Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1183 E. 2026/1617 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1183
- Karar No
- 2026/1617
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1183
KARAR NO:2026/1617
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:09/07/2026 (Ara Karar)
NUMARASI:2026/1252 Esas
TALEP:İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/10/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekilinin ihtiyati tedbir istemli 30/06/2026 tarihli dilekçesinde özetle; dava konusu çekler nedeniyle müvekkilleri aleyhine herhangi bir takip ve tahsil işlemi yapılmasının önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu ancak Mahkemece reddedildiğini, tedbir talebinin reddedilmesine müteakip davalı banka tarafından işbu davaya konu çeklere dayanılarak müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takipleri başlatıldığını,müvekkilleri aleyhine icra takibine girişildiğini, söz konusu takiplerin görülmekte olan işbu davanın konusunu oluşturan çeklere dayandığını, icra takiplerinin devam etmesi halinde müvekkillerinin malvarlığına haciz uygulanması, banka hesaplarının bloke edilmesi, ticari faaliyetlerinin ciddi şekilde sekteye uğraması, kredi ve finansman olanaklarının zarar görmesi, ticari itibarlarının zedelenmesi ve telafisi güç hatta imkansız zararların doğmasının kaçınılmaz olduğunu, menfi tespit davasının amacının gerçekte mevcut olmayan bir borcun cebri icra yoluyla tahsil edilmesini önlemek olduğunu, davaya konu çeklere ilişkin icra takiplerinin devam etmesi halinde işbu davanın hukuki koruma işlevinin de önemli ölçüde ortadan kalkacağını, tüm bu nedenlerle dava konusu çeklere ilişkin olarak başlatılan icra takiplerinin, verilecek ihtiyati tedbir kararı ile yargılama sonuna kadar durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 09.07.2026 tarihli ara karar ile "sunulan deliller ile yaklaşık ispatın sağlandığı gerekçesiyle
1-Davacı tarafın takibin durdurulması yönündeki İİK m. 72/2 hükmü kapsamında ihtiyati tedbir isteminin reddine,
2-Davacı tarafın talebinin İİK m.72/3 hükmü kapsamında değerlendirilmesi kapsamında Iğdır İcra Müdürlüğü'nün ..., İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ..., İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... ve İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyaları yönünden ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile takibe konu alacağın,icra dosyalarına yatırılan paranın alacaklıya ödenmesinin engellenmesine karar verilmiştir.İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekili ;Müvekkillerin iddiaları mahkemece yaklaşık olarak ispatlandığı kabul edilmesine rağmen icra takiplerinin tüm sonuçlarıyla devamına izin verilmesi, menfi tespit davasının müvekkiller bakımından etkili bir hukuki koruma sağlamasını önemli ölçüde güçleştireceğini , bu süreçte müvekkillerin malvarlıkları üzerinde haciz ve satış işlemleri gerçekleştirilecek olursa, ileride verilecek olumlu bir menfi tespit hükmünün müvekkillerin uğradığı zararı tamamen gidermesi mümkün olmayacağını ileri sürerek başlatılan icra takiplerinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Davacı şirketler bakımından dava dışı ... lehine keşide edilen çeklerin davalı bankaya ciro edildiği, çeklerin lehine keşide edildiği ...'a karşı ileri sürülebilecek şahsi defilerin hamil davalıya ileri sürülüp sürülemeyeceği ancak yargılama sonunda belirleneceği,yargılamanın bu aşamasında bu hususa ilişkin olarak yaklaşık ispatın sağlanmadığı anlaşılmakla icra takiplerinin durdurulması, bu meyanda icra takip dosyalarında yapılacak takip işlemlerinin durdurulması talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamış, davacı ihtiyati tedbir isteyenler vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/10/2026