Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2205 E. 2026/1208 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2205
Karar No
2026/1208
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2205 KARAR NO : 2026/1208

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/05/2022 (Dava) - 27/09/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/468 Esas - 2023/546 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 25/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2023 tarihli 2022/468 Esas ve 2023/546 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, davacı müvekkili aleyhine Aydın İcra Dairesi'nin 2021/31035 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlattığını, taraflar arasında 1995 yılına kadar adi ortaklık bulunduğunu ancak bu yıldan sonra müvekkilinin davalı ile ticari ilişkide bulunmadığını ve müvekkilinin icra takibine konu borca ilişkin senedi imzalamadığını, davacı müvekkilinin görme engelli olduğunu, tarafların ticari ilişkileri devam ederken müvekkiline imzalatılan evraklar arasına senet konulup imzalatılıp imzalatılmadığını müvekkilinin bilmediğini, davacı müvekkilinin mal varlığı ve gelir durumunun müvekkilini 100.000,00 USD borçlandıracak seviyede olmadığını, davacının davalıya böyle bir borcu bulunmamakta olup müvekkilinin bu borca ilişkin herhangi bir imza atmadığını, bunun haricinde senetteki bedel, vade tarihi çıkar sağlamak amacıyla sonradan doldurulduğunu, bu sebeple senedin sahte olduğunu, adi bir senetteki yazı veya imzanın sahteliği iddiası nedeniyle açılan davada 6100 sayılı HMK 209/1. maddesine gereğince icra takibi olduğu yerde durur hükmünün bulunduğunu, bu sebeple teminatsız olarak Aydın İcra Müdürlüğü'nün 2021/31035 Esas sayılı takibin durdurulmasına karar verilmesini, kaldı ki senet icra kabiliyeti olmayan bir senet olduğunu, çünkü 2021/31035 Esas ayılı takibe konu senet 02.06.2003 tanzim tarihli olduğunu, TTK 668/3. maddesi, 01.07.2005 tarihinde 5378 sayılı kanunun 50. maddesinin (b) bendi ile yürürlükten kaldırıldığını, ancak bahse konu senedin tanzim tarihinin TTK 668/3. maddesinin kaldırılmasından önce olduğunu, TTK 668/3. maddesine göre, görme engelli bir kişinin imzaladığı adi yazılı şekle bağlı bir hukuki işlemin geçerli olabilmesi için usulen tasdik edilmiş olması gerektiğini, ancak davacı müvekkilinin görme engelli olduğu halde imzası usulen tasdik edilmediği için işbu senedin kambiyo vasfında olmadığını, senet düzenleme tarihi itibariyle geçerli bir senet olmadığından kanun değişikliği ile birlikte geçerli bir hale gelemeyeceğini, düzenlendiği andan itibaren senedin geçersiz olması sebebiyle davacı müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, açıklamış oldukları sebeplerle, davaya konu borcun bulunmadığının tespit edilerek, Aydın İcra Müdürlüğü' nün 2021/31035 Esas sayılı dosyasındaki takibin iptaline karar verilmesini, teminatsız olarak takibin durdurulmasını, davalının haksız ve kötüniyetli olduğu açık olduğundan dolayı davalının fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal hakları saklı kalmak kaydıyla senet miktarının %20' sinden aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesini ve dava konusu senedin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ilk önce 07.09.2021 tarihinde müvekkili hakkında "Açığa imzanın kötüye kullanılması, resmi belgede sahtecilik" suçlarından şikayette bulunmuş olup Aydın CBS 2021/18410 Sor. nolu soruşturma dosyasında takipsizlik kararı ile sonuçlandığını, savcılık tarafından yaptırılan kriminal incelemesi sonucu bilirkişi raporu ile dava konusu senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, davacının KYOK Kararına yönelik yaptığı itirazı Aydın 2 . Sulh Ceza Hakimliği'nin 2022/1593 D.