Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1494 E. 2026/2043 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1494
Karar No
2026/2043
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1494 KARAR NO : 2026/2043

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2026 NUMARASI : 2026/139 Esas 2026/489 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 28/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/09/2026

Davalı ... vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... ve ...’ye karşı borçlu olmadığını, ...’nin müvekkilinin öz babası olduğunu, 2010 -2011 yıllarında güven ilişkisine dayalı olarak bazı boş senetlerin imzalı olarak müvekkilinden aldığını, İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2024/7509 ve İzmir 11 İcra Müdürlüğünün 2024/6804 Esas sayılı dosyasıyla takibe koyduğu bu senetlerdeki imzanın müvekkiline ait olup olmadığını bilmediklerini, davalı ... hakkında evrakta sahtecilikten dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/89907 Soruşturma numaralı dosyasıyla soruşturma yapıldığını, senetlerde imza incelemesi yapılmasını istediklerini, müvekkilinin izni ve bilgisi olmadan doldurulup, ya da imzası taklit edilip doldurularak icra takibine konulduğunu, diğer davalı eşi ... ye ciro ettiğini, davalılar hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/89898 Soruşturma numaralı dosyasıyla özel belgede sahtecilik ve açığa imzanın kötüye kullanılması suçlarından suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkilinin toplam 20.000.000 TL değerinde bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında baba – kız ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasında gerçek bir mal / hizmet alış verişinin de bulunmadığını, haksız takipler nedeniyle müvekkilinin zarar gördüğünü, eşi ile tartıştığını, senet üzerinde nakden ibaresi bulunması durumunda nakden para verilmesinin mümkün olmadığını, bunun ispat yükünün davalıda olduğunu, yapılan takiplerde müvekkiline ait üç adet ayrı taşınmazın haczedildiğini, yapılan eylemin suç teşkil etmesi nedeniyle ceza dosyasının da devam ettiğini, müvekkilinin adli yardım talebinde bulunduğunu belirterek İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2024/7509 ve İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2024/6804 Esas sayılı dosyasıyla takibe koyduğu senetlerden borçlu olmadığının tespitine, davalılardan İİK m. 72/5 gereğince kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, tedbir kararı verilmesini talep ettiği belirlenmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu senetlerin müvekkili tarafından ciro yoluyla teslim alındığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının incelenmesini istediklerini, senetlerin illetten mücerret olduğunu belirterek davanın reddine, % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının borçtan kurtulmak amacıyla bu davayı açtığını, iddiaların soyut, geçersiz, belirsiz ve çelişkili olduğunu, iddiasını somutlaştırması gerektiğini, senetleri niçin verdiğini açıklamadığını, bu senetlerin durup dururken verilmediğini, dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, senetlerin boş olarak teslim edilmediğini belirterek davanın reddine İİK m. 72 gereğince icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava; İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2024/7509 ve İzmir 11 İcra Müdürlüğünün 2024/6804 Esas sayılı dosyasıyla takibe konu edilen her biri 10.000.000 TL olan iki ayrı senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2024/7509 Esas sayılı dosyası, İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2024/6804 Esas sayılı dosyası, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/89898 Soruşturma numaralı dosyası, İzmir CBS nın 89907 sor. numaralı dosyası, tarafların tacir olduğuna dair kayıtlar ve belgeler incelenmiş ve değerlendirilmişti. İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2024/7509 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... nin takip borçlusu .... aleyhine 15.03.2023 tanzim, 15.06.2023 vade tarihli, 10.000.000 TL bedelli, düzenleyeni ...., lehtarı ..., son hamili ... olan senede istinaden 19.08.2024 tarihinde takibe geçtiği, borçlunun takibe itiraz etmemesi üzerine takibin 09.09.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2024/6804 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... nin takip borçlusu .... aleyhine 01.02.2024 tanzim, 01.06.2024 vade tarihli, 10.000.000 TL bedelli, düzenleyeni ...., lehtarı ..., son hamili ... olan senede istinaden 23.07.2024 tarihinde takibe geçtiği, borçlunun takibe itiraz etmemesi üzerine takibin 29.08.2024 tarihin tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre; Taraflar arasındaki tarafların arasındaki ilişkide ticari bir ilişkinin bulunmadığı, davalının tacir olmadığı yine davacının da tacir olmadığı, senetlerin ticari bir amaçla bu senedin verildiğinin iddia edilmediği, taraflar arasında ticari veya borç ilişkisini doğuracak bir işlemin yapılmadığı, senetlerin daha önceden doldurularak davalıya illetsiz olarak verildiğinin belirtildiği, dava konusu bu senetlerden borçlu olmadığı, bu senetlerin imzasının taklit edilerek veya daha önceden boş olarak verildiği halde sebepsiz olarak doldurularak kullanıldığı iddiasıyla mahkememizde dava açıldığı belirlenmiştir. Bilindiği üzere bu tip davaların genel yetkili mahkemesi Asliye Hukuk Mahkemesi olup, tarafların konusunun ve hukuki ilişkinin ticari nitelik taşımadığı ticari iş ve dava sayılmadığı hallerde özel yetkili olan Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olması söz konusu olamayacaktır. Bu halde genel yetkili olan Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olacaktır. Dava ticari ilişkiden doğmamakta olup her iki tarafın tacir olmaması ve uyuşmazlık konusunun da ticari bir iş veya dava konusu olmaması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girmemektedir. Davalının iddiasına göre taraflar arasında mülkiyet hakkını güvence altına almak için, davacının iddiasına göre ise buzdolabı almak için verilmiş senetler olduğu belirtilmektedir. Her iki halde de ticari bir dava ve ticari bir iş yoktur. Davalının senetleri ...’ye ciro etmesi de verdiği altınlar karşılığı olduğu iddia edilmektedir. Bu ciro işlemi de ticari bir işlem değildir. Bu nedenle mahkememizin görevli olmadığı belirlenmektedir. Davacı tarafın davasında bedelsiz kalmış senedin kullanılmış iddiasına dayanmış olmakla davanın niteliği gereği 6102 sayılı TTK m. 4'de yer alan mutlak ticari davalardan biridir. Davanın doğrudan ticari dava olabilmesi için ya tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması, ya da tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ihtilafın Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı davalar içerisinde kalması gereklidir. Yine TTK m. 5’e göre dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlemine bakmakla görevli olduğu yer almaktadır. Bu durumda tarafların tacir olmadığı ve her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir ihtilaf bulunmadığından görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olması mümkün değildir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkememizce bu husus resen dikkate alınarak ticari dava niteliği bulunmayan bu davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu tespit edilmekle; görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. Davanın konusunu bonolar oluşturmakla birlikte, bu bonoların taraflar arasındaki bedelsiz kalmış senedi kullanarak takip yapılması iddiasına konu olduğundan tarafların tacir olduğuna dair bir iddia ve kanıt bulunmadığından görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Bu nedenle mahkememizce HMK m.114/1-c ve 115/2 gereğince davanın usulden reddine kararı vermek gerekmiştir.'' gerekçesi ile; HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle; Davacının davasının bedelsiz kalan senedin kullanılması, sahtecilik iddiasına ilişkin olup TTK m. 4’e göre münhasıran Ticaret Mahkemesinin görev alanına giren davalardan ve TTK m. 5’e göre her iki tarafın tacir olup, ticari işletmeleriyle ile ilgili işlerden olmadığından davada görevli mahkemenin HMK m. 1 gereğince resen değerlendirilerek davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden (HMK m. 114/1/c) Mahkememizin görevsizliğine ve davanın gerçekleşmeyecek dava şartı nedeniyle HMK m.115/2. F. Gereği davanın usulden reddine, Kararın kesinleşmesiyle ve talep halinde dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mutlak ticari davalarda tarafların tacir olması veya temel ilişkinin ticari olmasının şart olmadığını, yerel mahkemece, tarafların tacir olmamasını ve senedin veriliş nedeninin ticari bir iş olmamasını görevsizlik kararına gerekçe yaptığını, ancak mutlak ticari davalarda tarafların sıfatının veya aralarındaki temel hukuki ilişkinin niteliğinin hiçbir öneminin bulunmadığını, asliye ticaret mahkemesinin görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevinin asliye ticaret mahkemelerine ait olduğunu, uyuşmazlığın kaynağının, icra takibine konu edilen bonolar olduğunu, davacı müvekkilinin imzalarının sahte olduğu, senetlerin rızası dışında doldurulduğu ve bedelsiz kaldığı yönündeki iddialarının, bizzat kambiyo senedinin geçerliliğine ve kıymetli evrak hukukuna ilişkin olduğunu, yargılamaya asliye ticaret mahkemesinde devam edilerek işin esasına girilmesi gerektiğini, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğunu ve mahkemelerce resen dikkate alınmasının gerektiğini, ancak yerel mahkemenin HMK ve TTK'nın amir hükümlerini görmezden gelerek hatalı şekilde görevsizlik kararı tesis ettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: Menfi Tespit istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır " şeklindeki düzenleme ile artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, görevin 6100 Sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle, mahkemenin görevli olup olmadığı yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi gerekmektedir. Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmesi gerekmektedir. Öğretide benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. TTK'nın 4. maddesinin 1 inci bendinin (a) alt bendi uyarınca bu kanunda düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise, konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir. Bu durumda; Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 Sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerden bulunması, yahut özel bir yasal düzenleme ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Dava konusu somut olayda dava; davalı tarafça davacı hakkında bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik menfi tespit davasıdır. Takibe konu bono 6102 Sayılı TTK'nın 776. ve devamı maddelerinde düzenlendiğinden iş bu dava TTK 4. maddesi gereğince mutlak ticari davadır. Bu nedenle görevli mahkeme Asliye Ticaret mahkemesidir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup davanın her aşamasında mahkemece re'sen nazara alınması gereken bir husustur. Bu nedenle mahkemece görevli olunmasına rağmen dava şartı nedeni ile davanın usulden reddi kararı verilmesi yerinde olmamıştır. Bu nedenle, HMK nın 353/1-a-3. 355. maddeleri uyarınca açıklanan gerekçeler doğrultusunda mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/05/2026 Tarih, 2026/139 Esas ve 2026/489 Karar sayılı kararının HMK nın 353/1-a-3. 355. Maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın esas ilişkin istemleri inceleyip karara bağlamak üzere görevli bulunan ve kararı kaldırılan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davalı ... vekilince yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, 5- İstinaf yargılama giderlerinin esas karar ile birlikte değerlendirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/(1)-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1494, K. 2026/2043, T. 28.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1494-e-2026-2043-k-eb2ef1ca7b12