İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/279 E. 2026/693 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/279
Karar No
2026/693
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/279 Esas KARAR NO : 2026/693

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 18/04/2025 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan ... ve Ticaret Ltd. Şti. 'nin yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı ... Dış Ticaret Limited Şirketi'ne verilen kargo hizmetleri neticesinde 696.201,21 TL tutarında alacak doğduğunu, davalı tarafın hizmet bedelini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla.... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının borca, masrafa, faize ve tüm ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalı tarafın itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk sürecinin tüketildiğini ve anlaşma sağlanamadığını, davalının itirazlarının iptali ile takibin devamının gerektiğini, alacağın likit olması sebebiyle davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin 19.06.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, mahkemece verilen süre uzatımı kapsamında cevaplarını sunduklarını, davacının T.C. .... İcra Müdürlüğü'nün nezdindeki 2024/... Esas sayılı icra dosyasında takibi açık hesaba dayandırdığını, ancak takip dayanağı belgeler ile dava dilekçesi ekinde sunulan faturaların birbiriyle uyumsuz olduğunu, takibe bağlılık ilkesi gereği incelemenin yalnızca takipte belirtilen faturalarla sınırlı tutulması gerektiğini, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafından müvekkile herhangi bir taşıma hizmeti verilmediğini, fatura tanzim edilmiş olmasının hizmetin ifa edildiği anlamına gelmediğini, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davacının taşıma iddiasını HMK 200 uyarınca imzalı taşıma senedi, yük senedi veya sevk irsaliyesi ile kanıtlaması gerektiğini, dosyaya sunulan belgelerin tek taraflı düzenlendiğini ve imza içermediğini, belgelerde gönderen olarak görünen ... isimli şahsın müvekkil şirket ile hiçbir bağının bulunmadığını, bu nedenle müvekkilin taraf sıfatının olmadığını, davacının sunduğu e-mail yazışmalarının müvekkile ulaşmadığını ve içerik olarak taşıma talebini doğrulamadığını, davacının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını belirterek davanın reddine, davacının dava değerinin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davacının davalıya icra takibine konu ettiği faturalardan kaynaklı taşıma hizmeti verip vermediği, taraflar arasında varlığı iddia edilen mail yazışmalarının davalıdan sadır olup olmadığı, davacının icra takibine konu ettiği taşıma işinden kaynaklı faturalara dayalı olarak davalıdan talepte bulunma hakkı olup olmadığı, .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir. Dava konusu.... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde ; davacının davalı aleyhine toplam 696.201,21 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazları ile takibin durduğu anlaşılmıştır. Ayrıca taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Bilirkişi Doç. Dr. ... tarafından düzenlenen 05/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Uyuşmazlığın davacının davalıya icra takibine konu ettiği faturalardan kaynaklı taşıma hizmeti verip vermediği, taraflar arasındaki mail yazışmalarının davalıdan sadır olup olmadığı, davacının icra takibine konu ettiği taşıma işinden kaynaklı faturalara dayalı olarak davalıdan talep hakkı bulunup bulunmadığı ve.... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği hususlarında toplandığı, taraflar arasında 03.04.2023 tarihinde taşıma hizmet sözleşmesi akdedildiği, sözleşmede davacının Fedex, davalının ise müşteri olarak belirlendiği, sözleşme kapsamında ... taşımacılık hizmetlerini sağlaması, müşterinin ise bu hizmetleri talep etmesi esasının benimsendiği, müşteri gönderilerinin ... teslim edileceği, hizmetin türü ve kapsamının yazılı anlaşmalar veya e-posta yoluyla belirleneceği, ... sağladığı hizmetler için fatura düzenleyeceği ve müşterinin faturayı 30 gün içinde ödemekle yükümlü olduğu, ödeme yapılmazsa hizmetin durdurulabileceği, fiyat değişikliklerinin en az 30 gün önceden bildirileceği, sözleşmenin süresiz olduğu ve tarafların yazılı bildirimle 7 gün önceden haber vererek feshedebileceği, müşterinin ... ve ... gönderim koşullarını kabul ettiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların tamamının e-temel fatura olduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı e-fatura portalı üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği, e-temel faturaların 8 gün içerisinde kabul etmeme hakkı bulunduğu ancak iptal yetkisi olmadığından itiraz edilerek geri gönderilmesi veya iade faturası düzenlenmesi gerektiği, davacı şirketin 2023 yılında ticari defterlerini e-defter uygulaması ile usulüne uygun tuttuğu ve birbirini doğruladığı, bu nedenle davacı defterlerinin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, davacı kayıtlarına göre 2023 yılında 60 adet belge karşılığı 2.437.880,14 TL fatura düzenlendiği, aynı yıl 1.741.678,93 TL tahsilat yapıldığı, 23.10.2023 tarihi itibarıyla davacının davalıdan 696.201,21 TL cari hesap alacağı bulunduğu, davalı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinde yevmiye defteri hariç ara onayların geç yaptırıldığı, bu nedenle davalı defterlerinin delil teşkil etmediği, davalı kayıtlarında fatura ve ödeme bulunmadığı iddia edilse de teknik ve taşımacılık yönünden yapılan incelemeler neticesinde davalı şirketin takibe konu cari hesap alacağından sorumlu olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.

