İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/848 E. 2026/441 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/848
Karar No
2026/441
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/848 Esas - 2026/441 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2025/848 Esas KARAR NO : 2026/441

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 11/11/2025 KARAR TARİHİ : 26/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından davalı şirkete verilen bir nakliye hizmeti sonrası nakliye bedeli açıklaması ile 30/04/2025 tarih ve 219.240.00 TL bedelli bir fatura düzenlendiğini, Düzenlenen fatura e-fatura olarak davalı şirkete gönderildiğini, Davalı şirket faturaya karşı herhangi bir itirazda bulunmadığını, Faturanın zamanında ödenmemesi üzerine ilgili faturaya istinaden ..... esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından ise 02/06/2025 tarihinde davacı şirket hesabına 60.000,00 TL ödeme yapıldığını, Yine davalı şirket tarafından 10/06/2025 tarihinde 79.240,00 TL ödeme yapıldığını, toplam ödenen miktarın 139.240,00 TL olduğunu, Borçlu icra takibi sonrası yapmış olduğu bu ödemeler sonrası, 17/06/2025 tarihinde borca itiraz ettiğinden ilamsız takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek davanın kabulü ile, .....esas sayılı dosyasındaki borçlu şirketin itirazının iptaline, takibin 26.453,47 TL olarak devam etmesine bakiye alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı yana usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Mahkememizce Mali Müşavir bilirkişiden alınan 19.05.2026 tarihli raporda özetle; "Davalı yanın ticari defterlerinin incelenmesine esas adres beyanının bulunmadığı, Davacı yanın ticari defterlerinin incelenmesinde; davacı yan tarafından davalı yana 30.04.2025 tarihli ..... no.lu 219.240,00 TL bedelli “NAKLİYE BEDELİ” açıklamalı fatura tanzim edildiği, Davalı yan tarafından da davacı yana …. adet işlem ile toplam 80.000,00 TL tutarında banka aracılığıyla ödeme yapıldığı, Davalı yan tarafından davacı yan adına 02.06.2025 takip tarihinde 60.000,00 TL ve yine Takip tarihinden sonra olmak üzere 10.06.2025 tarihinde de 79.240,00 TL tutarında banka aracılığıyla ödeme yapıldığı, Davacı yanın takibe ve davaya konu cari hesap alacağını oluşturan faturaların Davacı şirket tarafından davalı şirketin unvanına ticari fatura versiyonu ile tanzim edilmiş e-Fatura olduğu, Fatura muhteviyatlarının “NAKLİYE” hizmet satışı ile ilgili olduğu, Takibe dayanak faturanın; davacı şirket tarafından davalı şirketin unvanına ticari fatura versiyonu ile tanzim edilmiş e-Fatura olduğu; e-Fatura iptal işlemlerinde 8 günlük sürenin tespitinin e-faturanın alıcıya iletilme tarihinden itibaren başladığı, iptal işleminin her durumda 8 günlük süre içinde yapılması gerektiği, alıcı veya satıcı tarafından başlatılacak iptal işlemi ve iptal işleminin onaylama/reddetme süreçlerinin ..... portalı üzerinden elektronik olarak yapılması gerektiği, faturaya ve muhteviyatına davalı yanın yasal süresi içinde itirazına/iptaline ve/veya davacı yana iadesine ilişkin dosya kapsamında tespit yapılamadığı, yine davalı borçlu vekilinin borca itiraz dilekçesinde anılan faturaya itirazının da bulunmadığı, ..... E. sayılı dosyasının tetkikinde; icra dairesindeki dosya hesabın toplam 165.693,47 TL olduğu, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesinde kısmi ödemelerin öncelikle faizden ve masraftan mahsup edileceği hükmüne yer verilmiştir. Başka bir anlatımla kısmi ödemelerin öncelikle fer’i alacaklardan mahsup edileceği kuralı doğrultusunda; Davalı yanın, davacı yan adına yaptığı, 02.06.2025 takip tarihinde 60.000,00 TL ve yine; Takip tarihinden sonra olmak üzere 10.06.2025 tarihinde de 79.240,00 TL tutarında olmak üzere toplam 139.240,00 TL’lik ödemenin öncelikle alacağın ferilerinden mahsup edilmesiyle 139.240,00 – (3.174,67 + 22.278,40 + 1.000,40 ) = 112.786,53 TL, Daha sonra ödemenin 112.786,53 TL’lik kalan kısmının da asıl alacaktan tenzili ile Davacı yanın davalı yandan 139.240,00 – 112.786,53 = 26.453,47 TL alacaklı olacağı, Davanın davacının ..... sayılı icra dosyasına davalının itiraz etmesine ilişkin itirazın iptali davası olduğu, Davacının, takibe konu edilen 139.240,00 TL kısmi ödeme sonrası bakiye kalan borç tutarının tahsilini talep ettiği, Davalı yanın, davacı yan adına yaptığı 02.06.2025 takip tarihinde 60.000,00 TL ve yine Takip tarihinden sonra olmak üzere 10.06.2025 tarihinde de 79.240,00 TL tutarında olmak üzere toplam 139.240,00 TL’lik ödemenin öncelikle alacağın ferilerinden sonra asıl alacaktan tenzili ile davacı yanın davalı yandan 26.453,47 TL talep edebileceği, Davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin hiçbir ihtar ve ihbarı bulunmadığından davacının takip öncesi faiz talep edemeyeceği, takip sonrasında da tarafların tacir olması sebebi ile davacının avans faizi talep edebileceği, Davalı yanın takip tarihinden sonra son ödeme tarihi olan 10/06/2025 tarihi itibari ile avans faiz oranı yıllık % 44,25 olup, takipte bu faiz oranını talep edebileceği Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin muhterem Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirmiştir.

