Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1087 E. 2026/1437 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1087
Karar No
2026/1437
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1087 KARAR NO : 2026/1437

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08.06.2026 NUMARASI : 2026/262 E. TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 24.09.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 24.09.2026

Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.06.2026 tarih 2026/262 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirket defterlerinden 2020-2021-2022 yıllarında genel kurul toplantılarının çağrısız yapılmış olması nedeniyle Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1244 E sayılı dosyasında açtıkları genel kurulların ve genel kurul kararlarının yokluğunun tespiti davasında, iş bu genel kurul kararı ile seçilen yönetim kurulunun da yok hükmünde olduğunu, bu dava sonrasında şirketin yönetim kurulu tarafından kötü niyetli olarak alelacele genel kurul toplantıları planlandığını müvekkiline ilk olarak 12.12.2025 tarihinde düzenlenen çağrı kağıdının tebliğ edildiğini, bu çağrı kağıdında 06.01.2026 tarihinde şirketin 2023 ve 2024 yılları genel kurul toplantılarının yapılacağının bildirildiğini, taraflarınca yok hükmünde olan yönetim kurulunun çağrısı ile toplanılmış olunduğundan genel kurul tutanağına muhalefet şerhi düşüldüğünü, toplantı akabinde 06.02.2026 tarihinde 2025 yılına ilişkin genel kurul toplantısı yapılacağının yok hükmünde olan yönetim kurulu tarafından müvekkile tebliğ edildiğini, 06.02.2026 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının, yok hükmünde olan yönetim kurulunun çağrısı ile toplanmış olduğundan sebeple genel kurul tutanağına muhalefet şerhi koyduklarını,TTK m. 410 uyarınca genel kurulu toplantıya çağırma yetkisinin yönetim kuruluna ait olduğunu, usulsüzlüğü vurgulamak adına, her iki genel kurul toplantısına da iştirak edildiğini, toplantılarda alınan tüm kararlara (özellikle 6 Şubat tarihli yönetim kurulu seçimine) ret oyu verildiğini ve toplantı tutanaklarına "Çağrı yapan yönetim kurulunun yok hükmünde olduğu, bu davaya ilişkin hukuki sürecin devam ettiği, dolayısıyla bu toplantının ve alınan kararların usulsüz ve yetkisiz olduğu" yönünde muhalefet şerhi koyduklarını, hukuka aykırı ve yok hükmündeki bir çağrı üzerine inşa edilen bu yeni seçimin ticaret siciline tescil edilmesinin ve bu yetkisiz kurulun şirket malvarlığı/işleyişi üzerinde tasarrufta bulunmasının müvekkili ve şirket nezdinde telafisi imkansız zararlar doğuracağını belirterek 06.01.2026 ve 06.02.2026 tarihli genel kurul kararlarının (özellikle 6 Şubat tarihli yönetim kurulu seçimine ilişkin kararın) icrasının ve Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdindeki tescil işlemlerinin ihtiyati tedbir kararı verilerek duruldurulmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davacının, davalı şirketin ortağı olduğunu ve şirketin 2020, 20221 ve 2022 yıllarında yapılan genel kurul toplantılarına karşı mahkemenin 2025/1244 E sayılı dosyasında açılan dava ile yok hükmünde olduğunun tespitinin talep edildiğini, bu genel kurulda seçilen yönetim kurulunun da yok hükmünde olduğunu, yok hükmünde olan yönetim kurulunun çağrısı ile 06.01.2026 ve 06.02.2026 tarihli genel kurul toplantılarının yapıldığını, bu toplantıların da yetkisiz yönetim kurulu tarafından yapılan çağrı ile düzenlenmesi nedeniyle yok hükmünde olduğunu belirterek 06.01.2026 ve 06.02.2026 tarihli genel kurul toplantılarının özellikle de yönetim kurulu seçimine ilişkin kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiği, davacı tarafından davalı şirketin 2020, 20221 ve 2022 yıllarında yapılan genel kurul toplantılarında yönetim kurulu üyelerinin seçilmesine ilişkin genel kurul toplantılarının yok hükmünde olduğunun tespiti talebi ile açmış olduğu davanın halen derdest olduğu, mahkememizce yapılacak yargılama neticesinde bu genel kurul toplantılarının iptal veya yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi halinde yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin kararların da iptaline veya yok hükmünde olduğunun tespitine karar verileceği, buna göre 2025/1244 E sayılı dosyada davanın kabul edilmesi halinde yönetim kurulu üyelerinin görevlerinin de sona ermiş olacağı, iş bu davada yetkisi olmayan yönetim kurulu üyeleri tarafından çağrı yapılıp yapılmadığının ve genel kurul toplantılarının usulüne uygun olup olmadığı hususunun mahkememizin 2025/1244 E sayılı dosyasında verilecek olan karardan sonra