İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1108 E. 2026/656 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1108
Karar No
2026/656
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1108 Esas KARAR NO : 2026/656

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı tarafça müvekkil aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibin usul ve yasaya aykırı olduğunu, takibe konu alacağın zamanaşımına uğradığını, 01.08.2023 tarihli 222.800 TL bedelli çekin müvekkili şirket ile ... ve ... arasındaki ticari ilişki nedeniyle keşide edilip teslim edildiğini, çekin çalındığının öğrenilmesi üzerine müvekkili şirketin çek bedelini 25.08.2023 tarihinde lehdara ödediğini, bu nedenle müvekkilin anılan çekten ötürü herhangi bir borcunun bulunmadığını, ödeme emrine sehven itiraz edilemediğini, ayrıca ... Lastik İth. Ve Ticaret A.Ş. Tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarafından 2023/... E. sayılı dosyası üzerinden açılan çek zayii davasında çek hakkında ödemeden men yasağı ve zayi kararı verildiğini, bu durumun ödeme yapıldıktan sonra öğrenildiğini, dolayısıyla icra takibinin yetkili hamil tarafından başlatılmadığını, müvekkilin borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, icra takibinin kesinleşmesi nedeniyle müvekkilin icra tehdidi altında olduğunu ve haciz işlemleriyle karşı karşıya kaldığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... D. İş sayılı dosyası kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararı gereği teminatın yatırıldığını, bu tedbir kararının devamına karar verilerek icra dosyasına giren paraların alacaklıya ödenmemesini, müvekkilin .... İcra Dairesi nezdindeki 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, asıl alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak davalı tarafa tebliğ edilmiş olduğu, davalı tarafın herhangi bir cevap dilekçesi sunmamış olduğu görüldü. İNCELEME ve GEREKÇE : ....İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosya arasına alınmıştır. Dosyamız arasına alınan ....İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin 15/09/2025 tarihinde başlatıldığı anlaşılmıştır. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur. 7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi Raporu; ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan bilirkişi raporunda özetle ; Davacı firmanın satıcı ...'dan 2023 yılında iki adet fatura karşılığında 222.800,00 TL ve 592.200,00 TL toplamı olan 815.000,00 TL tutarında araç lastiği satın aldığının tespit edildiğini, faturaların ticari e-fatura olarak düzenlendiğini ve herhangi bir iptal veya itiraz kaydına rastlanmadığını, bu faturalar karşılığında iade faturası düzenlenmediğini, ödemelerin 222.800,00 TL, 292.200,00 TL ve 300.000,00 TL toplamı olan 815.000,00 TL tutarlı üç adet banka çeki ile yapıldığını, çeklerin banka tarafından ödendiğini, dava konusu icra takibine esas 01.08.2023 tarihli ... numaralı 222.800,00 TL tutarlı ... ... Şubesi çekinin kayıp veya çalıntı olduğunun taraflarca belirlendiğini, 25.08.2023 tarihinde banka üzerinden ... adına çalınan çek ödemesi açıklamasıyla havale yapıldığının görüldüğünü, davacının fatura karşılığı aldığı tüm lastiklerin bedelini çeklerle kapattığını ve banka üzerinden ödediğini, 2023 yılında bu iki fatura dışında başka bir mal veya hizmet alımı bulunmadığını, 2023 hesap dönemi öncesinden devreden bir borç veya alacak bakiyesi olmadığını, ... isimli şahsa başka bir borcun kalmadığını, defter kayıtlarında 2023 yılı işlemlerine dair düzeltme ve hesap kapanış kayıtlarının 2025 yılında yapıldığını, ... tarafından ciro edilen kayıp veya çalıntı çekten dolayı davacıdan herhangi bir alacak kalmadığını, davacının da başka bir borcunun bulunmadığını, kayıp veya çalıntı olan 222.800,00 TL tutarlı çek üzerinden davalının icra takibi başlattığını, davacının bu çekten dolayı ödeme yaptığı ve borcunun kalmadığı anlaşıldığından kötü niyet tazminatı talebinin yerinde olduğunu, ....İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyasına giren paranın takip alacaklısına ödenmemesi gerektiğini ve icra dosyasına giren paralar ile depo edilen teminat tutarının davacıya iade edilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığını belirten raporunu mahkememize sunmuştur. Dava: Kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki yararın bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması hâlinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamaz. Bu hâlde, borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukuki bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki, bu da istirdat davasıdır (Pekcanıtez, H./ Atalay, O./ Sungurtekin Özkan, M./ Özekes, M.: İcra ve İflas Hukuku, s.156- 164). Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında icra mahkemesinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 17.03.2010 tarihli ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 tarihli ve 2011/13-576 E., 2011/747 K. sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Menfi tespit davalarında ispat yükümlülüğü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak imzası ikrar edilmiş bono alacağın varlığını ispatlayan kesin delil niteliğinde olup bu kez borçlunun borcunun bulunmadığını, usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Bono, ödeme vaadi niteliğinde kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir, ispat külfeti davacı taraftadır. Senetle İspat Zorunluluğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200. maddesinde; ''Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 201. maddesinde ise, ''Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.'' hükmü ile senede karşı tanıkla ispat yasağı hususuna yer verilmiştir. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Tüm Yasal Düzenlemeler ve dosya kapsamına göre: Davacı firmanın, Satcı ...’dan 2023 yılında düzenlen iki adet fatura karşılığı 222.800,00 TL + 592.200,00 TL = 815.000,00 TL.(KDV Dahil) araç lastiği aldığı, Faturaların Ticari E-Fatura olarak düzenlendiği, faturaların iptal ve itiraz kayıtlarına rastlanmadığı, bu faturalar karşılığı iade faturası düzenlenmediği, Faturalar karşılığı olarak 3 Adet 222.800,00 TL + 292.200,00 TL + 300.000,00 TL = 815.000,00 TL: Tutarlı Banka çeklerinin satıcıya verildiği, bankadan çeklerin ödendiği, dava konusu icra takibi yapılan 01.08.2023 Tarihli ... Nolu 222.800,00 TL. Tutarlı ... ... Şubesi çekinin Kayıp/çalıntı olduğunun taraflarca tespit edilmesi üzerine 25.08.2023 Tarihinde Bankadan havale edildiği ...- 01.08.2023 Tarihli ... Nolu Çalınan Çek Ödemesi açıklamasının yazılı olduğunun görüldüğü, Davacının, Satıcı ...’ dan fatura karşılığı aldığı tüm lastiklerin tutarlarını verdiği çeklerle kapattığı ve bankadan çekleri ödediği, 2023 Yılında 2 fatura hariç başka bir mal/hizmet alışının olmadığı, 2023 Hesap dönemi öncesinden devir eden borç/alacak tutarının olmadığı, ...’ a başka borcunun kalmadığı, Ancak defter kayıtlarında 2023 yılında yapılan işlemlerin 2025 yılında düzeltme ve hesap kapanış kayıtlarının yapıldığı, Menfi tespit davalarında ispat yükümlülüğü kural olarak davalı alacaklıya düşse de davacının dava konusu çek nedeniyle borcunun bulunmadığını, usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekecektir. İspat yükünün Kambiyo senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğu, ispat külfeti davacı tarafta olduğu, İncelenen ticari defterlere göre; ...’ın Ciro ettiği kayıp/çalıntı bu çekten dolayı davacıdan herhangi bir alacağının kalmadığı, davacının da başka bir borcunun bulunmadığı, dava konusu kayıp/çalıntı olan 222.800,00 TL. Tutarlı çek üzerinden davalının icra takibine konu çek olduğu, davacının bu çekten dolayı ödeme yaptığı ve borcunun bulunmadığı anlaşıldığından, menfi tespit talebinin yerinde olduğundan davanın kabulüne, Davalının, davacının kötü niyetli olduğunu ispatlar delil sunmadığı anlaşıldığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1- Davanın KABULÜNE .... İcra Dairesi' nin 2025/... E. Sayılı icra takip dosyasına konu ... Bankası ... Şubesi, 01.08.2023 tarihli 222.800 TL bedelli, ... numaralı çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 15.219,47-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.804,87-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 11.414,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 3.804,87-TL Peşin/nisbi Harcı, 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 665,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.085,27TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 7-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde 2025/176128 Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 4.600,00-TL ücretin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 23/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1108, K. 2026/656, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1108-e-2026-656-k-47e85a71d58b