Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/870 E. 2026/846 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/870
Karar No
2026/846
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/870 - 2026/846 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)

ESAS NO : 2026/870 KARAR NO : 2026/846

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/06/2026 NUMARASI : 2025/417 Esas - 2026/438 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 22/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/09/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine Ankara 5. Genel İcra Dairesi 2025/17665 esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, müvekkilinin borçlu olmadığını, müvekkili tarafından davalıya 01/08/2022 tarihinde teklif verildiğini, yapılacak iş ve tanımı ayrıntılı olarak açıklandığını, davalı tarafça müvekkili firma tarafından verilen teklifin kabul edilmesi üzerine teklifte belirtilen işin müvekkili firma tarafından yapılmaya başlandığını, bu hususta taraflar arasında bir anlaşmazlık söz konusu olmadığını, müvekkilinin yaptığı ve teslim ettiği her iş sonrasında fatura düzenleyerek karşı tarafa teslim ettiğini, teslim edilen işler ve kesilen faturaların karşı tarafça teslim alındığını, bu faturaların tarafların muhasebe kayıtlarına işlendiğini, davalı tarafça ne yapılan işlere ne de kesilen faturalara bir itiraz edilmediğini, müvekkilinin yapılan iş, kesilen faturalar ve yapılan ödemeler sonrasında davalı firmadan 313.368,28 TL alacaklı olduğunu ancak, davalı tarafça müvekkili firmaya takip dayanağı yapılan 570.235,77 TL'lik iade faturası kesildiğini ileri sürerek, öncelikle teminatsız olarak müvekkilince dosyaya yatırılan teminatın alacaklı görünen firmaya ödenmemesi için tedbir kararı verilmesini, aksi halde uygun bir teminat karşılığı alacaklıya temnatın ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini ve icra takibinin dava sonuna kadar durdurulmasını, davanın kabulü ile, müvekkilinin davalı tarafa Ankara 5. Genel İcra Dairesi 2025/17665 esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, dosyada ödeme olması halinde yapılan ödemelerin ticari temerrüt faizi ile, müvekkiline ödenmesine, kötü niyetli icra takibi nedeni ile davalı taraf aleyhine takip dayanağı alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; takip dayanağı olarak düzenlenen iade faturasının usulüne uygun biçimde elektronik olarak düzenlendiğini, karşı tarafa gönderildiğini ve davacı tarafça bu faturaya Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca sekiz gün içinde herhangi bir yazılı itirazda bulunulmadığını, davacı yan ile bu süreçte ve sonrasında, iade faturasında belirtilen alacak miktarının ödenmesi için defalarca telefonla iletişime geçildiğini, her seferinde ödeme taahhüdü verildiğini, ancak ödeme gerçekleştirilmediğini davacının ödeme yapmaması üzerine icra takibinin başladıklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/06/2026 tarih, 2025/417 Esas, 2026/438 Karar sayılı kararında özetle; Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, faturadan kaynaklı alacağa karşı menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı, aleyhine Ankara 5. Genel İcra Dairesi'nin 2025/17665 Esas sayılı takip dosyasında icra takibi yapıldığını, borca itiraz süresinin kaçırıldığını, takibe dayanak fatura nedeniyle davalının alacaklı olmadığını,, taraflar arasındaki 01/08/2022 tarihli teklif ile başlayan eser sözleşmesi ilişkisi olduğunu, işin yapılıp teslim edildiğini, davacı tarafından iş bedeli olarak gönderilen faturalara davalının itirazının olmadığını, toplamda davalı tarafından 229.938,48 TL ödeme yapıldığını, bakiye olarak 313.368,28 TL alacağı kaldığını ancak davalı tarafından 570.235,77 TL bedelli iade faturası kesildiğini, faturanın hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, işin yapılıp teslim edildiğini, beyanla takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı ise davacının takibe dayanak faturaya süresi içerisinde iade etmediğini, alacağın tahsili için ihtarname gönderildiğini ve davanın reddini savunmuştur. Ankara 5. Genel İcra Dairesi'nin 2025/17665 Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından davacı aleyhine 256.867,49 TL asıl alacak, 149.335,02 TL işlemiş faiz toplamı 406.202,51 TL üzerinden iade faturasından kaynaklanan bakiye alacak bedeli dayanak olarak takip başlatıldığı, takibe dayanak faturanın 20/05/2023 tarihli, 570.235,77 TL bedelli iade faturası içerikli olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, 2022-2023 tarihlerinde davacı tarafından davalıya 543.306,76 TL bedelli 26 adet fatura gönderildiği, davalıdan toplamda 296.938,48 TL bedelli ödemenin yapıldığı iade faturası öncesinde davalı borcunun 313.368,28 TL olduğu, davalı tarafından gönderilen 570.235,77 TL bedelli iade faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak faturaya karşı davacı yanca süresinde de itiraz edilmediği, işin yapılıp teslim edildiği, eksik ya da ayıplı iş savunmasının bulunmadığı ihtilafsızdır. Taraflar