İş ve 19.04.2022 tarihli kararı ile kesin olarak red ettiğini, davacının 07.09.2021 tarihinde bir de imzaya ve borca itiraz davası açtığını, Aydın 2 .İcra Mahkemesi'nin 2021/258 Esas sayılı dosyada imzanın davacının elinin ürünü olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmesi sonucu 15.04.2022 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiğini, davacı tüm hukuki yolları kullanmış olup müvekkili hakkında yapılan şikayetin takipsizlikle sonuçlandığını ve davacının yaptığı KYOK itiraz da reddedilerek kararın kesinleştiğini, davacının imzaya ve borca itiraz davası da haksız bulunarak İcra Mahkemesi'nce reddedildiğini, yine Aydın İcra Müdürlüğü'nün 2021/31035 E. sayılı dosyası ile başlatılan takipte borçluya ödeme emri tebliğ olmuş akabinde borçlunun üzerine kayıtlı.... plakalı aracı 10.09.2021 tarihinde üçüncü bir şahsa satması sebebi ile de davacı borçlu ve 3. kişi aleyhine taraflarınca tasarrufun iptali davası açılmış olup bu durumun da davacı borçlunun kötü niyetini ispatladığını, davanın derdest olup Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/465 Esas sayılı dosyasında devam ettiğini, davacının dava dilekçesinde müvekkili ile davacı arasında arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını iddia ettiğini, bu iddianın hukuken herhangi bir değerinin olmadığını, kambiyo senetleri sebepten soyut olup taraflar arasında hangi hukuki ilişki olduğundan veya bir hukuki ilişki olup olmadığından bağımsız olarak tek başına borç yaratan hukuki evraklardan olduğunu, bu sebeple taraflar arasında bir ticari ilişki mevcut olsun ya da olmasın bono tek başına borç yaratmaya yeten illetten mücerret bir hukuki evrak niteliğini haiz olduğundan, hileli davranışlar ile üzerindeki aracı devrederek tasarrufun iptali davası açılmasına sebebiyet veren davacının haksız adli yardım talebinin reddi ile eksik harcın tamamlattırılmasına, tensip 24 numaralı ara kararından dönülerek durdurulan Aydın İcra Müdürlüğü'nün 2021/31035 sayılı dosyasında takibin devamına yönelik ara karar kurulmasına, haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddine, tazminat talebinin reddine, haksız ve kötü niyetli dava nedeni ile davacı/borçlu aleyhine alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Mahkemece, ''...davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili hakkında davalı tarafça Aydın İcra Müdürlüğü'nün 2021/31035 Esas sayılı takip dosyasında bonoya dayalı takip yapıldığını, taraflar arasında 1995 yılına kadar adi ortaklık bulunduğunu ancak bu yıldan sonra müvekkil davalı ile ticari ilişkide bulunmadığını ve müvekkilin icra takibine konu borca ilişkin senedi imzalamadığını, davacı müvekkilinin görme engelli olduğunu, tarafların ticari ilişkileri devam ederken müvekkile imzalatılan evraklar arasına senet konulup imzalatılıp imzalatılmadığını bilmediğini, davacı müvekkilinin mal varlığı ve gelir durumu müvekkili 100.000,00 dolar borçlandıracak seviyede olmadığını, davacının davalıya böyle bir borcu bulunmamakta olup müvekkil bu borca ilişkin herhangi bir imza atmadığını, bunun haricinde senetteki bedel, vade tarihinin sonradan doldurulduğunu, bu sebeple senedin sahte olduğunu, adi bir senetteki yazı veya imzanın sahteliği iddiası nedeniyle takibin iptaline karar verilmesini, teminatsız olarak takibin durdurulmasını, davalının haksız ve kötüniyetli olduğu açık olduğundan senet miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesini talep ettiği, mahkememizce yapılan yargılamada tarafların tüm delilleri toplandıktan sonra, davaya konu senedin tanzim tarihi itibariyle davacının görme engelli olup olmadığına yönelik Adnan Menderes Üniversitesi Adli Tıp Kurumundan rapor