Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17344 E. 2026/3916 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17344
- Karar No
- 2026/3916
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2283 E., 2025/3317 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/375 E., 2024/306 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının 23.04.2022 tarihi ile 30.06.2022 tarihleri aradında davalıya ait Emlakçılık işyerinde çalıştığını, aylık maaşı asgari ücret, artı komisyon olduğunu, davalı işveren müvekkilin çalıştığı sürece sigorta primlerini yattığını beyan ettiğini, müvekkilinin yaptığı araştırma sonucu sigorta primlerinin yapılmadığını öğrendiğini, Müvekkilimiz davalıya ödenmeyen primler için başvuruda bulunmuş ise de sonuç alamadığını, ayrıca çalıştığı süre zarfına ait ücretlerinin de ödenmediğini, bu durumun müvekkilinin maddi kayba uğramasına neden olduğu gibi hizmet kaybına da sebep olduğunu, davalıya ait ... emlak isimli işyerinin geçen ay paylaştığı gönderilerde irtibat numarası olarak müvekkilin cep telefon numarasını de eklendiğini, bu durum|müvekkilin fiili olarak davalının yanında çalıştığının gösterdiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından müvekkilimizin çalıştığı sürelerle ilgili ödenmeyen prim günlerinin sigortalık hizmetlerinden sayabilmesi ve ödenmeyen primlerin işverene tamamlattırılması talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı taraf, müvekkilin akrabası olan ... isimli kişinin arkadaşı olup, müvekkil ile ... isimli kişi vesilesiyle tanıştığını, devamla davacı taraf müvekkile, emlakçılık işi yapmak istediğini, müvekkilin bu çalışma alanındaki tecrübe ve bilgilerinden faydalanmak istediğini dile getirdiğini, müvekkil ise kendisini çalıştırabilecek durumu olmadığını, kendisine maaş veremeyeceğini bildirmiş hatta davacı tarafa emlak işi ile uğraşan çevresinden iş bulmaya çalışmış fakat bu işle ilgilenen herkes maaş ile kimseyi çalıştırmadıklarını bildirdiğini, devamla davacı taraf, müvekkilin akrabası olan ... isimli kişinin arkadaş olması ve müvekkil ile de tanışık olmaları vesilesiyle müvekkile ait işyerine ara sıra gelip gittiğini, bazen müvekkilin müşterileri ile olan görüşmelerinde iş öğrenmek istediğini bildirerek müvekkilin yanında bulunduğunu bazen de yine iş öğrenmek istediğini bildirerek müvekkile yardımcı olduğunu, yine davacının iş bulamadığı ve zor durumda olduğu söyleyerek müvekkilinden borç istediğini müvekkilinin ise davacı tarafa 5.000,00 TL borç para verdiğini, son olarak davacı taraf, müvekkile; kendisinin işi öğrendiğini, çevresinin çok geniş olduğunu, haricen ve hızlı şekilde satış yapabileceğini, bazı müşterilerle temas halinde olduğunu ve müvekkilden satış yapması halinde kendisine prim vermesini, borcunu da bu şekilde daha hızlı ödeyebileceğini söylemesi üzerine müvekkil, kendisine herhangi bir prim vermeyeceğini, müşterilerini aramaması ve artık işyerine hiç gelmemesi konusunda davacı tarafı uyardığını ve iş bulup borcunu ödemesini istediğini ... isimli şahsın tüm bu olaylara şahit olduğunu, davacının borcu ödememesi üzerine müvekkilinin icra takibi başlattığını, davacının takipten haberdar olduktan sonra haksız kazanç elde etme gayesi ile iş bu davayı açtığını, tüm bu hususlar gerek emniyet araştırması ile gerekse de tanık anlatımları ve diğer bilgi-belgeler ile kanıtlanacağını, bu nedenlerle iş bu haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı iş yerindeki fiili çalışmasının tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, ancak mahkemece kamu tanığı araştırması yapılmayarak eksik incelemeye gidildiğini, delil olarak sunulan telefon numarasına ilişkin GSM operatörü araştırması taleplerinin karşılanmadığını, emlak işinin doğası gereği hareketli bir yapıya sahip olmasına rağmen tanık ifadelerinin ve bilirkişi raporunun bu maddi gerçeklikle bağdaşmadığını, ayrıca hizmet tespiti davası açmaya zorlanamayacaklarına dair Yargıtay içtihatları da gözetildiğinde davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalıya ait iş yerinde 23.04.2022-30.06.2022 tarihleri arasında çalıştığına iddiasıyla açılan hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.