Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1355 E. 2026/1730 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1355
Karar No
2026/1730
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1355 - 2026/1730 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/1355 KARAR NO : 2026/1730

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/05/2026 NUMARASI : 2024/1515 Esas ve 2026/610 Karar

DAVACILAR : 1- VEKİLLERİ : Av. DAVALI : ... ... VEKİLLERİ : Av. İHBAR OLUNAN : ... VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Muarazanın Men-i KARAR TARİHİ : 08/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/10/2026

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/05/2026 Tarih, 2024/1515 Esas ve 2026/610 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVACI ADİ ORTAKLIK VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davacı şirketler (... İnşaat Ltd. Şti., ... Yapı İnş. Ltd. Şti. ve ... İnş. A.Ş. Adi Ortaklığı) tarafından, ... İli ... 799 adet deprem konutu ve 186 adet ahır yapım işi kapsamında ihtiyaç duyulan elektrik enerjisinin sağlanabilmesi için ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye gerekli abonelik başvurularının yapıldığını, projelerin onaylandığını ve tüm eksikliklerin giderildiği halde elektrik aboneliğinin tesis edilmediğini, davalı kuruma ve ilgili makamlara defalarca başvuru yapılmasına rağmen işlemlerin sonuçlandırılmadığını, bu nedenle şantiye sahasında elektrik kullanımından kaynaklı yüksek miktarda kaçak elektrik cezaları uyguladığını, enerji sağlanamaması halinde deprem konutlarının yapımının aksayacağı ve hak sahiplerinin mağdur olacağı ifade edildiğini, bu sebeplerle davalı ile elektrik aboneliği sözleşmesinin tesisine, yargılama süresince şantiye alanına elektrik enerjisi verilmesi için ihtiyati tedbir kararı alınmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALI ... ... ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ A.Ş. VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Dava konusu uyuşmazlığın elektrik dağıtım faaliyetinden kaynaklandığını, bu nedenle davada taraf olması gereken şirketin ... Elektrik Dağıtım A.Ş. olduğunu, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacıların gerekli başvuru ve yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle tesisat numarası oluşturulamadığını, bu sebeple taraflar arasında perakende satış sözleşmesi imzalanamadığını, müvekkili şirketin dava konusu olayda herhangi bir kusur veya sorumluluğunun bulunmadığını, işlemlerinin Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği hükümlerine uygun olduğunu, bu nedenle davanın esastan da reddi gerektiğini, verilen tedbir kararının kaldırılmasını, ... Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin davaya dahil edilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "....Arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığından mahkememizce davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davanın 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, 6100 Sayılı Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine..." karar verilmiştir. DAVACI ADİ ORTAKLIK VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Yerel mahkeme tarafından verilen davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi kararının usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, uyuşmazlığın aboneliğin tesisi tespitine ilişkin olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi kapsamında konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali davalarından olmadığını ve arabuluculuk başvuru zorunluluğunun bulunmadığını, ayrıca arabuluculuk şartının davanın en sonunda değil dilekçeler aşamasında incelenmesi gerektiğini, yargılamanın sonuna yaklaşılmışken usulden ret kararı verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, menfi tespit ve benzeri nitelikteki davalarda arabuluculuğun dava şartı olmadığını belirterek istinaf başvurusunun kabulünü, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Muarazanın meni davasıdır. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı adi ortaklığın ... İli, ... 799 adet deprem konutları ve 186 adet ahır yapım işinin enerji ihtiyacı için davalı şirkete gerekli tüm başvurular yaptığını, 19.04.2024 tarihinde abonelik işlemlerinin proje onayının ... Dağıtım A.Ş'den onaylandığını, Enerji izni ve abonelik izni için başvurular yapıldığını, projedeki tüm eksikliklerin giderildiğini, buna karşın davalı tarafından abonelik tesisi için gerekli işlemlerin yapılmadığını belirterek elektrik aboneliği sözleşmesinin tesisine karar verilmesi istemi ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/211 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 26/11/2024 Tarih, 2024/211 Esas ve 2024/131 Karar sayılı karar ile "görevli mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna, mahkemenin görevsizliğine" karar verildiği, kararın 17/12/2024 tarihinde kesinleşmesi üzerine dava dosyasının ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1515 Esas sırasına kaydedildiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 05/05/2026 Tarih, 2024/1515 Esas ve 2026/610 Karar sayılı karar ile "Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine" karar verildiği, davacı adi ortaklığın süresi içinde istinaf kanun yoluna müracaat ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, muarazanın meni (abonelik tesisi) davasında; zorunlu arabulucuya başvurunun dava şartı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 19/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir. TTK'nın 5/A maddesi; "(1)Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü düzenlemektedir. 05/04/2023 Tarih ve 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7442 sayılı Kanun'un 31.maddesinde "6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1.fıkrasında yer alan "paranın ödenmesi, alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında " şeklinde değiştirilmiş, aynı yasanın geçici 1.maddesinde "bu maddeyi ihdas eden kanunla 6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 7036 sayılı kanunun 3. Maddesinin 1. fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır" denilmiştir. Görüldüğü üzere, 6102 sayılı TTK’ya eklenen 5/A maddesinde, Kanun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir. Somut olayda da taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari bir dava olmakla birlikte, davacının elektrik aboneliği tesisini talep etmekte olduğu ve Kanunun ticari davanın açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olabilmesi için aradığı koşulların muarazanın meni (abonelik tesisi) talebinde yer almadığı, bu suretle muarazanın meni davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilemeyeceği (Aynı yönde Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 06/11/2025 Tarih, 2025/1561 Esas ve 2025/5292 Karar sayılı ilamı) nazara alındığında, mahkemece davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle; davacı adi ortaklık vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı adi ortaklık vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KABULÜ İLE ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksiklikler tamamlanarak davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı taraftan tahsil edilen istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin yeni hükümde dikkate alınmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Temyizi kabil olmayan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkartılıp harç tahsil işlemlerinin yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verild.08/10/2026

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1355, K. 2026/1730, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1355-e-2026-1730-k-51d61a609f5d