İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/346 E. 2026/136 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/346
Karar No
2026/136
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/346 Esas - 2026/136 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/346 Esas KARAR NO : 2026/136

.... DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/05/2025 KARAR TARİHİ : 18/02/2026 KA.YAZ.TARİHİ : 20/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekilinin dilekçesi ile'' Müvekkili şirket....adresinde bulunan otele ait iki adet deniz iskelesinin yapımına ilişkin olarak 28.02.2024 tarihinde sözleşme imzalandığı, Sözleşmeye göre Müvekkilin, iki adet deniz iskelesi inşa etmeyi; davalı şirket ise götürü bedel usulüyle, KDV dahil 17.400.000,00 TL ödeme yapmayı taahhüt ettiğini, tarafların işin ifasını hakediş usulü üzerinden sürdürdüğünü, tamamlanan her iş bölümü için hakediş raporları düzenlendiğini, teminat kesintileri yapılmak suretiyle bakiye ödemelerle işin tamamlandığını, ancak son hakedişin düzenlenmesi ve ödenmesi gereken aşamaya gelinmesine rağmen davalı şirketin bu işlemleri gerçekleştirmediğini, müvekkile önce sezon başında, ardından sezon sonunda ödeme yapılacağının belirtildiğini, bu şekilde zaman kazanılarak işin karşılığının ödenmediğini, bu keyfi tutuma karşı müvekkilin, 09.12.2024 tarihinde .... yevmiye numaralı ihtarname göndererek, 3(üç) gün içinde geçici kabul işleminin yapılmasını ve teminat kesintisi sonrası bakiye bedelin ödenmesini istediğini, aksi halde geçici kabulün gerçekleşmiş sayılacağının açıkça bildirildiğini, davalının ödeme yapmayarak temerrüde düştüğünü ve geçici kabul yapmış sayıldığını, Davalı şirketin temerrüde düşmesi üzerine, son hakediş tutarı olan 969.614,08 TL bedelli 19.12.2024 tarihli, ... numaralı takibe dayanak fatura tanzim edilerek davalıya gönderildiğini, davalı şirketin, faturayı şirket kayıtlarına işleyip herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeden zımnen kabul ettiğini, TTK 21. Maddesi hükmü uyarınca ticari bir işletmeye gönderilen faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesi, işin kabulü, faturanın içeriğinin kabulü anlamına geldiğini, davalı şirket tarafından, taraflarınca ihtarname gönderildikten sonra düzenlenen faturaya itiraz edilmemesinin, işin kabulü ve borcun varlığına karine teşkil ettiğini, müvekkili şirketin, işbu alacağını tahsil etmek için .... E. Sayılı ilamsız takip başlattığını, ancak Davalı şirket haksız ve kötüniyetli şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, daha önce ödeme yapılacağı yönünde taahhütlerde bulunarak müvekkili oyalayan davalı şirketin icra takibi başlatıldıktan sonra gönderdikleri ihtarnameye cevapla “işin ayıplı olduğu” yönünde mesnetsiz ve soyut bir iddia ile ödeme yükümlülüğünden kurtulmaya çalıştığını, kabul etmemekle birlikte, süresinde yapılan ayıp ve eksiklik bildiriminin olmadığını, davalı şirketin icra takibi başlatılana kadar herhangi bir ayıp veya eksiklik bildiriminde bulunmadığını , bu iddiasını ilk kez icra takibi başlatıldıktan sonra gönderilen ihtarnameye cevap dilekçelerinde gündeme getirdiklerini, oysa teslimden itibaren bu yönde düzenlenmiş herhangi bir teknik tutanak yahut resmi kayıt olmadığını, davalı şirketin sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellediğini ve müvekkilin içerideki teminatlarından da haksız olarak nemalandığını, davalının işin teslim edilmesine rağmen, herhangi bir neden yokken ihtarnameye ve faturaya rağmen sessiz kalarak haksız ve kötü niyetli davrandığını, öte yandan, müvekkili şirketin, davalının işin ayıplı olduğu yönündeki muğlak ve soyut iddialarına karşı, objektif bir değerlendirme yapılabilmesi amacıyla delil tespiti talebinde bulunduğunu, ancak .... Mahkemesinin, uyuşmazlığın esas dava ile çözümlenmesi gerektiğini belirterek bu talebi reddettiğini, davalının işin tesliminden sonra herhangi bir eksiklik veya ayıba dair tutanak tutmadığını, düzenlenen faturaya da herhangi bir itirazda bulunmadığını beyan ederek, .... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini'' talep ettiği görülmüştür. SAVUNMA: Davalı vekilinin dilekçesi ile'' Müvekkili ile akdedildiği iddia edilen 28.02.2024 tarihli sözleşmeden kaynaklanan 969.614,08-TL hakediş tutarının ödenmemesi nedeniyle .... sayılı takibe yapılan itirazın iptali ile müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi kararı verilmesi ile işbu davayı açtığını, Arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın, dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 5/a maddesi gereği, TTK'da belirtilen tüm ticari davalar ile özel kanunlarda yer alan ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, ayrıca 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi, “Arabulucuya başvurulmadan önce dava açıldığının anlaşılması halinde, herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." olarak ifade edildiğini, davacı tarafça dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin herhangi bir arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmadığını, arabuluculuğun dava şartı niteliğinde olup yokluğu halinde davanın esasına girilmesinin mümkün olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, taraflar arasında mevcut ilişkinin ticari iş olduğu ve görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olması nedeniyle, Sayın Mahkemenin işbu davaya ilişkin ticari davalarda zorunlu arabuluculuk dava şartının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacı tarafın iddialarını Müvekkil Şirket ile imzalandığını ileri sürdüğü Taşeron Sözleşmesine dayandırdığını, ancak söz konusu sözleşmede yer alan imzanın Müvekkil Şirketin yetkili temsilcisine ait olmayıp imzanın kimin tarafından atıldığının belli olmadığını, ayrıca şirketi temsile yetkili kişilerce atıldığına dair herhangi bir belgenin de mevcut olmadığını, bahsedilen nedenlerle 28.02.2024 tarihli Taşeron Sözleşmesinde Müvekkil Şirketin ismi ve kaşesi kullanılarak atılan imzaya açık ve kesin şekilde itiraz ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil Şirket ile davası arasında geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunduğu kabul edilse dahi davacının talep ettiği hakediş tutarına hak kazanmadığının açık olduğunu, davacı şirket, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini süresinde, eksiksiz ve sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmediğini, davacı tarafından yüklenilen işin, projeye ve şartnameye uygun olarak tamamlanmadığını, bu nedenle davacı tarafından yapım işinin projeye aykırı olarak yapılmasının, Müvekkil Şirkete sözleşmeye dayalı seçimlik haklarını kullanma hakkı doğurduğunu, ayrıca, Müvekkil Şirket aleyhine başlatılan .... Sayılı icra takibine konu yapılan işbu takip ve davayı açmakta kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, müvekkilinin yönetim kurulunda dava konusu dönemden sonra değişiklikler meydana gelmiş olması nedeniyle şirket defterlerinin fiziken incelenmesinin mümkün olamayacağını, defterlerinin fiziken incelenmesinin mümkün olamayacağını ticari defterlerin zayi olmasına ilişkin hukuki sürecin başlatılmış olup sürecin derdest olduğunu, bu nedenle ibraz edilemeyen defterler bakımından Müvekkil Şirket aleyhine bir değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı nitelik taşıyacağını, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddini, Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde işbu itirazın iptali davasının esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep ettiği görülmüştür. DELİLLER: Dava dilekçesi ekinde 16/01/2025 tarihli..... başvuru numaralı arabuluculuk son tutanak suretinin ibraz edildiği görülmüştür. .... esas sayılı dosyasının tetkikinde takip alacaklısının davacımız,takip borçlusunun davalımız,takip konusunun.... numaralı 19/12/2024 tarihli 969.614,08 TL faturadan kaynaklı 969.614,08 TL ı, takip tarihinin 31/12/2024 olduğu, davalı itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. Davacı tarafça ibraz edilen 28/02/2024 tarihli taşeron sözleşmesinin tetkikinde yüklenicinin .... Alt yüklenicinin..... ,konusunun "Alt Yüklenicinin gerçekleştireceği iş niteliği itibariyle anahtar teslimi olup .... |:iki adet deniz iskelesi yapılması işi "işlerini iş bu sözleşmenin eki mahiyetinde olan teklif formu ve aşağıda belirlenen kapsam dahilinde, özel malzeme temini, imalat ve montajını teklif ve bu sözleşmeye uygun olarak yapılması olarak tanımlandığı, sözleşme bedelinin 17.400.000,00TL olduğu , sözleşmenin taraflar adına imzalandığı görülmüştür. Davacı tarafça davalıya gönderilen....09/12/2024 tarihli ihtarında "...Müvekkil şirket, üzerine Üğğen edimi sözleşmeye uygun bir şekilde yerine getirmiş ve belirlenen tarihte işi teslim etmiş olmasına rağmen, son hakediş tutarı ödenmemiştir. Oysa işin, bitirilerek teslim edildiği, otel açılışının yapıldığı, iskelelerin kullanıma açıldığı, tarafınızca hilen geçici kabulün yapıldığı hususunda şüphe yoktur. Müvekkil şirket uzun bir süre hak ediş ödemesi beklemiş otelin açılışının beklendiği sezonun bitmesinin beklendiği gibi bahanelerle oyalanmıştır gelinen noktada müvekkil şirketin içeride teminatının bulunduğu da gözetilerek geçici kabulün ivedilikle yapılması ve son hak ediş tutarının ödenmesi gerekmektedir... Sayın muhatap: yukarıda açıklanan nedenlerle iş bu ihtarın tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde geçici kabul işlemlerini yapmanızı aksi takdirde fiilen kabul gerçekleştirdiğiniz göz önünde bulundurularak geçici kabulü yapmış sayılacağınızı , geçici kabul işlemine binaen müvekkil şirketin kalan hak ediş tutarını ödemenizi .. İhtaren bildiririz." görülmüştür. Davalı tarafından verilen .... yevmiye nolu ihtari cevabında: ".. Müvekkil şirket ile tarafınız arasında 28/02/2024 tarihinde imzalanan taşeron sözleşmesinin ".." tarafınızca gönderilen 19/12/2024 tarihli ihtarnamede her ne kadar işin tamamlanıp teslim edildiği yazılmışsa da müvekkil şirket tarafından yapılan sayım ve gözlemler neticesinde iskele ahşabının taşıyıcı kabzasının projeye uygun yapılmadığının tespit edildiğini... Yapılan incelemelerde tüm hak edişlerin ödendiği tespit edilmiştir bundan sonraki süreçte imalatlardaki hataların olması durumun geçici ve kesin kabulün yapılarak teminat iade hak edişi düzenlenerek ödeme yapılacağı " denildiği görülmüştür. Davalı tarafından davacı tarafça gönderilen ihtara verilen .... nolu iki adet Deniz iskele yapılması işi 5 nolu son hak ediş adlı KDV dahil 969.617,08TL tutarlı düzenlenmiş fatura müvekkil şirket ile şirketiniz arasında akdedilen sözleşmede taahhüdünüz altında bulunan işin konusu yapım işine ait hak ediş işlemlerinin tamamlanması, müvekkil şirket tarafından onaylanmaması ve iş teslim işlemlerinin gerçekleşmemesi , bağlı olduğunuz sözleşmeye aykırı olması sebebiyle müvekkil şirket tarafından kabul edilmemektedir" denildiği görülmüştür. Davacı tarafça yapılarak teslim edildiği belirtilen iskelelere ilişkin fotoğrafların sunulduğu tarafların karşılaştırmalı alış- satış analiz raporlarının getirtildiği davacının 4 belge karşılığında 11.306.536TL'lik ve 1 belge karşılığı 7.093.005,46TL'lik satış bildiriminde davalı şirketinde 1 adet 7.093.0005,46TL'lik ve 4 adet belge karşılığında 11.306.536TL'lik alış bildiriminde bulunduğu görülmüştür. Davalı tarafa mahkememizin 26/11/2025 tarihli oturumunda ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine esas olmak üzere mahkememize sunması yada bulunduğu yeri bildirmesi için kesin mehil verilmiş ise de davalı tarafça ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği görülmüştür. Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan raporda ".... adresinde bulunan otele ait iki adet deniz iskelesinin yapımına ilişkin olarak 28.02.2024 tarihinde imzalanan sözleşmeye göre iki adet deniz iskelesi inşa edildiği, 10.04.2024 tarihi itibariyle cari hesap ilişkisinin başlamış olduğu, 11.06.2024 tarihi itibariyle yapılan işler için kesilen hakedişlerin tahsil edildiği, son kesilen 5 nolu hakediş tutarı olan 969.614,08 TL'nin ise tahsil edilmediği firmanın cari hesabında görülmektedir. Davalı firma 23.07.2024 tarihinde 369.088,66 TL'lık .... ödemesi yapmış bu ödeme cari hesabına alacak olarak kaydedilmiş ve davalının cari hesap borcu 600.580,32 TL'ye düşmüştür.Takip doğrudan doğruya tahsil edilememiş olan 969.614,08 TL üzerinden başlatılmış olup bu hakedişin tahsil edilemediği kayıtlarda görünmektedir." denildiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME: Davacı tarafça taraflar arasındaki sözleşme gereği davacının edimini yerine getirmesine rağmen hak ediş alacağının ödenmediği ,tahsili için başlatılan takibe üsulsüz itiraz edildiği belirtilerek itirazın iptali,davalı tarafça davacı ile sözleşme kurulmadığı, davacının edimini ayıplı ifa ettiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup: Taraflar arasındaki 28/02/2024 tarihli taşeron sözleşmesi ile davacının 17.400.000,00 TL bedel ile “...." de iki adet deniz iskelesi yapılması işini üstlendiği, işin yapılarak davacılıya teslim edildiği, davalının geçici kabulden kaçındığı ,ne gibi ayıp bulunduğu, yada ayıpların başkasına nama tamamlattırıldığına ilişkin bir iddia ve delil sunulmadığı gibi davalının ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı, davacının ticari defter ve kayıtları uyarınca davalıdan 600.580,32-TL bakiye alacağının bulunduğu davacı defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu, yapılan iskeleye ait resimler ,davalı tarafça gönderilen davacı ile sözleşmeyi ikrar eden ihtarlar ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; Davacının davasının kısmen kabulüne, Davalının .... esas sayılı dosyasında itirazının kısmen iptaline, takibin 600.580,32-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, bakiye talebinin reddine, Alacak tutarı 600.580,32-TL üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 41.025,64TL harçtan, dava açılışında alınan 11.710,52-TL peşin harç toplamından düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 29.315,12-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 145,00-TL, tebligat ücreti ve 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplamı 8.145,00-TL'nin yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 5.045,02-TL'si ile 11.710,52-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere 17.370,94-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 96.087,05-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 59.045,40-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranı dikkate alınarak 1.750,76-TL'sinin davacıdan; 2.849,24-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ....

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/346, K. 2026/136, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-346-e-2026-136-k-846f3a1916eb