Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1238 E. 2026/1555 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1238
- Karar No
- 2026/1555
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/1238
KARAR NO:2026/1555
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20/11/2025
NUMARASI:2024/791 Esas - 2025/768 Karar
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/12/2024
İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/09/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; davalı tarafından davacı müvekkil aleyhine İstanbul 32. İcra Dairesinin ... sayılı icra takibi başlatıldığını, ancak çekin düzenlendiği temel borç ilişkisinde karşı edimin yerine getirilmemesi durumu sabit olduğu üzere borç bulunmadığını, müvekkilinin ödeme güçsüzlüğüne girdiğinden dolayı çeki karşılıksız çıktığından dolayı icra ceza davası açıldığı ve halihazırda İstanbul 7. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2024/78 Esas dosyası ile devam ettiğini davacı müvekkilin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının kötü niyetli takip yapması nedeni ile alacağın % 20’si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine,icra takibinin teminatlı veya teminatsız durdurulmasına, çekin müvekkiline iadesine, yargılama sonunda davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekilikıymetli evraklarda mücerretlik (soyutluk) ilkesinin geçerli olduğunu, bu ilkenin geçerli olmasının en temel nedenlerinden birinin hamilin durumunu güçlendirmek ve dolayısıyla kıymetli evraka duyulan güveni artırıp tedavül kabiliyetini kolaylaştırmak olduğunu,davacı tarafın çekin düzenlendiği temel borç ilişkisinde karşı edimin yerine getirilmediğini gerekçe göstererek borç bulunmadığını iddia ettiğini,ispat kuralları gereği çekin veya senetten ötürü borçlu bulunmadığı iddiasının kabul edilebilir olması için, öncelikle bu konudaki ispat yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerektiğini, çek veya senetten ötürü borçlu olmadığını iddia eden kişi, açacağı menfi tespit davasında bu iddiasını yazılı delil ile ispat ile mükellef olduğunu, her ne kadar borçlunun borcun varlığını inkar ettiği durumlarda ispat yükü davalı durumunda olan alacaklıya düşse de borç ilişkisinin kambiyo senedinden kaynaklandığı durumlarda ispat yükü yer değiştirdiğini belirterek ,haksız davanın reddine, davacının %20 oranda kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; Somut olayda çekin avans olarak verildiğini ispata yarayan yazılı belge bulunmadığı, davalı davacı şirketten alacaklı olduğunu savunduğu, davacının çeki avans olarak verdiğini kanıtlar yazılı kesin delil sunmadığı anlaşıldığından davanın reddine bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından İİK nın 72/4 maddesi uyarınca koşulları bulunmayan davalının %20 tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; Dava konusu çekin, davacı şirket tarafından davalıya mal teslimi yapılması amacıyla verildiğini, davalı tarafın çekin verilmesine neden olan temel ticari ilişkinin gereğini yerine getirmediği, kararlaştırılan malları teslim etmediğini, mahkemenin taraflar arasındaki ticari ilişkiyi araştırmak, sipariş, teklif, yazışma, ticari kayıt ve defterleri incelemek, mal teslimine ilişkin sevk irsaliyeleri, faturalar ve taşıma evraklarını toplamak, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırmak iken hiçbir araştırma yapılmadığını, davalı tarafın alacağın dayanağını ortaya koyamadığını,hangi malı sattığını, ne zaman hangi sevkıyatla teslim ettiğini ispatlayamadığını, birinin kambiyo senedine dayanması, temel ilişkinin hiç araştırılmayacağı anlamına gelmediğini, taraflar arasında doğrudan ilişki mevcut olup davalı lehtar konumunda olduğunu, kambiyo senedinin bedelsiz kaldığının her türlü delille ortaya konulabileceğini, Mahkemece ilgili icra ceza dosyasının incelenmediğini, tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığını eksik inceleme ile hüküm verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, teslim edilecek malın avansı olarak verildiği ileri sürülen çek nedeniyle açılan menfi tespit istemine ilişkindir.TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, ... sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Hükümden anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde ödeme yaptığını ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir.Alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya çeki verdiğini iddia eden davacı, aslın hilafını iddia ettiğinden bu iddiasını ispat yükü altındadır. Kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin avans olarak) verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir.Somut olayda; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Çek bir ödeme vasıtası olup,mevcut bir borcun ödenmesi için verildiği kabul edilir.Davalı tarafın avans iddiasını kabul etmediği görülmekle ticari defterler üzerinde inceleme yapılması, çek ile ilgili kayıtların araştırılması gerekmediğinden davacı vekilinin eksik inceleme yapıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davacı tarafça çekin bedelsiz kaldığı ispatlanamadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı ...Şti vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.24/09/2026