Bilirkişi Doç. Dr. ... tarafından düzenlenen 21/07/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; 13.05.2026 tarihinde davacı şirket merkezinde yapılan incelemelerde, davaya konu verilerin Amerika Birleşik Devletleri'ndeki merkezde bulunduğu ve sistemde 3 aydan eski verilerin saklanmaması nedeniyle talep edilen log kayıtlarının sunulamadığı, davacı vekili tarafından 09.06.2026 tarihli dilekçe ile global veri saklama politikaları gereği 3 yıl öncesine ait e-posta ve sistem kayıtlarına erişimin teknik olarak imkansız olduğunun bildirildiği, şirketlerin Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca defterlerini süresinde tasdik ettirmekle yükümlü olduğu, davalı şirketin Kebir ve Envanter defterlerini yasal ara onay süresi geçtikten sonra tasdik ettirdiğinin kök raporda tespit edildiği, davacı tarafından düzenlenen ve cari hesap takibine konu edilen faturaların davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafça süresi içerisinde faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığı, ispat yükünün taraflar arasındaki hukuki duruma göre değerlendirilmesi gerektiği, davalının faturalara açık bir itirazının bulunmaması nedeniyle kök rapordaki sonuç ve kanaatlerin değişmesini gerektirecek yeni bir hususun ortaya çıkmadığı, dört sayfadan oluşan ek bilirkişi raporunun 21.07.2026 tarihinde düzenlendiği ve hukuki takdirin mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Kural olarak fatura, yalnız başına ticari davalarda da delil olarak kullanılamaz. Ancak faturaların sözleşmenin ifa aşamasına ilişkin olması nedeniyle bu özelliği gereğince TTK 21/2. Maddesi gereği ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'' bu düzenlemeye göre bir sözleşmenin ifası sırasında sözleşmeden sonra düzenlenen faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır. TTK m.21/2'e göre fatura içeriğinin kabul edilmesine ilişkin karinenin gönderen lehine gerçekleşebilmesi için öncelikle faturanın düzenleyen tarafından karşı tarafa gönderilmesi gerekir. TTK m.21/2'e göre faturanın ne şekilde gönderileceğine dair bir düzenleme yer almamaktadır. TTK 18. Maddesinde de buna ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu sebeple faturanın herhangi bir şekilde karşı tarafa ulaştırılması yeterlidir. Faturanın karşı tarafa gönderilip gönderilmediği hususunda uyuşmazlık çıkması halinde faturayı gönderdiğini ispat yükü HMK'nın 190. Maddesi gereğince faturayı düzenleyen tarafa aittir. (Doç. Dr. Levent Börü, Ankara Bam 3. HD Başkanı İlker Koçyiğit, Ticari Dava, Adalet Yayınevi, 2. Bası, Ankara-2021 sf. 1022-1040) Tacir sıfatını haiz olmanın bir takım sonuçları bulunmaktadır. TTK 18/2. Maddesine göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü vardır. Nitekim TTK 21/2. Maddesi de tacir sıfatına sahip olmanın getirdiği hak ve yükümlülüklere ilişkin olup cari hesap alacağına dayalı olarak ikame edilen somut uyuşmazlıkta doğrudan uygulanması gerekir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, ....İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı takip dosyası, 05/01/2026 tarihli kök bilirkişi raporu ile 21/07/2026 tarihli ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava kapsamında davacı tarafça delil olarak fatura ile taraf ticari defter ve kayıtlarına dayanıldığı, davalı tarafından da ticari defter ve kayıtlara dayanıldığı görülmüştür. Mahkememizce ticari defter ve kayıtların incelenmesi için ara karar oluşturulmuş olup hazırlanan kök ve ek raporlarda; davacı tarafın 2023 yılı ticari defterlerinin HMK 222.maddesi gereğince usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafın 2023 yılı ticari defterlerinin yevmiye defteri hariç ara onaylarının geç yaptırıldığı bu nedenlerle davalı ticari defterlerinin HMK 222 maddesi gereğince usulüne uygun tutulmadığı, davacı ile davalı arasında 03/04/2023 tarihinde Taşıma Hizmet Sözleşmesi nedeni ile davalıdan alacaklı olduğuna dair davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı , davalının başlatılan takibe itiraz ettiği, davacının yapılan itiraz ile duran takibin devamı için süresinde mahkememize itirazın iptali davası açtığı, davalının savunmasında davacının müvekkiline dava ettiği davacı tarafından davalıya hiçbir şekilde taşıma hizmeti verilmediğini savunduğu, bilirkişi inceleme raporunda davacının ticari defter ve kayıtları açılış ve kapanış tasdiklerinin usulune uygun yapıldığı, davacı tarafından 2023 yılında 60 adet belge karşılığı 2.437.880,14 TL fatura düzenlendiği, aynı yıl 1.741.678,93 TL davalıdan tahsilat yapıldığını, tüm faturaların davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafından düzenlenen faturalara itiraz edilmediği, iade edilmediğine, davacının defter ve kayıtları uyarınca davalıdan talebe bağlılık ilkesi gereğince 696.201,21 TL asıl alacaklı