Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17540 E. 2026/3924 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17540
- Karar No
- 2026/3924
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1632 E., 2025/3756 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/400 E., 2025/170 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıya ait işyerinde Ağustos 2020-14.09.2021 tarihleri, 23.08.2022 - 27.11.2023 tarihleri arasında kaynakçı olarak çalıştığını, davalı işverenin Ağustos 2020-18.12.20 20... .07.2023 - 01.11.2023 tarihleri arasında müvekkilin sigorta girişini yapmadığını, 01.11.2023 tarihinde tüm özlük haklarından mahrum bırakmak amacıyla 26 günlük (01.11.2023 - 27.11.2023 tarihleri arasında) sigorta girişi yaparak 03 istifa koduyla ...'ya çıkış bildirimi yaptığını belirterek müvekkilinin, davalıya ait işyerinde Ağustos 2020-14.09.2021 tarihleri ve 23.08.2022 - 27.11.2023 tarihleri arasında kesintisiz olarak tam gün ve bilfiil çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ağustos 2020 döneminde çalıştığı iddiasının doğru olmadığını, 19.12.2020 - 14.09.20 21... .08.2022 - 12.07.2023 tarihleri arasında çalıştığını, 12.07.2023 tarihinde emeklilik hakkını kazandığı için hizmet akdini feshettiğini, dilekçe ekinde sunulan ibra sözleşmesinde de bu durumun açıkça görüldüğünü belirterek davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkil kurum'da 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında 4...5 sicil numarasıyla kayıtlı olduğunu, davacının 19.12.2020 - 14.09.20 21... .08.2022 - 12.07.2023 tarihleri arasında söz konusu iş yerinde hizmetlerinin bildirildiğini, bu tarihler dışında söz konusu iş yerinde hizmetine rastlanılmadığını belirterek davacının davasının reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacı ...( 1...8 )'in davalı ...(vergi no: 7...8 ) ünvanlı iş yerinde 13.07.2023-31.07.2023 tarihleri arasında hizmet akdiyle, asgari ücretle çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve fer'i müdahl Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, davalı şirket ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davalarında fiili çalışmanın şüpheden uzak yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, yerel mahkeme ve istinaf dairesince hukuksal geçerliliği bulunmayan veya yetersiz olan unsurlara dayanılarak hüküm kurulduğunu belirtmiştir. Yazılı delile karşı yazılı delille ispat kuralının göz ardı edildiğini, davalı tanıklarının beyanlarına itibar edilmezken sadece davacı tanıklarının soyut ve net olmayan ifadelerine dayalı olarak kanaat oluşturulduğunu, bilirkişi raporu ve gerekçeli kararda savunma delillerinin dikkate alınmadığını ileri sürerek, bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde bildirilen mevcut hizmet süreleri bakımından davanın görülmesinde hukuki yararının bulunmadığını, bildirilmeyen dönemler için ise işe giriş bildirgesi veya bordro gibi yazılı delil sunulmadığını belirtmiştir. Hizmet tespiti davalarında uygulanan resen araştırma ilkesi gereğince komşu iş yeri tanıkları ve kayıtlı çalışanlar üzerinden derinlemesine inceleme yapılması gerekirken, yerel mahkemenin sadece davacı tanıklarının beyanlarıyla yetinerek eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, Kurum kayıtlarının aksinin şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığını ileri sürerek, bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını ve davanın reddini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalı şirkette Ağustos 2020-14.09.20 21... .08.2022 - 27.11.2023 tarihleri arası çalıştığı iddiasıyla açılan hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı şirket ve feri müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.