Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1263 E. 2026/1194 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1263
Karar No
2026/1194
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1263

KARAR NO: 2026/1194

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 13/03/2024

NUMARASI: 2020/176 E. - 2024/154 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'in müvekkilinin babasının kiracısı olduğunu, kira bedellerini ödememesinden dolayı babası tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu, daha sonra aralarında tartışmalar başladığını, borca itiraz ve iftiraya ilişkin davalar sonucunda davalının borcunu .... İcra Müdürlüğüne 3/10/2016 tarihinde 20.370,00 TL olarak ödediğini, davalı ...'in kira sözleşmesinin üzerindeki imzasını inkar edip müvekkilinin babasının kira sözleşmesini sahte olarak düzenlediğini bildirdiğini, davalı hakkında İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/301 Esas sayılı dosyasında iftiraya ilişkin dava açıldığını, 2014 yılında davalının, müvekkilinin babası tarafından kiraların ödenmemesi nedeniyle icraya verildikten sonra aynı zamanda elektrik borçlarını da ödemediğinin öğrenildiğini ve elektrik idaresinden de kendisine ödenmeyen kaçak kullanımdan dolayı cezalar yazıldığını, davalının müvekkiline sürekli bir kin beslediğini,

2015 yılı yazında davalının müvekkilini taciz ettiğini, baskı ve tehditte bulunduğunu, bu olayı anlatmaması için şantaj yaptığını, bu konuda müvekkilinin şikayeti üzerine dava açıldığını, bundan sonra da davalının tehditlerine devam ettiğini, müvekkiline zorla senet imzalattığını, senedin üzerinde 17.000,00 TL yazarken bu bedeli daha sonra 117.000,00 TL olarak değiştirdiğini, bu konuda da müvekkilinin şikayetçi olduğunu, daha sonra davalının müvekkilinin önünü kestiğini, tehdit ve taciz ettiğini, bunları görüntülediğini ve müvekkiline şantaj yaparak zorla 120.000,00 TL bedelli senet imzalattığını, bu senedi sahte ciro ile diğer davalıya devrettiğini, senedin .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, müvekkilinin davalılara borçlu olmadığını beyanla icra takibinin durdurulması yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinİ talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un davacı ...'u tanımadığını, müvekkilinin diğer davalı ...'ten olan alacağına karşılık ... tarafından ciro edilen bonoyu iyi niyetle devraldığını, bu kapsamda .... İcra Dairesi ... sayılı dosya üzerinden her iki borçluya karşı icra takibi başlattığını, davacı ile ... arasındaki hukuki ve ticari ilişkiden haberdar olmadığını, davacının muvazaa iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil etmek amacıyla yasal haklarını kullandığını, davacının iddialarının ispatlanması gerektiğini, .... İcra Dairesi'nin ... Esas numaralı dosyasında takibin kesinleştiğini ve satış işlemlerinin devam ettiğini, davacının borcu ödememek adına kötü niyetli davrandığını, diğer davalı ...'in borçlarına karşılık senedi verdiğine dair yazılı beyanının bulunduğunu, davacı tarafından bahsedilen ceza dosyalarında kesinleşmiş bir karar olmadığını, davacının ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, tedbir şartlarının oluşmadığını belirterek tedbir talebinin reddini, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini, davacının kötü niyetli olması sebebiyle toplam alacağın yüzde 40'ı oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı ...'in davaya cevap dilekçesi sunmadığı tespit edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesi 2020/176 esas, 2024/154 karar sayılı, 13/03/2024 tarihli kararı ile; "Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibariyle; davalı tarafça .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine 07/05/2019 tanzim tarihli 07/06/2019 vade tarihli 120.000,00 TL bedelli senetten kaynaklı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu, davacı tarafça senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığının ileri sürülmediği, senedin ödendiği hususununda iddia ve ispat edilmediği, senedin zorla ve şantaj ile kendisine imzalatıldığının iddia edildiği ancak İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/76 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde sanık ...'in suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verildiği ve verilen kararın kesinleştiği, bu nedenle davacı tarafça ilgili senedin şantaj ve tehdit ile imzalatıldığı hususunun da ispat edilmediği, davacı tarafça dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış olması nedeniyle davacı tarafa yemin delili hatırlatıldığı, davacı tarafça yemin deliline başvurulacağının beyan edildiği ve yemin metninin sunulması üzerine davalılara yemin için meşruhatlı davetiye tebliğ edildiği, davalıların duruşmaya icabet ederek yemin metni doğrultusunda yemini eda ettikleri anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın REDDİNE, koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine" karar vermiştir.

İSTİNAF:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme dava dilekçesinde ...'in kira borçlarını dahi ödeyemediğinin belirtildiğini, müvekkilinin babasının icra takibinden sonra kira borçlarını ödemek için aracını sattığını iddia eden ...'in 2016 yılında 120.000 TL gibi yüksek bir meblağı müvekkiline vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı ... Yiğit'in evini satarak parasını müvekkile verdiğini iddia etmesine rağmen tapu kayıtlarının sorgulanması talebinin mahkemece reddedilerek eksik inceleme yapıldığını, ...'in İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesindeki savunmalarında inşaatta çalıştığını ve gelirinin düşük olduğunu beyan ettiğini, paranın teslim yerine ilişkin çelişkili ifadeler kullandığını, davalı ...'un ise ...'e borç verdiğini ve bu sebeple dava konusu senedi aldığını iddia ettiğini, ancak aralarındaki ilişkinin ve ...'in borç verecek maddi gücünün ispatlanamadığını, ...'un kendi alacaklarına haciz geldiğinin icra dosyasından anlaşıldığını, müvekkilinin ailesiyle yaşayan evlenmemiş bir kadın olduğunu, babasının mahkemelik olduğu bir şahıstan yüklü miktarda para almasının ve bu parayı bir ticari faaliyette kullanmasının mümkün olmadığını, yerel mahkemenin 2020/176 esas ve 2024/154 karar sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı taraflar istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava; İİK'nın 72. maddesine dayalı olarak icra takibine dayanak bonoya yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.

Dosyanın tetkikinde; .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına dayanak dava konusu bononun 07/05/2019 tanzim tarihli, 07/06/2019 ödeme tarihli 120.000-TL bedelli olup keşidecisinin/davacı, lehtarının /davalı ..., hamilinin ise davalı ... olduğu, davacının bono üzerindeki imzaya bir itirazı olmayıp bononun baskı ve tehdit sonucu zorla alındığı, davalılara gerçekte borcunun olmadığını ileri sürerek menfi tespit isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.

Davacı/keşideci tarafından, TBK'nın 37. maddesi kapsamında irade bozukluğu hallerinden olan korkutma sureti ile bono imzalandığı iddia edilmiş olup delil olarak İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/76 esas sayılı ceza dosyasına dayanıldığı, mahkemece kesinleşmesinin bekletici mesele yapıldığı, yargılama neticesinde davalı ...'in silahla tehdit ve şantaj suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle hakkında beraat kararının verildiği ve verilen kararın 19.01.2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Mevcut delil durumu kapsamında, davalıya yönelik iddiaların ceza kovuşturması kapsamında itibar edilmeyerek yerinde görülmediği de nazara alındığında hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı, dava konusu senedin korkutma nedeniyle düzenlendiği iddiasının dosya kapsamında sübut bulmadığı gibi ihdas nedeni talil edilmediğinden ispat külfetinin icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olmadığını ileri süren davacı üzerinde olduğu, kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiğinin kabulünün gerektiği, borçlunun, aksi yöndeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamasının gerektiği ancak ileri sürülen bedelsizlik iddiasının HMK'nın 200 ve 201. maddesi kapsamında senetle ispatlanamadığı anlaşılmıştır.

Ayrıca 6102 sayılı TTK'nın 778. maddesinin atfıyla bonolar yönünden uygulanması gereken TTK'nın 687. maddesinin; ''(1) Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.(2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır.'' şeklindeki düzenlemesi ışığında somut olaya bakıldığında, şahsi defilerin ciro yolu ile hamil olan davalı ...'e karşı ileri sürülebilmesinin bononun iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu açıktır. Dolayısıyla senedin ancak bedelsiz olduğunun ispat edilmesi durumunda lehtardan senedi ciro yolu ile devralan hamilin senedin bedelsiz olduğunu bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin tanık dahil her türlü delille ispatı mümkün ise de bedelsizlik iddiasının HMK'nın 200 ve 201. maddesi kapsamında senetle ispatlanamadığı anlaşılmıştır.

HMK'nın 226. maddesinin 1/c bendi gereğince yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar yeminin konusu olamayacağından mahkemenin yemin deliline başvurması isabetli görülmemiş ise de sonuca etkili görülmediğinden eleştiri konusu yapılması ile yetinilmiştir. Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../03/2024 tarih ve 2020/... E. 2024/... K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy çokluğu ile karar verildi. 02/07/2026

MUHALEFET ŞERHİ

Davacı tarafça .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına konu .../05/2019 tanzim tarihli, 07/06/2019 vadeli 120.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davalılara borçlu bulunmadığının tespiti talebiyle menfi tespit davası açılmıştır.

Davacı vekilinin taraflar arasında yaşanan olaylara ve görülen davalara ilişkin silsileyi dava dilekçesinde açıkladığı, mahkemece dava dosya örnekleri UYAP üzerinden celp edilmişse de, gerekçeli kararda değerlendirilmediği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamından davalılardan ...'in davacının babası ...'un dükkan kiracısı olduğu, kira bedellerini ödemediği için davacının babasının davalı aleyhinde icra takibi başlattığı, davalı ...'in kira akdindeki imzasını inkar ettiği, borçlu olmadığını ileri sürdüğü, İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nde görülen 09/04/2014 tarihinde açılan davada, mahkemenin 16/06/2015 tarihli 2014/484 Esas, 2015/663 Karar sayılı kararla kira sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olduğunun tespit edilerek itirazının kaldırılmasına, takibin devamına karar verildiği anlaşılmıştır.

Müşteki ..., davacının babası ... hakkında, adına sahte belge ile kimlik bilgilerini kullanarak elektrik aboneliği işlemi gerçekleştirdiği iddiasıyla, özel belgede sahtecilik suçundan İstanbul CBS'na şikayet ettiği, savcılığın İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada imzanın davalıya ait olduğu tespit edildiğinden,14/06/2017 tarihli kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.

Davalı ... ... hakkında İstanbul 51. Ceza Mahkemesinde iftira suçundan ceza davası açıldığı, mağdur ...'un yargılamada şikayetçi olmadığını beyan ettiği, mahkemenin yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığından bahisle, 15/05/2018 tarihli 2017/301 Esas-2018/315 Karar sayılı kararıyla beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.

Davalı ... tarafından, borçlusu davacı ..., alacaklısı ... olan 03/09/2015 düzenleme ve 03/09/2018 ödeme tarihli 117.000 TL bedelli senet icra takibine konulduğu, borçlu (davacı) ... tarafından tahrifat iddiasında bulunulduğu, Gaziosmanpaşa 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/76 Esas sayılı dosyasında görülen davada alınan bilirkişi raporunda, senedin bedelinin yazı ve rakam ile yazılan kısımlarında yazı ile "Yüz" ve rakam ile "1" ibarelerinin sonradan ilave edilerek, 17.000,00 TL olan senet bedelinin rakamla " 117.000,00 TL ", yazı ile "Yüz Onyedi Bin TL" olarak tahrif edildiğinin tespit edildiği, mahkemenin 09/05/2019 tarihli 2019/76 Esas-2019/286 Karar sayılı kararıyla, davacı ... tarafından, davalı ... (hamil) aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, takibin 100.000,00 TL asıl alacak ve 3.829,00 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin 17.000,00 TL asıl alacak ve 558,00 TL işlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmiştir.

Davacı ... tarafından İstanbul CBS'na davalı ...'in kendisine cinsel saldırıda bulunduğu, silahla tehdit ettiği, görüntülerini yayacağı tehdidi ile şantaj yaptığı ve zorla senet imzalattığı iddialarıyla şikayetçi olduğu, sanık ... Hakkında İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/76 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemenin 05/11/2021 tarihli 2021/403 Karar sayılı kararıyla, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yetecek her türlü şüpheden uzak inandırıcı delil elde edilmediğinden beraatine karar verildiği, istinaf incelemesinden geçerek 19/01/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacı ... 16/05/2019 tarihinde İstanbul 14. Aile Mahkemesine başvurarak 6284 Sayılı Yasaya dayanarak uzaklaştırma kararı almıştır.

Davalı ...'in İstanbul CBS'nda vermiş olduğu ifadede; inşaatlarda çalıştığını, müşteki ...'u 2013 yılında babasının dükkanında kiracı olarak kaldığından dolayı tanıdığını, 2013 yılında bu işyerini kapattığını, ... işyeri açtığını, 2015 yılı Şubat ayında ... işyerine geldiğini, ... kendisinden borç para istediğini, 117.000 TL borç para verdiğini, dükkanda kasanın içinde olan parayı verdiğini, yanında getirdiği çantasına koyduğunu, kendisine 2015 yılı 9. Ayda senet yaptığını ödemediğini, 117.000 TL bedelli senedi icraya koyduğunda bilirkişi senette sahtecilik olduğunu söylediği için 17.000 TL alabildiğini, gerçek borç 117.000 TL olduğu için 120.000 TL'lık senet imzalattığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği, duruşmada da aynı beyanlarını tekrar ettiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki senet örneklerinden 117.000 TL bedelli senedin 02/07/2015 tanzim, 03/09/2018 ödeme tarihli, 120.000 TL bedelli davaya konu senedin ise 07/05/2019 tanzim tarihli, 07/06/2019 vadeli 120.000,00 TL bedelli olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu 120.000 TL bedelli senet ilk senedin Gaziosmanpaşa 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/76 Esas sayılı dosyasında,100.000 TL'lık kısmının iptal edildiği 09/05/2019 tarihli 2019/286 K sayılı kararından iki gün önce imzalandığı anlaşılmaktadır.

Davalı ... ceza mahkemesinde beraat ederek beraat kararı kesinleşmişse de, ifade ve beyanlarının delil olarak değerlendirilebileceği kanaatine varılmış, dosya kapsamına yansıyan yargılamalar ve dava dosyalarındaki beyanlardan, davalı ...'in davacının babasına kira borcunun bulunduğu, kira borcu nedeniyle aralarında ceza ve hukuk yargılamalarının görüldüğü, davalının ceza yargılamasında, davacı ile aralarında gönül ilişkisi bulunmadığını beyan ettiği, davacıya babası ile yargılamalar devam ederken 2015 yılında 117.000 TL borç para vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, İcra Hukuk Mahkemesinde alınan bilirkişi raporu ile de, senet üzerinde tahrifat yapılarak 17.000 TL bedelli senedin, bedel hanesinin yazı ve rakamla 117.000 TL olarak değiştirildiği, bu paranın davacıdan tahsil edilmeye çalışıldığı, davalının Ağır Ceza Mahkemesindeki ifadesinde, davacının kendisinin çalıştığı inşaata gelerek, senedin 100.000 TL'lık kısmının iptali üzerine kendi rızası ile 120.000 TL bedelli senedi verdiğini beyan ettiği anlaşılıyorsa da, davacının gerek savcılığa şikayeti gerekse uzaklaştırma kararı alması nedeniyle, rızaen senet verdiğine yönelik davalı beyanının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının davaya konu senedin daha önceki 117.000 TL bedelli senedin iptal edilen kısmı için verildiğini açıkça beyan ettiğinden, davaya konu 120.000 TL bedelli bu senedin bedelsiz olduğunun ve davacının ...'e borçlu olmadığının kabulü gerektiği, davalılardan ...'un davaya cevabında davalı ...'e elden borç verdiğini, bu borçlara karşılık senet aldığını beyan ettiği, ekli fotokopi belgede, ... imzası ile, 11/11/2016 tarihinde 4700 dolar, 01/02/2017 tarihinde 9.200 dolar, 07/04/2017 tarihinde 9.100 dolar, 12/05/2017 tarihinde 2.000 dolar elden aldığı ve borcuna karşılık ...'a ait 120.000 Tl bedelli senet verdiğine dair beyanın inandırıcı olmadığı, davalı ...'in 117.000 TL bedelli senedi de ... isimli kişi aracılığıyla icraya koyduğu, iyiniyetli üçüncü kişi yaratmak amacı taşıdığı, her iki davalı yönünden de davanın kabulü gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın heyet çoğunluğunun görüşünden ayrık düşülmüştür.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1263, K. 2026/1194, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1263-e-2026-1194-k-7f7e9e3c4b0d