İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1881 E. 2026/699 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1881
Karar No
2026/699
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

(GÖREVSİZLİK) ESAS NO : 2026/1881 Esas KARAR NO : 2026/699

DAVA : İtirazın İptali (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2026 KARAR TARİHİ : 02/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin inşaat işleri ile iştigal ettiğini, yurt içinde ve yurt dışında birçok projesi bulunan, tüketici nezdinde tanınan kurumsal bir şirket olduğunu, davacı şirketin 2017 yılında dava dışı arsa sahibi ... Parça Tic. Ltd.Şti. isimli bir şirket ile İstanbul ili Küçükçekmece ilçesinde bulunan bir taşınmaza ilişkin yüklenici sıfatıyla kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, arsa sahibi şirketin ortaklarından birinin ölümü ve edimlerini yerine getirmemeleri sebebiyle müvekkili şirket ile arsa sahibi şirketin sözleşmeye konu taşınmazın küçük bir hissesini borçlarına karşılık müvekkili şirkete bırakılması hususunda anlaştığını, bu anlaşmadan sonra arsa sahibi şirketin yetkililerinden ...'in yetkilisi bulunduğu dava dışı şirket adına ağabeyi ...'e gerçek bir alacağa dayanmayan bonolar düzenlediğini, ağabeyi ...'in de dava dışı arsa sahibi şirkete karşı icra takibi başlattığını ve icra takibi sonucunda dava dışı arsa sahibi şirket için aciz vesikası alarak müvekkili şirkete .... Asliye Hukuk Mahkemesinde 2019/... Esas sayılı tasarrufun iptali davası açtığını, aynı şekilde ...'in işbu davanın davalısı...'e de muvazaalı bonolar tanzim ettiğini ve davalının da müvekkili şirkete karşı .... Asliye Hukuk Mahkemesinde ... Esas sayılı tasarrufun iptali davası açtığını, mevcut muvazaalı ilişki davalı ve dava dışı borçlu şirket yetkilisi ... arasında oluşturulduğunu, yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiğini, karara karşı istinaf yoluna başvurulduğundan hükmün kesinleşmediğini, dava tarihinden önce davacı şirketin adına kayıtlı taşınmaza alıcı çıktığını ve taşınmazın alımı hususunda alıcı ile mutabakata varıldığını, taşınmazın alıcısının taşınmazın üzerindeki hacizlerin fek edilmesini şart koşması sebebiyle davacı şirket vekaleten .... Noterliğinden 22/06/2026 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname keşide edilerek davaya konu taşınmazın satılacağı alıcının mevcut hacizlerin fekkini talep ettiğini, ihtiyati haczin taşınmazın devrine engel olduğunu, ihtarnamenin tebliğinden itibaren hacizlerin fek edilmesini aksi durumda ödemenin taraflarınca yapılması halinde rücu edileceğinin ihtar edildiğini, davalının ihtara rağmen taşınmaz üzerindeki ihtiyati hacizlerin fekkine yanaşmadığını, bunun üzerine istinaf aşamasında bulunan dosyaya ilişkin olarak ihtiyati hacizlerin gerekirse sunulacak teminat mukabilinde kaldırılması hususunda birden fazla dilekçeler verildiğini, ancak sonuç alınamadığını, davacı şirketin finansal ihtiyacı olması ve müşterisini de kaybetmemek için davalının muvazalı olarak dava dışı şirkete karşı başlattığı .... İcra müdürlüğünün 2018/... esas sayılı dosyasına 24/06/2026 tarihinde rücu hakları saklı kalmak kaydıyla 8.055.000,00 TL ödeme yapma zorunluluğunda kaldığını, taşınmazı da tüm bu işlemler sonucunda 03/08/2026 tarihinde alıcısına devir ve tescil edebildiğini, davacı şirketin rücu hakları saklı kalmak kaydıyla ödediği tutarın tahsil için davalıya karşı .... İcra Dairesinin 2026/... esas sayılı icra takibini başlattığını, davalının davacı şirketin mağduriyetini artıracak şekilde ödeme emrine haksız itirazda bulunarak takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, davacı şirketin tacir olduğunu, zararı ise ödediği tutara uygulanacak reeskont avans faizi kadar olduğu, sair munzam zarar vs haklarının saklı tutulduğunu, ihtilafın çözümü hususunda arabulucuya başvurulduğunu ancak sonuç alınamadığından bahisle dosyanın .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı tasarrufun iptali davasının bekletici mesele yapılmasını, davanın kabulünü, davalının .... İcra Dairesinin 2026/... esas sayılı ödeme emrine yaptığı itirazın iptalini, haksız itiraz sebebiyle alacağın %20 sinden az olmamak üzere inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesini, yargı harç ve masrafları ile birlikte ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile itirazın iptaline ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda uyuşmazlığın özünü muvazaa oluşturmaktadır. Muvazaa iddiasının konusunun bono ile ilişkili olması uyuşmazlığı mutlak ticari dava yapmayacaktır zira uyuşmazlığın konusu bononun kambiyo senedi vasfıyla ilgili değildir. Somut olayda, davalının tacir olduğuna ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı gibi, arsa malikinin dava dışı şirket olması da davayı nisbi ticari dava yapmaz. Açıklanan nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varıldığından, HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine, 2-Karar kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvuru halinde dava dosyasının görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzii edilmesi için Tevzii Bürosuna gönderilmesine, 3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/10/2026

Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1881, K. 2026/699, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1881-e-2026-699-k-0b9f167cb2f7