İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/657 E. 2026/680 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/657
- Karar No
- 2026/680
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/657 Esas KARAR NO : 2026/680 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 11/08/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar , muris...'in yasal mirasçıları olduğunu, müvekkillerinin murisi olan ... 'in ... . .../... Şubesi'nden, ... tarih ve ...-... sözleşme numaralı ( kredi referansı) ve ... TL bedelli tarım kredisi kullandığını, kredi veren bankanın bağlantılı sigorta şirketi olan davalı ... ... A.ş. tarafından tanzim edildiğini, ... poliçe nolu, Tarım Yıllık Azalan Uzun Süreli Kredi Hayat Poliçesi ile teminat altına alındığını, sigorta poliçesinin kredi sözleşmesine entegre bir teminat olduğu ve kredi borcu, hayat sigortası ile teminat altına alındığını, sigorta sebebiyle ... A.ş. için müvekkillerinin murisinden ... - TL poliçe primi/bedeli kesintisi yapıldığını, müvekkillerin murisi ... ... tarihinde ... ... ... ... Hastanesi'nde vefat ettiğini , hastane tarafından düzenlenen hasta epikriz raporuna göre ölüm tanısı olarak "Respiratuvar Arrest , Kardiyak Arrest , Tanımlanmamış" olarak geçtiğini, murisin vefatından sonra ... . Ve ... A.ş.'ye doğan poliçe teminat bedelinin ödenmesi için başvuruda bulunulduğunu ancak davalı sigorta şirketince talepleri ... tarihli yazı ile reddedildiğini, sigorta şirketinin ret cevabı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkillerin murisi...'in ölüm sebebiyle illiyet bağı kurulabilcek bir rahatsızlığı/hastalığı bulunmadığını, murisin vefatından önce ... ... Hastanesinde Ve ... ... Hastanesi'nde genel muayene olmuş olup ölüm sebebine bağlı herhangi bir rahatsızlığı tespit edilmediğini, neticeten kredi veren bankanın bağlantılı sigorta şirketi olan davalı ... A.ş.'nin poliçe teminat bedelini ödemekten imtina etmesi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı sigorta şirketi ... A.ş. 'nin kredi borcu yönünden kredi veren dava dışı ... Aş.'ye ödeme yapmaması üzerine müvekkilleri icra takibine maruz kalmamak ve daha fazla kredi faizi ödememek adına, kredi borcunun tamamını ödediklerini, müvekkilleri adına vekaleten yapılan ödemeler ... tarihinde ... - TL ve ... tarihinde ... -TL olmak üzere toplam ... - TL ödeme yapılarak ilgili kredi borcu tamamen kapatıldığını, müvekkillerinin murisinin kullanmış olduğu sigorta poliçesine konu krediden dolayı müvekkillerin dava dışı ... Aş.'ye hiçbir borcu kalmadığını, kredi veren dava dışı ... Aş. ... / .... Şubesi'ne davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... – TL’si maddi tazminatın rizikonun gerçekleştiğinin davalı sigorta şirketine bildirildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillere eşit olarak verilmesine, arabuluculuk masraflarının davalı tarafa yükletilmesine, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Dava konusu ... numaralı Tarım Yıllık Azalan Uzun Süreli Hayat Sigortası Poliçesi ... A.Ş.'nin dain-i mürtehin kaydı bulunmakta olduğunu, teminata hak kazanılması halinde sigorta bedelinden öncelikli olarak yararlanacak olan dain-i mürtehin alacaklısı ... A.Ş. Olduğunu, anılan tazminata ilişkin hak sahibi bankanın muvafakati olmaksızın sigortalının doğrudan doğruya poliçeden doğan hakları talep hakkı bulunmadığını, somut olayda poliçede ... A.Ş.'nin dain-i mürtehin kaydı bulunduğundan, davacıların açmış olduğu işbu davaya, poliçede hak sahibi olan bankanın muvafakat edip etmediğinin sorulması, ilgili bankanın tazminatın başvuru sahibine ödenmesine açık ve yazılı muvafakati bulunmaması halinde davanın reddedilmesini talep ettiklerini, Müteveffa...'in vefat tarihinde müvekkili şirkette aktif olan ... numaralı Tarım Yıllık Azalan Uzun Süreli Hayat Sigortası Poliçesi bulunduğunu, Müteveffa... tarafından Başvuru Formu imzalandığını, sigortalının sağlık beyanı bölümünde kendisine sorulan sağlık sorularına hayır cevabı verdiği bu form kendisi tarafından da imzalanarak onay verildiği yani kabul edildiğini, kardiyak arrest sebebiyle vefat ettiğini, Müteveffa ... ... 'in poliçe başvurusu öncesinde bulunan hastalıklara ilişkin medulla ilaç dökümlerinde hipertansiyon ve diabet ilaçlarının bulunduğu buradan da tansiyon ve diyabet hastası olduğu anlaşıldığını, murisin mevcut hastalıklarını poliçe başvurusu sırasında biliyor olmasına rağmen başvuru formunun sağlık beyanı kısmında da açıkça görüleceği üzere beyan etmediğini, bu sebeple müteveffa... poliçe oluşturulmadan önce hastalıklarının olduğunu bildiği halde müvekkili şirkete bildirmemiş olduğu ve müvekkili şirketten gizlediği tespit edilmiş olup vefat sebebi ile bildirmediği hastalıkları arasında illiyet bağı mevcut olduğunu, müvekkili şirkette yapılan başvuruya karşılık verdiği red mektubunda sigorta şirketinin risk bazında çalıştığını ve hayat sigortasına başvuruda bulunan sigortalı