alındığı, 24/05/2023 tarihli adli tıp raporunda; senet tanzim tarihi olan 2003 yılından sonra 2004 yılında Adnan Menderes Göz Polikliniği'nde 2004 Mart ve Temmuz ayında davacının muayenelerinin mevcut olduğunu, hastanın her iki muayenede de farklı görme keskinliği seviyelerine sahip olduğu ve her ikisinde de yasal körlük tanımına uymadığının görüldüğünü, sonuç olarak davacının gözünde glokom hastalığı olduğunu ve yasal körlük bulunmadığının bildirildiği, Aydın İl Emniyet Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabından davacının F sınıfı sürücü belgesinin bulunduğu ve sürücü belgesinde görme engeline ilişkin bir kısıtlamasının bulunmadığının bildirildiği, yine Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/18410 Soruşturma nolu dosyasında alınan ve mahkememizce gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olması sebebiyle itibar edilen Aydın Jandarma Kriminal Labarotuvar Amirliği'nin 19/01/2022 tarihli raporundan, dava konusu senedin “Ödeyecek:" hanesinde bulunan “..., .. köyü, .., AYDIN" yazılarının ...'ın eli ürünü olduğu ve senetteki imzanın davacıya ait olduğu, dosyada toplanan delillerden davaya konu 02/06/2003 düzenleme, 01/10/2018 vade tarihli, 100.000,USD bononun, düzenlenme tarihi itibariyle davacının yasal körlüğünün bulunmadığı, görme engelli olmadığı, yazı yazabildiği, senetteki borçlu imzasının davacıya ait olduğu, dava dilekçesindeki iddiaların ispat edilemediği, mahkemece hatırlatılmasına rağmen davacı vekilinin yemin deliline de başvurmadığı anlaşılmakla davanın sübut bulmadığından reddine, Aydın İcra Dairesi'nin 2021/31035 Esas sayılı dosyasındaki takip mahkememizce verilen tedbir kararı sebebiyle durdurulduğundan İİK'nun 72.maddesi uyarınca davalının zararını karşılamak üzere dava değerinin %20 si olan 318.200-TL tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...'' gerekçesiyle; ''...Davacının davasının REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir. Mahkemece 19/10/2023 tarihli karar ile; ''...Mahkememizin 27/09/2023 tarih 2022/468 Esas, 2023/546 Karar sayılı kararı ile hüküm kısmının 4. Bendinde; "Alınması gerekli 269,85-TL red karar harcının, dosyaya peşin yatırılması gereken 108.681,21-TL nispi harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına," şeklinde yazılmış ise de; hüküm kısmında belirtilen harç miktarında maddi hata olduğu anlaşılmakla; HMK'nun 304. Maddesi uyarınca kararın hüküm kısmının 4 no.lu bendinin, "Alınması gerekli 269,85-TL red karar harcının, dosyaya peşin yatırılması gereken 269.85-TL başvuru harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına," olarak TASHİHİNE...'' şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının davacı müvekkili aleyhine Aydın İcra Dairesi' nin 2021/31035 E.sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlattığını, taraflar arasında 1995 yılına kadar adi ortaklık bulunduğunu, ancak bu yıldan sonra müvekkili davalı ile ticari ilişkide bulunmadığını ve müvekkilinin icra takibine konu borca ilişkin senedi imzalamadığını, davacı müvekkilinin görme engelli olduğunu ve tarafların ticari ilişkileri devam ederken müvekkiline imzalatılan evraklar arasına senet konulup imzalatılıp imzalatılmadığını bilmediğini, kaldı ki senedin icra kabiliyeti olmayan bir senet olduğunu, çünkü 2021/31035 E.sayılı takibe konu senedin 02.06.2003 tanzim tarihli olduğunu, TTK 668/3. Maddesinin 01.07.2005 tarihinde 5378 sayılı kanunun 50. maddesinin (b) bendi ile yürürlükten kaldırıldığını, ancak bahse konu senedin tanzim tarihinin TTK 668/3. maddesinin kaldırılmasından önce olduğunu, TTK 668/3. maddesine göre, görme engelli bir kişinin imzaladığı adi yazılı şekle bağlı bir hukuki işlemin geçerli olabilmesi için