Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/482 E. 2026/1057 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/482
- Karar No
- 2026/1057
- Karar Tarihi
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/482
KARAR NO : 2026/1057
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/09/2025 (Karar)
NUMARASI : 2025/70 Esas, 2025/518 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in ... tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresinde olan ... plaka numaralı diğer davalı ... Başkanlığına ait ait özel halk otobüsü ile seyahat ederken tek taraflı trafik kazasının meydana gelmesi sonucunda malul kalacak şekilde yaralandığını, müvekkili ...'in müvekkili ...'nin eşi olduğunu, diğer davacı müvekkillerinin ise çocukları olduğunu, bu müvekkillerinin de trafik kazası nedeniyle derin elem ve ıztırap duyduklarını ve manevi yönden zarara uğradıklarını, davalı ... Sigortanın kaza yapan aracın koltuk sigortacısı, ...Sigortann ZMMS sigortacısı, ...Sigortanın ise Kara Yolu Taşımacılık Mali Sorumluluk sigortacısı olduğunu, bu davalı ... şirketlerine yapılan başvuruların olumsuz sonuçlandığını, müvekkili ...'nin yatalak kaldığını, bu durumun kendisinin, eşinin ve çocuklarının derinden etkilenmesine neden olduğunu beyanla açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davacı ... leyhine 5.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan tahsiline, 80.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Belediyesi ve ...'den tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın ... Belediyesi ve ...'den tahsili ile müvekkili ...'e ödenmesine, diğer müvekkilleri ..., ..., ... ve ... için ise ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın ... Belediyesi ve ...'den tahsili ile bu müvekkillerine verilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili tarafından Karayolu Yolcu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, müvekkili şirketin dava konusu kazaya karışan aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olduğunu, davacı tarafın talepleri yönünden ancak zorunlu taşımacılık sigortası limitlerini aşan zarardan sorumlu olduğunu ve araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu beyanla dava konusu talebin Karayolu Zorunlu Taşımacılık limiti dahilinde olduğundan aleyhlerindeki davanın reddine karar verilmesi ile masraf ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; olayların dava dilekçesinde yeteri kadar ayrıntılı anlatılmadığını, davacı ...'nin kaza öncesinde hasta olduğunu ve beyin tümörü sebebiyle tedavi gördüğünü, trafik kazası sonucunda yaralanmadığını, yaralanmış olsa dahi hafif yaralandığını ve bu trafik kazası sonucunda malul olmasının mümkün olmadığını, istenilen tazminatın fahiş ve afaki olduğunu, müvekkilinin bir kusurunun olmadığını aracın teknik arızası sonucunda kaza yaptığını beyanla davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... tarihleri arasında geçerli olmak üzere ...sayılı Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, poliçenin kaza tarihi itibariyle kişi başına sakatlık ve ölüm azami teminat limitinin 175.000 TL ile sınırlı olduğunu, 29695 Sayılı Kanun İle dava açılmadan önce sigorta şirketlerine başvuru şartının getirildiğini, ancak davacılardan ...'in meydana gelen maluliyeti sebebiyle Trafik Sigortası kaynaklı müvekkil şirkete gerekli ve yeterli evraklarla başvuru yapmadığını beyanla davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın kazaya ilişkin maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek maluliyet durumu ve maluliyetin kaza ile illiyeti hakkında rapor alınması gerektiğini, davaya konu olayın haksız fiil niteliğinde olduğunu ve ticari işin söz konusu olmadığını, bu nedenle davacı yanın ticari faiz taleplerinin reddi gerektiğini, davacıların sosyal ve ekonomik durumları ile hangi Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi olduklarının tespit edilmesinin gerektiğini, davacı tarafından işbu dava açılmadan önce herhangi bir başvuru yapılmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 22.09.2025 tarihli hükümle; "...Mahkememizce yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen 07.11.2022 günlü hükme karşı bir kısım davalılar tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine yapılan istinaf denetimi sonucunda Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 31.01.2025 tarih, 2023/... E. ve 2025/...K. sayılı ilâmında yer verilen, "... Somut olayda, kazaya karışan otobüsün, ... ... arasında yolcu taşıma faaliyetinde bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı belediyeye işleten sıfatıyla husumet yöneltilmiş, ilk derece mahkemesince yargılama esnasında ... Belediye Başkanlığı'na müzekkere yazılarak kaza yapan otobüsün işletme faaliyetinin kim tarafından yürütüldüğü hususunda bilgi istendiği görülmüştür.
