İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/930 E. 2026/748 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/930
Karar No
2026/748
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/930 Esas KARAR NO : 2026/748

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2025 KARAR TARİHİ : 24/09/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olduğu şirket ile davalı/borçlu taraf arasında ticari ilişki mevcut olup iş bu ticari ilişkiye istinaden faturalar tanzim ettiğini, müvekkili olduğu şirketin iş bu faturalara ilişkin alacağını tahsil edemediği için davalı/borçlu taraf aleyhine ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasıyla takip başlatma zorunluluklarının hasıl olduğunu, ancak davalı/borçlu tarafın '' Müvekkilin takip alacaklısı tarafa herhangi bir borcu ya da borç taahhüdü bulunmamaktadır. Bu nedenle takipte talep edilen borcun tamamına itiraz ediyoruz. Alacaklı gözüken şirket ile müvekkil arasında takibe konu edilen bir borç yoktur. borç miktarına ve dayanağına açıkça itiraz ediyoruz ''şeklinde beyanda bulunarak borca itiraz ettiğini, davalı/borçlu tarafın ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasına haksız ve hukuka aykırı olarak borca itiraz ettiğini, davalı/borçlunun taraf faturayı aldıktan sekiz gün içerisinde itiraz etmediği için fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, bu hususta davalı/borçlu tarafın ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasına kötü niyetli olarak itiraz ettiğinin göstergesi olduğunu, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; davanın kabulüne, ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle ; Davacı tarafın, müvekkili olduğu firma aleyhine ... 36. İcra Müdürlüğü ... e. sayılı dosyası ile başlatmış olduğu icra takibine taraflarınca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu ve bu hususu müteakiben davacı tarafından arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, akabinde mahkememizde görülmekte olan iş bu davanın ikame edildiğini, davacı tarafın diğer taleplerini kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müvekkillerin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde ve miktarda borçları bulunmadığını, takibe konu çekin içeriğinden/dayanağından dolayı müvekkillerinin takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı tarafa hiçbir borcunun mevcut olmadığını, kaldı ki taraflarınca müvekkillerinin borcunun bulunmadığına ilişkin olarak açılabilecek menfi tespit davası açma haklarının da saklı tutulduğunu önemle belirttiklerini, taraflarınca işleyecek ve işlemiş faize ve faiz oranına da itirazda bulunulduğunu, davacı tarafın talep ettiği faizin fahiş olduğunu, faiz başlangıç tarihinin neye göre saptandığı, hangi tarihler arası faiz işletildiğinin açıklanmadığını, bu itibarla, hangi dönemi kapsadığı belli olmayan işlemiş ve işleyecek faize itiraz edildiğini, davacı tarafın iddiasının aksine alacağın %20’ si oranında icra inkar tazminatı şartları oluşmadığını, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması/borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerektiğini, bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemeyeceğini, alacağın tayini taraf defter ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ve alınacak uzman bilirkişi raporu doğrultusunda mahkemenin takdirinde bulunmakta olup dava konusu alacağın bu itibarla likit ve belirlenebilir olmadığını, yine, söz konusu alacağa ilişkin ispat külfeti davacı tarafta olup alacak miktarının dayanak noktasını teşkil eden faturaların ispat niteliği olmadığını, ayrıca tüm bunlara ek olarak, davacı şirket tarafından icra takibine konu edildiği belirtilen faturalar üzerinde müvekkil şirket yetkilisine ait geçerli bir imza bulunmadığını, bu sebeple imzaya da itiraz etmiş olduklarını, kaldı ki taraflar arasında sözlü veya yazılı bir sözleşme kurulmadığını, bir diğer ifadeyle, taraflar arasında borç doğuracak bir ilişki kurulmadığını, bu kapsamda, davacı tarafından iddia olunduğunun aksine taraflar arasında bir hizmet ilişkisinin olmadığı ve herhangi bir ticari ilişkinin de mevcut olmadığı hususlarını dava konusu olan takibe yönelik itirazımızda da belirttiklerini, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle davanın esastan reddine, davacı aleyhine % 20' den az olmamak kaydı ile, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER; İcra dosyası, faturalar, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi incelemesi, taraf açıklamaları ve tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda davacının hizmeti ifa ettiği ve davalıdan 37.749,60 USD ve 26.940,00 EURO alacağı bulunduğu tespitine yer verilmiştir. GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili ... 36. İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosyasına dayanak faturalara ilişkin alacağın ödenmediği iddiasında bulunmuştur. Davalı vekili, davacının alacağını ispatlayamadığını, taraflar arasında hizmet ilişkisine dair sözleşme kurulmadığını ileri sürmüştür. Uyuşmazlık konusu; taraflar arasında iddia olunan ticari ilişkiye istinaden düzenlenen ve ... 36. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takibe konu edilen faturalar nedeni ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümü hukuk dışında, özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden HMK md. 266 uyarınca; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller, icra dosyası, tarafların ticari defterleri ile tüm dosya kapsamı üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Mali bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmiştir. Verilen yetki kapsamında davacı taraf defterlerini incelemeye ibraz etmiştir. Davalı taraf ise bilirkişinin yerinde inceleme yetkisi kapsamında bilirkişinin defter inceleme için göndermiş olduğu maillere cevap vermemiştir. Davalı tarafın bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi kapsamında defetrlerini ibraz etmemesi üzerine ara karar ile davalıya kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi için 1 haftalık kesin süre verilmiş ve bu süre içerisinde defterlerin sunulmaması halinde sunmuş olmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut duruma göre uyuşmazlığın sonuçlandırılarak karşı tarafın ticari kayıtlarına itibar edilebileceği ihtar edilmiştir. Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir (TTK m. 4/2). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2. Maddesine göre, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Anılan maddenin 3. fıkrasına göre ise, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Davalı tarafın yerinde inceleme yetkisi kapsamında defterlerini bilirkişiye ibraz etmemiştir. Akabinde ara karar ile evrilen kesin süre içerisinde de defterlerini ibraz etmemiştir. Davalının herhangi bir mazeret bildirmeksizin ticari defterlerini ibrazdan kaçınması ile, HMK'nın 222. maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri lehe delil kabiliyeti kazanmıştır. Dosyaya sunulan deliller ve incelenen davacı ticari defter ve kayıtlarına göre hazırlanan bilirkişi raporunda; faturalar ekinde yer alan antrepo giriş belgeleri ile faturaların uyumlu oldukları, gönderici ve alıcı firma bilgileri ile teslimi yapılan malların türü ve miktarının faturalar ile örtüştüğü, 23.12.2024 icra takip tarihi itibariyle davacının 37.749,60 USD ve 26.940,00 EURO asıl alacağının olduğu, tespitlerine yer verilmiştir. Buna göre; dosyaya sunulan fatura ve gümrük beyannameleri, bilirkişi incelemesi ve davacı lehine delil kabiliyeti kazanan davacı ticari defter ve kayıtları ile davacının icra takip tarihi itibariyle 37.749,60 USD ve 26.940,00 EURO asıl alacağının bulunduğu, takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürülmemesi nedeni ile işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla asıl alacak yönünden davanın kabulüne, İİK md. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacak para türüne göre takip tarihindeki USD ve EURO kuru üzerinden belirlenecek asıl alacağın TL karşılığı % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre; 1- Davalının ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının 37.749,60 USD ve 26.940,00 EURO asıl alacak bakımından iptali ile takibin asıl alacak üzerinden takip talebinde yazılı şartlarla kaldığı yerden devamına, işlemiş faiz yönünden davanın reddine, 2- İİK md. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacak para türüne göre takip tarihindeki USD ve EURO kuru üzerinden belirlenecek asıl alacağın TL karşılığı % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 203.110,43 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 28.243,90.-TL harcın mahsubu ile bakiye 174.866,53 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4- Arabuluculuk ücreti olan 4.600 TL nin 57,00 TL sinin davacıdan 4.543,00 TL sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA 5- Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 428.537,30 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 37.213,19 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 7- Davacı tarafından yatırılan 28.243,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 215,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 15.917,90 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 15.721,14 TL nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına, 9-Davacı tarafından yatırılan kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2026

Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/930, K. 2026/748, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-930-e-2026-748-k-ef87bc6b5b85