İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/226 E. 2026/906 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/226
- Karar No
- 2026/906
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2025/226 KARAR NO : 2026/906
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28.03.2025 KARAR TARİHİ : 12.10.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında karşılıklı mal alım satım ticareti bulunduğunu, müvekkili firmanın ithal alüminyum külçeleri davalı şirkete sattığını, karşılığında alüminyum hurda ve ithal biyet alımı yaptığını, müvekkilinin satın aldığı malların karşılığını çekler ile ödediğini, karşılaştırma sonrasında mutabakat hazırlandığını, davalı yana iletildiğini, mutabakat metninin neticesiz bırakıldığını, ödemelerin zamanında yapılmaması üzerine ... 11. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra takibi ikame edildiğini, icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 28.03.2025 tarihli tensibin (22) nolu ara kararı gereğince icra takibinde reeskont avans faizi talep edildiği anlaşılmakla, her iki faiz türünün farklı olması nedeniyle, hangi faiz türünün talep edildiği konusunda beyanda bulunmak üzere davacı vekiline HMK m.31 kapsamında iki hafta süre verilmiş, davacı vekili 03.04.2025 tarihli beyan dilekçesi ile avans faizi talep ettiklerini bildirmiştir CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, aralarında sözleşme bulunmadığını, müvekkili firma yetkililerince teslim alınmayan teslim alındığına dair dosyada bir evrak bulunmayan, 3 cümle ile bir A4 kağıda kendileri tarafından hazırlanan bir evraka dayanıldığını, iddia edilen mutabakat metninin, müvekkili firmaya hiçbir zaman ulaşmadığını, müvekkili firma yetkililerince imzalanmadığını ve kabul edilmediğini, davacının, icra takibine konu alacağın varlığını ispat yükü altında olduğunu ve bu yükü yerine getir(e)mediğini, müvekkil firma ile davacı arasında yapılan tüm iş ve işlemlerin bedelinin fazlası ile ödendiğini, aksine müvekkilinin kendisinden alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 11. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 12.11.2024 tarihinde, davalı aleyhine, "Taraflar Arasında Kesilen Faturalardan Kaynaklı Cari Hesap Alacağı 539.025,42 TL" açıklamasıyla, 539.025,42.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 17.11.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 18.11.2024 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 28.03.2025 tarihinde 539.025,42.-TL asıl alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. İcra takibinde reeskont avans faizi talep edildiği, her iki faiz türünün farklı olduğu anlaşıldığından davacı vekilinden bu konuda açıklama talep edilmiş, davacı vekili 03.04.2025 tarihli beyan dilekçesi ile avans faizi talep ettiklerini beyan etmiştir. Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Zira davalı taraf cevap dilekçesinde ticari ilişkilerinden kaynaklanan tüm borçların ödendiğini savunmaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki malları davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce alınan 09.05.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tarafların ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2024 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi raporuna göre; Huzurdaki raporun 4.1 ve 4.2 başlığı altında detayına yer verildiği üzere, davacı ve davalı şirketlerin dava konusu uyuşmazlık kapsamında incelemeye ibraz olunan ticari defterlerinin tetkiki neticesinde davacı şirket ticari defterlerine göre 12.11.2024 icra takip tarihi itibarıyla davalı borç tutarı takibe konu edilen 539.025,42 TL olmakla birlikte, davalı şirket ticari defterlerine göre 12.11.2024 icra takip tarihi itibarıyla davalının davacı alınan sipariş avansları hesabında 239.025,42 TL borçlu olduğunun görüldüğü; Tarafların birbirleri ile olan ticari ilişkilerini takip ettiği muavin defter hesap özetlerinin karşılaştırmalı olarak tek tek incelendiği; davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ile davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen faturaların her iki şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arası çifte ticari ilişkide karşılıklı alım satım faturalarından kaynaklı ihtilaf bulunmadığının anlaşıldığı; (Tablo-3) işbu hususun tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden celbi sağlanan BA BS Formları kapsamında da birbirini teyit eder nitelikte olduğu; neticeten taraflar arasında düzenlenen alım satım faturaları ve içeriğinin teslim ve tebliğine ilişkin mutabık olunduğu; Bu kapsamda taraflar arası ihtilaf tutarı 539.025,42 TL - 239.025,42 TL = 300.000,00 TL olup, işbu mutabakatsızlık sebebinin, Tarafların birbirleri ile olan ticari ilişkileri takip ettiği 120-320 hesap ekstrelerinin tek tek karşılaştırılması neticesinde detayı Tablo-1 marifetiyle arz edildiği üzere davacı şirket tarafından 09.02.2024 tarihinde verilen her biri 300.000,00 TL bedelli olan ve toplamı 1.200.000,00 TL tutara isabet eden 4 adet çekin davacı ticari defterlerinde kaydına rastlanmakla birlikte davalı ticari defterlerinde 09.02.2024 tarihinde kayıtlı olmadığı, anılan çeklerden toplam 900.000,00 TL bedele isabet eden 3 adedinin 01.07.2024 tarih 1592. Yevmiye madde numarası ile davalı şirket tarafından davacı