İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/782 E. 2026/658 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/782
- Karar No
- 2026/658
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/782 Esas KARAR NO : 2026/658 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2024 KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı şirkete borcu bulunduğunu, davalı ile davacı arasında bir ticari ilişki söz konusu olduğunu, davalı davacıdan fatura karşılığı ürün aldığını, davacının davalıya mal teslimi gerçekleştirmesine rağmen davalı herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine davacının muhasebe kayıtlarındaki 09.08.2024 tarihli cari hesap alacağına (123.704,02-TL ) istinaden ... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası ile Cari Hesap Ekstresi Alacağına ilişkin ilamsız takip başlatıldığını, davalının ... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası ile aleyhine başlatmış oldukları icra takibinde, borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasını talep ettiğini, bu talep doğrultusunda icra takibin durdurulduğunu beyan ederek; borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile ... İcra Müdürlü; 2024/... esas sayılı dosyası ile yapılan takibin devamına, davalı borçluya İİK 67/2 maddesi gereğince %20 den az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatının yükletilmesine karar verilerek, tüm mahkeme harç ve masrafları ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı, dava konusu alacağın davalı ile aralarında ticari ilişkiden kaynaklanmakta olduğunu iddia ettiğini, dava konusu malların davalı taraf teslimine ilişkin ispat yükü davacıda olup davacı tarafından hiçbir belge sunulmadığını, ayrıca davacı, borcun sebebi olarak cari hesap ekstresi olarak isimlendirdiği muavin defter çıktısını dayanak göstermiş olup bu çıktının hiçbir resmi yönü ve bağlayıcılığı bulunmadığını, dava konusu talep edilen alacak likit bir alacak olmadığını, bu bakımdan davacı şirketin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini beyan ederek; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; İİK m.67 hükmü kapsamında itirazın iptali isteminden ibarettir. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır. Taraflarca delil olarak dayanılan icra dosyası celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. İtirazın iptali istemine konu İstanbul ... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesap alacağı dayanak edilmek suretiyle 123.704,02 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır. Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi Eylem Naimoğlu tarafından sunulan 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği, 2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226” ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde alınmamış olduğu, kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde alınmış görülmüştür. Davalı taraf e.defter mükellefi olduğu, fiziki olarak tutulan defterleri bulunmadığı davalı tarafından dosyaya bildirilen ... © ... e.posta adresi ile davalı vekilin tarafıma bildirmiş olduğu hukuk©... e. posta adresi üzerinden davalı tarafından davacı taraf adına yürütülen 2024 yılı yevmiye numaralı muavin dökümü, 2024 yılı yevmiye defteri, kebir defteri XLM dosyaları talep edilmiştir. Davalı tarafından rapor teslim tarihi itibariyle 2024 yılı ticari defterleri ibraz edilmediğinden davalı defter incelemesi yapılamamıştır. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı tarafından davalı taraf adına yürütülen 120.01.247 Kodlu Muavin defter kayıtlarına göre davacı tarafın 2023 yılından 2024 yılına devir olan alacağının 241.541,12 TL olduğu. Davacı tarafından 11.01.2024 tarihinden 08.03.2024 tarihine kadar davalı tarafa 56 fatura ile 46.239,20 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan 3 ayrı tarihte 163.006,30 TL ödeme aldığı ve buna göre 09.08.2024 takip tarihi itibariyle davalı taraftan 124.774,02 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı şirket tarafından, davalı şirket adına düzenlenen bütün faturaların e-fatura olması ile içeriği malların davalı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğun, dosya kapsamında davalı şirket tarafından faturaların iade edildiğine veya faturalar içeriği malların teslim alınmadığına ilişkin somut belgenin bulunmadığından, dava konusu cari hesap borcunun ödendiğine ilişkin de somut belge bulunmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, davacının davalı taraftan 124.774,02 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından takipte 123.704,02 TL talep edildiğinden talebe bağlılık ilkesi gereği davacı alacağının 123.704,02 TL olduğu, TCMB verilerinden 09.08.2024 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık 9051,75 olduğu görüldüğünden, Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde hüküm kurulacak asıl alacak için takip tarihinden itibaren yıllık 651,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebilecektir..." sonuç ve kanaatine varılmış, söz konusu rapor içeriği HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının cari hesaba dayalı olarak davalıdan takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı, davacının davalıya teslim borcunu yerine getirip getirmediği bu kapsamda itirazın iptali ve tazminat hüküm koşullarının oluşup oluşmaadığı noktalarında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yazılı olmayan sözleşme kapsamında TBK m.207 vd. hükümlerinde düzenlenen taşınır satışına ilişkin ticari ilişki kurulduğu, buna göre davacının satıcı davalının ise alıcı olduğu, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitler kapsamında davacının incelenen 2023-2015 yılları ticari defter ve kayıtlarının HMK m.222 ve TTK m.21 hükmünce sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu, davalı yanın usulüne uygun ihtara rağmen defter ve kayıtlarını incelemede hazır etmediği bu sebeple inceleme ve davacı defterleri ile karşılaştırma yapılamadığı, davacının defter ve kayıtlarına göre davacı tarafın 2023 yılından 2024 yılına devir olan alacağının 241.541,12 TL olduğu, davacı tarafından 11/01/2024 tarihinden 08/03/2024 tarihine kadar davalı tarafa 56 fatura ile 46.239,20 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan 3 ayrı tarihte 163.006,30 TL ödeme aldığı ve buna göre 09/08/2024 takip tarihi itibariyle davalı taraftan 124.774,02 TL alacaklı olduğu, yerleşik içtihatlar uyarınca ve davanın niteliği gereği malın teslimi ile birlikte alacağının varlığını ispat yükünün davacı uhdesinde olduğu, davacı şirket tarafından, davalı şirket adına düzenlenen bütün faturaların e-fatura olması ile içeriği malların davalı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, dosya kapsamında davalı şirket tarafından faturaların iade edildiğine veya faturalar içeriği malların teslim alınmadığına ilişkin bir delilin sunulmadığı gibi cari hesap borcunun ödendiğine ilişkin de delil sunulmadığı, yukarıda değinildiği üzere her ne kadar ispat yükü davacı uhdesinde ise de celp edilen davalı yan 2023-2024 yılı BA kayıtlarında takibe dayanak edilen cari hesap alacağına ilişkin 248 adette toplam 430.043,87 TL mal ve hizmet tutarının kaydedildiği, ispat yükünün davalı uhdesine geçtiği ve davalının mal tesliminin yapılmadığını, faturaya itiraz ettiğini ve veya bedeli ödediğini HMK m.194 hükmünce somutlaştıracağı delillerle ispat etmesi gerektiği ancak bu hususta herhangi bir delilin de sunulmadığı, anlatılanlar ışığında davacının alacaklı olduğunun TMK m.6 ve HMK m.190 hükümleri kapsamında ispat ettiği ve davacı tarafından takipte 123.704,02 TL talep edildiğinden talebe bağlılık ilkesi gereği bu miktar ile sınırlı olarak itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, alacak likit ve itiraz haksız bulunduğundan da takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan ve takdiren alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tazmini ile davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Kabul edilen alacak likit itiraz haksız bulunduğundan takdiren alacağın %20'si oranında hesaplanan 24.740,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 8.450,22 TL harçtan, peşin alınan 1.494,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.956,18TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.494,04 TL peşin harç, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafından oluşan 2.040,00 TL olmak üzere toplam 10.961,64 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, Dair, davalı vekilinin yokluğunda davacı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır