olarak açıldığını, sayın mahkemece öncelikle icra takibinin teminatsız, sayın mahkeme aksi kanaatte ise %15 teminat bedeli, bunun mümkün olmaması halinde mahkemece uygun görülecek oranda teminat bedeli karşılığında durdurulmasını, yapılacak yargılama neticesinde ise müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına, takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini, mahkeme nezdinde işbu dava açılmadan önce, davalı tarafça davaya konu çekin yalnızca 20.000,00-USD tutarlık kısmına ilişkin olarak ihtiyati haciz kararı alınması ve müvekkilinin 50.000,00-USD üzerinden tahakkuk edecek yüksek miktarlı harcı o tarihte ödeme olanağının bulunmaması sebebiyle İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/346-Esas sayılı dosyası ile ....İcra Müdürlüğünün ...-Esas sayılı dosyasına konu 50.000,00-USD tutarlı çekin 20.000,00-USD tutarlı kısmı yönünden fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile menfi tespit davası açıldığını, müvekkilinin ....İcra Müdürlüğünün ...-Esas sayılı dosyasına konu 50.000,00-USD tutarlı çekin tamamına ilişkin davalı tarafa hiçbir borcu ve davalı tarafla hiçbir surette ticari ilişkisi bulunmadığını bu sebeplerle davaya konu çekin 30.000,00-USD tutarlı kısmı yönünden sayın mahkeme nezdinde işbu davayı ikame etmek zaruretleri ve evvelinde 20.000,00-USD tutarlı kısım yönünden İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/346-Esas sayılı dosyası ile açılmış menfi tespit davası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-birleşen dosya davalı vekili birleşen dava yönünden vermiş olduğu cevap dilekçesinde; Davacı borçlu ... tarafından keşide edilen 30.03.2023 keşide tarihli ... seri numaralı 50.000,00 USD bedelli çeki dava dışı ... A.Ş. (Yeni Ünvan: ... A.Ş.)'ne verdiğini ve çekin ciro yoluyla davalı şirkete geldiğini, çek bankaya ibraz edildiğinde ödenmediğini, vadesinde ödenmeyen alacaklar için borçluya yapılan ödeme başvurularının neticesiz kaldığını ve borçlunun mal kaçırma niyetinde olduğu istihbar edildiğini, bu nedenle İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/123 Değişik İş dosyasıyla borçlular aleyhine ihtiyaten hacze hükmedildiğini, ihtiyati haciz kararının infazının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından sağlandığını ve aynı icra dosyası üzerinden borçlular aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibine geçildiğini, davacı tarafın tüm iddialarının hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, davasının reddi gerektiğini, davacı tarafın, takibe konu çeki dava dışı ... A.Ş. arasındaki iş ilişkisi içerisinde depozito çeki olarak düzenlendiğini, taraflar arasında 30.11.2022 tarihinde depozito makbuzu düzenlendiğini, bu nedenle alacak borç ilişkisi oluşmadığını iddia ettiğini, çekin depozito amacıyla düzenlendiği iddiasının kişisel def'ileri olduğunu, yalnızca davacı ile dava dışı ... A.Ş arasındaki iç ilişkide birbirlerine karşı ileri sürülebileceğini, kambiyo senedi alacağından dolayı kendisine başvurulan kişinin, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremeyeceğini, çeki ciroyla devralan hamillere karşı da bu def’inin ileri sürülebilmesi için, hamilin çeki devralırken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatlanmasının gerektiğini, somut olayda davacının, davalının çeki depozito çeki olarak düzenlendiğini bilerek davacının zararına hareket ettiğini ispat edemediğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre de çeki devralan 3. kişinin bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini ispat edemediği süre kişisel def'ileri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğini, davacının gerek İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/123 Değişik İş dosyasına sunmuş oldukları ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde gerek ise dava konusu icra takibine itiraz için açmış oldukları İstanbul 36. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/347 Esas ve 2023/425 Esas sayılı dosyasına sunulmuş olduğu dava dilekçesinde çekin depozito amacıyla düzenlendiğine dair hiçbir bilgi sunmadığını, davacıların, takip konusu borcu ödememek adına kendi aralarında sonradan birtakım belgeler imzalayarak kötü niyetli olarak çekin depozito çeki olarak düzenlendiğini iddia ettiklerini, İstanbul 36. İcra Hukuk Mahkemesinde görülen davalarda da davacı ile dava dışı ... A.Ş.'nin birlikte davalıya karşı davayı yönelttiklerini, bu hususta davacı ile dava dışı şirketin birlikte hareket ettiğini açıkça gösterdiğini, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında davacı - borçlu ....... Şti.'ne ait ... Mahallesi ... Cad. No:... ... İstanbul adresinde 24.05.2023 tarihinde yapılan hacizde dava dışı ... A.Ş. yetkilisi ...'nin istihkak iddiasında bulunarak diğer davacıya ait işyerindeki eşyaların ... şirketine ait olduğunu iddia ettiğini, bu nedenle iki şirket arasında organik ilişki olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, iki şirketin mevcut ve eski yetkilileri ile hisse sahiplerinin incelenerek taraflar arasındaki organik bağın tespiti için Ticaret Sicil Müdürlüğü ve İstanbul Ticaret Odası'na müzekkere yazılarak davacılar arasında organik ilişki olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, davacı tarafın, davalı şirket ile ... A.Ş. Şirketi arasında herhangi bir suretle herhangi bir ad altında ticari ilişkisi olmadığını, davalı ile değil .... Ltd. ile aralarında ticari iş ilişkisi bulunduğunu ve davalı ile bahsi geçen şirket arasında hiçbir organik bağ bulunmadığını ve birbirinden bağımsız olarak ticari faaliyet gösteren iki farklı şirket olduğunu iddia ederek dava dışı ... A.Ş.'nin davalı şirkete borçlu olmadığını iddia ettiğini, öncelikle, davacı tarafın dava dışı ... A.Ş.'nin davalı şirkete borçlu olmadığına ilişkin iddialarının usulen reddi gerektiğini, davacı şirketin dava dışı şirket adına talepte bulunmasının usulen mümkün olmadığını, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve kötü niyetli olduğunu, bahsi geçen .... Ltd. davalı şirketin Çin Halk Cumhuriyeti'nde faaliyet göstermesi için açılmış şirket olduğunu, davalı şirket ile bu şirketin ortaklık yapıları aynı olduğunu, .... Ltd. ile davacı ... A.Ş. şirketi arasındaki ticari ilişki mevcut olduğunu, tarafların davalı şirketin merkezinin Türkiye'de olamasından dolayı ödeme işlemi daha kolay gerçekleşeceğinden taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan borçların davalı şirket üzerinden ödenmesini kararlaştırdıklarını, davacının, davalı şirketin alacak oluşturmak amacıyla .... Ltd. firmasının düzenlediği faturalarla aynı alacağa istinaden fatura düzenlediğini iddia ettiğini, faturaların ticari ilişkiden doğan borçların davalı şirket üzerinden ödenmesinin kararlaştırılmış olması nedeniyle davalı şirket tarafından düzenlendiğini, davacının, davalı şirket ile .... Ltd. arasında hiçbir organik bağ bulunmadığını iddiasının doğru olduğunun kabulü halinde davalı şirketin hiçbir bağının olmadığı farklı bir şirket ile aynı bedel, tarih ve numaralı faturalar düzenlemesi ve basiretli tacir gibi davranması gereken dava dışı ... A.Ş.'nin çeki davalı şirkete ciro etmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın, tebligatın usulsüz yapılmış olduğunu iddia ettiğini, .... İcra Müdürlüğü'nden davacıya gönderilen ödeme emrinin usule uygun olarak davacının şirket çalışanlarına 29.04.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı borçlunun isminin kendilerinden kaynaklanmayan nedenle icra müdürlüğü tarafından sehven .... Şti olarak kaydedildiğini, borçlu isminin yanlış yazılmasının yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre de maddi hata olarak kabul edilip her aşamada düzeltilebileceğini, borçlunun sehven yanlış yazılan isminin düzeltilmesi taleplerinden sonra icra müdürlüğünce borçlunun vergi kimlik numarası ve ismi düzeltilerek yeniden ödeme emri gönderildiğini ve ödeme emrinin 19.07.2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiğini, davacının, takibe konu çekin keşide tarihinin 01.06.2023 olduğunu ve süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edilmediği için karşılıksız çek tazminatı talebinde bulunulamayacağını iddia ettiğini, çek üzerindeki düzeltmenin keşideci tarafından yapıldığını, tarih kısmının 30.03.2023 olarak düzeltilip yanına imza atıldığını, bu nedenle çek üzerinde yapılan düzenleme keşideci tarafından yapıldığı için geçerli olduğunu ve çekin keşide tarihinin 30.03.2023 olduğunu, davalı tarafından 30.03.2023 tarihinde bankaya ibraz edildiğinde ödenmediğini, çek, davacının elindeyken davacı tarafından çek üzerinde düzeltme yapıldığını beyan ederek; davanın reddine, davacının İİK 72/4 maddesi uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Dava, verilen çekin depozito çeki olduğundan bahisle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Kural olarak çek, bir ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tasfiyesi amacı ile verildiği konusunda kanuni bir karine mevcuttur. Somut uyuşmazlıkta, çekteki ciro silsilesi şeklen düzgün olup davalının çeki iktisapta ağır kusurlu yahut kötüniyetli olduğuna dair somut delil yoktur. Çek illetten mücerret olup taraflar arasında çekte temel ilişki de olmadığından mahkemece ayrıca defter incelemesi yapılması yoluna gidilmediği, 6102 sayılı Kanun'un 818 inci maddesinin atfıyla 687 nci maddesi hükmü gereğince keşideci, lehtar veya cirantalar arasındaki kişisel defilerin çekin yasal ve haklı hamiline karşı ileri sürülmesinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla gerek ana gerekse birleşen davanın ayrı ayrı reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Davalı tarafça davaya konu çekte tahrifat yapılarak çekin düzenlendiği tarihte çekte yazan ödeme tarihi olan 06.01.2023 tarihi değiştirildiğini ve çekte bu şekilde tarhifat yapılarak çekin ödeme tarihi 30.03.2023 olarak yazıldığını, çek tarhifat ile yazılan 30.03.2023 tarihinde bankaya ibraz edilmiş dolayısıyla da düzenlendiği tarihte belirlenen gerçek ödeme tarih olan 06.01.2023 tarihinde bankaya ibraz edilmediğini ve süresinde bankaya ibraz edilmemiş olması nedeni ile de davaya konu çek kambiyo senedi olma vasfını yitirdiğini, kambiyo senedi vasfını yitiren davaya konu çekin depozito çeki olduğuna ilişkin itirazları karşısında davalı tarafın bu itirazın kişisel defii olduğu yönündeki iddiasının Mahkemece nazar-ı itibara alınmaması gerektiğini, çekin tahrifat yapılmadan önceki hali ile değerlendirilmesi gerektiğini, buna ilişkin Yargıtay kararları sunduklarını,
-Yerel mahkemeye çek üzerinde ödeme tarihinin değiştirilmesi suretiyle tahrifat yapıldığı ve bu tahrifatın müvekkili tarafından yapılmadığı, tarih değişikliği üzerine atılan imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı ileri sürüldüğünü ancak araştırma yapılmadığını, Yerel mahkemece her ne suretle olursa olsun tahrifat iddiamıza ilişkin inceleme yapılması, bu hususta adli tıptan rapor temin edilmesi ve ödeme tarihi değişikliğinin müvekkilinin eli ürünü olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini,
-Müvekkili ile davalı taraf arası da hiçbir surette iş ilişkisi olmadığını, bu hususta da yargılama sırasında defaaten taraflarınca beyanda bulunulduğunu ve tarafların ticari defterlerinin incelenmesi talep edildiğini ancak Mahkemece tahrifat iddiası incelenmediği gibi tarafların ticari defterlerinin incelenmesi yönündeki iddianın da incelenmeden davanın reddine ilişkin hüküm kurulduğunu, taraflar arasında bu güne kadar hiçbir surette herhangi bir sebeple iş ilişkisi oluşmadığını, müvekkilinin iş ilişkisi içerisinde bulunduğu firma çekte ciranta konumunda olan eski ünvanı ... A.Ş yeni ünvanı ... A.Ş olan firma olup müvekkili şirket ile ... A.Ş arasında da davaya konu çeke ilişkin, çekin depozito çeki olarak verilmiş olması sebebiyle herhangi bir alacak/borç oluşmadığını, bu hususta taraflar arasında 29.05.2023 tarihli mutabakat imzalanmış olup yine çek depozito makbuzu karşılığında teslim edilmiş, işbu mutabakat metnini ve depozito makbuzunu da dilekçenin ekinde sunduklarını, taraflar arasında yine bu hususta 30.11.2022 tarihli depozito makbuzu düzenlendiğini ve bu makbuz ile çek ciranta olan yine ünvanı ... A.Ş'ye teslim edildiğini, ... Aş tarafından söz konusu çek ciro edildiğini ve davalı taraf bu suretle bu çeki teslim aldığını, müvekkilinin davalı, .... A.Ş. İle herhangi bir suretle herhangi bir ad altında ticari iş ilişkisi olmadığını, taraflar arasında borç/alacak oluşturabilecek bir durum oluşmadığını, davalı tarafın ciranta konumunda bulunan eski ünvanı ... Aş olan yeni ünvanı ... Aş olan firma arasında da ticari ilişkileri olmadığını, Ciranta ... Aş'nin de davalı ile ticari ilişkisi olmamış ciranta davalı taraf ile değil ....LTD. Firması ile ticari iş ilişkisi içerisinde bulunmuş olduğunu, buna rağmen davalı tarafça ciranta aleyhine usulsüz faturalar düzenlenerek davaya konu çeke alacak oluşturulmak istendiğini ancak ciranta ... Aş şirketi tarafından davalı .... A.Ş firması ile ticari ilişkilerinin olmaması nedeni ile düzenlenen işbu faturalara karşılık iade faturaları düzenlendiğini, davaya konu çekte ciranta konumunda olan ... A.Ş yeni ünvan ... Aş'nin, ticari iş ilişkisi içerisinde bulunduğu asıl firma, ....LTD firması olup, ....LTD isimli ve çin menşeili bu firmanın icra takibinde alacaklı görünen ...Anonim Şirketi ile herhangi bir organik bağı bulunmamakta olup her iki şirket birbirinden bağımsız olarak ticari faaliyet yürüten ayrı tüzel kişiliklere sahip 2 ayrı şirket olduğunu, ... firmasının Türkiye sınırları içerisinde bu ünvanı ile hiçbir ticari kaydı da bulunmadığını, .... LTD firmasının Türkiye Cumhuriyeti Sınırları içerisinde bir ticari sicil kaydı bulunmamakta olup bu firma çin menşeili olarak çekte ciranta olan ... Aş ile ticari iş ilişkisinde bulunduğunu, müvekkilinin ... Hizmetleri'nin Davalı ... Aş Ve .... Ltd Firmaları İle doğrudan ya da dolaylı olarak hiçbir surette ticari veya başka bir ad altında iş ilişkisi olmadığını, ... Aş ile aralarında da bu çekin depozito çeki olarak verilmiş olması ve taraflar arasında alacak/borç bulunmadığına ilişkin mutabakat metni imzalanmış olması, yine müvekkili ... Hizmetlerinin davalı taraf ile hiçbir surette ticari veya başka bir ad altında iş ilişkisinde bulunmaması dolayısıyla da alacak/borç konusu olabilecek bir durumun hiçbir surette oluşmaması nedeniyle davalı tarafın müvekkili ...ltd şti'den hiçbir ad altında alacağı bulunmadığını,
-Tarafımızca menfi tespit davası ile birlikte İstanbul 36. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/425-esas sayılı dosyası ile imzaya ve borca itiraz edildiğini, yine bu dosyada da tahrifat hususunda itirazları ileri sürüldüğünü, %50 teminat karşılığında icra takibi durdurulduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çek üzerinde düzeltme keşideci tarafından yapılıp tarih kısmı 30.03.2023 olarak düzeltilip yanına imza atıldığını, düzenleme keşideci tarafından yapıldığı için geçerli olduğunu ve çekin keşide tarihi 30.03.2023 olup, Müvekkili tarafından 30.03.2023 tarihinde bankaya ibraz edildiğinde ise ödenmediğini, çeke ait görüntülerde de görüleceği üzere söz konusu çek davacının elindeyken davacı tarafından çek üzerinde düzeltme yapıldığını, Davacı çek üzerindeki düzeltmenin kedisi tarafından yapılmadığını iddia etse de çekin düzenlenmiş haline ilişkin görüntü kendisinde mevcut olduğunu, kendi bilgisi dışında çekin vade tarihi üzerinde paraf atılarak vade tarihinin değiştirildiğini iddia eden davacının çek bankaya ibraz edilmeden ve takip açılmadan çekte yapılan tahrifata ilişkin elinde görselin bulunması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çekin depozito amacıyla düzenlendiği iddiası kişisel def'iler arasında yer aldığını, çeki ciroyla devralan hamillere karşı da bu def’inin ileri sürülebilmesi için, hamilin çeki devralırken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatlanması gerektiğini,Davacıların gerek İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/123 Değişik İş dosyasına sunmuş oldukları ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde gerek ise dava konusu icra takibine itiraz için açmış oldukları İstanbul 36. İcra Hukuk Mahkemesi 2023/347 ve 2023/425 Esas sayılı dosyasına sunulmuş olduğu dava dilekçesinde çekin depozito amacıyla düzenlendiğine dair hiçbir bilgi sunmadığını, Davacılar, takip konusu borcu ödememek adına kendi aralarında sonradan birtakım belgeler imzalayarak kötü niyetli olarak çekin depozito çeki olarak düzenlendiğini iddia ettiklerini, İstanbul 36. İcra Hukuk Mahkemesinde görülen davalarda da davacı ile dava dışı ... A.Ş.
