Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1187 E. 2026/1174 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1187
Karar No
2026/1174
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1187

KARAR NO: 2026/1174

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 28/07/2026

NUMARASI: 2026/1515 Esas (Derdest)

DAVANIN KONUSU: Eser Sözleşmesi

KARAR TARİHİ : 21/09/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili dava dilekçesi ile; .... Şti. tarafından davalı .... Şti.'ne müvekkile ait fabrika binasının çelik konstrüksiyon imalatı ve montajının yapılması amacıyla tedarikçi firmalardan temin ettiği ham madde demir profil ve plakaların teslim edildiği, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca imalatta kullanılacak ürünlerin eksiksiz, ayıpsız ve sağlam bir şekilde davalı şirkete teslim edildiği, malzemeler için kullanılacak olan epoksi boya, epoksi sertleştirici ve tinerin de teslim edildiği, davalıya işin yapımı için 27.06.2025 tarihinde 50.000,00 TL, 09.08.2025 tarihinde 150.000,00TL çek, 24.10.2025 tarihinde 100.000,00 TL, 31.12.2025 tarihinde 100.000,00 TL, 31.01.2026 tarihinde 20.000,00 TL olmak üzere toplam 420.000,00 TL avans ödemesi banka havale yolu ile yapıldığı, davalı tarafın sözleşme ile üstlendiği asli edimlerini yerine getirmediği, teslim aldığı hammaddeleri işlemediği, ham maddeleri açıkta bırakarak paslanmasına sebep olduğu imalatı projeye uygun şekilde tamamlamayarak müvekkil şirkete herhangi bir teslimat yapmadığı, davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve işi sürüncemede bırakması üzerine, müvekkil şirket tarafından .... Noterliği'nin 18.08.2025 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiği, davalının sözleşmeye aykırı davranarak çelik konstrüksiyon imalatını gerçekleştirmediğinden ... ili ... ilçesi, ... mh. ... sk. dış kapı no:...ada : ...,parsel: .. adresinde yapımı devam eden inşaatın bundan dolayı tamamlanamadığı müvekkil şirket binayı kullanamadığı ve kiraya veremediğinden mahrum kaldığı kira bedelinin ve maddi kayıpların tazminin gerektiği, dava konusu ham madde malların müvekkilin olası hak kayıplarının önlenmesi açısında dava kesinleşinceye kadar teminatsız olarak yediemin olarak müvekkile veya mahkemece belirlenecek 3.kişiye verilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkil şirket tarafından davalıya teslim edilen hammadde çeliklerin aynen ve projeye uygun bir şekilde teslimini, tesliminin mümkün olmaması halinde ham maddelerin aynen ve temiz şekilde iadesini, iadenin mümkün olmaması halinde bilirkişi incelemesi ile belirlenecek güncel rayiç bedeli ile arttırılmak üzere şimdilik 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalıya ödenen 420.000,00 TL avans bedelinin, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ,davalının sözleşmeye aykırılığı ve temerrüdü nedeniyle müvekkilin mahrum kaldığı kira bedeli (kâr mahrumiyeti) ile ürünlerin yapılmamış olmasından kaynaklı doğan zararının 6100 sayılı hmk m. 107 uyarınca ileride bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek tutar ile arttırılmak üzere şimdilik 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini,yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece 28/07/2026 tarihli ara karar ile; Somut olayda dava alacak talebine ilişkin olup emsal Yargıtay 19. H.D. 17/10/2019 T. 2019/2981 E. 2019/4812 K. sayılı kararı gereğince de davacı tarafından davanın konusu olan sözleşme konusu malların tedbiren tesliminin talep edildiği ve söz konusu tedbirin davanın esasını çözecek nitelikte olduğu, malın-ürünün aynen tesliminin mümkün olmaması halinde bedelinin tahsili de talep edildiğine göre, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişesinin de söz konusu olmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davacı şirketin talep ettiği tedbir, nihai mülkiyet veya tasarruf yetkisinin kalıcı olarak devri olmayıp; açıkta bekletilerek paslanan ve yok olma tehlikesi altında bulunan uyuşmazlık konusu imalatta kullanmak üzere temin ettiği hammaddelerin emtianın dava sonuna kadar koruma altına alınması amacıyla yediemine tevdi olduğunu, HMK m. 391/1 hükmü açıkça; "Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir." düzenlemesinin haiz olduğunu, uyuşmazlığın konusunu oluşturan malın açıkta çürümesini engellemek için yediemine tevdii, uyuşmazlığın esasını nihai olarak halleden bir karar değil; tam aksine müddeabihi dava sonuna kadar aynen korumayı amaçlayan kanuni bir muhafaza tedbiri olduğunu, terditli / kademeli bedel talebinin bulunmasının telafisi imkânsız zarar koşulunu ortadan kaldırmayacağını, yaklaşık ispat kriterinin dosyaya sunulan somut delillerle fazlasıyla karşılandığını, HMK m. 390/3 uyarınca ihtiyati tedbir talebinde tam ispat değil, yaklaşık ispat arandığını belirterek ihtiyati tedbirin reddine dair ara kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DEĞERLENDİRME

HMK'nin 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir degisme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceginden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın dogacagından endise edilmesi hallerinde uyusmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. "Aynı Yasa'nın 390/3 maddesinde, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandıgı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılıgını yaklasık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.

Dosya muhteviyatı ve mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı iş sahibi fabrikasının çelik konstrüksiyon imalatı ve montajının yapılması hususunda taraflar arasında eser sözleşmesi yapıldığını, imalatta kullanılacak hammadde, demir, profil, epoksi boya sertleştirici ve tiner malzemelerini kullanıma uygun davalıya teslim ettiğini, 420.000,00-TL işin görülmesi için avans ödemesi yaptığını, davalının hammaddeleri işlemediği gibi açık alanda korunaksız bıraktığını, davalıya ihtar çektiklerini, temerrüte düşürdüklerini beyanla emtianın korunması amaçlı kendisine veya yediemine teslimi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve zararlarının tazminin talep ve dava etmiştir.

Davacı her ne kadar davalıya imalat ve montaj için teslim ettiğ malzemelerin kullanılmadığı açıkta bırakıldığı ve zarar gördüğünü beyanla, korunması için ihtiyati tedbir talep etmiş ise de işin davalı tarafça yapılıp yapılmadığı malzemelerin mevcut hali ve kime ait olduğuna ilişkin yaklaşık ispata yönelik yeterli delil sunulamadığı gibi mahkemece yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi taraf delilleri ile oluşacak duruma göre her zaman tedbir talep edilebileceğinden bu aşamada mahkemenin ret kararı vermesi dosya kapsamına uygun olmuştur.

Açıklanan nedenlerle, 6100 Sayılı HMK 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamında, kararın dayandığı deliller ile yasanın gerektirdiği nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1.bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../07/2026 tarih ve 2026/... Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,

2 - İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 21/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1187, K. 2026/1174, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1187-e-2026-1174-k-7b296fc3003c