İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/580 E. 2026/905 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/580
Karar No
2026/905
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2025/580 KARAR NO : 2026/905

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08.08.2025 KARAR TARİHİ : 12.10.2026

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı hastahaneye dışarıdan gelen hastaların ve personellerinin havalimanından veya otogardan alınıp hastahaneye götürülmesi / hastahaneden havalimanına veya otogara götürülmesi gibi transfer hizmeti verdiklerini, hizmete karşılık düzenlenen 31.01.2025, 31.03.2025, 05.06.2025 tarihli sırasıyla ... numaralı 37.728,00.-TL, ... numaralı 46.980,00.-TL, ... numaralı 43.080,00.-TL olmak üzere toplam bedeli 127.788,00.-TL olan üç ayrı fatura borcunun ödenmemesi üzerine 23.06.2025 tarihinde ... 36. İcra Dairesi'nde ... sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, 02.07.2025 tarihinde kötü niyetle borca itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari hizmet satım ilişkisi nedeniyle düzenlenen 3 adet fatura borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı davaya cevap vermediğinden, taraflar arasında uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki hizmeti davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Hak Düşürücü Süre Yönünden; 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 36. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 23.06.2025 tarihinde, davalı aleyhine, 31.01.2025 tarihli 37.728,00 tutarlı fatura, 31.03.2025 tarihli 46.980,00 tutarlı fatura, 05.06.2025 tarihli 43.080,00 tutarlı fatura alacağı 127.788,00 TL açıklamasıyla, 127.788,00.-TL asıl alacak, 12.451,03.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 140.239,03.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 02.07.2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 02.07.2025 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 08.08.2025 tarihinde 140.239,03.-TL toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce alınan 15.08.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı yanın kayıtlarına göre; davalı tarafın 122.268,00 TL ana para borcu bulunduğu, takip tarihi ile dava tarihi arasında 6.354,69 TL faiz hesaplandığı, faiz hesabında halinde icra takip emirinde yer alan reeskit oranı esas alındığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporuna göre davacının ticari defterlerinin incelenmesinde: 31.01.2025 tarih ve ... numaralı 37.728,00.-TL bedelli, 31.03.2025 tarih ve ... numaralı 46.980,00.-TL bedelli, 05.06.2025 tarih ve ... numaralı 43.080,00.-TL bedelli olmak üzere üç adet faturadan kaynaklı toplam 127.788,00.-TL davalıdan alacaklı olduğu, 23.06.2025 takip tarihinden önce davalı tarafından 06.03.2025 tarihinde ödeme yapıldığı, buna göre davacının davalıdan 122.268,00.-TL alacaklı olduğu, ancak bu ödeme düşülmeden 127.788,00.-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davalı (18.09.2026 tarihli ara karar gereğince) usulüne uygun tebligata rağmen defter ve belgelerini inceleme gününde ibraz etmemiştir. 6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Davacı kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun defter kayıtlarına göre davalıdan takip tarihi itibariyle toplamda 122.268,00.-TL faturalardan kaynaklı bakiye alacağı bulunduğu, davalının defter ve belgelerini ibraz etmediği anlaşıldığından davacının davalıdan 122.268,00.-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. Davacı her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz de talep etmekte ise de davalının TTK.nun 18/3 ve TBK.nun 117.maddeleri doğrultusunda temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ibraz edilmediğinden bu talebi kabul edilmemiş, likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının ... 36. İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin 122.268,00.-TL asıl alacak (işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle) üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (122.268,00.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 24.453,60.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 8.352,12-TL olup, peşin alınan 2.394,94-TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.957,18-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 2.394,94-TL peşin harç toplamı 3.010,34-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 145,00-TL, bilirkişi ücreti 12.000,00-TL'den oluşan 12.145,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 10.588,67-TL'sinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 45.000,00-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 17.971,03-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde YATIRAN TARAFA İADESİNE, 7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; A) 4.010,52-TL'sinin davalıdan alınarak, B) 589,48-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/10/2026

KATİP - HAKİM - ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/580, K. 2026/905, T. 12.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-580-e-2026-905-k-eafaacd4c37b