Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/3211 E. 2026/3923 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3211
Karar No
2026/3923
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2803 E., 2025/2458 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/28 E., 2023/5 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; Türkiye’de ilk defa 8.4.2005 tarihinde sigortalı olduğunu, 3702 gün prim ödemesi bulunduğunu, .. sosyal güvenlik kurumunda geçen 4249 gün sigortalı çalışması bulunduğunu, yazılı başvurusu sonrası tarafında davalı Kurum tarafından sözleşme aylığı bağlandığını, .. sigorta kurumunda geçen ilk sigortalılık tarihinin 26.9.1974 tarihi olması ve bu tarihin Türkiye’de geçen ilk sigorta başlangıcı alınmasına ilişkin sosyal güvenlik sözleşmesi hükümleri gereği bağlanması gereken aylığın 15 yıl sigorta 3600 gün şartları sağlanması nedeniyle sözleşme aylığı (kısmi) değil müstakil (tam) aylık olması gerektiğini, açılanan nedenlerle, bağlanmış olan sözleşme aylığı yerine müstakil aylık bağlanmasına hükmedilerek, ödenmesi gereken aylık farklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının ilk tahsis talep tarihinin 21.02.2011 olduğu, kendisine yurtdışında geçen toplam 4249 gün ve Türkiye'de geçen 819 gün olmak üzere toplam 5068 gün üzerinden 01.03.2011 tarihinden geçerli olmak üzere kısmi aylık bağlandığı, ilk işe girişinin ..'ta çalışmaya başladığı 26.09.1974 kabul edildiğini, Davacının 23.01.2012 tarihli dilekçesi üzerine dosyasının yeniden tetkik edildiği, tahsis işlemlerinde herhangi bir hata olmadığının, yurtdışında geçen hizmetlerini 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanarak bağlanan kısmi aylığın müstakil yaşlılık aylığına dönüştürme talebi halinde incelenerek kendisine bilgi verileceğinin davacıya bildirildiğini, Davacının 24.09.2011 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başlaması nedeniyle bağlanan kısmi aylığın kesildiği, Davacının 26.09.2019 tarihinde işten ayrılarak yeniden 28.08.2020 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğunu, İlk işe giriş başlangıcı 26.09.1974 kabul edilerek, 24.09.2011-26.09.2019 tarihleri arasında geçen 2883 gün çalışması da dikkate alınarak kendisine 4...9 tahsis numarasıyla yeniden 17.09.2020 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığını, yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yüklenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, davacı asılın istinaf isteminin kabulü ile Bakırköy 37. İş Mahkemesi'nin 17.01.2023 tarihli, 2022/28 Esas - 2023/5 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacıya 27.08.2020 tarihli tahsis talebine istinaden 01.09.2020 tarihinden itibaren müstakil yaşlılık aylığı bağlanmasına, bağlanan kısmi sözleşme aylığı ile müstakil yaşlılık aylığı arasındaki fark aylıkların ilk üç aylık (2020/9,10,11.aylar) için 01.12.2020 tarihinden itibaren, sonraki fark aylıkların ise ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faizleriyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının .. ve Türkiye'deki hizmetleri birleştirilerek kendisine 26.09.1974 başlangıç tarihi üzerinden kısmi yaşlılık aylığı bağlandığını, davacının iddia ettiğinin aksine 2883 günlük çalışmasının da tahsis işlemlerinde dikkate alındığını ve bu nedenle davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını belirtmiştir. Esasa ilişkin olarak ise; iki ülke arasındaki sosyal güvenlik sözleşmesi hükümlerine göre bağlanan aylığın usulüne uygun olduğunu, davacının yalnızca Türkiye'deki hizmet süreleri dikkate alındığında müstakil aylık şartlarını (7000 gün veya 4500 gün/25 yıl) sağlamadığını, bu nedenle müstakil aylık bağlanamayacağını ileri sürerek, istinaf mahkemesinin kabul kararının bozulmasını ve davanın reddini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,Türkiye - .. Sosyal Güvenlik Sözleşmesine göre bağlanan kısmi yaşlılık aylığının, 3201 sayılı Kanun uyarınca tam aylığa çevrilmesi talebine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/3211, K. 2026/3923, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-3211-e-2026-3923-k-ee8f730af442