İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/679 E. 2026/732 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/679
Karar No
2026/732
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/679 KARAR NO : 2026/732

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/09/2023 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP Davacı vekili tarafından sunulan 07.09.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; adli yardım ve teminatsız ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, 11.02.2023 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın uyuması sonucunda park halindeki araçlara çarpmasıyla meydana gelen trafik kazasında müvekkili ...'in ağır yaralandığını, çalışamaz hale gelerek işten çıkarıldığını ve maddi ile manevi sorunlar yaşadığını, kazaya sebebiyet veren aracın ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalandığını, sigorta şirketine ve zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek öncelikle adli yardım ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte 1.000-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi, ... ve İnşaat Anonim Şirketi ile ...'dan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere), 50.000-TL manevi tazminatın ise davalı ... ve İnşaat Anonim Şirketi ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ikame edilen davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereği sigortacıya usulüne uygun ve eksiksiz bir başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı yanın müvekkil şirkete yaptığı başvuruda sadece geçici iş göremezlik zararlarının talep edildiğini, sürekli iş göremezlik talebi yönünden başvuru şartının gerçekleşmediğini, davacı yanın zarar görenin beyan yükümlülüğünü kasten ve art niyetle yerine getirmediğini, HMK uyarınca süresinde delil listesi sunulmadığını, ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, 641838 sayılı hasar dosyasında yapılan incelemelerde sigortalı aracın kazada kusurunun bulunmadığını, davacının yaya olarak yol ortasında dikkatsiz ve hatalı yürüyerek kazaya sebebiyet verdiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sigortalı aracın kusuru yoksa işleten ve sigortacıya sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacıda maluliyet meydana gelmediğini, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliklere uygun düzenlenmesi gerektiğini, kesinleşmemiş maluliyet oranları üzerinden hüküm kurulamayacağını, geçersiz raporlarla tazminata hükmedilemeyeceğini, tazminat hesaplamasının aktüer bilirkişilerce ZMSS Genel Şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, hesaplamalarda TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, davacının gelirini ispatlayamaması halinde asgari ücretin dikkate alınması gerektiğini, sigortacıya usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüdün oluşmadığını ve faiz işletilemeyeceğini, faiz işletilecekse dahi yasal faiz uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri ve rapor ücretinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, 6111 sayılı Kanun gereği tedavi giderlerinin SGK sorumluluğunda olduğunu, davacının ceza yargılamasında şikayetçi olmadığını veya uzlaşma sağlandığını, bu durumun tazminat davasından feragat anlamına geldiğini, yara izi (skar) suistimali ve bakiye taleplerin poliçe özel şartları gereği teminat dışı olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddini, aksi kanaatte ise poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı-... ve İnşaat A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 11.02.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkil şirket ... ve İnşaat A.Ş. aleyhine açtığı maddi ve manevi tazminat davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirttiğini, müvekkil şirketin kazaya karışan aracın işleteni sıfatını taşımadığını ve olayla bir illiyet bağının bulunmadığını ifade ettiğini, kazanın müvekkil şirketin ticari faaliyetleri kapsamında gerçekleşmediğini ve çalışanın deprem bölgesine yardım götürdüğü sırada meydana geldiğini vurguladığını, müvekkil şirketin araç üzerindeki fiili hakimiyetinin bulunmadığını ve gerekli tüm işe giriş muayene ve mesleki yeterlilik belgelerinin eksiksiz olduğunu sunduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1 maddesi uyarınca işleten sıfatı bulunmayan müvekkil şirket hakkında husumet itirazında bulunduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-d maddesi gereğince taraf ehliyeti yokluğundan davanın usulden reddini