İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1869 E. 2026/758 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1869
Karar No
2026/758
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1869 Esas KARAR NO : 2026/758

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 05/10/2026 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı idareye ilamsız icra takibi başlattığını, davalının itizarı üzerine icra takibinin durduğunu ve arabulucuğa başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı borçlunun takibe karşı haksız ve kötü niyetli itirazlarına karşı itirazın iptalini talep etmek zorunda kaldıklarını, davalı ile müvekkili arasında 05/02/2024 tarihli " anket, medya ilişkileri yönetimi, video prodüksiyon, tasarım ve muhtelif basım işleri hizmet alım işi hizmeti alımına ait sözleşme " akdedildiğini, bu sözleşme ile müvekkili davalı idarenin medya ve iletişim işlerini yerine getirmeyi üstlendiğini, üstlendiği edimleri eksiksiz şeklide yerine getirdiğini ve teslim ettiğini, müvekkil şirketin sözleşme ile üstlendiği edimlerini yerine getirdiğine ve işin ifası sırasında üretilen video, fotoğraf ve her türlü bilgi ve belgenin davalı idare personeline teslim edildiğine dair tutanak tutulduğunu, işler teslim edildikten sonra belediye tarafından gerekli kontroller yapıldığını hak ediş düzenlendiğini ve buna uygun şekilde fatura kesildiğini, ancak müvekkilinin gerçekleştirmiş olduğu hizmetlere karşılık hakedişler süresi içerisinde ödenmediğini, bu nedenlerle davalının idarenin Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün 2026/9673 esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazların iptalini ve davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazlarına karşılık takibe konu alacak likit olduğundan takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, taleplerinin icra takibinin açılış tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yapılan incelemede, davanın mutlak ticari dava olmadığı, davalı Belediyenin tacir olmadığı anlaşılmıştır. 5235 sayılı kanunun 5. Maddesine göre; Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri bir milyon Türk lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; 1. İflas, (…)3 iflasın kaldırılması, iflasın kapatılması, konkordato ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara,2. 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin kesin olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, 3. Şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan genel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak sorumluluk davalarına, organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, fesih, infisah ve tasfiyeye yönelik davalara, 4. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan tahkim yargılamasında; tahkim şartına ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfizine yönelik davalara, ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır. TTK'nın 3, 4 ve 5. Maddelerine göre; Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. HMK'nın 114. Maddesinde dava şartları sayılmış olup, aynı maddenin 1-c bendine göre mahkemenin görevli olması dava şartıdır. Yine HMK'nın 115. Maddesine göre, Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez. Yapılan incelemede, tacir olmayan davalı belediyeden ihaleyle işi alan davacının yaptığını iddia ettiği işe ait alacağını almadığını beyanla yaptığı icra takibinin iptalini talep ettiği, bu somut olayın mutlak veya nisbi ticari dava olmadığı, bu haliyle davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesini gerektirir bir yön bulunmadığı, mahkememiz ticaret mahkemesi olup yukarıda anılan yasal düzenleme uyarınca görevsiz olduğu bir davaya bakamayacağı, görev dava şartı olduğundan ve her aşamada resen değerlendirilmesi gerektiğinden dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-)Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE, 2-)HMK'nın 20. Maddesi uyarınca, karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan biri veya ikisi mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce dosya üzerinden re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-)Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile dosya üzerinden karar verildi. 07/10/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1869, K. 2026/758, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1869-e-2026-758-k-0f06b2e2da22