adaylarından bir sağlık beyanı istendiğini, sigorta adayları bu sağlık beyanlarına göre değerlendirilerek risk grubuna ayrılmakta, gerektiğinde ek testler istenmekte ve sonuçta hangi risk grubundaysa o risk sınıfına göre prim talep etmekte veya başvuruyu red edebildiğini, müteveffa...'in vefat nedeni ile bildirmediği hastalıkları arasında illiyet bağı olması nedeniyle ve bu doğrultuda sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle müvekkil şirket sorumlu tutulamayacağından tazminat ödemesi yapılamayacağını, bu nedenlerle, huzurda açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Bilirkişisi Dr. ... ... , Bankacılık Bilirkişisi ... ... ve Sigortacılık Bilirkişisi ... ... ' ın müşterek olarak hazırladıkları ... tarihli bilirkişi raporunda özetle ; " Sayın Mahkemenin ... tarihli "dosya kapsamına göre rapor tanzim edilmesinin istenilmesine " yönündeki kararı gereği dosya tarafımıza tevdi edilmiştir. Dosya kapsamındaki hukuki ,bankacılık ,aktüeryal ve tıbbi deliller birlikte değerlendirildiğinde , yani izah edilen teknik ve hukuki gerekçeler ışığında, Sayın Mahkemenizin hukuki değerlendirme ve nihai karar Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, -Davalı ... ... A.Ş.'nin, ... numaralı poliçenin tanzimi sırasında TTK Md. 1423 gereği aydınlatma yükümlülüğünü kanuna uygun olarak (kredininkullandırıldığı mobil ortamda açık ve anlaşılır şekilde) yerine getirdiğini ispatlayamadığı, -Murisin beyan yükümlülüğünü kasıtlı olarak ihlal ettiğine ve gizlendiği iddia edilen kronik rahatsızlıklar (diyabet, hipertansiyon) ile vefat sebebi (kardiyak/respiratuvar arrest) arasında kesin bir illiyet bağı bulunduğuna dair davalı yanca ispat külfetinin yerine getirilemediği (TTK1439/2), -Davalı sigorta şirketinin tazminat talebini ret gerekçesinin haksız olduğu ve rizikonun poliçe teminatı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, -Mirascıların ... sözleşme numaralı ve ... TL tutarlı krediyi iki adette toplam ... TL’sı olarak murisin hesabına para yatırılarak dava konusu kredinin kapatılmış olduğu, Vefat tarihi (... ) itibarıyla geçerli poliçe teminat tutarının ise ... TL olduğu dikkate alınarak, - Davacı mirasçıların bankaya yaptıkları ödeme sebebiyle dain-i mürtehin bankanın alacak hakkının kalmadığı ve mirasçıların ... TL vefat sigorta bedelini talep hakkına sahip olduğu görüşüne varılmıştır. " şeklinde rapor düzenlenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, tarım kredisine dayalı olarak düzenlenen hayat sigortasından kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. 'Davanın dayanağı hayat sigorta sözleşmesi olup tarımsal kredi sözleşmesi olmayıp, hayat sigorta sözleşmelerinin niteliği gereği, sigortalı tarafın mesleği gerçek kişi ve tüketici olması niteliğini değiştirmez. Davanın 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı yasadan sonra ... tarihinde açılmış olmasına göre, 6502 sayılı yasanın 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, murisin tüketici konumunda olup davalı sigorta şirketi ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesinin bir tüketici işlemi olmasından dolayı, İlk Derece Mahkemesince görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olmasına rağmen asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi hatalı olduğundan davacı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. ' Antalya BAM ... . H.D. .../... Esas- .../... Karar Dosya kapsamından, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 16.05.2017 tarih ve 2017/198-2017/5526 E-K sayılı; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesinin 14.03.2017 tarih ve 2017/226-2017/208 E-K ve 12.07.2018 tarih ve 2018/1462-2018/1042 kararlarında da belirtildiği gibi, davanın dayanağı hayat sigorta sözleşmesi olup ticari kredi sözleşmesi değildir. Hayat sigorta sözleşmelerinin niteliği gereği, sigortalı tarafın mesleği ne olursa olsun (tacir, esnaf, işçi, memur vs.) gerçek kişi ve tüketici olması dışında bir seçenek yoktur. Bu nedenle, davacılar miras bırakanı tüketici olup, davalı sigorta şirketi ile arasındaki hayat sigortası sözleşmesine dayalı olarak talepte bulunulduğunun anlaşılmasına göre, 6502 sayılı yasa kapsamında kalan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiğinin kabulü ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1. Davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2. Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/2 maddesi gereğince; görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini (yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti) ödemeye mahkum edeceğine, 5. Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde görevli mahkemede tevzi edilecek dosyaya aktarılmasına, dava dosyasının görevli mahkemeye süresi içinde gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, bakiye gider avansının istek halinde yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza