İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/538 E. 2026/671 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/538
Karar No
2026/671
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/538 Esas KARAR NO : 2026/671

DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 01/08/2022 KARAR TARİHİ : 22/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ve şirket yetkilisinin bilgisi dışında, izni ve onayı olmaksızın yıllar boyu sahte imzalar atılarak şirket namına yüksek tutarlarda birden fazla kredi işlemi yapıldığını ve bir itimat kurumu olan bankanın, aldığı mevduatı sahtecilere karşı korumadığını ve mevcut zararın ortaya çıkmasına sebebiyet verdiğini, durumun fark edilmesi akabinde müvekkil şirket ve şirket yetkilisinin izni ve onayı olmadan tesis edilen kredi işlemlerine ilişkin evrakların davalı bankadan teslim alındığını, işlemlere konu dokümanlarda müvekkil imzasının bulunmadığını, icra takibine ve dolayısıyla huzurdaki davaya konu kredi işlemlere ilişkin tutarların aşağıdaki gibi olduğunu, 1. 13.09.2019 tarihli 1.000.000,00 TL anapara olmak suretiyle toplam 1.224.863,06 TL, 2. 06.02.2019 tarihli 500.000,00 TL anapara olmak suretiyle toplam 676.916,83 TL, 3. 16.04.2019 tarihli 500.000,00 TL anapara olmak suretiyle toplam 577.149,62 TL, 4. 09.07.2019 tarihli 750.000,00 TL anapara olmak suretiyle toplam 861.881,86 TL, 5. 17.08.2018 tarihli 400.000,00 TL anapara olmak suretiyle toplam 482.640,70 TL, 6. 27.04.2018 tarihli 750.000,00 TL anapara olmak suretiyle toplam 891.691,71 TL, 7. 28.03.2018 tarihli 500.000,00 TL anapara olmak suretiyle toplam 553.615,61 TL, 8. 13.06.2017 tarihli 250.000,00 TL anapara olmak suretiyle toplam 271.661,49 TL, 9. 27.04.2017 tarihli 1.500.000,00 TL anapara olmak suretiyle toplam 1.807.186,44 TL, 10. 23.01.2017 tarihli 150.000,00 TL anapara olmak suretiyle toplam 154.683,52 TL, 11. 31.10.2016 tarihli 250.000,00 TL anapara olmak suretiyle toplam 258.050,36 TL, 12. 23.09.2016 tarihli 250.000,00 TL anapara olmak suretiyle toplam 260.168,00 TL, 13. 27.05.2016 tarihli 150.000,00 TL anapara olmak suretiyle toplam 154.649,20 TL, 14. 17.03.2016 tarihli 3.000.000,00 TL anapara olmak suretiyle toplam 4.210.628,80 TL, 15. 26.11.2015 tarihli 150.000,00 TL anapara olmak suretiyle toplam 155.263,58 TL, 16. 19.10.2012 tarihli 400.000,00 TL anapara olmak suretiyle, toplam12.941.050,78 TL tutarındaki haksız ödemenin davalı bankadan tahsili ile müvekkile teslimi gerektiğini, müvekkilin bilgisi, rızası ve onayı olmadan sahte imza kullanılarak müvekkilin ödemek zorunda kaldığı şimdilik 10.500.000 TL’si anapara olmak kaydıyla toplamda 12.941.050,78 TL tutarındaki haksız ödemenin, kredinin tahsis tarihlerinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanarak müvekkile iade edilmesini bildirmek amacıyla, davalı bankaya 05.04.2022 tarihinde ihtarname gönderildiğini, fakat olumlu sonuç alınamadığını, bankanın işlemlerinin ceza mevzuatı uyarınca birden fazla suç tanımına uyduğunu, bu hususta ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... Soruşturma sayılı dosyasıyla şikayette bulunulduğunu, davaya konu olayda, kredi sözleşmelerinde herhangi bir talimat yahut sair bir emir değil, bizzat üçüncü kişiler tarafından atılmış, müvekkil şirket yetkilisine ait olmayan ıslak imza bulunduğunu, kredi işlemine binaen ... Tapu Sicil Müdürlüğü nezdinde yapılan ipotek işlemindeki imzanın da müvekkil şirket yetkilisi ...’na ait olmadığını, belirterek sonuç olarak; davalı borçlunun ... 4. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından 19.10.2012-12.09.2019 tarihleri arasında 16 adet kredi kullanım işleminin dava konusu edildiğini, ancak ilk işlemin üzerinden 10 yıl ve son işlemin üzerinden 2,5 yıl geçtikten sonra huzurdaki davanın açıldığını ve davacı istemlerinin zaman aşımına uğradığını, davacı firma ile müvekkil banka arasında Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ile bankacılık iş ve işlemlerinin kurallarının belirlendiğini, davacı şirket tarafından müvekkil bankaya verilen talimatlara istinaden gerçekleştirilen kredi kullandırımlarında müvekkil bankanın kusurunun bulunmadığını, davacıya ait hesap hareketleri ile sabit olduğu üzere, dava konusu kredi bedellerinin davacının hesabına geçtikten sonra, davacı şirketin cari hesaplarına istinaden ödemeler yapıldığını, davacı şirketin dava dışı bankalardaki hesaplarına gönderildiğini, grup firması ...firmasına gönderildiğini, davacı şirket yetkilisi ...’na ait hesaplara gönderildiğini, davacı şirketin maaş ödemelerinin ve kira ödemelerinin yapıldığını, davacı hesabından internet bankacılığı kanalı ile binlerce işlem gerçekleştirildiğini ve davacının dava konusu işlemler de dahil olmak üzere, hesabından gerçekleştirilen işlemleri bildiğini, belirterek sonuç olarak; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava, ... 4. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasına davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Taraflar arasında mevcut mevduat ilişkisi kapsamında 19/10/2012 - 13/09/2019 tarihleri arasında davacı şirket adına ancak davacının bilgisi dışında toplam 10.500.000 TL kredi kullanımları yapıldığı, davacı tarafça bu kredilerin 12.941.109,78 TL olarak geri ödemek zorunda kalındığını oysaki kredi kullanımındaki belgelerin davacı şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı, bu suretle müvekkilinin dolandırıldığından bahisle ödenmek durumunda kalınan bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde kredi sözleşmesindeki imzaların davacı şirket temsilcisi eli ürünü olup olmadığı, davacı şirket talimatı ile kredilerin kullandırılıp kullandırılmadığı, kullandırılan kredilerin davacı hesabına geçip geçmediği, davacı zararı bulunup bulunmadığı, güven kuruluşu olan davalı bankanın özen yükümlülüğü kapsamında sorumlu olup olmadığı, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, sorumluluğun olması halinde miktarı noktasında toplandığı görülmüştür. ... 4. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde, Takip alacaklısı ...Tic. A.Ş. tarafından,...A.Ş. aleyhine, İ ile 12.941.050,78 TL tutar üzerinden 31.05.2022 tarihinde, İlamsız Takipte Ödeme Emri ile icra takibi başlatıldığı, Alacak tutarına yıllık %26,69 reeskont faiz oranından faiz talep edildiği, Alacak tutarının dayanağının, müvekkilin bilgisi, rızası ve onayı olmadan sahte imza ile kullandırılan 13.09.2019, 06.02.2019, 16.04.2019, 09.07.2019, 17.08.2018, 27.04.2018, 28.03.2018, 13.06.2017, 27.04.2017, 23.01.2017, 31.10.2016, 23.09.2016, 27.05.2016, 17.03.2016, 26.11.2015, ve 19.10.2012 tarihli krediler sebebiyle ödenen meblağlar olduğu, Davalı banka vekili tarafından icra müdürlüğüne sunulan 03.06.2022 tarihli dilekçe ile borcun tamamına, asıl alacağa ve takibin tüm ferilerine itiraz edildiği, bunun üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça bu defa İİK 67 maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır. Davalı bankadan, davacıya ait 19/10/2012 - 13/09/2019 tarihlerini kapsayan hesap hareketleri ile ...nolu hesaba ait hesap hareketleri (CD ortamında); davacıya ait internet bankacılığı başvuru formu, internet bankacılığı log kayıtları (CD ortamında) celp edilmiştir. ... CBS 'nin ... soruşturma sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde Söz konusu 16 adet kredi kullanım sözleşmesi ile tapu ipotek belgesi ile müştekinin imza yazı örnekleri arasında yapılan bilirkişi incelemesine göre kredi sözleşmeleri üzerinde bulunan imza yazı örnekleri ile tapu ipotek belgesi üzerinde bulunan imza yazı örneklerinin müştekiye ait olduğunun belirtildiği, ... Bankası tarafından verilen cevabi yazı ekinde gönderilen hesap hareketleri incelendiğinde söz konusu kredi kullanımına ilişkin tutarlar şirket hesabına aktarıldığının görüldüğü bu anlamda sahteliği iddia olunan belgelerin müştekinin el ürünü olması ve kredi sözleşmesine konu paraların müştekiye ait şirket hesabına yatırılmış olması hususu göz önünde bulundurulduğunda Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, Şüpheli hakkında üzerine atılı suçtan CMK 172/1 maddesi uyarınca kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına, kararı verildiği, kararın 16/09/2024 tarihinde ....10. Sulh Ceza Hk ... Dğ.İş sayılı kararı ile itirazın reddi kararı gereği kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava dışı ... Şti ye ait İTO kaydı dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizce 07/10/2025 tarihli ara karar ile, taraf iddia ve savunmaları dosya kapsamına ibraz edilen deliller mahkememizce belirlenen uyuşmazlık konuları nazara alınarak dosyanın bilirkişi heyet incelemesine tevdiine, bilirkişi olarak sözleşme alanında uzman ... bankacı bilirkişi ...ve Mali Müşavir ...'