Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17580 E. 2026/3926 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17580
- Karar No
- 2026/3926
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/68 E., 2025/2267 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/1310 E., 2023/1227 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı .. Restaurant Turizm Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti. ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işyerinde 30.09.2019-06.12.2019 tarihleri arasında kesintisiz olarak satış pazarlama, yöneticilik, müşteri ilişkileri, işçi alımı, satın alma müdürü, servisçi olarak aylık net 3.000,00TL ücretle çalıştığını, ancak çalıştığı süreye ilişkin sigorta bildiriminde bulunulmadığını ve primlerinin de yatırılmadığını beyanla son ücreti üzerinden bildirilmeyen hizmetinin tespiti ve primlerinin yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı .. Restaurant Turizm Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile aralarında iş sözleşmesi bulunmadığından, sigorta kaydının da olmasının mümkün olmadığını, yine işyerinde ... denetmeni tarafından 02.12.2019 tarihinde yapılan denetim sonucunda da davacının işyerinde sigortalı olarak çalışan kaydının da bulunmadığının tespit edildiğini beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde bildirilen sigortalılığın mevcut olmadığını, resmi belgelerin aksinin kayıt ve belge ile ispatının mümkün olduğunu beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde 30.09.2019-06.12.2019 tarihlerinde çalıştığı ve ...'ya bildirilmeyen 67 gün sigortalılığının mevcut olduğu, prime esas kazancının ise asgari ücret olduğu ve prim borçlarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun tespitine, bilirkişi raporu tablosunun kararın eki sayılmasına" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... Restaurant Turizm Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti. ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerlerinde tespitini talep ettiği dönemde Kurum kayıtlarında herhangi bir hizmet bildiriminin bulunmadığını, resmi belge niteliğindeki bu kayıtların aksinin ancak eş değer belgelerle ispatlanabileceğini belirtmiştir. Mahkemece hükme esas alınan tanık beyanlarının davacının işe giriş-çıkış tarihlerine ve ücretine dair net bilgiler içermediğini, bu yetersiz beyanlar üzerine kurulu bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu vurgulamıştır. Çalışma iddiasının şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanamadığını ve davanın sübut bulmadığını ileri sürerek, istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın bozulmasını ve davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Restaurant Turizm Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti.vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile diğer davalı şirket arasında sadece yetkililerinin karı-koca olması sebebiyle "organik bağ" kurularak davanın kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının müvekkil şirket bünyesinde hiçbir çalışmasının bulunmadığını belirtmiştir. Mahkemece, ... denetmenleri tarafından tutulan resmi tespit tutanaklarının göz ardı edilerek çelişkili tanık beyanlarına ve davacı tarafından tek taraflı oluşturulabilecek kartvizit gibi delillere itibar edilmesinin hatalı olduğunu vurgulamıştır. Bilirkişi raporunun sadece tanık anlatımlarına dayandığını ve şirket yetkililerinin ikrarı varmış gibi hatalı değerlendirmeler içerdiğini ileri sürerek, istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın bozulmasını ve davanın reddini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, davacının 30.09.2019-06.12.2019 tarihleri arası davalılara ait iş yerinde çalıştığına yönelik hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar, sonuç itibariyle sigorta primlerinin işverenden tahsilini ve Kurum kayıtlarının düzeltilmesini de gerektireceğinden gerçek işveren ve Kurum kayıtlarında işveren olarak görünen kişilerin de belirlenerek davaya katılmaları sağlanmalı, bu yöndeki iş yeri bilgi ve belgelerine ulaşılması, bir başka anlatımla, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, husumetin tüm işverenlere birlikte yöneltilmesi zorunludur.
3. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 4. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 5. 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. 6. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. 7. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. 8. HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31... /1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. 9. İnceleme konusu eldeki dava, davacının 30.09.2019-06.12.2019 tarihleri arası davalılara ait iş yerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacının hangi davalıya ait iş yerinde ya da davalılara ait iş yerlerinde çalıştığına dair herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın infaza elverişli olmayacak şekilde davacının davalı iş yerinde çalıştığının tespitine karar verilmesi isabetsizdir. 10.Mahkemece yapılacak iş, davanın somutlaştırılması kapsamında davacının da beyanı alınarak hangi işi hangi adreste hangi şirkette yaptığı davacıdan sorularak buna göre çalışmanın başlangıcı ve süresi belirlenip tüm delillerle birlikte değerlendirilip incelenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.