Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1617 E. 2026/2132 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1617
- Karar No
- 2026/2132
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1617 KARAR NO : 2026/2132
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2026 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2026/458 Esas DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit TALEP : İhtiyati Tedbir BAM KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 01/10/2026
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine davalı tarafından Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü'nün 2025/5681 Esas sayılı dosyası üzerinden 05/10/2024 ödeme tarihli 60.000,00 TL bedelli kambiyo senedi üzerinden, Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü'nün 2025/5683 Esas sayılı dosyasında 05.11.2024 ödeme tarihli, 51.840,00 TL bedelli kambiyo senedi üzerinden, Seferihisar İcra Müdürlüğü'nün 2025/529 Esas sayılı dosyası üzerinden 05.12.2024 ödeme tarihli 50.000,00 TL bedelli ve 05.01.2025 ödeme tarihli 57.415,00 TL bedelli senetler üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, davacının Karşıyaka 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/440 Esas numaralı dosyası ile Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü'nün 2025/5681 E. Sayılı dosyasındaki borca itiraz ettiğini, Karşıyaka 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/440 Esas 2025/630 Karar sayılı ilamı ile davacının borca yönelik itirazın reddine karar verildiğini ve genel mahkemelerde dava açılmasına yönelik hüküm kurulduğunu, davacının ödeme belgelerinden de görüleceği üzere davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, söz konusu takiplerde davacının taşınmazlarına yönelik satış talep edildiğini, borcu bulunmayan davacı adına satış kararı alınması ve taşınmazının satılmasının telafisi imkansız zararlar meydana getireceğini, bu nedenle ihtiyati tedbir talep ettiklerini, takiplere dayanak senet bedellerinin davalıya .. kanalı ile ödendiğini, davalı tarafın bunu bilmesine rağmen bedelsiz kalan senetler üzerinden icra takibi başlatmasının kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, açıklanan sebeplerle; öncelike teminatsız veya uygun görülecek teminat karşılığında dava konusu icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına, davacının borcu olmadığı halde davalıya ödenen 33.042,67 TL'nin ödeme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının borçlu olmadığının tespiti ile Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü'nün 2025/5683 Esas sayılı dosyası; Karşıyaka 2.İcra Müdürlüğünün 2025/5681 Esas sayılı dosyası ve Seferihisar İcra Müdürlüğü'nün 2025/529 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine başlatılan takiplerin iptaline ve davacıya maddi anlamda zarar vermek kastıyla ve alacaklı olmadığını bildiği halde haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibine girişen davalı aleyhine takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istediği görülmüştür. MAHKEMECE: "..., Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü'nün 2025/5681 Esas sayılı takip dosyası sistem üzerinden dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde; alacaklının dosyamız davalısı ... olduğu, borçlunun dosyamız davacısı ... olduğu, davalı tarafından davacı aleyhine 05/10/2024 ödeme tarihli 60.000,00 TL bedelli senede dayanılarak, 60.000,00 TL senet asıl alacağı + 24.091,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 84.091,23 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği ve haciz ihbarnamelerinin yapıldığı görülmüştür. Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü'nün 2025/5683 Esas sayılı alacaklının dosyamız davalısı ... olduğu, borçlunun dosyamız davacısı ... olduğu, davalı tarafından davacı aleyhine 05.11.2024 ödeme tarihli, 51.840,00 TL bedelli senede dayanılarak, 51840,00 TL senet asıl alacağı + 18.536,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 70.376,35 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği ve haciz ihbarnamelerinin yapıldığı görülmüştür. Seferihisar İcra Müdürlüğü'nün 2025/529 Esas sayılı takip dosyası sistem üzerinden dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde; alacaklının dosyamız davalısı ... olduğu, borçlunun dosyamız davacısı ... olduğu, davalı tarafından davacı aleyhine 5.12.2024 ödeme tarihli 50.000,00 TL bedelli ve 05.01.2025 ödeme tarihli 57.415,00 TL senetlere dayanılarak, 107.415,00 TL senet asıl alacağı + 8.426,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 115.841,00 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği ve haciz ihbarnamelerinin yapıldığı görülmüştür. Karşıyaka 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/440 Esas sayılı dosyasının bir örneği sistem üzerinden celp edilerek dosyamız içine alınmış, davacı tarafından borca itiraza yönelik davanın reddine karar verildiği, kararın 13/05/2026 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Dosyada yapılan incelemeye göre; davalı tarafından davacı aleyhine Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü'nün 2025/5681 Esas sayılı dosyası üzerinden 05/10/2024 ödeme tarihli 60.000,00 TL bedelli kambiyo senedi üzerinden, Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü'nün 2025/5683 Esas sayılı dosyasında 05.11.2024 ödeme tarihli, 51.840,00 TL bedelli kambiyo senedi üzerinden, Seferihisar İcra Müdürlüğü'nün 2025/529 Esas sayılı dosyası üzerinden 05.12.2024 ödeme tarihli 50.000,00 TL bedelli ve 05.01.2025 ödeme tarihli 57.415,00 TL bedelli senetler üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir isteminde bulunulmuş ise de davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin tespiti ve takipler itibariyle davacının borçlu olup olmadığının tespiti yargılamayı gerektirir hususlar içerdiğinden ve İİK md. 72/3 uyarınca icra takibi başlatıldıktan sonra, dava konusu takiplerin tedbiren durdurulmasına karar verilemeyeceği, davacı tarafça başkaca istemde bulunulmadığı dikkate alınarak ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile; "Takiplerin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir isteminin REDDİNE,"şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, hatta fazla ödemenin söz konusu olduğunu, bu konuda ayrıca istirdat taleplerinin mevcut olduğunu, söz konusu takiplerde icra dosyasında müvekkilinin taşınmazlarına yönelik satış talep edildiğini, borcu bulunmayan müvekkili adına satış kararı alınması ve taşınmazının satılmasının telafisi imkansız zararlar meydana getireceğini, takiplere dayanak senet bedellerinin davalıya ... kanalı ile ödenmiş olması ve davalının bu hususu bilmesine rağmen bedelsiz kalan senetler üzerinden icra takibi başlatmış olmasının kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, kambiyo senedinden kaynaklı icra takibine karşı menfi tespit davasında ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. ila 399. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı yasanın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesine göre "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir". Anılan maddeye göre öncelikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı alınabilecektir. Mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilen taraflar arasında çekişmeli olan veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimlerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacaktır. Dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır. İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Bu düzenleme gereği tedbir talep eden tarafın talebi dışında resen başkaca bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde ise; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir..'' şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyecek olmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbire itiraz eden davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/07/2026 tarih, 2026/458 Esas sayılı dosyasında, "Takiplerin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir isteminin REDDİNE," ilişkin olarak verilen ara karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 01/10/2026