İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/965 E. 2026/767 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/965
Karar No
2026/767
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/965 Esas KARAR NO : 2026/767

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/05/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; davalı ile müvekkil şirket arasında yürütülmekte olan cari hesap alacağının davalının ödemediğini, müvekkil adına icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından işbu icra takibine itiraz ettiğini, 485.398,22 TL bakiyenin ödenmesi için Davalıya Müvekkil adına ... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas Sayılı takibi başlatıldığını, davalının itirazı sonucu icra takibinin dondurulduğu, davalının haksız olduğunun müvekkil şirketin defter ve kayıtlarından anlaşıldığını, ticari defter ve kayıtların incelenmesinin gerektiğini, taraflar arasında arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığını ancak anlaşmanın sağlanılmadığını, davanın kabulüyle birlikte ... İcra Müdürlüğü 2025/... E. numaralı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamını, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemesini, söz konusu itirazın kötü niyetli olması sebebiyle takip tutarının %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana hükmedilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı, davaya cevap vermediğinden münkir sayılmıştır. Dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya safahati: Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 30/06/2026 Tarih ve 1420 Sayılı Kararı ile bildirilen; Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 18.02.2026 tarihli ve 282 sayılı kararı gereğince, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin İstanbul ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesi nedeniyle; Bakırköy, İstanbul Anadolu ve ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin 10.07.2026 tarihi itibarıyla esas, değişik iş ve diğer talepler yönünden tevziye kapatılmalarına, 10.07.2026 tarihinden itibaren asliye ticaret mahkemelerine açılacak dava, değişik iş ve diğer taleplerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmesine, ... .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.07.2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, .... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesine devrine, " ilişkin karar ve İstanbul Adalet Komisyonu Başkanlığının 03/07/2026 tarih 2026/2153 Karar 2026/11051 Muhabere sayılı kararı ile .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/07/2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, .... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesine devrine karar verilmiş olması nedeni ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyasının 10/07/2026 tarihinde mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin ...Esasına kaydedilip yargılamaya devam olundu. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Ticari davalarda deliller ile bunların sunulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir(TTK m. 4/2). Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır.(TTK'nın 83/1,2) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2. Maddesine göre, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Anılan maddenin 3. fıkrasına göre ise, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

Bu açıklamalar ışığında tarafların sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır.

... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine olmak üzere toplam 485.398,22-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 09/03/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 12/03/2025 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişi ...'in düzenlediği 06.01.2026 tarihli 12 sayfadan ibaret raporunda özetle; ''Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2024,2025 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulduklarının anlaşıldığı, davacının dosya kapsamında incelenen ticari defterlerine göre Takip tarihi 03.03.2025 tarih itibariyle davacının davalıdan Toplam 485.398,22 TL alacağı olduğu, davalı şirketin ticari defter inceleme günü 07.11.2025 tarih saat 14.15 da dosya kapsamında ticari dosyaya sunmadığını, yerinde inceleme talebinde bulunmadığını, davalı şirketin dosya kapsamında ticari defterleri incelenemediğini, bununla beraber davalının bağlı bulunduğu İstanbul Halkalı Vergi Dairesi Müdürlüğü, 10.06.2025 tarihli cevabi yazısında davalı şirket tarafından davacı şirket adına 2024 yılında 8 adet toplam 409.802.99TL(KDVSİZ) ba ,2025 yılında 1 adet Toplam 38.454,47TL ba kaydı olduğu, dava konusu faturaların temel fatura nitelinde olduğu dosya münderecatında davalının ilgi faturalara itirazının görülemediğini, davacı şirket vekili tarafından dosyamıza sunulu dava konusu davacının davalı adına 2024 yılında düzenlediği 7 adet, 2025 yılında düzenlediği 1 adet faturanın davacının 2024,2025 yılı ticari defterlerinde davalı adına kayıtlı olduğu, davacı tarafın dosyamıza sunduğu dava konusu faturaların davalı tarafa ulaştırıldığına dair e fatura sistem görüntüsünü incelendiğini, dava konusu faturaların davacının incelenen 2024 ,2025 yılı ticari defterlerine görüldüğü, fotokopi suretini dosyaya sunduğunu, ...'ün davalı firma çalışanı olup olmadığının tespit edilemediğini, davacının konu ile ilgili vekili aracılığı ile dosyaya sunduğu beyanının, ... İcra Dairesinde başlatılan icra takibi 2025 tarihi itibariyle davacının davalıdan Toplam 485.398,22 TL asıl alacağı olacağı değerler Davacının takip öncesi işlemiş faiz talebi olmadığı'' görüş ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi ...'in düzenlediği 25/06/2026 tarihli 6 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; ''Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2024,2025 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulduklarının anlaşıldığı, davacının dosya kapsamında incelenen ticari defterlerine göre Takip tarihi 03.03.2025 tarih itibariyle davacının davalıdan Toplam 485.398,22 TL alacağı olduğu, davalı şirketin ticari defter inceleme günü 07.11.2025 tarih saat 14.15 da dosya kapsamında ticari dosyaya sunmadığını, yerinde inceleme talebinde bulunmadığını, davalı şirketin dosya kapsamında ticari defterleri incelenemediğini, bununla beraber davalının bağlı bulunduğu İstanbul Halkalı Vergi Dairesi Müdürlüğü, 10.06.2025 tarihli cevabi yazısında davalı şirket tarafından davacı şirket adına 2024 yılında 8 adet toplam 409.802.99TL(KDVSİZ) ba ,2025 yılında 1 adet Toplam 38.454,47TL ba kaydı olduğu, dava konusu faturaların temel fatura nitelinde olduğu dosya münderecatında davalının ilgi faturalara itirazının görülemediğini, davacı şirket vekili tarafından dosyamıza sunulu dava konusu davacının davalı adına 2024 yılında düzenlediği 7 adet, 2025 yılında düzenlediği 1 adet faturanın davacının 2024,2025 yılı ticari defterlerinde davalı adına kayıtlı olduğu, davacı tarafın dosyamıza sunduğu dava konusu faturaların davalı tarafa ulaştırıldığına dair e fatura sistem görüntüsünü incelendiğini, dava konusu faturaların davacının incelenen 2024 ,2025 yılı ticari defterlerine görüldüğü, fotokopi suretini dosyaya sunduğunu, ...'ün davalı firma çalışanı olup olmadığının tespit edilemediğini, davacının konu ile ilgili vekili aracılığı ile dosyaya sunduğu beyanının, ... İcra Dairesinde başlatılan icra takibi 2025 tarihi itibariyle davacının davalıdan Toplam 485.398,22 TL asıl alacağı olacağı değerler Davacının takip öncesi işlemiş faiz talebi olmadığı'' görüş ve kanaatine varılmıştır.

Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu, davacının alacağın tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalıya işbu duruşma tutanağının ihtaratlı olarak tebliğ edildiği, inceleme gün ve saatinde davalı hazır olmadığı gibi mazeret de bildirmediği, incelemenin sadece davacı defterleri üzerinden yapıldığı, davacının alacağına dayanak olan faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturaya itiraz olmadığı, incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 485.398,22 TL alacaklı olduğu, davacının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu ve faturaların defterinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından ticari defter ve kayıtların sunulmadığından HMK 222/3 gereğince davacının davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri lehe delil kabiliyeti kazandığı anlaşılmakla hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu edilen asıl alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 97.079,64-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine 3-Alınması gereken 33.157,55-TL harcın, peşin alınan 8.289,39-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 24.868,16-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcının ve 8.289,39-TL peşin harç olmak üzere toplam 8.904,79-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere olmak üzere toplam 2.580,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 77.663,72-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/965, K. 2026/767, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-965-e-2026-767-k-d4c879fea296