Gelinen aşamada ilk derece mahkemesince karar gerekçesinde ...nın otobüsün işleteni olduğunu kanaati bildirilmiş ise de iş bu kanaate hangi surette erişildiği dosya kapsamından tam olarak anlaşılamamış olup yukarıda alıntılanan mevzuat hükümlerinin somut olaya tatbiki suretiyle kısmen veya tamamen özelleştirmeyle ulaşımın özel kişilerin mülkiyetindeki otobüs veya midibüs gibi araçlarla yapılması hâlinde esasen toplu taşımacılık yetkisinin belediyeye ait olacağının kabulü gerekmekle; toplu taşıma araçlarının bakım, denetim, koordinasyon hizmetleri yönünden işletme sorumluluğunun kanun gereği ... Belediyesine ait olması yanında somut olay yönünden motorlu aracın verdiği zarar nedeniyle ... Belediyesi'nin KTK'nın 85/I ve son maddesi gereğince işleten konumunda olup olmadığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespiti dahilinde esasa müstenit karar verilmesi gerekirken bu husus tam olarak açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. ..." şeklindeki gerekçe davalı ... vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek mahkememizin 07.11.2022 günlü hükmü kaldırılmış olmakla kaldırma nedenleri doğrultusunda mahkememizce yeniden yapılan yargılama ve girişilen tahkikat kapsamında;
Ayrıntısına yukarıda yer verilen kaldırma ilâmı gereklerine göre mahkememizce ...na ve ... Belediye Başkanlığına ayrı ayrı müzekkere yazılarak dava konusu kazaya karışan ve davacı ...'in içinde bulunduğu ... plaka numaralı (aşamalarda ... plakalı) aracın kaza tarihi olan ... tarihi itibariyle ...-... hattında kim adına toplu taşıma faaliyetinde bulunduğu ve işleteninin kim olduğu hususunda kayıtların tetkik edilerek mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş ve bu suretle dosyaya katılan ... Belediye Başkanlığının ... havale tarihli yazı cevabına göre dava konusu kazaya karışan aracın kaza tarihi olan ... tarihi itibariyle ...-....hattında ... adına toplu taşıma faaliyetinde bulunduğu ve işleteninin bu kişi olduğu bildirilmiştir.
Yine dosyaya katılan ... Başkanlığının 19.06.2025 havale tarihli yazı cevabına göre ...-...arası özel halk otobüsü ile yapılan toplu taşıma faaliyetlerinin 6360 sayılı Yasa kapsamında ... Belediyelerine verildiği belirtilmiştir.
Buna göre, ... Belediye Başkanlığının 16.04.2025 havale tarihli yazı cevabı ve ekindeki belgelere göre dava konusu kazaya karışan ve davacı ...'in içinde bulunduğu ... plaka numaralı (aşamalarda ... plakalı) aracın kaza tarihi olan ... tarihi itibariyle ...-.... hattında ... adına toplu taşıma faaliyetinde bulunduğu anlaşılmakla birlikte; kaldırma ilâmında da işaret edildiği üzere;
5216 sayılı ... Belediyesi Kanunu’nun 7/1-f maddesine göre; “... ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek.” görevinin belediyenin ulaşım hizmetleri ile ilgili görevleri arasında sayılmış olduğu;
Aynı Yasa'nın 7/1-p maddesine göre; "... içindeki toplu taşıma hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek, ... sınırları içindeki kara ve denizde taksi ve servis araçları dahil toplu taşıma araçlarına ruhsat vermek. (Ek cümle: 16/5/2018-7144/14 md.) ... içindeki toplu taşıma hatlarıyla ilgili olarak; şehir merkezine olan uzaklık, nüfus ve hattı kullanan sayısı kriterleri esas alınarak tespit edilecek hatlarla ilgili toplu taşıma hizmetlerinin işlettirilmesine karar vermek" görevinin de ... belediyelerinin görevleri arasında sayılmış olduğu;
İlçe belediyelerinin görevlerine yer verilen aynı maddenin üçüncü fıkrasında ilçe belediyelerine toplu taşıma ile ilgili bir görev verilmediği gibi açıkça "Kanunlarla münhasıran ... belediyesine verilen görevler ile birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak." şeklinde bir görev tanımına yer verilmiş olduğu;
6360 Sayılı Kanun'un 1-(2) maddesi uyarınca Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun ... belediyelerinin sınırları il mülki sınırları olarak belirlenmiş olduğu;
Bu bilgilere ve yukarıda içeriğine yer verilen mevzuat hükümlerine göre somut uyuşmazlıkta kazaya karışan ve davacı ...'in içinde bulunduğu ... plaka numaralı (aşamalarda ... plakalı) aracın ...-... arasında toplu taşıma faaliyetinde bulunması karşısında, kısmen veya tamamen özelleştirmeyle ulaşımın özel kişilerin mülkiyetindeki otobüs veya midibüs gibi araçlarla yapılması hâlinde dahi esasen toplu taşımacılık yetkisinin belediyeye ait olacağının kabulü gerektiği; toplu taşıma araçlarının bakım, denetim, koordinasyon hizmetleri yönünden işletme sorumluluğunun anılan Kanun hükümleri gereği ... Belediyesine ait olması nedeniyle dava konusu olayda husumetin yöneltildiği ... Belediyesi'nin 2918 sayılı KTK'nın 85/1 ve son maddesi gereğince işleten konumunda olmadığı ve somut uyuşmazlıkta ilçe belediyesine husumet yöneltilmesini haklı kılan bir neden bulunmadığı anlaşılmakla anılan davalıya yönelik davanın pasif dava ehliyeti (husumet) noksanlığına dayalı olarak usulden reddi cihetine gidilmiştir.
Diğer taraflar yönünden ise;
Kaldırma ilâmı öncesi hüküm gerekçesinde de yer verildiği üzere, davacılardan ...'in kazaya karışan otobüs içerisinde yolcu olarak bulunduğu ve ... tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle yaralandığı anlaşılmaktadır. Davacıda oluşan maluliyetin belirlenmesi amacıyla dosya ATK'ya tevdi edilmiş olup düzenlenen raporda davacının çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliğine göre %72 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin ise 4 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan maluliyet tespiti işlemleri yönetmeliği hükümlerine göre davacıda oluşan maluliyetin belirlenmesi gerekmekte ise de; davacıda oluşan maluliyet oranının %60 tan fazla olması nedeniyle çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliğine göre değerlendirme yapılması gerekmektedir.
4925 Sayılı Karayolları Taşıma Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca meydana gelen zarardan öncelikle Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Mesuliyet Sigortacısı sorumlu olup; zararın karşılanmadığı durumlarda Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı sorumlu olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, aşamalarda dosya kapsamına kazandırılan ATK raporuna göre meydana gelen kaza nedeniyle davacı ...'de %72 oranında sürekli iş göremezliğin oluştuğu, geçici iş göremezlik süresinin ise 4 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
Davacının talep edebileceği tazminat tutarının hesaplanmasında yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca TRH 2010 Yaşam Tablosunun dikkate alınması gerekmektedir. Davacı ...'in çiftçilik ve hayvancılıkla uğraştığı aynı zamanda emekli olduğu ekonomik ve sosyal durum araştırması neticesinde belirlenmiştir. Buna göre davacının emekli olmasının yanında aynı zamanda çiftçilik ve hayvancılıkla uğraştığı da dikkate alındığında asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği kanaatine varılmıştır. Davacı taraf da, kazada yaralanan davacı ...'in daha fazla gelirinin olduğuna dair her hangi bir iddia ve itirazda bulunmamıştır. Davacıda oluşan sürekli ve geçici maluliyet oranlarına ve asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği hususlarına göre hesaplama yapıldığında davacının toplam maddi zararının 487.023,73 TL. olduğu dosyaya ibraz edilen aktüerya hesap bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Davacıda oluşan bu zarardan öncelikle Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Mesuliyet Sigortacısı olan davalı ...Ş. poliçe limitleri dahilinde sorumlu olmaktadır. Buna göre Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Mesuliyet Sigortacısı olan ...Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti kapsamında 268.000,00 TL. tutarındaki maddi zarardan araç sürücüsü/maliki ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunmaktadır. Davacıda oluşan toplam zarardan Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Mesuliyet Sigortacısının poliçe limiti dışında kalan bakiye zarar olan 219.023,73 TL.'den ise ZMM Sigortacısı olan ...Sigorta A.Ş.'nin poliçe limitleri kapsamında sorumluluğu bulunmaktadır. Ancak yargılamanın devamı sırasında davacı vekili ZMM Sigortacısı olan davalı ...Sigorta A.Ş ile anlaştıklarını, ıslah dilekçesinde bu davalı yönünden talep edilen 219.023,73 TL.'nin karşılandığını belirterek bu davalı ve diğer davalılar yönünden ödenen miktar kadar davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Bu feragat beyanı nedeniyle bakiye zarar olan 219.023,73 TL. yönünden mahkememizce her hangi bir hüküm kurulmamıştır.
Meydana gelen kazada yaralanan davacı ... Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş'den de maddi tazminat talebinde bulunmaktadır. Karayolu yolcu taşımacılık zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısı ise yurt içi ve uluslararası yolcu taşımacılığı kapsamında seyahat eden yolcuları, sürücüleri veya yardımcılarını taşımacılık hizmetinin başlangıcından bitimine kadar geçen seyahat süresi içinde duraklamalar da dahil olmak üzere maruz kalacakları her türlü kazaların neticelerine karşı poliçede mevcut şartlar çerçevesinde teminat altına almaktadır. Buna göre zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısının sorumluluğu diğer davalı ... şirketlerinin sorumluluğundan ayrı ve bağımsız bir sorumluluk türüdür. Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının A.3.2 maddesi uyarınca davacıda oluşan maluliyetin belirlenmesi amacıyla dosya adli tıp uzmanı doktor bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen raporda anılan genel şartlar hükümlerine göre davacıda %55 oranında maluliyet oluştuğu belirtilmiştir. Bu durumda zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısı poliçe limitleri dahilinde ve oluşan maluliyet oranına göre belirlenecek olan tazminattan sorumlu olacaktır. Zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası poliçe limitinin 175.000,00 TL. olduğu ve davacıda oluşan maluliyet oranının %55 olduğu dikkate alındığında zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısının bu şekilde meydana gelen zararın 96.250,00 TL.'sinden sorumlu olduğu sonucuna varılmaktadır.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davalılardan ...'in sürücüsü ve maliki olduğu ... Plaka sayılı otobüsün davalı ...Ş. nezdinde zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası ile; davalı ...Sigorta A.Ş nezdinde ZMMS Poliçesi ile; davalı ...nezdinde ise zorunlu karayolu taşımacılık mali mesuliyet sigortası ile sigortalanarak teminat altına alındığı, meydana gelen kazada davacı ...'in %72 oranında sürekli malul kaldığı, geçici iş göremezlik süresinin ise 4 aya kadar uzayabileceği, meydana gelen zarardan öncelikle zorunlu karayolları taşımacılık maluliyet sigortacısının poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğu, bakiye zarardan ise ZMM Sigortacısının poliçe limiti dahilinde sorumluluğunun bulunduğu, davacıda oluşan toplam maddi zararın 487.023,73 TL. olduğu, bu zarardan öncelikle ...Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti dahilinde araç sürücüsü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, bakiye 219.023,73 TL.'den ise poliçe limitleri dahilinde ZMM Sigortacısının araç maliki ve sürücüsü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu, ancak davacının ZMM Sigortacısının bakiye zararı ödemesi nedeniyle davalı ...Sigorta A.Ş ile ödeme tutarında malik ve sürücüye karşı açılan davadan feragat ettiğini beyan ettiği anlaşılmakla; 268.000,00 TL. tutarında maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren; davalı ... ... A.Ş. yönünden ise temerrüt tarihi olan 01/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve .... ....A.Ş.'den tahsili ile davacı ...'e verilesine, davalı ...Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalılardan ... Sigorta A.Ş'nin zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası poliçesi ile kazaya karışan aracın sigortacısı olduğu, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası genel şartlarının A.3.2 maddesi uyarınca davacıda %55 oranında maluliyetin meydana geldiği, bu davalının poliçe limiti kapsamında oluşan maluliyet oranına göre sorumluluğunun bulunduğu, buna göre hesaplama yapıldığında 96.250,00 TL. tutarında maddi tazminattan davalı ...Ş ile birlikte araç malikinin/ sürücünün müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmakla 96.250,00 TL. tutarında maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren; davalı ...Ş yönünden ise temerrüt tarihi olan 12/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçenlerden tahsili ile davacı ...'e verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat yönünden;
6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi uyarınca hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir. Manevi tazminat zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat miktarının takdir edilmesinde zarar gören tarafın zenginleşmemesi, zararı giderecek olan sorumlunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Manevi tazminat miktarı zarar görenin duymuş olduğu elem ve ızdırap ile iç dünyasında oluşan huzursuzluğu bir nebze olsun giderebilme amacını taşımalıdır. Zarar miktarının tespit edilmesinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen haksız fiilin ağırlığı, tarafların kusur oranları dikkate alınarak hakkaniyete uygun şekilde belirlenmelidir.