Birlikte müvekkiline karşı davayı yönelttiklerini, bu hususta davacı ile dava dışı şirketin birlikte hareket ettiğini açıkça gösterdiğini, davacı şirketin dava dışı şirket adına talepte bulunması usulen mümkün olmadığını, davacı tarafın dava dışı ... A.Ş.'nin müvekkil şirkete karşı borçlu olmadığına ilişkin iddialarının reddi gerektiğini, bahsi geçen .... LTD. müvekkili şirketin Çin Halk Cumhuriyeti'nde faaliyet göstermesi için açılmış şirket olup müvekkili şirket ile bu şirketin ortaklık yapıları aynı olduğunu, Davalının da ikrar ettiği üzere .... LTD. ile davacı ... A.Ş. şirketi arasındaki ticari ilişki mevcut olup taraflar müvekkili şirketin merkezinin Türkiye'de olamasından dolayı ödeme işlemi daha kolay gerçekleşeceğinden taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan borçların müvekkili şirket üzerinden ödenmesini kararlaştırdıklarını, ödemelerin müvekkil şirket üzerinden yapılacağına ilişkin taraflar arasındaki yazışmalara bilahare mahkeme dosyasına sunulacağını,. Davacı, müvekkili şirketin alacak oluşturmak amacıyla .... LTD. Firmasının düzenlediği faturalarla aynı alacağa istinaden fatura düzenlediğini iddia etse de söz konusu faturalar ticari ilişkiden doğan borçların müvekkili şirket üzerinden ödenmesinin kararlaştırılmış olması nedeniyle müvekkili şirket tarafından düzenlendiğini,
Davacının müvekkil şirket ile .... LTD. Arasında hiçbir organik bağ bulunmadığını iddiasının doğru olduğunun kabulü halinde müvekkili şirketin hiçbir bağının olmadığı farklı bir şirket ile aynı bedel, tarih ve numaralı faturalar düzenlemesi ve basiretli tacir gibi davranması gereken dava dışı ... A.Ş.'nin çeki müvekkili şirkete ciro etmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli davasının reddine istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Ana dosyası ve birleşen dava açısından uyuşmazlığın konusunun; .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu ... .../İstanbul Şubesine ait 50.000 USD bedelli çek yönünden davacının davalıya borçlu olup olmadığı, çekin depozito çeki olup olmadığı, depozito çek olduğunun kabulü halinde sorumluluğa etkisi, davalı tarafın dava dışı ... A.Ş. ile olan hukuki ilişkisi noktalarında toplandığı anlaşılmakla bu haliyle dava, tespit olunan hukuki uyuşmazlık kapsamında menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde; ... A.Ş. tarafından davacı şirket adına düzenlenen ... çek numaralı ... Bankası ... Şubesi'nin 06/01/2023 vade tarihli 50.000 USD bedelli çeki için düzenlenen depozito makbuzunun fotokopisini, ... A.Ş. ve davacı arasında imzalanan 31/12/2022 tarihli mutabakat mektubunun fotokopisini, cari hesap ekstresi çıktısını, ... A.Ş. ... Şubesi'nin ... numaralı 50.000 USD bedelli ve ... numaralı 25.000 USD bedelli çeklerinin fotokopisini, ... A.Ş. tarafından davacı şirkete düzenlenen 17/02/2023 tarihli 789.907,86-TL bedelli, 208.955,46-TL bedelli, 429.155,16-TL bedelli, 1.337.153,15-TL bedelli ve 105.479,29-TL bedelli faturaların fotokopilerini, davacı şirket tarafından ... A.Ş.'yi düzenlenen 29/11/2022 tarihli 789.907,86-TL bedelli, 208.955,46-TL bedelli, 429.155,16-TL bedelli, 1.337.153,15-TL bedelli ve 105.479,28-TL bedelli faturaların fotokopilerini sunmuş olduğu anlaşıldı.