değerlendirilebileceği, davacının gündem maddelerinin iptali talebi için ileri sürdüğü hususların yargılamayı gerektirdiği, davacının taleplerinin şu aşamada soyut nitelikte olduğu ve yaklaşık ispat kurallarının da gerçekleşmediği anlaşılmakla; davacının genel kurul kararlarının yürütmenin geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacının, davalı şirketin pay sahibi olup, davalı şirketin 2020, 2021, ve 2022 yıllarına ait genel kurul toplantılarının çağrısız ve usulsüz yapılması sebebiyle Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1244 E sayılı dosyası ile genel kurul kararlarının yokluğunun tespiti davası açıldığı, yapılan yargılama sırasında celbedilen 10.03.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısı hazirun cetveli ve tebliğ listesinde yer alan müvekkiline atfen atılmış imzaların müvekkile ait olmadığı, sahte olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/2736 soruşturma numaralı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu, bu sahtecilik eylemi ile oluşturulan yönetim kurulunun, müvekkilinin hak arama sürecini akamete uğratmak amacıyla yetkisiz olarak 06.01.2026 ve 06.02.2026 tarihlerinde yeni genel kurul toplantıları organize ettikleri, bu çağrılar üzerine toplanan genel kurulların ve alınan kararların yokluğunun/iptalinin tespiti ile söz konusu kararların icrasının ve tescilinin durdurulması talebiyle Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde işbu istinafa konu 2026/262 E sayılı davanın açıldığını, işbu davanın temelini oluşturan yetkisiz çağrı iddialarının doğrudan 2025/1244 E sayılı dosyanın sonucuna bağlı olması nedeniyle anılan dosyanın bekletici mesele yapıldığını ancak, 08.06.2026 tarihli ara kararı ile, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat kuralının gerçekleşmediği gibi hatalı bir gerekçeyle ihtiyati tedbir talebinin reddinin hatalı olduğunu, bekletici mesele kararı verilerek davanın esası 2025/1244 E sayılı dosyanın sonucuna bağlanmışken, sahte imzalarla yönetimi gasp eden kurulun aldığı yeni kararların yürütmesinin durdurulmamasının hukuka aykırı olduğunu, yaklaşık ispat şartının fazlasıyla sağlanmış olup, sahte belgeye dayalı işlemlerin hukuken korunamayacağını, İlk Derece Mahkemesinin, 2025/1244 E sayılı dosyayı bekletici mesele yapmasına rağmen yaklaşık ispatın oluşmadığını iddia etmesinin kendi içinde büyük bir çelişki oluşturduğunu, telafisi imkansız zararların önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesinin zorunlu olduğunu, sahtecilik ve yetkisiz organ iddialarının bulunduğu hallerde yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiğini ve şirketin malvarlığının, ticari işleyişinin korunması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2026 tarihli ara kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir talebininin reddinin istinafı talebine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı, 06.01.2026 ve 06.02.2026 tarihli genel kurul toplantılarının usulsüz yapıldığı, çağrı yapan yönetim kurulunun 10.03.2023 tarihli genel kurul neticesinde seçilmiş olması nedeniyle 06.01.2026 ve 06.02.2026 tarihli genel kurul kararlarının icrasının ve Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdindeki tescil işlemlerinin durdurulması talebiyle açtığı davada söz konusu genel kurul kararlarını icrasının ve Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdindeki tescil işlemlerinin yanı zamanda ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını da talep etmiştir. İhtiyati tedbir bir dava olmayıp, geçici hukuki korumadır.İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbir isteminde davanın esası açısından haklılığın yaklaşık olarak, ispat edilmesi ve tedbirin uyuşmazlık konusu hususa ilişkin olması gerekir. Geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbirin, davanın yerine ikâme edilmemesi ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette olmaması, başka bir deyişle yargılamanın sonunda elde edilecek menfaatin ihtiyati tedbirle elde edilmemesi gerekir. Aksi halde ihtiyati tedbir hukuki kurumu ile getirilmesi amaçlanan hükümlerle bağdaşmayacaktır. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse veya yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 1.206,00 TL'den peşin alınan 732,00-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 474,00-TL'nin talep eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir talep eden davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1087, K. 2026/1437, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1087-e-2026-1437-k-06abcb562162