Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17345 E. 2026/3920 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17345
- Karar No
- 2026/3920
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1762 E., 2025/3352 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/96 E., 2025/234 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; 01.08.2006 tarihinden itibaren ... Tekstil Konfeksiyon San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde satış pazarlama pozisyonunda 09.11.2017 tarihine kadar kesintisiz bir biçimde çalıştığını, iş akdinin 09.11.2017 tarihinde sebepsiz olarak kıdem ve ihbar ödemeden feshedildiğini, yaptığı incelemede SSK kaydının girdi-çıktı yapıldığını, dönem dönem sigortası olarak çalıştığını öğrendiğini, davalı Şirkette kesintisiz olarak ara vermeden çalıştığını, bu durumun tanık beyanları ile de sabit olacağını beyanla, 01.08.2006-09.11.2017 tarihleri arasındaki tescil edilmeyen hizmetlerinin tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacının Kurum kayıtlarında belirlenen hizmeti dışında herhangi bir hizmetinin bulunmadığını, müvekkil Kurumun yapmış olduğu işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Şirket hakkında çıkan davetiyenin usulüne uygun tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı duruşmaya gelmemiş ve davaya karşı cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile, Davanın kabulü ile davacının davalı iş yeri nezdinde 01.08.2006-09.11.2017 tarihleri arası dönemde bildirimi yapılan süreler dışlanmak suretiyle hizmet akdine istinaden kesintisiz şekilde çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içindedavalı ve feri müdahil kurum vekillerinin tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın beş yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise yerel mahkemenin hizmet tespiti kararını yazılı deliller ve Kurum kayıtları yerine sadece çelişkili ve kesinlik arz etmeyen tanık beyanlarına dayandırmasının hukuka aykırı olduğunu, ücret bordroları ile işe giriş-çıkış bildirgelerinin yok sayıldığını ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda araştırma derinleştirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek, bölge adliye mahkemesinin istinaf isteminin reddine dair kararının bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın öncelikle hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması nedeniyle reddi gerektiğini, yerel mahkeme ve istinaf dairesince eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, dosyada somut delil bulunmadığı gibi hükme esas alınan tanık beyanlarının muğlak olduğunu ve birbirini desteklemediğini, yapılan işin niteliği gereği hizmet bildirimlerinin gerçeği yansıttığını ve davacının iddiasını ispat edemediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkil Kurum lehine bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, davacının 01.08.2006-09.07.2011 arası davalılara ait iş yerinde satış ve pazarlama pozisyonunda çalıştığına yönelik hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar, sonuç itibariyle sigorta primlerinin işverenden tahsilini ve Kurum kayıtlarının düzeltilmesini de gerektireceğinden gerçek işveren ve Kurum kayıtlarında işveren olarak görünen kişilerin de belirlenerek davaya katılmaları sağlanmalı, bu yöndeki iş yeri bilgi ve belgelerine ulaşılması, bir başka anlatımla, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, husumetin tüm işverenlere birlikte yöneltilmesi zorunludur. 3.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
4.İnceleme konusu eldeki dava, davacının 01.08.2006-09.07.2011 arası davalılara ait iş yerinde satış ve pazarlama pozisyonunda çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup, davacının dava konusu dönemde birden fazla işe giriş ve çıkışının bildirildiği, dinlenen bordro tanıklarından bir kısmının da davacının birkaç sefer 2-3 ay kadar ara verdiğini doğruladığı, bu haliyle davacının çalışmalarının sürekli olmadığı anlaşılarak ara verme döneminin tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgili davalı Şirkete iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.