Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/899 E. 2026/890 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/899
Karar No
2026/890
Karar Tarihi

T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/899-2026/890 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)

DOSYA NO : 2026/899 Esas KARAR NO : 2026/890

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/01/2026 NUMARASI : 2026/51 Esas (Derdest)

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI : VEKİLİ : Av. ALEYHİNE İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDİLEN DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 28/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/09/2026

Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında "... parsel üzerinde yer alan "... İnşaatı şantiye" işi için 31.07.2025 tarihinde "Kapı Sistemlerinin Temini ve Montajı" hususunda bir Fiyat Teklif Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme bedelinin toplam 1.816.000,00 TL + KDV olarak belirlendiğini, davalı tarafın, ödemenin alınmasından itibaren 30 iş günü içerisinde teslimatı gerçekleştirmeyi taahhüt ettiğini, sözleşmenin "Önemli Açıklamalar" kısmının 3. maddesi uyarınca, teslimatın ödeme alındıktan sonra 30 iş günü içinde yapılacağının taahhüt edildiğini, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklı tüm yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davalı şirkete davacı müvekkilin... Bankası/ankara Şubesi TR...IBAN numaralı hesabından davalı şirketin...Bankası A.Ş. /IBAN Merkez Şubesi TR... IBAN numaralı hesabına 17.09.2025 tarihinde "Kapı Alımı Avans Ödemesi" açıklaması ile 300.000,00-TL havale/eft gönderildiğini, ayrıca davacı şirket tarafından davalı şirkete kredi kartı ile 20.08.2025 tarihinde 300.000,00-TL daha ödeme yapıldığını,...Bankası A.Ş.'ye ait 00067589 numaralı 18.11.2025 keşide tarihli 400.000,00 TL bedelli çek ve...Bankası A.Ş.'ye ait ... numaralı 23.12.2025 keşide tarihli 400.000,00 TL bedelli çek ile...Bankası A.Ş.'ye ait 27.01.2026 keşide tarihli ... numaralı 400.000,00 TL bedelli çek olmak üzere neticede toplam 1.200.000,00 TL bedelli çek teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından nakdi ödemeler yapılmasına ve ödeme takviminin işlemesine rağmen, davalı şirket tarafından taahhüt edilen iş gereği gibi ifa edilmediğini, davalının temerrüde düştüğünü, müvekkili tarafından davalı şirket ile birçok kez sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin talep edildiğini ancak menfi ya da müspet bir yanıt alınamadığını, bu nedenle müvekkili şirketin işi zamanında bitiremediğinden çok ciddi mağduriyetler yaşadığını, davalı tarafın işi süresinde teslim etmemesi, müvekkilinin ticari faaliyetlerini durma noktasına getirdiğini ve çok ciddi mali kayıplara yol açtığını, bu hususta müvekkili şirket tarafından davalı şirkete Ankara 20.Noterliği'nin 16.12.2025 tarih 29945 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, taraflar arasında akdedilen 31.07.2025 tarihli Fiyat Teklif Sözleşmesi'nde ;"Ödeme alındıktan sonra 30 iş günü içerisinde teslimat yapılacağı" şeklinde kesin vade belirlendiğinden, TBK m. 124/3 gereği davalı tarafa sözleşme yükümlülüklerini ifa etmesi açısından ayrıca süre verilmesine gerek duyulmadığını, müvekkili şirketin haklı nedenlerle sözleşmeden dönmesine rağmen, davalı şirketin müvekkili şirketin uğramış olduğu zararları tazmin etmediğini, devamında ise müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin iadesi istenmesine rağmen, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ve çeklerin müvekkiline iade edilmediğini, ihtiyati tedbir talebi yönünden; söz konusu malların müvekkiline teslim edilmediğini ve müvekkilinin mağdur olduğu gibi aynı zamanda vermiş olduğu...Bankası A.Ş.'ye ait 27.01.2026 keşide tarihli ... numaralı 400.000,00 TL bedelli çekin vadesinin yaklaşmasından dolayı zor durumda kaldığını, anlaşmayla ilgili olarak tüm vecibelerin müvekkili şirketçe yerine getirildiği halde davalı tarafın edimlerini yerine getirmediğini, ayrıca malların teslim edilmemesinden dolayı üçüncü kişilere vermiş olduğu taahhütleri de yerine getiremediğinden dolayı mağdur olduğunu ve zarara uğradığını beyan ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile haklı davalarının kabulüne karar verilmesini, menfi tespit taleplerinin kabulü ile öncelikle sözleşme kapsamında borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini, akabinde davalıya sözleşme kapsamında yapılan nakit ve çek ödemelerinin işleyecek avans faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesini, yine sözleşme kapsamında davalıya teslim edilen ve vadesi yaklaşmakta olan...Bankası A.