ın vasıtası ile bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda özetle, Mahkemece, imza aidiyetini ...’na bağlayan Cumhuriyet Başsavcılığı dosyası kapsamındaki bilirkişi raporuna itibar edilmesi durumunda (13.09.2019 -17.08.2018 tarihli kredilere dikkat edilerek), bankanın işlem güvenliğini zedeleyen bir ihmalinden söz edilemeyeceğinden davalının sorumlu olmadığının ifade edilebileceği, buna mukabil, imzaların taklit olduğunu savunan uzman mütalaasına riayet edilmesi halinde ise, hem bankanın özen yükümlülüğü hem de davacının kendi hesapları üzerindeki denetim eksikliği göz önüne alınarak ve Yargıtay’ın 2014, 2016 ve 2020 yıllarındaki kararları gözetilerek müterafik kusur prensibi uyarınca bir sorumluluk paylaşımına gidilebileceği, imzaların taklit olduğu kabul edilir ve Mahkemece, Yargıtay’ın 2024 yılında verdiği karardan yola çıkılır ise sorumluluğun davalıya ait olduğunun söylenebileceğinin bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce 02/04/2026 tarihli ara karar ile, dosyanın mahkememizce re'sen seçilecek 3 kişilik grafoloji alanında uzman bilirkişi heyetine tevdii edilerek, soruşturma dosyasına davacı tarafça sunulan 29.11.2023 tarihli uzman görüşü ve soruşturma dosyasından alınan 13.12.2023 tarihli bilirkişi raporu arasındaki çelişkiyi giderir gerekli imza incelemesi yapılarak rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup, bilirkişi kurulunca düzenlenen 22/07/2026 tarihli raporda özetle, İnceleme konusu 30 adet belge (Resim 1-30) yer alan ... adına atfen atılan 131 adet imza ile ...’na ait mukayese imza örnekleri arasında (Resim 31-32) yapılan grafolojik ve grafometrik karşılaştırmada, imzaları oluşturan ‘h tellioğl’ yazısındaki harflerinin kaligrafik yapılanması, bağlantı ve kümelenme tarzı, işleklik, hız ve baskı derecesi, eğim, yön ve doğrultu gibi özellikler bakımından önemli düzeyde benzerlik ve uyum olduğu saptandığından, inceleme konusu 30 adet belgede ... adına atılan imzaların ...'nun eli ürünü olduğu, kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi raporları ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafça taraflar arasında mevcut mevduat ilişkisi kapsamında 19.10.2012 – 13.09.2019 tarihleri arasında davacı şirket adına ancak davacının bilgisi dışında toplam 10.500.000 TL kredi kullanımları yapıldığı ileri sürülerek davalı bankanın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılığı nedeniyle zarar talebinde bulunulduğu, bilirkişi kurulunca düzenlenen 22/07/2026 tarihli raporda özetle, İnceleme konusu 30 adet belge (Resim 1-30) yer alan ... adına atfen atılan 131 adet imza ile ...’na ait mukayese imza örnekleri arasında (Resim 31-32) yapılan grafolojik ve grafometrik karşılaştırmada, imzaları oluşturan ‘h tellioğl’ yazısındaki harflerinin kaligrafik yapılanması, bağlantı ve kümelenme tarzı, işleklik, hız ve baskı derecesi, eğim, yön ve doğrultu gibi özellikler bakımından önemli düzeyde benzerlik ve uyum olduğu saptandığından, inceleme konusu 30 adet belgede ... adına atılan imzaların ...'nun eli ürünü olduğunun tespit edildiği, anılan tespitlerin denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınabileceği kanaatine varılmış, ayrıca davalı ...Bankası A.Ş. ile davacı ...Tic. A.Ş. arasında imzalanan 19.10.2012 ve 17.03.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri ile davalı banka lehine 2. dereceden tesis edilen 5.800.000 TL’lik gayrimenkul ipoteğine istinaden, davacı şirkete Borçlu Cari Hesap Kredileri ve Taksitli Ticari Krediler kullandırıldığı, davalı banka tarafından, davacı şirkete 19.10.2012 – 13.09.2019 tarihleri arasında kullandırılan dava konusu 17 adette 10.250.000,00 TL’lik kredi tutarının, davacıya ait ... ve ... no.lu mevduat hesaplarına alacak kaydedildiği, davacı şirketin hesaplarına alacak kaydedilen dava konusu kredi tutarları ile; davacı şirket tarafından üçüncü şahıslara ödemeler yapıldığı, davacı şirketin diğer bankalardaki hesaplarına para transferleri gerçekleştirildiği, davacı şirket yetkilisi ...’nun hesaplarına havaleler gönderildiği, döviz alımları yapıldığı, kredi geri ödemesi ve maaş ödemesi yapıldığının da mali bilirkişi tarafından tespit edildiği nazara alındığında dava konusu kredilerden dolayı davacı şirketin bir zararının bulunmadığı kanaatine varılmış, anılan gerekçelerle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 732,00TL karar ve ilam harcından peşin alınan harcın mahsubuna, fazlaca alınan 155.471,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3- Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 gereğince hesap olunan 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya/davalılara verilmesine, 6-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/09/2026 14:29:28

Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/538, K. 2026/671, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-538-e-2026-671-k-5ea95f68c6ff