İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/312 E. 2025/881 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/312
Karar No
2025/881
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/312 Esas KARAR NO : 2025/881

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... . VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... - ... ...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2025 KARAR TARİHİ : 16/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari hizmet ilişkisi bulunduğunu, Müvekkili şirketin cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere davalıya hizmet edimleri gerçekleştirdiğini, satış bedelleri bakiye alacağının 1.788,55 USD olduğunu, Cari hesap ekstresinden kaynaklanan borç bedelinin tazmini için ... 5. Genel İcra Dairesi 2024/70417 E. sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun herhangi bir borcu olmadığına yönelik haksız olarak itiraz da bulunduğunu, itiraz hasebiyle icra takibinin durdurulduğunu, davalının almış olduğu hizmet bedeli borçlarını ödemekten imtina ettiğini, asıl olarak alacağın tahsilini geciktirmeyi amaçladığını, davalı tarafından cari hesap ekstresi kısmi ödemeler yapıldığını, müvekkili şirketin tüm çabalarına rağmen bakiye tutar yönünden ödeme yapılmadığını beyanla ... 5. Genel İcra Dairesi 2024/70417 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız olarak itiraz ettiği takipteki miktar üzerinden %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER -Ticari defter ve kayıtlar -Ba/bs formları, -Faturalar, -Takip Dosyası, -Bilirkişi Raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; açık hesap ilişkisine konu bakiye alacağın tahsili amacıyla hesap ekstresine dayalı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davaya konu ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/70417 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı şirket, takip borçlusunun davalı şirket olduğu, takibin 1.788,55 USD asıl alacak üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip usulünce başlatıldığı, takipte borcun sebebinin cari hesap bakiyesi olarak belirtildiği, ödeme emrinin davalıya07/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 08/11/2024 tarihli dilekçesiyle ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi üzerine, takibin durduğu, yine eldeki davanın da süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosyamız kapsamında davacı yan ticari defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle muhasebe uzmanı mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 17/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacı ... .. .. ...i Ticaret Limited Şirketi'nin 05.07.2024 tarihli ve 1617 nolu yevmiye kaydı ile .... nolu 2.520,-USD karşılığı 84.499,51 TL.lık fatura ile 13.09.2024 tarihli 15.000,-TL.lık( 442,50 USD. Karşılığı ) ve 04.10.2024 tarihli 10.000,-TL.lık(293,15 USD. Karşılığı) havalelerin hesaba kaydedildiği ve yıl sonu hesap bakiyesinin 57.499,51 TL. olduğu, USD cinsinden ise alacağın 1.784,35 USD. olarak kaydedildiği, ... 5. Genel İcra Dairesi 2024/70417 Esas Sayılı dosyasındaki 1.788,55 USD’lık alacak üzerinden icra takibinde bulunulduğu, farkın kur farklarından kaynaklandığı, alacağın 1.784,35 USD. olması gerektiği, Davalı Haşimoğlu Altyapı İnşaat Gayrimenkul Gıda Otomotiv Elektrik Elektronik Taah.İhr.İth.San.ve Tic.Ltd.Şti. kanuni defter ve kayıtlarını inceleme için ibraz etmediğinden bir değerlendirme yapılamasının mümkün olamadığı, Davacının 1.784,35 USD.lık alacağına, bu alacağa 3095 Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile talep edebileceği, " hususları belirtilmiştir. İitirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan ve davaya konu icra takibi hesap ekstresine dayalı başlatıldığından incelemenin hesap ekstresinde belirtilen takip konusu fatura kapsamında yapılması gerekir.(Yargıtay 19. HD. 2015/18199E., 2016/7679K.) Fatura içeriği malların veya hizmetin teslim edildiğinin ispat külfeti satıcıya aittir. Fatura düzenlenmesi, tek başına akdi ilişkiyi ve alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmaz.( Y. 19 HD. 2016/7819E., 2017/2738K., Y. 19HD. 2014/12574E., 2014/16692K.) Diğer yandan taraflar tacir olup, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğundan eldeki dava ticari dava niteliğindedir. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi ve 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi gereğince Mahkeme'ce ticari defterlerin resen (kendiliğinden) ibrazına karar verilebileceği açıkça düzenlenmiştir. Yine 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi 2. ve 3. Fıkraları çerçevesinde; diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde, usulüne uygun tutulmuş defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davalı yan tarafından defter ibraz edilmemiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin/malın bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. . ., Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. (Aynı yönde açıklamalar için bkz. Y. 23 HD. 2015/4576 E., 2016/621 K., 10.02.2016 T.) Anlatılanlar ışığında somut olay ele alındığında; davacı tarafından davaya konu alacak cari hesap alacağı olarak ifade edilmiş ise de taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, davacı yan kayıtlarına göre aralarındaki ticari ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak benimsendiği görülmüştür. Davalı yan tarafından defter ibrazından kaçınıldığından, 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi 2. ve 3. Fıkraları çerçevesinde; davacı yanın usulüne uygun tutulmuş defterlerinin lehine delil olarak kabul edilebileceği anlaşılmıştır. Takibe konu faturaların davacı yan defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından da alış bildiriminin yapılmış olduğu, tarafların mal/hizmet, alış/satışına ilişkin ba/bs bildirimlerinin uyumlu(mutabık) olduğu, faturaya itiraz veya iade kaydına rastlanılmadığı, bu itibarla yukarıda anlatılan ilkeler ve değinilen karine gereği davacının alacağının varlığını ispatladığı kanaat edilmiştir. (bkz. Y. 19. HD. 2018/1358E., 2020/878 K., 08/06/2020 T; Y. 23 HD. 2015/1418 E., 2015/8313 K., 21/12/2015 T.) Yapılan açıklamalar kapsamında davacının açık hesap ilişkisine dayalı alacağının varlığını ispatladığı kanaat edilerek, kendi kayıtlarında yer aldığı şekilde 1.784,35 USD asıl alacak üzerinden takibin devamı gerektiği anlaşılmıştır. Bu itibarla değinilen tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Yine alacağın likit olduğu gözetilerek icra inkar tazminatına hükmedilmiş, bu noktada istikrar kazanan yüksek mahkeme kararları uyarınca takip konusu yabancı paranın Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın takip tarihindeki döviz kuruna göre ve takip talebinde daha düşük gösterilen 34,2506 kur oranı esas alınarak hesaplanan Türk Lirası karşılığı üzerinden icra inkar tazminatı hesaplanmıştır. (Bkz. Y. 3 HD. 2021/2600 E., 2022/1376 K; Y. 12 HD. 2019/14477 E., 2020/6312 K.) Harç ve yargılama giderleri yönünden ise dava tarihindeki efektif satış kuru esas alınmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/70417 Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile, takibin 1.784,35 USD asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Kabul edilen alacağın (1.784,35 Usd'nin), takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden ve %20'si oranında hesaplanan 12.223,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 4.661,02 TL karar ve ilam harcından 859,63 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.801,39 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 859,63 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.475,03 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 710,00 TL tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.710,00 TL yargılama giderinin, 5.696,59 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 13,41 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 4.600-TL'nin davanın kabul oranına göre 4.589,20-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 10,80-TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına, 8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025

Katip ...

Hakim ...

BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/312, K. 2025/881, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-312-e-2025-881-k-f37b36763ff6