Ş.'ye ait 27.01.2026 keşide tarihli ... numaralı 400.000,00 TL bedelli çek yönünden öncelikle davalı tarafından bankaya ibrazı ile tahsili ve icraya konulup takibe başlanması söz konusu olabileceğinden teminatsız veya mahkememiz tarafından uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ödemeden men yasağı konulmasını, aksi halde iş bu çekin davalı tarafından tahsil edilmesi halinde çek bedelinin davalıdan faizi ile birlikte istirdatına, dava süresince, davalının mevcut durumunda bir değişiklik meydana gelmesi halinde telafisi güç ve imkânsız zararların oluşabilme ihtimaline binaen ve davacı müvekkil lehine hükmedilecek tazminatın tahsili zor ve imkansız hale gelebileceğinden HMK madde 389 ve 399 maddeleri gereğince davalı şirket adına kayıtlı gayrimenkul, araç ve üçüncü kişiler üzerindeki hak ve alacaklarına dava kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkememizin uygun göreceği teminat mukabilinde ihtiyaten tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davanın haksız ve yersiz olduğunu, davayı kabul etmediklerini, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının iddia ve taleplerinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, çek de dâhil olmak üzere, kambiyo senetlerinin ihdasî nitelikte senetler olduğunu, çekin ihdasî nitelikte olmasının, senetle mündemiç olan hakkın, çekin düzenleyen tarafından imzalanarak lehtara (ilk hamile) verildiği anda doğmuş olması olduğunu, bu hakkın, kambiyo ilişkisi çerçevesinde (kambiyo hukukuna dayalı) ortaya çıkan bir alacak hakkı olduğunu, bununla birlikte kambiyo ilişkisinin temelinde çoğunlukla başka bir borç ilişkisi bulunduğunu, ancak kambiyo ilişkisinin bu temel ilişkiden tamamen bağımsız olarak meydana geleceğini, bu anlamda kambiyo senetlerinin aynı zamanda mücerret senetler olduğunu, kambiyo senetlerinin mücerret (soyut) senetler olmasının en önemli sonucunun, temel ilişkideki sakatlığın ve hükümsüzlüğün, kambiyo senedini etkilememesi olduğunu, borçlunun, çekin bedelsiz kaldığını iddia etmesinin, söz konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine (menfi tespite) yönelik olduğunu, borçlu ile alacaklı arasındaki temel borç ilişkisinden doğan ve şahsi def’i niteliğinde olan bu savunmanın, kambiyo senetlerinin, mücerret, ihdasî ve kamu güvenine mazhar olmaları nedeniyle, sadece, temel borç ilişkisinin karşı tarafına yöneltilebileceğini, müvekkiline yöneltilemeyeceğini, çeki ciroyla devralan hamillere karşı da bu def’inin ileri sürülebilmesi için, hamilin çeki devralırken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatlanmasının şart olduğunu, (TTK m. 687/1, 825/2), dolayısıyla müvekkilinin borçluların zararına hareket etmiş olduğunu, davacı tarafın ispat etmesi gerektiğini, bedelsizlik def’inin şahsi bir def’i olması nedeniyle, sadece, temel borç ilişkisinin karşı tarafına yöneltilebilir ve çeki ciroyla devralan hamillere karşı bu def’inin ileri sürülebilmesi için, hamilin çeki devralırken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun da ispatlanması gerektiğini, gerçekte müvekkilinin borçlunun zararına hareket etmesini gerektirecek bir sebebin olmaması, müvekkilinin borçlunun zararına hareket ettiğine dair en ufak bir ispat aracının dosyaya ibraz edilmemiş olması karşısında davacıların soyut iddialarından oluşan taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; HMK'nun 389'ncu madde gereğince sadece uyuşmazlık konusu üzerine tedbir konulabilecek olması, mevcut davada söz konusu ihtiyati tedbire konu talebin uyuşmazlık konusu olmadığı belirtilerek davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından dosya üzerinde detaylı bir inceleme yapılmaksızın ihtiyati tedbir taleplerinin ve ödeme yasağı taleplerinin reddine yönelik karar tesis edilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, ...Bankası A.Ş.'ye ait 27.01.2026 keşide tarihli ... numaralı 400.000,00 TL bedelli çek yönünden öncelikle davalı tarafından bankaya ibrazı ile tahsili ve icraya konulup takibe başlanması söz konusu olabileceğinden ödemeden men yasağı konulmasını, davalı şirket tarafından bahsedilen...Bankası A.Ş.'ye ait 27.01.2026 keşide tarihli ... numaralı 400.000,00 TL bedelli çekin bankaya ibrazı ile tahsili ve icraya konulup takibe başlanması söz konusu olabileceğinden mahkemece takdir edilerek teminatlı veya teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Talep Eser Sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı, peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 28/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ✍e-imzalıdır

Üye ✍e-imzalıdır

Üye ✍e-imzalıdır

Katip ✍e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/899, K. 2026/890, T. 28.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-899-e-2026-890-k-db440d5725da