arasındaki ihtilaf davalı yan tarafından gönderilen iade faturasının davacı tarafça ticari defterlere işlenmeksizin süresinde itiraz edilmemesi halinde takibe dayanak faturadan dolayı davacının borçlu olup olmadığına ilişkindir. Tüm dosya kapsamının bir bütün halinde incelenmesinde, davalı yan tarafından gönderilen iade faturası içerikli faturanın dosya kapsamı davalı savunması dikkate alınarak taraflar arasındaki sözleşmenin içeriğini değiştirdiği, değişikliğin taraflarca kabul edildiği, ya da ifasına ilişkin olarak eksik ya da ayıplı iş bedeli vs hususlara ilişkin olduğu ispat edilememiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2024/2089 Esas, 2025/1575 Karar sayılı ilamında "... davacının dava dışı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında düzenlenen sözleşme bakımından gecikmeye neden olmadığı, ayrıca 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesine göre süresinde itiraz olunmamak suretiyle kabul edildiği varsayılan fatura içeriğinin ancak sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak faturada yer alması olağan sayılan satılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü, bedeli gibi hususlara ilişkin olabileceği, sözleşmenin kuruluşu aşamasında başta var olmayıp, ifa ile ilgili hususlarda sözleşmeyi değiştiren ve diğer tarafın durumunu ağırlaştıran kayıtların faturaya konulması durumunda ki buna muhatabınca itiraz edilmese dahi, bu kayıtların faturanın zorunlu ve olağan içeriğinden kabul edilmesi, düzenlemenin şekline olduğu kadar amacına da aykırı düşeceği, işin dava dışı iş sahibi tarafından 26.07.2019 tarihi itibariyle kabulünün yapıldığı, level testleri için tarih belirlemesi yapılmadığından test başlamadan önce davacıya yeterli süre verilerek cihaz ayarlarının yapılması imkanı tanınmadığı, testler sırasında kullanılan elektrik/enerji masraflarından davacının sorumlu olduğunun ispat edilemediği anlaşıldığı" gerekçesi ile, davanın kabulüne, Ankara 5. Genel İcra Dairesi’nin 2025/17665 Esas sayılı takip dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen 04/08/2026 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen 04/06/2025 ihtiyati tedbir kararı sonrası müvekkilince dosya kapsamına sunulan açıklamalar ile iade faturasının maddi dayanağının gereği gibi değerlendirilmediğini, ilk derece mahkemesince Ankara 53. Noterliğinin 22/08/2023 tarihli ve 24104 yevmiye numaralı ihtarnamesine ilişkin tebliğ şerhinin sunulması, Takibe dayanak iade faturasının içeriğinin ve dayanılan maddi vakıaların açıklanması yönünde kurulan ara kararların yasal süreleri içerisinde yerine getirildiğini, noter ihtarnamesine ilişkin tebliğ mazbatasının dosyaya sunulduğunu, ayrıca takibe dayanak iade faturasının düzenlenme sebebi ve taraflar arasındaki ticari ilişki açıklandığını, yerel mahkemece ara kararlar üzerine müvekkilince açıklanan maddi vakıaların dosyadaki diğer deliller ile birlikte değerlendirilmesi ve bu vakıaların hangi somut nedenle ispatlanamadığının gerekçeli kararda gösterilmesi gerektiğini, HMK. 27/2-c maddesinde belirtilen hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, gerekçeli kararda tarafların iddia ve savunmaları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalar ile bunlardan çıkarılan hukuki sonuçlar gösterilmesi gerektiğini, elektronik fatura ve Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarının diğer delillerle birlikte taşıdığı ispat değerinin tartışılmadan dosyanın karara bağlanmasının hatalı olduğunu, yine davacı defterlerindeki 67.000,00 TL tutarındaki virman kaydının dayanağının da incelenmediğini, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, üçüncü celse ara kararları yerine getirildikten sonra alınan 04/05/2026 tarihli ek rapordaki hesap tespitleri ile önceki raporlar arasındaki farklılıkların da değerlendirilmediğini, raporlar arasında çelişkiler bulunduğunu, bu çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin de hatalı olduğunu, 04/02/2026 tarihli bilirkişi ek raporundaki teknik ve muhasebe tespitleri ile takip konusu asıl alacağın hesap zincirinin incelenmediğini, TTK. 21/2 maddesi kapsamında faturaya itiraz edilmemesinin somut olaydaki karineye etkisinin de incelenmediğini, karar içeriğinde dayanılan Yargıtay ilamının somut olayla karşılaştırılmadan uygulandığını, ispat yükü ve dosyadaki delillerin karşılıklı etkisinin somutlaştırılmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yapılacak istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir. Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/06/2026 tarih, 2025/417 Esas - 2026/438 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalı taraftan alınması gerekli 27.747,70 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 6.950,00 TL'nin mahsubu ile kalan 20.797,70 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan E-imzalıdır

Üye E-imzalıdır

Üye E-imzalıdır

Katip E-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/870, K. 2026/846, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-870-e-2026-846-k-307c696d4cba