İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/103 E. 2026/120 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/103
- Karar No
- 2026/120
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/103 Esas KARAR NO : 2026/120
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) DAVA TARİHİ : 18/05/2026 KARAR TARİHİ : 15/06/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/06/2026
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalıya ait ''.... Mah. ..." adresinde yer alan 1.Sokak No:74 ve 8.Sokak No:618 tezgalarda bulunan işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasına, müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespiti, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespiti, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesini, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasını, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca müvekkilinin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasını, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasını talep ve dava etmiştir. Davacı vekiline HMK. 115, 119/1-b-son kapsamında davalının gerçek kişi ise kimlik bilgilerinin, tüzel kişi ise ticaret unvanının bildirilmesi hususunda 1 haftalık kesin süre verildiği, verilen süre kesin olduğundan bu süre sonunda usulüne uygun beyanda bulunulmadığı takdirde davanın açılmamış sayılacağı hususunun ihtar ve tebliğ edildiği, davacı vekili 12/06/2026 tarihli dilekçesi ile, davalılara ait ''.... Mah. ..." adresinde yer alan 1.Sokak No:74 ve 8.Sokak No:618 tezgahlarda hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasına, keşif sonrasında ''.... Mah. ...." adresinde yer alan 1.Sokak No:74 ve 8.Sokak No:618 tezgahların yetkililerinin, işbu tezgahların kime tahsis edildiğinin ve bu tezgâhlarda satış yapan kişi/işletme bilgilerinin Beylikdüzü Belediyesi’nden celbine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Dava dilekçesinin incelenmesinde; dava dilekçesinin HMK 119.maddesine uygun olmadığı, açık bir şekilde davalının kim olduğu bilgisinin yer almadığı, davalıya bu eksikliğin ikmali için davacı vekiline HMK 115 ve 119/1-b son gereği bir haftalık kesin süre içerir tebligatın tebliğ edildiği ve davacı tarafça beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekiline HMK 119/1-b son gereği davalı kimlik bilgilerini açıklamak üzere kesin süre verilerek sonuçlarının hatırlatıldığı, kesin süreye rağmen davacı tarafça talebinin usulüne uygun bir şekilde açıklanmadığı, HMK 119/2 maddesinde, "Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır." hükmünün düzenlendiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar doktrin ve Yüksek Yargıtay'ın içtihatlarına göre HMK 119/1-b bendi uyarınca münhasıran davalının adres bilgilerinin eksik olması durumunda, mahkemece res'en araştırma yapılması gerektiği, res'en araştırma sonucunda da adres bilgileri bulunmazsa ilanen tebligat yoluna gidilmesi gerektiği mahkememizin malumu ve uygulaması olsa da, somut olayda sadece davalının adresi değil davalının hiçbir kimlik bilgisinin mahkememize sunulmadığı, gerçek ya da tüzel kişi olup olmadığının dahi bilinmediği bu hali ile mahkememizce res'en nazara alınması gereken taraf ve davalı sıfatı ve ehliyetinin dahi kontrol edilemediği, tüzel kişiliği bulunmayan işletmenin "yetkilisi" sıfatının yazılacak müzekkereler ile net bir şekilde tayininin mümkün olmadığı, davacının, dava açmadan önce delil tespiti yolu ile husumet yöneltmek istediği davalıya tespit imkanı varken, esas hakkında açtığı davada, önce husumet yönelteceği kişinin araştırılarak davacıya sunulması ardından davalının tespit olunarak yargılamaya devam edilmesini talep ettiği, bu talebin HMK 119.maddesi ile sağlanmak istenen usul ekonomisi ve yargılamanın sağlıklı ve makul sürede sonuçlandırılması ilkelerine ve söz konusu maddenin lafzı ile ruhuna uygun olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Aksi halin kabulü, yani, davacının dava açmadan önce belirleyemediği, kim olduğunun sunulan dava dilekçesine göre mahkememizce de net bir şekilde belirlenmesinin mümkün olmadığı her durumda, müphem ve anonim kişilere esas hakkında açılan davaların senelerce uzamasına ve sağlıklı bir sonuca ulaşılamamasına yol açar. Mahkememizce bir araştırma ile net bir şekilde tayini mümkün olanlar hariç (Bir anonim şirketinin kurucu ortağı, dava tarihi itibariyle temsile yetkilisi, gibi) davaya konu olayda olduğu gibi, bir işletmede tecavüz oluşturduğunu iddia edilen fiilden ne derece kimin sorumlu olduğunu iddia ederek söz konusu fiillerle ilişkilendirdiği kişileri, talep ve dava ile bağlı olan mahkememize sunmak, davacının asli görevidir. Yoksa mahkememizin görevi, sorumlu olabilecek kişileri araştırarak davacının seçimine sunmak değildir. Y.11.HD.'de bir internet sitesinin sahibi olarak gösterilen davalılar için 09/10/2014 T., ... E., .... K.ve 15/04/2014 T., .... E. Ve .... K.sayılı ilamlarında "dava dilekçesi ile tensip tutanağının dava dilekçesinde bildirilen davalı adresine tebliğe gönderildiği, ancak adres yetersizliğinden ve adı geçen iş yerinin tanınmadığından bahisle tebligatın iade edildiği, bunun üzerine HMK'nın 119/1-b ve 119/2 maddeleri uyarınca dosyada davalının TC.kimlik numarasının bulunmaması ve mernis sorgulamasının yapılamaması nedeniyle davalının tebliğe yarar açık adresinin, tebliğden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde bildirilmesi, aksi halde 119/son maddesi gereğince işlem yapılacağı hususunda davacı vekiline tebligat gönderildiği, davacı vekilinin kesin süreye rağmen eksikliği tamamlamadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına" karar veren yerel mahkemenin kararını onamıştır. Davacı tarafça uyap üzerinden açılan davada davalı olarak ".... KAPALI PAZAR YERİ İÇERİSİNDE YER ALAN 1.SOKAK NO:74 VE 8.SOKAK NO:618 ADRESLERİNDE YER ALAN TEZGAHIN/İŞLETMENİN YETKİLİSİ/SAHİBİ"nin gösterildiği,Pazar yerlerinde adreslerin sabit olmayabileceği haftalık olarak bu adreslerin değiştirilebileceği dolayısıyla adresin ve adres sahibinin tam bildirilmesinin gerektiği , davalının gerçek kişi mi tüzel kişi mi olduğunun belli olmadığı, davacı vekilinin sunmuş olduğu beyan dilekçesinde usulüne uygun davalı bilgilerinin bildirilmediği anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının HMK 115 ve 119 gereği USULDEN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/06/2026
Katip ... Hakim ... ¸