hesabına “Kayıt Düzeltme” açıklaması ile alacak kaydedildiği ancak 300.000,00 TL bedelli 1 adedinin ise kayıtlara yansımamasından kaynaklandığının anlaşıldığı; Tarafların birbirleri ile olan ticari İlişkilerini takip ettiği 120-320 muavin defter hesap özetleri kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalar ile davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturaların Tablo-3 marifetiyle, keza davacı tarafından davalı yana yapılan ödemeler ile davalı tarafından davacı yana yapılan ödemelerin de Tablo-4 marifetiyle yer verildiği; Neticeten davacı şirketin davasının kabulü halinde davacı şirketin davalı şirketten icra takibine konu edilen 539.025,42 TL tutarın tahsilini talep edebileceğinin değerlendirildiği; İhtarla temerrüde düşürülmeyen asıl alacak tutarına icra takip tarihine kadar temerrüt faizi hesaplanamadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere tarafların kayıtları birbirlerini doğrulamaktadır. 2024 yılı içerisinde davacı şirketin davalı tarafa düzenlediği 7 adet fatura ile davalı şirketin davacı tarafa düzenlediği 14 adet fatura her iki tarafında ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gibi BA/BS formları ile de vergi dairesine bildirilmiştir. Bu konuda da yani mal ve hizmet teslimi hususunda bir ihtilaf yoktur ve bu hususa yönelik itirazlar da yerinde görülmediğinden kabul edilmemiş, dava ve usul ekonomisi gözetilerek ek veya yeni bir rapor almaya gerek duyulmamıştır. Davacı kayıtlarına göre davalı, 539.025,42.-TL davacıya borçludur. Davalı kayıtlarına göre davacı, 239.025,42.-TL davacı alacaklıdır. Aradaki fark 300.000,00.-TL'dir. Bu farkın ödemelere ilişkin kayıtlardan kaynaklandığı açıktır. Zira faturalarla ilgili sorun yoktur. Tarafların ticari defter kayıtları birbirini doğrulamakla beraber, ödemeler konusunda mutabık olmadıkları anlaşılmaktadır. Davacı kayıtlarına göre bilirkişi raporunda (8) sayfada tablo halinde gösterilen ve davacı vekilince 22.05.2026 tarihli beyan dilekçesi ekinde fotokopileri sunulan.. Bankası ...Şube 30.04.2024 tarih ve ... nolu 300.000,00.-TL bedelli, ... Şube 30.06.2024 tarih ve ... nolu 300.000,00.-TL bedelli, ... Şube 30.05.2024 tarih ve ... nolu 300.000,00.-TL bedelli ve ... Şube 30.04.2024 tarih ve ... nolu 300.000,00.-TL bedelli 4 adet çek davacının kayıtlarında yer alırken davalının kayıtlarında bulunmadığı ancak daha sonradan davalı tarafça ...tarihinde ... yevmiye numaralı "KAYIT DÜZELTME" açıklamasıyla 3 adedinin kabul edilerek 900.000,00.-TL tutarındaki davacı ödemesinin kabul edildiği ancak 300.000,00.-TL tutarındaki bir adet çekin kabul edilmediği, kayıtlar arasındaki farkın buradan kaynaklandığı anlaşılmıştır. Ancak düzeltme kaydında ayrıntı olmadığı, hangi çekin kabul edilmediği anlaşılamadığından yukarıda belirtilen çeklerin tamamının ödenip ödenmediği, ödenmiş ise kime ödendiği ve önlü arkalı ekran görüntüleri muhatap bankalardan sorulmuştur ..bankası ... tarih ve ... sayılı cevabi yazılarında; "... seri no.lu 30.06.2026 keşide tarihli 300.000 TL tutarlı çek, ...BANKASI A.Ş.'ye 01.07.2026 tarihinde ibraz edilmiş olup, çek bedeli ödenmiştir. ... seri no.lu 30.05.2024 keşide tarihli 300.000 TL tutarlı çek, .. BANKASI A.Ş.'ye 30.05.2024 tarihinde ibraz edilmiş olup, çek bedeli ödenmiştir. ... seri no.lu 30.04.2024 keşide tarihli 300.000 TL tutarlı çek, ... BANKASI A.Ş.'ye 30.04.2024 tarihinde ibraz edilmiş olup, çek bedeli ödenmiştir. Çekin ibrazına ilişkin bilgi ve görüntüsünün çekin ibraz edildiği bankadan temin edilmesi..." denilmiş, ilgili bankalardan ibraz bilgileri istenmiştir. Dava konusu çeklerden ... Bankası ... Şube 30.04.2024 tarih ve ... nolu 300.000,00.-TL bedelli çekte davacı ciranta veya başka bir şekilde geçmemektedir. Sorunun da buradan kaynaklandığı düşünülmektedir. Söz konusu çekin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olması çekin hamili olduğunu göstermektedir. Başka türlü elinde olmayan bir çeki defterlerine kaydetmesi düşünülemez. Aksi iddia ve düşünceleri kabul etmek için de dosyada delil yoktur. Davalı taraf ise 4 adet çeki defterine kaydettikten sonra bir tanesini kayıtlarından çıkarmıştır. Hangi çeklerin kaydedildiği ve hangi çekin çıkartıldığı kayıtlardan belli değildir. Yapılan işlemler bir arada değerlendirildiğinde yani söz konusu çekin davacının hamili iken davalı tarafa geçmesinin beyaz ciro ile elden devredilmesi ile gerçekleştiği sonucuna varılmış, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KABULÜNE, Davacının ... 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE, Takibin takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (539.025,42.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 107.805,08.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 36.820,82-TL olup, peşin alınan 9.205,21-TL harcın mahsubu ile bakiye 27.615,61-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 557,80-TL, bilirkişi ücreti 12.000,00-TL'den oluşan 12.557,80-TL yargılama gideri ile 615,40-TL başvuru harcı, 9.205,21-TL peşin harç toplamı 22.378,41-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 86.244,07-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, 5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/10/2026
KATİP - ... HAKİM - ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır