İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/380 E. 2025/912 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/380
Karar No
2025/912
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/380 Esas KARAR NO : 2025/912

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... .. DAVALI : ... - ..... VEKİLİ : Av. ... -...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/05/2025 KARAR TARİHİ : 29/12/2025 G.K. YAZILDIĞI TARİH : 19/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, müvekkil şirketten, icrada takip edilen faturalarda belirtilen tavuk ve et ürünlerini satın aldığını, E-Faturaların düzenlenip davalı şirkete gönderildiğini,davalı şirketin söz konusu ticarete ve faturalara hiçbir surette itiraz etmediğini, fatura içeriğini kabul ettiğini, taraflar arasındaki E- Faturalar ve ödemelerin ekte sunulan Cari Hesap Ekstresinde yer aldığını, ilgili Cari Hesap Ekstresinde E-Fatura tarihleri, E-Fatura belge numaraları, ödeme tarihleri,ödeme miktarları ve bakiye borç miktarının yer aldığını,Türk Ticaret Kanunu'nun 21.maddesinde düzenlenen "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır" hükmü uyarınca kendisine gönderilen faturalara hiçbir surette itiraz etmediğini, davalı şirketin işbu dosyaya konu faturaların içeriğini kabul ettiğini, taraflar arasında şifaen bir çok görüşme gerçekleştiğini ve müvekkil şirketin alacağını talep ettiğini,ancak hiçbir surette sonuç alınamadığını, bunun üzerine davalı şirket aleyhine ... 3.Genel İcra Dairesi 2025/15547 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını,borca itiraz neticesinde ilgili icra takibinin durduğunu,arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak bu görüşmelere davalı tarafın katılmadığını, görüşmelerden sonuç alınamadığını,davalı tarafın ilamsız icra takibinde borcun tamamına itiraz etmesinin hukuka aykırı, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu belirterek ... 3.Genel İcra Dairesi'nin 2025/15547 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptal edilmesini ve ilgili icra takibinin devamına karar verilmesini,likit alacaklarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tarafları lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından huzurdaki davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açıldığını, müvekkil ile davacı arasında ürün satışı gerçekleştirildiğini, müvekkil şirket tarafından bir kısmı ileri tarihte kullanılmak üzere davacı şirketten ürün satın alındığını,ancak davacı tarafından müvekkile satılan bir kısım ürünler taraflar arasındaki sözleşme kapsamına göre uygun şekilde teslim edilmediğini, öyle ki bir kısım ürünlerin kullanılması mümkün olmadığından atılması gerektiğini, müvekkil tarafından bu durumun davacı şirkete bildirildiğini, müvekkil tarafından davacıdan alınan ve kullanılabilen ürünler yönünden halihazırda davacıya ödemelerin eksiksiz yapıldığını,davayı ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle; davacı tarafından taraflar arasındaki sözleşmeye uygun şekilde teslim edilmeyen ve kullanılması mümkün olmayan ürünler yönünden davacıya ödeme yapılması mümkün olmadığı gibi, davacının bu ürünler yönünden iade/mahsup işlemi yaparak kayıtlara işlememesi müvekkile atfedilebilecek bir yükümlülük olmadığını, nitekim izah edildiği üzere; müvekkil tarafından ileri bir tarihte kullanılmak üzere davacıdan ürün satın alındığını, satın alınan ürünlerin sözleşmeye uygun şekilde teslim edilmediğinin tespit edilmesi ve hatta kullanılabilir durumda olmayan ürünlerin çöpe atıldığının davacıya bildirildiğini,öyle ki belirtilen hususun davacıya bildirilmemiş olmasının düşünülemeyeceği, belirtilen hususların davacının bilgisi dahilinde olduğu, bu ürünlerin cari hesaba borç olarak kaydedilemeyeceği,satın alınan ürünlerin ayıplı olduğunun ancak kullanım tarihinde tespit edilmesi nedeniyle alınan ürünlerin iade edilmesinin mümkün olduğunu, davacının müvekkili kayden borçlu gösterme çabası, davacının hem sözleşmeye hem de sonrasında sağlanan mutabakata aykırı davrandığı gerçeğini değiştirmediği, davacı tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olarak başlattığı takip nedeni ile davacı aleyhine takibe konu alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davacı ... .... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın vekili dava dilekçesinde öne sürdükleri satış işlemlerini, fatura kayıtlarını ve ticari defter kayıtlarını ikrar ve kabul ettiğini,Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 188.maddesinde düzenlenen "(1) Tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez" hükmü uyarınca işbu davada haklılıklarının davalı taraf vekilinin ikrarı ile sabit olduğunu,davalı taraf vekili cevap dilekçesinde dava dilekçesinde öne sürülen satış işlemlerini, fatura kayıtlarını ve ticari defter kayıtlarını ikrar ve kabul ettiği ve ayıplı mal itirazında bulunduğu,davalı tarafın bu itirazının mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu,nitekim Türk Ticaret Kanunu'nun 23.maddesinde düzenlenen "c”bendi hükmü uyarınca bir ticari satış işleminde ayıplı mal söz konusu ise bu ayıbın satıcıya iki (2) veya sekiz (8)gün içinde bildirilmesi gerektiği,aksi halde ayıplı mal itirazında bulunulamayacağı,işbu davanın konusunu oluşturan ticari satış işlemlerinde davalı tarafça müvekkil şirkete yapılan herhangi bir ayıp ihbarı bulunmadığı, davalı tarafla yapılan herhangi bir mutabakat bulunmadığı, davalı tarafın mesnetsiz iftiralarını ret ettiklerini,davalının satın almış olduğu ve herhangi bir ayıbın söz konusu olmadığı ticari malların satış bedelini ödememek amacıyla hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak mesnetsiz iftiralarda bulunduğunu, davalı taraf satın almış olduğu ve herhangi bir ayıbın söz konusu olmadığı ticari malların bedelini ödememek amacıyla mesnetsiz iftiralarda bulunduğu,davalı şirketin müvekkil şirkete olan alacağını ödememek adına kötü niyetli olarak hareket ettiği,davanın kabulüne karar verilmesini, ... 3.Genel İcra Dairesi'nin 2025/15547 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptal edilmesini ve ilgili icra takibinin devamına karar verilmesini,likit alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere lehe icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLER: Bilirkişi Raporu Taraflara ait ticari defter kayıtları Taraflara at 2024-2025 yılını kapsar BA-BS formları ... 3. Genel İcra Müdürlüğü 2025/15547 E. Sayılı dosyası Ara buluculuk Son Anlaşamama Tutanağı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; cari hesap sözleşmesine dayalı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. (Aynı konuya ilişkin Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2022/3199 Esas ve 2023/7125 karar sayılı ilamı ile Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 2018/2184 Esas ve 2018/2013 Karar sayılı ilamı ) Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı aleyhine ... 3. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2025/15547 E. Sayılı dosyasında 670.626,69 TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, takip talebinde borcun sebebinin sözleşmeden kaynaklı alacak olarak gösterildiği ve takibin dayanağı belge olarak da cari hesap ekstresinin gösterildiği, davalı tarafça borca itiraz edildiği, ve itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, taraflara ticari defter ibrazı hususunda HMK 222.madde ihtarı içerir davetiye gönderildiği , davalı tarafça 2024 yılına ilşkin ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacı tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterleri üzerinde bilirkişi tarafından yapılan incelemede davacı yanın davalıdan bakiye 670.626,69 TL alacaklı olduğu, dosya kapsamındaki Ba/Bs bildirimlerinin uymlu olduğu, faturalara itiraz edilmediği, iade faturasının bulunmadığı, faturaya konu malın teslim edildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafından mal tesliminin gerçekleştirildikten sonra davalı tarafça süresi içerisinde usulüne uygun muayene ve ayıp ihbarının yapıldığına dair herhangi bir delilin bulunmadığı, yukarıda açıklanan hususlar da dikkate alındığında davacı tarafın davalı taraftan bakiye 670.626,69 TL alacaklı olduğu, Anlaşılmış olup; en nihayetinde davanın kabulüne, faturalara dayalı alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın kabulü ile, ... 3.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/15547 Esas sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynı şartlar altında kaldığı yerden devamına, Kabul edilen alacağın (670.626,69 TL) %20'si üzerinden hesaplanan 134.125,98 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen 670.629,69 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 45.810,71 TL karar ve ilam harcından 11.452,63 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 34.358,08 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 11.452,63 TL peşin harç olmak üzere toplam 12.068,03 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 100,00 TL tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.100,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca .. ... bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 670.629,69 TL üzerinden takdir edilen 106.594,45 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/12/2025

Katip ...

Hakim ...

BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/380, K. 2025/912, T. 29.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-380-e-2025-912-k-03145ebc039e