İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/930 E. 2026/823 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/930
- Karar No
- 2026/823
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/930 Esas KARAR NO : 2026/823
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/12/2025 KARAR TARİHİ : 21/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu ve davalının edinimini ifa etmediğini, bu nedenle taraflarınca davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/ ... sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattıklarını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 307.482,71-TL asıl alacak ve 4.852,33-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 312.335,04-TL borcun ödenmesi amacıyla 28/12/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 04/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 02/01/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali Müşavir Bilirkişinin 14/07/2026 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı tarafından incelemeye ibraz edilen 2024-2025 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davalı firma incelemeye yasal defterlerin ibraz edilmediği, bu sebeple dava konusu olaylar yönünden davalı ticari defterlerinde inceleme ve karşılaştırma yapılamadığı, tarafların arasında yoğun ve hacimli bir ticari ilişki olduğu, davacı tarafından kesilen faturalara karşılık davalı tarafından muhtelif tarihlerde ödeme yapıldığı, davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre; icra takip tarihi olan 30.12.2024 itibariyle davacının davalıdan 295.414,52-TL dava tarihi itibariyle ise 312.106,31-TL alacaklı olduğu, dava dosyasında davacı tarafından kesilen faturalara yasal süresinde itiraz edildiğine dair mevcut bir bilgi ve belge bulunmadığı, kesilen faturalaın dijital ortamda davalı tarafa gönderildiği, dava konusu faturaların ve muhteviyatı hizmetlerin davalıya teslim edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, Davacı tarafından davalıya keşide edilen faturaların davacı tarafından satış olarak davalı tarafından alış olara, bildirildiği, tarafların bildirimlerin birbirini doğruladığı, bildirimlerin GİB tarafından otomatik olarak yapıldığı, davalı tarafından davacı adına düzenlenen mal ve hizmet faturalarına ilişkin bildirimlerin 2024 Ocak ve 2024 Kasım dönemlerinde taraf bildirimleriyle uyumlu olduğu, 2024 Aralık dönemi bildirimlerinin uyumlu olmadığı, bildirimlerin GİB tarafından otomatik olarak yapıldığı, yapılan hesaplamaya göre talep edilebilecek faiz tutarının 5.438,86-TL olduğu ancak davacı tarafın icra takibinde 4.852,33-TL işlemiş faiz talep etmesi nedeniyle, taleple bağlılık ilkesi gereği talep edebileceği faiz tutarının 4.852,33-TL olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı icra dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; muavin defter sureti, 5.755,08-TL (2 adet), 5.618,22-TL, 7.018,26-TL (2 adet), 6.969,63-TL, 6.092,99-TL, 19.352,71-TL, 18.703,95-TL, 5.586,66-TL (2 adet), 5.693,13-TL, 5.811,41-TL, 5.226,65-TL, 5.338,66-TL, 15.219,48-TL, 4.799,24-TL (4 adet), 5.332,50-TL (2 adet), 5.338.66-TL, 10.665,00-TL, 11.223,60-TL, 5.298,52-TL, 4.792,07-TL, 16.783,62-TL, 19.607,16-TL, 7.000,26-TL, 9.986,22-TL, 5.635,76-TL, 4.790,39-TL, 5.635,76-TL (2 adet), 10.700,86-TL, 15.810,44-TL, 12.486,32-TL, 4.597,96-TL (2 adet), 5.756,20-TL, 4.623,61-TL, 4.623,32-TL, 4.623,62-TL bedelli fatura suretleri -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Bilirkişi raporu -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, faturadan kaynaklanan alacak için kaynaklanan alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, internet sitesi üzerinden verilen rezervasyon hizmet sözleşmesine dayalı ticari ilişki nedeniyle açık cari hesap kapsamında takibe dayalı faturaların ödenmediğinden bahisle itirazın iptalini talep etmiştir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nın 222. Maddesi ile mahkemenin ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceğine karar verilmiştir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır. Yasal Dayanakları Ortaya Konularak Yapılan Bu Açıklamalardan Sonra Somut Olaya Gelindiğinde; Konaklama platformu sunulması ve rezervasyon üzerinden komisyonla gerçekleştirilen hizmet/aracılık sözleşmesi kapsamında talep edilen alacağın fatura ve açık cari hesaptan takip edildiği, alınan bilirkişi raporu ile; incelemeye ibraz edilen taraf defterlerinin faturalar yönünden uyuştuğu, itiraz görmediği, genel olarak ba/bs bildirimlerinin de uyuştuğu, davacının 28/12/2024 takip tarihi itibariyle 295.414,52-TL alacaklı olduğu, sonraki tarihlerde de fatura düzenlenmişi ise de takipten sonraya yönelik olup dava ve uyuşmazlık konusu olmadığı, davalının ihtarata rağmen defterlerini ibraz etmediği, bu durumda davacının usulüne uygun tutulan kendi defterlerinin hükme esas alınması gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilerek takip tarihi itibariyle 295.414,52-TL'lik asıl alacağa ilişkin itirazın kısmen iptali gerekmiş, fazlaya ilişkin talep reddedilmiştir. 6102 Sayılı TTK'nun 1530. maddesi, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal ve hizmet tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hükümdür. Taraflar arasında tacirler arası hizmet ilişkisi mevcut olup, davacı, davalı aracılığıyla hizmet satın almış, bu aracılıktan dolayı kendisine verilmesi gereken konaklama bedelini talep etmiştir. Bu suretle kurulan ticari ilişkide tarafların sıfatı ve ilişkinin içeriği TTK 1530/7 düzenlemesine isabet eder durumda değildir (bkz. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2020/6719 esas, 2022/3585 karar sayılı ilamı). Dolayısıyla davalının takip öncesi temerrüde düşürülmemiş olması karşısında, davanın asıl alacak yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, işlemiş faiz talebi reddedilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden; Dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı takip dosyasına yöneltilen davalı itirazının kısmen iptali ile takibin 295.414,52-TL asıl alacak üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa avans faizi işletilmesine, fazlaya dair isteminin Reddine, 2-Alacak niteliği itibariyle likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 59.082,90-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 20.179,77-TL karar ve ilam harcından 3.772,23-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 16.407,54-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 3.772,23-TL peşin harç olmak üzere toplam 4.387,63-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 47.266,32-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, tebligat, müzekkere gideri toplamı 7.130,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret durumuna göre oranlanarak 6.743,74-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin kabul-ret oranına göre oranlanarak 4.350,80-TL'sinin davalıdan; 249,20-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/09/2026
Katip ... Hakim ... e-imza e-imza