olduğu davalının ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının usulune uygun yapıldığı ancak kayıtların nizami şekilde tutulmadığı , davacının düzenlediği davaya konu edilen faturaların davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına kaydedilmediği, davalının ticari defterlerinde davacı tarafından düzenlenen faturaların ve ödemelerin yer almadığı anlaşılmaktadır. Davalının takip dayanağı faturaya itiraz ettiğine ve faturayı kabul etmediğini gösterir herhangi bir itiraz belgesini dava dosyasına delil olarak sunmadığı, zira davalının cevap dilekçesinde faturaya itiraz edilmediğinin kabul edildiği, davalı tarafından takip dayanağı faturaya itiraz edilmediğinin anlaşıldığı, itiraz edilmeyen faturanın içeriği davalı tarafından kabul edilmiş sayıldığı, taşıma senetlerinin özel bir şekli şarta tabi olmamaları nedeniyle geçerli olduklarının davaya konu fatura içeriğindeki taşıma hizmetinin davalıya yapıldığı, davalı tarafından cevap dilekçesinde; konşimento vasfındaki belgelerin tek taraflı düzenlendiğini, belgelerin taşıma senedi olarak kabul edilemeyeceğini kabul edilse bile gönderen kısmında yer alan ... isimli kişinin sorumlu olacağını davalı şirketin sorumlu olmadığı bildirilmiş ise de ; bilirkişi raporunun teknik inceleme kısmında yapılan incelemede davacı şirket tarafından şirketin internet sayfasında yer alan ... .. .. isimli uygulama bir web ara yüz olup bir kısmının erp programı ile çalıştığını, ... ... uygulama üzerinden kullanıcıların hesap oluşturarak kendilerine verilen abone/kullanıcı numaraları ile davacı şirketin konşimento sistemine kayıt olduğu ve bu sistem vasıtasıyla firmaların konişmento üzerindeki bilgileri kendilerinin oluşturduğunu, davalı şirketin kendisine verilen abone numarasıyla davacı tarafın sistemine kaydolduğu ve konşimento üzerinde gönderici olarak ... ... isminin sisteme girildiğinin tespit edilmiş olması ile davacı tarafından sunulan konşimentoların davalı tarafından oluşturulduğu, davacı tarafından sunulan taşıma sözleşmesi ve davalı şirket imzasına itiraz edilmediği ,sözleşmenin kabul edildiği, davacı tarafından sunulan maillerin davalı şirket gümrük müşavirliği yetkilisi davalı şirketin taşıma sözleşmesi ile ilgili olduğu anlaşılmakla , karinenin aksini ispat yükü davalıda olduğu halde aksini ispata elverişli delil sunamadığı,devam eden ticari ilişkide davalının ödemelerinin de alacaktan düşüldüğü, böylece davacının, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan ancak yasal süresinde iade de edilmeyen faturalarla birlikte davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 696.201,21 TL fatura alacağının bulunduğu anlaşılmıştır. İcra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; alacağın fatura ve cari hesaba dayalı ve likit bir alacak olduğu anlaşıldığından asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş, davalının takibe yapmış olduğu itirazın haksız olduğu kanaatine varılmakla davanın kabulü ile .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 696.201,21-TL asıl alacak üzerinden diğer hüküm ve koşullarla birlikte aynen devamına, likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK 67/2. Maddesi uyarınca takdiren asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 139.240,24-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenler ile 1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 696.201,21-TL asıl alacak üzerinden diğer hüküm ve koşullarla birlikte aynen devamına, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK 67/2. Maddesi uyarınca takdiren asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 139.240,24-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 9.511,50 TL harçtan peşin olarak alınan 8.408,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.103,13-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 27.127,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanunu m.18/A-(13) uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 -TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürülükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi gereğince takdir olunan 110.430,18 -TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 8.408,37 TL peşin harç ile 615,40TL başvuru harcı, 26.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 2.420,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 37.443,77 TL harç ve yargılama gideri masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8- Karar kesinleştiğinde, arta kalan gider avansı bulunması halinde ayrı bir karar yazmaya gerek olmaksızın, HMK.'nın 333. maddesi ve gider avansı tarifesine göre, ilgililerine re'sen iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/279, K. 2026/693, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-279-e-2026-693-k-d61df4521f6b