Mahkemenin 06/06/2023 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin tedbiren takibin durdurulması talebinin reddine, İİK madde 72/3 uyarınca takip bedelinin (416.400,00.-TL %15=62.460,00-TL) %15'i oranında teminat karşılığında ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında icra veznesine giren paranın yargılama sonuna kadar alacaklıya ödenmemesine dair karar verildiği, teminatın yatırılmamış olduğu anlaşıldı.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının bir suretinin UYAP sisteminden gönderilmiş olduğu, dosyanın tetkikinde; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/123 D. İş 2023/133 Karar sayılı dosyasından borçlular ...Limited Şirketi ve ... Anonim Şirketi aleyhine 20.000 USD = 385.000,00 TL için alınan ihtiyati haciz kararı ile alacaklı ... tarafından borçlular.... Şti. ve ... Anonim Şirketi aleyhine 5.000,00 USD karşılıksız çek tazminatı alacağı, 150,00 USD komisyon alacağı, 50.000,00 USD çek alacağı, 52,74 USD işlemiş faiz olmak üzere 55.202,74 USD toplam alacak 55.202,74 USD = 1.069.321,24 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin.... Şti.'ye 29/04/2023 tarihinde yapıldığı, 24/05/2023 tarihinde ... Mah. ... Cad. No:... ... İstanbul adresinde yapılan hacze istihkak iddiasında bulunulduğu, .... İcra Müdürlüğü'nün 31/05/2023 tarihli tensip tutanağı ile İİK. 96- 97 maddeleri gereğince takibin taliki veya devamı yönünde karar verilmiş olduğu anlaşıldı.
Her ne kadar Mahkemece, kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi sonucu davalının, davacıdan sonraki ciranta olmadığı, davacının, davalı ile ticari ilişkinin bulunmaması nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik kişisel defilerinin davalıya karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; çekin orjinalinde, ödeme tarihi 06/01/2023 iken, tarihte tahrifat yapılarak tarihin 30/03/2023 yapıldığı ve davalı tarafından çekin tahrifat yapılmış haliyle takibe konulduğunun ileri sürüldüğü tahrifat iddiasının mutlak defi olması nedeniyle iyiniyetli son hamile karşı da ileri sürülebileceği, tahrifat iddiasına ilişkin olarak, çekin değişiklikten önceki haline göre keşide tarihi itibariyle ibraz süresinin geçeceği ve bu nedenle kambiyo vasfını kaybedeceği ve dolayısıyla hamilin temel ilişkiye dayanarak kendisinden önceki cirantaya ve ancak TTK'nun 732.maddesine göre keşideciye talep yöneltebileceği hususlarının değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği, tahrifat iddiasının kanıtlanması halinde dosyaya sunulan faturalar ve çekin depozito çeki olarak verildiğine dair dava dışı şirket ile imzalanmış 29.05.2023 tarihli mutabakat ve 30.11.2022 tarihli depozito makbuzu ile çekin tesliminin ... A.Ş'ye teslim edildiğine ilişkin belgelere göre ticari defter ve kayıtlarda bu hususların bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, neticede eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidildiği anlaşıldığından, belirtilen dava ve soruşturma dosyaları celbedilip, tahrifata ilişkin bilirkişi raporunun bir örneği dosya arasına alınarak ve birleşen davaya konu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının taraflarının işbu dava dosyası tarafları ile aynı olduğu, bu dosyanın da getirtilerek incelenmesi gerektiği, tarafların tüm iddia ve savunmaları üzerinde durulmak suretiyle varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2-İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../05/2024 tarih, 2023/... E. 2024/... K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/07/2026