talep ettiğini, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını ileri sürdüğünü, maddi tazminat taleplerinin ayrıştırılmadığını ve soyut kaldığını belirterek davanın reddini veya davacıya kesin süre verilmesini istediğini, HMK'nın 194. maddesine aykırı olarak delillerin somutlaştırılmadığını savunduğunu, ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257. maddesindeki şartları taşımadığını ve ölçüsüz olduğunu ifade ettiğini, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yürütülmediğini iddia ettiğini, kazanın olumsuz hava koşulları ve yolda kuralsız bekleyen diğer araçlar nedeniyle kaçınılmaz bir şekilde meydana geldiğini açıkladığını, ...'nın kusursuz olduğunu ve illiyet bağının kesildiğini savunduğunu, Yargıtay kararları uyarınca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini belirttiğini, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu ve sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını ifade ettiğini, davacının manevi zarar iddiasını somutlaştıramadığını vurguladığını, davanın ... Sigorta ve ... Sigorta şirketlerine ihbar edilmesini talep ettiğini, mükerrer tahsilatın önlenmesi gerektiğini belirttiğini, faiz başlangıç tarihi ve oranına itiraz ettiğini, davacının sosyal ve ekonomik durumunun araştırılmasını istediğini, tüm bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... Katılım Sigorta A.Ş. vekili tarafından sunulan ihbara cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe özel şartlarına göre gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması, kira mahrumiyeti ve araç mahrumiyeti gibi dolaylı zararların teminat kapsamı dışında bulunduğunu, aracın kasko sigortası varsa öncelikle bu poliçedeki ihtiyari mali mesuliyet limitinin tüketilmesinin gerektiğini, ... plakalı aracın kaza tarihinde ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen kasko sigorta poliçesinin mevcut olduğunu ve bu poliçede ihtiyari mali mesuliyet klozunun bulunduğunu, davacıların maddi tazminat tutarlarının öncelikle trafik sigortasından bakiyesi ile manevi tazminat taleplerinin işbu poliçeden karşılanmasının gerektiğini, ihbar olunan konumunda olan şirketin HMK uyarınca taraf olmadığını ve aleyhine doğrudan hüküm kurulamayacağını, mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek amacıyla davacının bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumunun tespit edilerek ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile maluliyet nedeniyle bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin sorulması gerektiğini, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince gerçek zararın belirlenmesi için olay sebebiyle elde edilen kazanımların indirilmesinin şart olduğunu, kurumlara re'sen yazı yazılarak peşin sermaye değerli ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını, ödeme yapılmamışsa davacı tarafa SGK veya ilgili kuruma karşı dava açması için önel verilerek bu davanın sonuna kadar işbu davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, teminatın tek ve hasar görenlerin birden fazla olması durumunda ilgili mevzuat gereğince proporsiyon yapılarak teminatın hasarlar oranında paylaştırılması gerektiğini, bu şekilde alınacak bilirkişi raporlarının taraflarına tebliğini istediklerini, müvekkil şirketin sigortalısına karşı sorumluluğunun ihbar tarihinden itibaren başladığını, davadan önce şirkete hasar ve değer kaybı talebiyle müracaat edilmediğini, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden ücreti vekâlet ve mahkeme masraflarından sorumlu tutulmamaları gerektiğini belirterek müvekkil şirket ihbar olunan olup davalı taraf olmadığından haklarında doğrudan hüküm kurulmamasını talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Tarafların arasındaki uyuşmazlık konularının; 11/02/2023 tarihli davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken park halinde bulunun ... plakalı araçlara çarptığı, davacının çarpma nedeni ile yaralandığı, ihtilafın trafik kazasında kimin ne oranda kusurlu olduğu, davalı sürücünün kusurlu olması halinde davacının maluliyet oranı ve zararının ne olduğu, şimdilik 1.000,00 TL geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile 50.000,00 TL manevi tazminatı ilişkin olduğu noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez maluliyete ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet raporu ve bilirkişi heyet raporu tanzim ettirilmiştir. Dosyada mübrez İstanbul Adil Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 22.04.2024 tarihli raporda özetle;.