Dava faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir. ..... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 139.240,00 TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, takibin dayanağının 30/04/2025 tarihli 219.240,00 TL bedelli fatura olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ekcümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmü yer almaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir, eldeki dosya kapsamında ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğine ilişkin fatura taraf ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıt edilmiş ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğinin kabulü gerekir Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde; davacı yan tarafından takibe dayanak yapılan 219.240,00 TL tutarında faturaya yönelik olarak davalı yan tarafından asıl borca ve tüm ferilerine itiraz üzerine takibin durduğu, Mahkememizce alınan 19/05/2026 tarihli mali müşavir bilirkişi raporuna göre e fatura niteliğinde olduğu, davalı tarafından faturaya süresinde itiraz edildiğine dair bir savunmanın yer almadığı gibi, bilirkişi raporunda da aksine tespitin yer almadığı, davalı yan tarafından takipten önce 80.000,00 TL ödeme yapıldığı, takip tarihi itibariyle davalı borcunun 139.240,00 TL olduğu, takipten sonra ve davadan önce 02/06/2025 tarihinde 60.000,00 TL, 10/06/2025 tarihinde ise 79.240,00 TL ödeme yaptığı ihtilafsızdır. Takipten sonra ve davadan önce yapılan kısmi ödemenin TBK'nın 100. maddesi gereğince öncelikle işlemiş faiz, icra masrafları, icra masraflarından sayılan icra vekalet ücreti ile icra tahsil harcından mahsubu suretiyle yapılan hesaplama yapılması gerekir. Buna göre Mahkememizce alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. (Hüküm fıkrasının 1. Bendinden takip dosya numarasının HMK 304/1. Maddesi gereğince tashihine de dair ayrıca tashih şerhi derc edilmiştir.) HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile; ..... esas sayılı takip dosyasında davalı itirazının 26.453,47 TL üzerinden devamı ile takibin aynı şartlar altında devamına, 2-5.290,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 1.807,04 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.191,64 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 100,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.100,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 26.453,47 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair e-duruşma sistemi üzerinden taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.26/06/2026

Katip ..... e-imzalı

Hakim ..... e-imzalı

HÜKMÜN TASHİHİ: Mahkememizin hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin "... esas sayılı takip dosyasında..." şeklindeki ifadenin "... esas sayılı takip dosyasında..." şeklinde HMK 304/1. Maddesi gereğince TASHİHİNE karar verilmiştir.

Katip ..... e-imzalı

Hakim ..... e-imzalı

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/848, K. 2026/441, T. 26.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-848-e-2026-441-k-cf52f6e7d223