Meydana gelen kazada davacı ...'in kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacıda %72 oranında maluliyetin oluştuğu, davacıda oluşan maluliyetin yaşamı boyunca devam edebileceği ve yaşam fonksiyonlarını olumsuz yönde etkileyeceği, bu haliyle davacı ...'in yaralanması nedeniyle iç dünyasında elem ve ızdıraplar yaşadığı, iç dünyasında oluşan bu huzursuzluk, elem ve ızdırabın bir nebze olsun giderilmesi amacıyla manevi tazminat talep etme hakkının bulunduğu anlaşılmakla tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur oranları, davacıda oluşan maluliyetin derecesi dikkate alınarak davacı ...'in manevi tazminat talebinin kabulü ile 80.000,00 TL. tutarında manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'e verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacılardan ...'in kazada yaralanan ...'in eşi olduğu, diğer davalılar ..., ..., ... ve ...'in ise kazada yaralananın çocukları olduğu, bu davacıların eş ve babaları olan ...'in meydana gelen kaza nedeniyle %72 oranında sürekli malul kaldığı, oluşan bu maluliyetin ağır bedensel zarar niteliğinde olduğu, buna bağlı olarak adı geçen davacıların eş ve babalarının bu şekilde malul kalması nedeniyle iç dünyalarında elem ve ızdıraplar oluştuğunun kabulü gerektiği, özellikle davacı eş ...'in eşinin maluliyeti nedeniyle bakım ve ihtiyaçları ile ilgilenmek zorunda kaldığı, bu nedenle manevi tazminat talep etme haklarının bulunduğu anlaşılmakla; tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak davacı eş ... yönünden 25.000,00 TL. tutarında, diğer davacı çocuklar yönünden ise ayrı ayrı olmak üzere 10.000,00 TL. tutarında manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacılara verilmesine karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle
"...Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-96.250,00 TL. tutarında maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden; davalı ...Ş yönünden temerrüt tarihi olan 12/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan tahsili ile davacı ...'e VERİLMESİNE; fazlaya dair talebin REDDİNE,
2-268.000,00 TL. tutarında maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden; davalı ... ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 01/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan tahsili ile davacı ...'e VERİLMESİNE,
3-Davalı ...Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
4-Davalı ... Belediyesine yönelik davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
5-80.000,00 TL. tutarında manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'e VERİLMESİNE,
6-25.000,00 TL. tutarında manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'e VERİLMESİNE,
7-10.000,00 TL. tutarında manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'e VERİLMESİNE,
8-10.000,00 TL. tutarında manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'e VERİLMESİNE,
9-10.000,00 TL. tutarında manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'a VERİLMESİNE,
10-10.000,00 TL. tutarında manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'e VERİLMESİNE,..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; her kadar ... Belediyesi'nin inkarı üzerine husumet yokluğu kararı verilse de bu hususun özellikle ...'in dava tarihi ve olay tarihindeki banka hesaplarının mahkemece kontrol edilerek bu araştırma sonucu karar verilmesi gerekirken bu yönde bir araştırma yapılmadan karar verilmesi nedeniyle kaldırma ilamı doğrultusunda eksikliğin tam olarak giderilmediğini, 77 yaşında olan davacı ...'e yönelik maddi tazminat hükmünde P.M.F. ortalama yaş tablosu göz önüne alındığında toplamda 364.250,00-TL gibi afaki bir rakama hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının acı ve üzüntüyü giderme yararından çok sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, araç şoförü ...'in tüm trafik kurallarına riayet ettiğini, kullandığı aracın yola çıkmadan önce şoför sıfatı ile tüm sorumluluklarını yerine getirerek trafiğe çıktığını fakat yolda bulunan bir demir parçasının araca zarar vermesi nedeniyle kendisinin hiçbir kusuru ve ihmali bulunmaksızın trafik kazasının gerçekleştiğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava; davalı ... şirketleri tarafından Karayolu Yolcu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigortası, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçeleri ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleten, malik ve sürücü olarak sorumlu tutuldukları özel yolcu otobüsünün yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacı ...'nin yaralanmasına bağlı maddi ve manevi tazminat istemiyle, ...'nin eşi ve çocukları nezdinde yaralanmaya bağlı yansıma zarar nedeniyle manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı ... vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;
Dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 34.786,87-TL karar harcından peşin alınan 8.696,72-TL harcın mahsubu ile bakiye 26.090,15-TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 11/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.