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyası kapsamında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, 11.02.2023 günü saat 00.45 sıralarında davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekici ile D. 815-01 sayılı devlet yolunda ... yönüne doğru seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafında bankette duraklama halinde bulunan ... plaka sayılı kamyonetin arka sol kısmına çarptığı, bu çarpma neticesinde ... plaka sayılı kamyonetin savrularak ön ilerisinde yine bankette duraklama halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonete çarptığı, bu zincirleme kaza sonucunda ... plaka sayılı kamyonette yolcu olarak bulunan davacı ...'in yaralandığı, olay mahallinin meskun mahal içi, 2 şeritli, bölünmüş, asfalt kaplamalı, kuru zeminli ve 1.5 metre genişliğinde banketi bulunan bir yol olduğu, kaza saatinde aydınlatma bulunmadığı ve azami hız limitinin 50 km/h olduğu, çarpma noktasının banket üzerinde gerçekleştiği, olay yerinde herhangi bir fren izine rastlanmadığı, daha önce Kurumumuz ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan 30.03.2023 tarihli raporda da davalı sürücü ...'nın asli kusurlu, diğer sürücülerin ise kusursuz olduğunun belirtildiği, tüm dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı ve fotoğrafların incelenmesi neticesinde davalı sürücü ...'nın seyir halindeyken dikkatini yola vermesi ve aracını kontrollü şekilde sürmesi gerekirken bu yükümlülüklerine aykırı hareket ederek sevk ve idare hatası sonucu direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve bankette duraklayan araçlara çarptığı için kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli kusurlu olduğu, sürücü ...'ın araçlarını bankette duraklatmaları sebebiyle olayda herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, davacı yolcu ...'in ise araç içerisinde yolcu konumunda bulunması ve kazanın oluşumunda herhangi bir hatalı tutum veya davranışının tespit edilmemesi nedeniyle kusursuz olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Dosyada mübrez İstanbul Adil Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 21.10.2024 tarihli raporda özetle; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin yazısı üzerine dosyanın incelendiğini, 11.02.2023 tarihinde saat 00.45 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekici ile ... Numaralı Devlet Karayolu üzerinde seyir halinde iken hakimiyetini kaybederek bankette duraklama halinde olan ... plaka sayılı kamyonetin arka sol kısımlarına çarptığını, bu çarpma sonucu kamyonetin savrularak ön ilerisinde bankette duraklama halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin arka kısımlarına çarpması neticesinde dava konusunun ... plaka sayılı kamyonette yolcu olarak bulunan davacı ...'in yaralandığı trafik kazasının meydana geldiğini belirttiğini, kaza tespit tutanağından kaza yerinin meskun içi mahal, yolun bölünmüş yol, zeminin asfalt kaplama, yol yüzeyinin kuru, vaktin gece, havanın açık, yolun eğimsiz düz olduğunu, aydınlatmanın bulunmadığını, çarpma noktasının banket üzerinde olduğunu, sürücülerin kullandığı araçlara ait fren izi tespiti olmadığını, azami hız limitinin 50 km/sa olduğunu gösterdiğini aktardığını, davalı sürücü ...'nın aşırı kalabalık yollarda durmanın tehlike olacağı endişesiyle şehir merkezinde sakin bir yerde aracı durdurmak istediğini, şehir merkezi girişine az bir süre kala uykuya dalması neticesinde uyandığında ikinci araca çarpmak üzere olduğunu ve hemen frene bastığını beyan ettiğini, sürücü ...'ın aracın arıza lambası yanması ve hararet düşmesinden dolayı dörtlülerini yakıp nizami şekilde sağ emniyet şeridine park ettiğini ifade ettiğini sunduğunu, mevcut verilere göre davalı sürücü ...'nın sevk ve idare hatası sonucu idaresindeki çekicinin hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafında bankette duraklama halinde olan kamyonete çarpması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, sürücü ... ile davacı yolcu ...'in meydana gelen olayda atfı kabil kusurlarının bulunmadığının belirlendiği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Dosyada mübrez Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 10.07.2025 Tarihli adli tıp mütalaasında özetle; ... ve ... oğlu, 05/03/2004 Yüksekova doğumlu ... hakkında düzenlenen tıbbi belgeler ile dosyadaki grafilerin incelendiği, 11/02/2023 tarihinde geçirilen trafik kazası nedeniyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sorulan özürlülük oranı hususunda ... Devlet Hastanesinin 11/02/2023 tarihli raporunun bulunduğu, ... Üniversitesi ... Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Kliniğinin 06/11/2024 tarihli raporunda göğüs hastalıkları açısından fonksiyon kaybı düşünülmediğinin belirtildiği, aynı hastanenin Psikiyatri Anabilim Dalının 13/11/2024 tarihli raporunda kişide halihazırda özür oranı gerektirecek aktif psikopatoloji olmadığının ifade edildiği, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kliniğinin 19/12/2024 tarihli raporunda ise emg sonucunun L5 ön kök ön segment tutulumu ile uyumlu olduğunun aktarıldığı, mevcut belgelere ve incelemelere göre kişinin geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında engelliliğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu, tüm vücut engellilik oranının yüzde sıfır olduğu, iyileşme yani iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici ve sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; 11.02.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı tarafın yüzde 100 kusurlu olduğunun belirlendiğini, davacının maluliyetinin oluşmadığına dair Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığını, davacının üç haftalık geçici iş göremezlik süresinde 5.954,76 TL tutarında kazanç kaybına uğradığını, bu zarar kaleminde mükerrerlik teşkil eden bir indirim nedeninin mevcut olmadığını, geçici iş göremezlik zararlarının poliçenin sağlık giderleri teminatı kapsamında kaldığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun yüksek yargı uygulamaları ile benimsendiğini, davacının bakıcıya ihtiyacı bulunmadığına dair Adli Tıp Kurumu mütalaası uyarınca bakıcı gideri zararının oluşmadığını, davalı sigorta şirketine 25.07.2023 tarihinde başvurulduğunu, temerrüt tarihinin 04.08.2023 olarak kabul edilmesi gerektiğini, tüm hukuki değerlendirmelerin mahkemeye ait olduğunu, 03.11.2025 tarihinde ... tarafından hazırlanan raporun üç nüsha halinde sunulduğunu, dosyadaki mevcut delil durumuna göre bu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan dava değeri arttırım dilekçesinde özetle; 11.02.2023 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın .../... ilçesine doğru seyir halindeyken şoförün uyuması sonucu park halindeki ... plakalı araçlara çarptığını, meydana gelen trafik kazasında müvekkili ...'in ağır yaralandığını, bu kaza nedeniyle davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi, ... ve İnşaat Anonim Şirketi ve ...'ya karşı maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat talep edildiğini, yargılama sürecinde dosyanın teknik bilirkişi heyetine tevdi edildiğini, bilirkişi raporu neticesinde maddi tazminat miktarının 5.954,76 TL olarak hesaplandığını, HMK'nın 107. maddesi gereğince dava değerinin artırılmasının zorunlu hale geldiğini, bu kapsamda 1.000,00 TL olan maddi tazminat talebinin 4.954,76 TL artırılarak toplam 5.954,76 TL'ye çıkarıldığını, söz konusu maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere, olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsilini, ayrıca 50.000,00 TL manevi tazminatın da olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılar ... ve İnşaat Anonim Şirketi, ... ve ihbar olunan ... Katılım Sigorta Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesini talep etmiştir. Dava trafik kazası nedeniyle bedensel zararların tazmini ile manevi tazminata ilişkin olduğu, davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken park halinde bulunun ... plakalı araçlara 11/02/2023 tarihinde çarptığı, davacının ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu, davacının yaralandığı, uyuşmazlığın kazada kimin kusurlu olduğu, davalı tarafın kusurlu olması halinde davacının maluliyetinin ne olduğu talep edebileceği maddi ve manevi zararların ne olduğu noktasında toplanmıştır. Kusur yönüyle yapılan yargılamada; davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki çekici ile seyir halinde iken yola gerekli dikkat ve özeni vermeyerek park halindeki araçlara çarptığından kazanın meydana gelmesinde yüzde yüz kusurludur. Kazada başkaca kusurlu yoktur. Maluliyet yönüyle yapılan yargılamada; kazanın 11/02/2023 tarihinde meydana geldiği, bu tarihte maluliyet alınacak yönetmeliğin erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmeliğin yürürlükte bulunduğu buna göre İstanbul ATK'dan davacının maluliyet raporu alınmıştır. Rapora göre davacının sürekli engelinin bulunmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren üç hafta olduğu ve başkasının geçici veya sürekli bakımına muhtaç olmadığı bildirilmiş. Rapor hükme esas alınmıştır. Dosya hesap yönüyle rapor alınmıştır. Rapora göre davacının sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı 5.954,76 TL geçici iş göremezlik zararını oluştuğu, bu nedenle geçici iş göremezlik zararının kabulüne diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede hükmedilecek manevi tazminat duyulan elem ve ızdırabın tam karşılığı olmayıp, mağdurlarda kısmen teskin duygusu yaratmaya yöneliktir. O halde taktir edilecek manevi tazminatın miktarı teskin duygusu yaratacak bir miktar olmalıdır. Manevi tazminat bir zenginleşme aracı da değildir. Acıya özendirir şekilde mağdura o tarihe kadar eline geçmemiş bir paranın manevi tazminat olarak hükmedilmesi de mümkün değildir. Manevi tazminatın miktarının taktirinde olayın ağırlığının da gözönüne alınmasının yanı sıra tarafların sosyal ekonomik durumlarının da değerlendirilmesi gerekir. Öte yandan manevi tazminat faile verilen bir ceza da değildir. Bu nedenle zaruret haline sokacak bir miktara da hükmedilemez. Davacının yaralanması, tarafların kusur oranı, tarafların ekonomik durumu ve kusur durumları da dikkate alınarak, manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile takdiren 10.000,00TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... ve İnşaat Anonim Şirketi'den 11/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat taleplerinin reddine, Her ne kadar kısa kararda sigorta yönünden ibaresi ile hüküm kurulmuş ise de; mahkememizce HMK 305 uyarınca infazda karışıklık olmaması sebebiyle ''Davalı ... Sigorta A.Ş. '' ünvanı belirtilerek gerekçeli kararda resen düzeltilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Davanın KISMEN KABULÜNE, MADDİ TAZMİNATIN KISMEN KABULÜNE, 5.954,76TL geçici iş göremezlik, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden 04/08/2023 tarihi itibariyle, davalılar ... VE İNŞAAT ANONİM ŞİRKETİ'nden 11/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müşterek ve müteselsil alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya dair taleplerin reddine, MANEVİ TAZMİNATIN KISMEN KABULÜNE, 10.000,00 TL manevi tazminatın 11/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılar ... VE İNŞAAT ANONİM ŞİRKETİ'nden birlikte müşterek ve müteselsil alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya dair talebin reddine, 1-Maddi tazminat talebi yönünden; a-Alınması gerekli 732,00-TL ilam harcının davalı ..., ile davalı ... Ve İnşaat Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine irat kaydına, b-Davacı vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 5.954,76-TL vekalet ücretinin davalı ..., ... Sigorta Anonim Şirketi ile davalı ... Ve İnşaat Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Manevi tazminat talebi yönünden; a-Alınması gerekli 732,00-TL ilam harcının davalılar ... Ve İnşaat Anonim Şirketi'nden tahsili ile Hazineye irat kaydına, b-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden; davacı vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... Ve İnşaat Anonim Şirketin'den tahsili ile davacıya verilmesine, -Davalı ... ile davalı ... Ve İnşaat Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesap ve takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp bu davalılara verilmesine, 3-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 210,00-TL müzekkere ve posta gideri, 18.775,00-TL Adli Tıp Faturası olmak üzere toplamı 8.000,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesap edilen 7.694,41-TL sinin davalılardan tahsili, 19.290,58 TL sinin davacıdan tahsili ile maliyeye gelir kaydına, 4-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 5-Davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verildiğinden başlangıçta harç alınmadığı anlaşılmakla, 179,90 TL başvurma harcının davalılar ..., ... Sigorta Anonim Şirketi Ve ... Ve İnşaat Anonim Şirketi'nden alınıp hazineye gelir kaydına, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabulucu ücretinin 889,63-TL'sinin davalı şirketinden, 2.230,37-TL'sinin davacıdan alınarak maliyeye gelir kaydına, Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ile davalılar ... Ve İnşaat Anonim Şirketi vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. 30/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/679, K. 2026/732, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-679-e-2026-732-k-b231d511af61