İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/824 E. 2026/782 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/824
Karar No
2026/782
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/824 Esas KARAR NO : 2026/782

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 25/06/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı takibe konu fatura düzenlendiğini, davalının faturaya yönelik herhangi bir itirazı olmadığını, fatura bedelleri ödenmediğinden fatura alacaklarına ilişkin başlatılan icra takibine davalının haksız itirazıyla durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmesi anlaşmama şeklinde sonuçlandığını, davalının itirazı haksız ve kötüniyetli olup likit alacağa yönelik yapılan itiraz nedeniyle davalı aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere, icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulüne, davalı taraf aleyhine taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak yapılan itirazın iptaline ve ... 3. İcra Dairesi ... E. sayılı icra dosyasında takibinin devamına, davalının haksız ve hukuka aykırı itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında süregelen bir ticari ilişki mevcut olmadığını, taraflar arasında tamamlanmış bir navlun sözleşmesinin bulunmadığını, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği bedelin, hiçbir resmi evrak ile kanıtlanmadığını, davalı müvekkili sözleşmesel ilişkiyi, hizmetin verildiğini ve borcu inkâr ettiğini, ispat yükün davacı tarafa ait olduğunu, davacının takibi başlatmakta kötü niyetli olduğundan müvekkil lehine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E. ... K. sayılı kararı, ... 3. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası, faturalar, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları, ticari defter ve belgeler celp edilmiş, incelenmiştir. SMMM...ve Taşıma Uzmanı ... 13/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "... davacının fatura alacağının davacı ve davalı defterlerinde, davalı BA formunda tespit edildiği, işlemiş faiz alacağının ise takip talebinde her fatura alacak kaleminin tek tek açıklandığı ve işlemiş faizin ayrı ayrı hesap edildiği, TTK.1530 göre faturalara talep edilen işlemiş faizin fatura temerrüt tarihinden takip tarihine kadar, bankaların USD cinsinden mevduata uygulamış olduğu 1 yıllık değişen faiz oranları esas alınarak toplamda 20.364,70 USD işlemiş faiz hesap edildiği, davacıya 280.816,20 USD fatura alacağı ve hesap edilen 20.364,70 USD işlemiş faizin ödenebileceği görüş ve kanaati oluşmuştur... " şeklinde tespit yapılmıştır. Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. ...K. sayılı kararı ile... A.Ş.nin konkordato başvurusunun reddine karar verildiği, şirket hakkında tüm mühlet ve tedbir kararlarının 28/03/2025 tarihi itibariyle kaldırıldığı, işbu itirazın iptali davasına esas icra takibinin mühlet ve tedbirler kaldırıldıktan sonra 21/04/2025 tarihinde başlatıldığı, konkordato dosyasının eldeki itirazın iptali davasının görülmesine engel teşkil etmediği anlaşılmış, davalı şirketin konkordatonun mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiğine ilişkin savunmasına da itibar edilmemiştir. ... 3. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası celp edilip incelendiğinde, takip alacaklısının davacı ...A.Ş., takip borçlusunun davalı ...A.Ş. olduğu, davacının 280.816,20 USD Asıl Alacak (iki adet fatura toplamı) ve 39.213,98 USD İşlemiş Faiz (iki adet faturanın toplam faizi) olmak üzere toplam 320.030,18 USD alacak için davalı hakkında ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalının takibe itiraz ettiği ve icra takibinin durdurulduğu, davacının duran takibe devam edilmesi amacıyla İİK m.67/1 uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre içinde işbu itirazın iptali davasını açıldığı anlaşılmıştır. Davacı, taşıma hizmeti verildiğini, ancak fatura alacaklarının ödenmediğini ileri sürmektedir. Davalı, taşıma hizmeti verilmediğini ve davacıya borcunun bulunmadığını savunmuştur. Gümrük evrakları, paketleme listeleri, sevkıyat yapılan araçlar, taşıma senetleri ve CMR belgeleri incelendiğinde, davacı, dava konusu faturalara esas taşıma hizmetlerinin yerine getirildiğini ispatlamıştır. İşbu davadan önce, davalının konkordato başvurusu ve ticari defterlerinde davacı lehine fatura alacağı kaydı bulunması sebebiyle komiserler tarafından davacıya alacak kayıt daveti yapılmış, davacının alacak kayıt talebine davalı tarafından itiraz dahi edilmemiştir. İbraz edilen mail yazışmalarında taraflar arasında taşıma sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu sabittir. Dava konusu faturalar, davalının ticari defterlerinde kayıtlıdır. Faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması karşısında, davacı tarafça faturaya konu hizmetlerin verildiğinin kabulü de zorunludur. Zira, basiretli hiçbir tacir almadığı bir hizmetin bedelini - karşı tarafın faturasını, kendi ticari defterine borç olarak kaydetmez. Kaldı ki, usulüne uygun tutulsun ya da tutulmasın ticari defterler sahipleri aleyhine kesin delil teşkil ederler (HMK m.222/4). Açıklanan nedenlerle, taraflar arasında taşıma sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu ve faturalara konu taşıma hizmetlerinin verildiği kabul edilmiş, davalının savunmalarına itibar edilmemiştir. Ticari defter ve belgeler de incelenmiştir. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m.222/4). Ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava konusu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davaya konu faturalar sebebiyle davalının kendi defterlerine göre davacıya takip tarihi itibariyle 280.816,20 USD borçlu gözüktüğü, davacının da kendi defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 280.816,20 USD alacaklı gözüktüğü, bu suretle takibe konu faturalar bakımından tarafların ticari defterlerinin mutabık olduğu ve birbirini teyit ettiği belirlenmiştir. Davacı, takibe konu faturalar sebebiyle takip tarihi itibariyle davalıdan 280.816,20 USD alacaklı olduğunu HMK m.222 hükmüne uygun olarak ticari defter ve belgelerle ispatlamıştır. Mali bilirkişinin asıl alacak yönünden raporu denetime elverişli olup, hükme esas alınmıştır. Ancak, mali bilirkişi (asıl alacak dışında) ek raporunda, TTK m.1530 hükmüne dayanarak takip öncesi işlemiş faiz hesaplamış ise de, dava konusu fatura alacaklarının taşıma hizmetine karşılık düzenlenen navlun alacaklarından kaynaklandığı, TTK m.1530 hükmünün taşıma sözleşmelerinde uygulanma imkanın bulunmadığı, dolayısıyla TTK m.1530 hükmüne dayanılarak yapılan takip öncesi işlemiş faiz hesaplamasının isabetli ve doğru olmadığı, somut olayda işlemiş faize hükmedilebilmesi için davalının icra takibi öncesinde temerrüte düşürülmesi gerektiği, nitekim muaccel bir borcun borçlusunun ancak alacaklının ihtarıyla temerrüte düşeceği, dava dosyası içerisinde takip öncesinde borçlunun temerrüte düşürüldüğüne yönelik herhangi bir belge (ihtarname vs.) ibraz edilmediği, bu itibarla dava konusu iki adet fatura alacağı yönünden takip öncesi temerrüt bulunmadığından davalının icra takibiyle birlikte temerrüte düştüğü, davacının işlemiş faiz talep edemeyeceği sonucuna varılmıştır. Davacı takip öncesinde davalının e-mail ile temerrüte düşürüldüğünü belirtmiş ise de, 26/12/2023 tarihli e-mailde davacı tarafça ödeme talep edildiği, davalının ödemenin haftaya yapılacağını cevaben bildirdiği, akabinde ise davacının herhangi bir temerrüt ihtarı göndermediği, davacının iddiasının aksine mailin ve davalının cevabi mailinin temerrüt ihtarı olarak kabul edilemeyeceği açıktır. Öte yandan, her iki tarafın ticari şirket / tüzel kişi tacir olduğu ve alacağın TTK.da yer alan taşıma hükümlerinden kaynaklandığı nazara alındığında 6102 s. TTK m.18/3. hükmü de gözetilmelidir. Bu çerçevede, davacının, ticari defter ve belgeler uyarınca asıl alacak miktarı için davasını ispat etmesi karşısında hükme esas alınan mali bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının ... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 280.816,20 USD asıl alacak yönünden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, ancak davacının fazlaya ilişkin ((işlemiş faiz)) talebinin reddine karar verilmiştir. Diğer taraftan; icra inkar tazminatı talebi bakımından, alacak likit ve muayyen olduğundan (fatura, cari hesap) İİK m.67/2.deki yasal koşullar bulunmakla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Yerleşik içtihatlarda yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde, icra inkar tazminatına takip tarihindeki kur karşılığı Türk Lirası üzerinden hükmedilmesi gerektiğinden ( (Kapatılan) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi ... E., ...K.) takip tarihindeki kur esas alınarak icra inkar tazminatına karar verilmiş, nihayetinde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1-Davalının ... 3. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 280.816,20 USD asıl alacak yönünden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin ((işlemiş faiz)) talebinin REDDİNE, 2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacak 280.816,20 USD'nin takip tarihindeki (1 USD = 38,1287 TL) karşılığı olan 10.707.156,65 TL'nin %20'si oranındaki 2.141.431,32 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 731.405,87 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 147.373,71 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 584.032,16 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 147.373,71 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 3.040 TL posta ve tebligat masrafı ve 48.000-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 51.040,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 44.785,96 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 1.045.357,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 227.324,93 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre; a) 4.036,35 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) 563,65 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-HMK m.333 uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/824, K. 2026/782, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-824-e-2026-782-k-d5f7dc550ba2