usulen tasdik edilmiş olması gerektiğini, davacı müvekkili görme engelli olduğu halde imzası usulen tasdik edilmediği için işbu senedin kambiyo vasfında olmadığını, senet düzenleme tarihi itibariyle geçerli bir senet olmadığından kanun değişikliği ile birlikte geçerli bir hale gelemeyeceğini, düzenlendiği andan itibaren senedin geçersiz olması sebebiyle davacı müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, dosya kapsamında alınan 10.05.2023 tarihli adli tıp raporunda "...glokom hastalığında göz tansiyonu değişimleri ile görme keskinliği seviyelerinin değişebileceği bilinmekte olup imza atılan tarihle ilgili net bir yorum yapılmasının mümkün olmadığı..." yönündeki beyanı kabul etmenin mümkün olmadığını, davacı müvekkili göz rahatsızlığıyla ilgili 1990 yılından itibaren tedavi görmekte olup senet tanzim tarihi olan 2003 yılına kadar görme yetisini kaybettiğini, hal böyle iken müvekkilinin o yıllarda göremediği ve bu sebeple dosyaya konu senetten de sorumlu tutulamayacağı ortadayken imza tarihiyle ilgili net bir yorum yapılamayacağı yönünde bilirkişi raporu sunulmuş olmasının kabul edilebilir olmadığını, raporda müvekkilinin senet imza tarihi olan 2003 tarihinde görme yetisinin olup olmadığı belirtilmemiş olup yorum yapılmasının mümkün olmadığı yönünde kanaate varılmış olmasının son derece yetersiz olduğunu ve bu haliyle dosyada hüküm kurmaya elverişli bir rapor olmadığını, bu nedenlerle rapordaki eksikliğin giderilmesi ve net bir sonuca varılması gerekmekte olduğundan dosyanın tekrar rapor alınmak üzere yeni bir bilirkişi heyetine gönderilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığını, ayrıca dava dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuş olmaları sebebiyle mahkemece 23.11.2022 tarihli ara karar ile adli yardım talebinin kabulüne ve yapılacak olan tüm yargılama giderlerinden muafiyetine yönünde karar verildiğini belirterek; Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/468 E.- 2023/546 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasına, aksi kanaate ise yeniden hükmolunmak ve karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava konusu bononun tanzim tarihi olan 02.06.2003 tarihinde geçerli olan 6762 sayılı yasanın 690. Maddesinin atfı uyarınca tanzim tarihinde yürürlükte olan 668. maddenin 3. Fıkrası uyarınca; "Amaların el yazısı ile imzalarının usulen tasdik edilmiş olması lazımdır". Mahkemece yargılama sırasında alınan Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 10.05.2023 tarihli adli raporda; "davacının bonon tanzim tarihinde glokom hastalığında göz tansiyonu değişimleri ile görme keskinliği seviyelerinin değişebileceği bilinmekte olup imza atılan tarihle ilgili net bir yorum yapılmasının mümkün olmadığı" şeklinde kanaat bildirdiği anlaşılmıştır. Her ne kadar Mahkemece davacının bono tanzim tarihinde görme yetisinin bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun kesin kanaat bildirmediği, bu haliyle hükme esas alınmasında isabet bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece davacının dava konusu bono keşide tarihi öncesi ve sonrası tüm tedavi evrakları getirtilerek davacının 02.06.2003 tarihinde görme yetisinin bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi'nden rapor alınarak hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının ESASTAN KABULÜ ile; Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2023 tarihli 2022/468 Esas ve 2023/546 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacıdan peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 25/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2205, K. 2026/1208, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2205-e-2026-1208-k-82d093e3eab1